| | #11 |
| | evet onu görünce bende şaşırdım ben her akşma eve giderken mutlaka bir eti cin eti puf alırım birgün ülker gördüm şaşırmıştım gerçekten birebir hırsızlık muzlumu limonlumuydu neydi rengi sarı idi |
| | |
| | #12 |
![]() | haksızlıktır bencede ama yapan kişi ordan buldan aldılarından ortaya başka bir şey çıkarıyorsa içinde bir tasarım vardır düşüncesindeyim yinede başlangıç için araklama yapılabilir ama bence ama asla bir işi tek başına yaratmanın verdiği hazzı yaşıyamaz
__________________ kalemi makine yaptım her çizikte kaleler aldım |
| | |
| | #13 |
| | Malesef ticarette şefer, onur, haysiyet utanma kalmadı, işin içine para girince şirketlerin gözü kararıyor. Türkiye nin büyük firmaları yurt dışındaki fuarları gezip fikirlir çalıp burda pazarloyor bize. Bu sırf biz değil tüm dünya yapıyor. |
| | |
| | #14 |
| | evet hocam haklısınız buna örnek olarak da buyuk markaları verebilirz burada dikilior yurt dışına gönderlior orada marka dikip geri postalıyolar ticaret tabi bu para adaı böyle yapıor işte |
| | |
| | #15 | |
![]() | Alıntı:
Bu kartvizitteki adresleri Photoshop'ta dizip üstelik adresi zeminden ayıracağım diye outher glow veya shadow veya emboss verip okutmaz hale getiren kişiler de oralarda beşyüz lira maaşla grafiker diye çalışıyor işte. Bunlar grafik işçisi, operatör bile olamazlar ama grafik tasarımcı diye kartvizit bastırıyor. Kimse de dur demiyor. Grafikerler Meslek Kuruluşu niçin var? Çalıntı tasarımları teşhir etse, grafiker olmayana grafiker ünvanı verilmesini belirli kurallara bağlasa görevini yapmış olmaz mı? BU işlerle kim ilgilenecek? Yanlış ameliyata dur demeyen tabip odası olur mu? Yanlış tasarıma dur demeyen Grafiker Teşkilatı olur mu? Meslekten olmayanın mesleği icra etmesine dur demeyen meslek örgütü olur mu?
__________________ Haklı olmak yetmiyor, güçlü olmak da lazım. | |
| | |
| | #16 |
| | Bundan sonra başkasının işlerini çalanlar top olsun. ![]() |
| | |
| | #17 | |
![]() | Alıntı:
Her sektörde olduğu gibi, başıboşluk bu konuda da dewam ediyor..Genelimiz grafikerliğin sadece masaüstü yayıncılık alanlarında çalışıyoruz. Broşür, katalog, afiş, ambalaj vs..bunların dışına çıkışımız gerek müşteri yönlendirmesinden; gerekse bizim tasarımdan ne anladığımızla alakalı bir ikilem içinde kalmıştır.. Müşteri çevreden gördüğünden istemektedir ve isteyecekte..Çünkü standart a yakın ve yatkın olarak kafasında belirlediği noktadadır.Sabit fikir sabit görsellik. Bizim tasarım anlayışımızı genelde kullanılan sabit clipartlar, vektöreller, pluginler dışına taşamaz taştığı anda geri plana atılmaya mahkum çalışmalardır. Yeniliğe açık bir firma bizimle çalışmadığı sürece ne bir tasarım ortaya çıkar nede bir başka tasarım adına bir çalışma.. Sabit fikirler müşterilerde olduğu gibi bizlerde de var..Bizim müşteriden beklentimiz; yeniliklerimizi göstermektense, bizimde piyasa içinde var olanın dışına çıkmamak olduğundan benzer işler dönüp duracak.. Konu uzayacak ama biz olduğumuz yerde saymaya devam edeceğiz..Farklı çalışmalara açık bir tüketici kitlesine sahip değiliz. Ve bizde birbirimizden farklı değiliz. | |
| | |
| | #18 | |
![]() | Alıntı:
Meslek gruplarının kendi içlerinde bir araya gelerek topluluk oluşturması yeterli çoğunluk sağlandığında ilgili kuruluşlara talapte bulunulması cevap alınamaması halinde dahada ileri gidilip çeşitli eğlemlerde bulunulması kısa vadede olmasada uzun vadede çözüm sağlayabilir. Tabiki topluluk oluşturmaklada iş bitmiyor belirlenen hedef doğrultusunda taviz vermeden kararlı vede ciddi durmak gerekiyor. Grafikerler topluluğunun bu şekilde bir çalışması varmı bilmiyorum ama kendi mesleğim olan matbaa alanında izmirde bir oda mevcut kuruluş amacı matbaa sektöründeki işletmeleri aynı çatı altında toplamak olan bu işletmelerin sorunlarını çözmeye yönelik faaliyetler, yaptırımlar, düzenlemeler yapmak olan bu kuruluş malesef sadece aidat toplamakla ilgileniyor senede bir kez formaliteden bir fiyat listesi yayımlıyor ve kimsede bu listeyi takmıyor otoriteden yoksun amacının dışına çıkmış güvenilirliğini kaybetmiş kendi halinde bir kuruluş. Her geçen gün bir adım daha batağa sürüklenen hatta neredeyse can çekişen matbaa esnafıysa aman ben batmayayımda kim batarsa batsın zihniyetinde hal böyle olunca topluluk olmakta bir işe yaramıyor. Gelelim elinde yaptırım gücü olan bizimkine oranla sesi devlet kademelerinde daha net duyulan Matbaa ve Grafik meslek liselerine Üniversitelerine. Niçin böyle söyledim? çünkü onlar olayı bilimsel yapıyorlar ders verdikleri bölümlere Dizgi Eğitimi Ana Bilim Dalı Ofset bilmemnesi gibi çağdaş ve şaşalı isimler veriyorlar durum böyle olunca bizimkinin yanında onların sesi daha etkili olacaktır. Forumda dikkatimi çeken ve sık sık tartışmalara sahne olan senmisin grafiker benmiyim grafiker sen mekteplisin ben alaylıyım gibi tartışmalarında odağı ve çıkış noktasıdır aslında bu kurumlar ve Türkiye'de uygulanan yanlış politikaların ve ezberci eğitim anlayışınında en bariz örneklerindendir. Bu konuyla ilgili yapılmış o kadar çok yanlış ve incelenmesi gereken o kadar çok başlık varki düşündüklerimin hepsini burada yazmaya kalksam sayfalar dolusu yazmam gerekir bunu daha önce bir çok kez yaptığım ve cevap alamadığım için bu kez düşündüklerimin hepsini yazmak yerine kısa kısa değineceğim belki sohbetimizin ilerleyen bölümlerinde bu yazılarımıda burada paylaşırım. Burada yapılan en büyük yanlışlardan birtanesi mektepli kasimin ben bilirim zihniyetitir ve alaylı kesimi küçük görmesidir ( Mektepli kesimden kasıt en alt kademede öğrenim gören öğrenciden, en üst düzeyde planlama ve eğitim veren öğretmen müdür vs. ) örneklerini pek çok defa gördüğüm bir durumdur sektörde çalıştığım ortalama 17 yıl boyunca meslek liselerinden staj adı altında bizlere gönderilen onlarca genç kardeşimizle çalıştım ve pek çoğunda gördüğüm bu zihniyet bir süre sonra keşke daha erken iş hayatına girseymişim yönünde değişti her ne kadar teoride çok çok üstün olsalarda da pratikte ve tecrübede çok çok aşağıdadırlar ve unutulan en önemli şey piyasada yetişen alaylı bir usta sadece mesleği öğrenmekle kalmaz ve gene piyasada çırak yetiştiren bir usta çırağa sadece mesleği öğretmez bunun yanında ona hayat boyu her alanda lazım olacak ahlakı ve terbiyeyide verir bir çırağın ustasıyla geçirdiği zaman dilimi anne ve babasıyla geçirdiğinin 2 - 3 katı olduğuna göre ve bir insanın öğrenme evresinde en verimli yılları olan ortalama olarak 14 - 20 yaşları olduğuna göre çıraklık döneminde iyi bir ustadan eğitim alan çırak büyük ihtimalle hem sağlıklı bir birey hemde yetenekli ve iyi bir usta olacaktır.. Aynı durumu birkaç öğretmenden öğrenim gören onlarca öğrenci üzerinden değerlendricek olursak aynı şeyi söylemek biraz zor. Elbette bu demek değildirki tüm alaylır iyidir yada tüm mektepliler böyledir her iki taraftanda istinalar var sonuçta söz konusu olan şey insan.. Kısacası ben şahsen okulda teorik pratik bilgiler ezberletmekle insana eğitim verilebileceğini düşünmüyorum bir işi öğrenmek o işi her yönüyle öğrenmektir müşteri olmadan onun ne istediğini bilemezsiniz, tasarladığınız işi başka örneklerle karşılaştırmadan ortaya ne çıktığını bilemezsiniz, makine olmadan derme çatma atölyelerde ofseti öğretemezsiniz insanlarla karşılaşmadan tecrübe edinemezsiniz tüm bunlar bir yana esnaf olmak tabiri vardırki bu bir yana bu ise okulda atölyede öğrenilebilecek bir kavram değildir zaten bizzat işin başında öğrenilir... Şimdi tüm bunları göz önünde bulundurarak sizin sorularınıza tekrar göz atacak olursak bu kurumların bu sorulara ve sorunlara cevap vermesi imkansız bu kurumlar daha kendi eksikliklerinin bile farkında değiller ve sizin benim sorun olarak gördüğümüz şeyleri fark etmiyorlar etselerde umursamıyorlar kaldıki onların bu zihniyetlerinin yanında bizim beklentilerimiz çok ince çok hasas kalıyor.. Düşününki Türkiyede bir kurum bir meslekle alakalı ciddiye alınan bir çalışma yapsın okulda eğitim versin, gazetete, matbaada staj versin ve yeterlilik gösteren insanlara bir belge versin, sonrada bunların denetlemesi yapıp belgesi olmayanları meslekten men etsin belgesi olupta kötü yönde kullananların belgesini iptal etsin. Yada alaylı olarak mesleği öğrenmiş kişileri doğru dürüst sınavdan geçirsin ve başarılı olanlara belge versin ben diyorumki Türkiyede bu imkansız en azından bu yüzyılda ve esas üzerinde konuşulması gereken konu bu diye düşünüyorum eğer birşeyin kendisi eğri ise gölgesini düzeltmeye çalışmak boşa zaman kaybı olacaktır eğer biz burada bu konular üzerinde konuşup tartışıp sağlıklı çöümler üretirsek fikir birliği yapıp çaba sarfedersek belki biryerlere sesimizi duyurmayı başarırız diye düşünüyorum.. Bu arada yukarıdaki yazıma önyargı ile yaklaşıp yeniden aynı şeyleri tekrarlayan kısır eleştriler ve cevaplara mümkün olduğunca cevap vermeyeceğim eğer siz bu şekilde tartışmak isterseniz forumda bu konuda açılmış birçok başlık var orada devam edebilirsiniz ben yazılarımı olayın daha iyi anlaşılabilmesi açısından değişik şekillerde ve bira sivri bir dille yazarım yoksa amaç kimseye sen şöylesin böylesin demek değildir kimse üstüne bir şey almasın ve önemli bir konu herkez şikayetçi birşeylerden ama nedense hadi konuşalım denilip konu açıldığında şikayetçi olan arkadaşlar mesaja sadece bakıp geçiyorlar nedense cevap yazmıyorlar hocam önemli bir konuya değinmiş bende kendimce yorumladım sizlerinde konuya katkıda bulunması yorum yazması olayı farkılı açılardan değişik düşüncelerden görmemizi sağlayacaktır…
__________________ Yanık kokuyor kalbimin mutfağından Yanıyorsun ve ben gene aç kalıyorum sana | |
| | |
| | #19 |
| | |
| | |
| | #20 |
![]() | katılıyorum ussax |
| | |
![]() |
| Tags |
| benzer, kopya, tasarimlar |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konu Bilgileri | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| corel sayfalarında kopya | fitnat ersoy | Draw | 2 | 27-03-2008 00:47:22 |
| flash kopya templatelerle sonuca gitmek nekadar doğru? | josef29 | Flash | 1 | 26-02-2008 16:25:23 |
| Hayata Benzer Kareler | N/A8 | Fotoğraf | 3 | 20-01-2008 17:18:05 |
| MG - mücahit gayiran - tasarimlar | mucahitgayiran | Digital Art | 29 | 27-12-2007 06:31:03 |
| kopya böyle çekilir! | ventusreal | Graficafe | 1 | 18-12-2007 14:01:28 |