Bla...Bla...

Graficafe - Bla...Bla... ...

Cevapla
Bla...Bla...
ma®tin isimli Üye şimdilik offline konumundadır

ma®tin

O®jinal

Hiç Biri / İzmir

Standart
Alt 14-05-2010 #8101
Sponsorlu Bağlantılar

Aynen.Bla...Bla...
Masamı karıncalar basmış. Bla...Bla...
Valla mı, desene ortalığı böcekler sardı. :rofl::rofl::rofl::rofl:
Bu mesajdan alıntı yap
s.aşık isimli Üye şimdilik offline konumundadır

s.aşık(28)

Grafiker / İstanbul

Standart
Alt 14-05-2010 #8102
                             Sponsorlu Bağlantılar
hahahay Bla...Bla... bende bi geldim masada bardağı koymaya yer kalmamış Bla...Bla...
hemen masayı topladım artık tertemiz Bla...Bla...
Bu mesajdan alıntı yap
özgüll isimli Üye şimdilik offline konumundadır

özgüll

Hiç Biri / İstanbul

Standart
Alt 14-05-2010 #8103
Valla mı, desene ortalığı böcekler sardı. :rofl::rofl::rofl::rofl:
Evet, ben de nasibimi aldım. Bla...Bla...

Oraya da sarayım mı? Bla...Bla...

s.aşık, benim masam her daim temiz ve düzenlidir ama benden sonra kim bir şey yiyip kırıntı döktüyse artık, karıncalar kokusunu almışlar. Bla...Bla...

Masama laf ettirmem.Bla...Bla...
Bu mesajdan alıntı yap
ayyuce isimli Üye şimdilik offline konumundadır

ayyuce(39)

Eğitimci / İstanbul

Standart
Alt 14-05-2010 #8104
Günlerden bir gün, evrenin bir noktasında,küçük bir tırtıl gözlerini hayata açmış.Doğal içgüdüleri ile hemen beslenmeye başlamış. Ne bulursa yemiş. Bir süre sonra, yeterince büyüdüğünde, kendine güvenli bir yer bulup, bir koza örmeye başlamış. Bu kozanın içinde geçirdiği uzunca bir sürenin sonunda da, rengarenk kanatlı bir kelebek olup çıkmış. Minik kelebek, uçabiliyor olmanın da verdiği mutlulukla uçmaya başlamış. Dağlar tepeler aşmış, ormanın her yerini dolaşmış. Derken bir vadiye gelmiş. Rengarenk çiçeklerin bulunduğu bir vadiye. Etrafına şaşkın şaşkın bakarken, vadinin öbür ucunda bir papatya görmüş. Bir anda afallamış. Ne düşüneceğini, ne yapacağını bilememiş. içinden "Ne muhteşem bir çiçek" diye geçirmiş. Ve vakit kaybetmeden yüzlerce renkli, hoş kokulu çiçeğin üzerinden geçip doğruca onun yanında almış soluğu. "Merhaba" demiş papatyaya, "sizi uzaktan gördüm ve yanınıza gelmek istedim.". Nazlı papatya şöyle bir bakmış konuğuna ve "Merhaba" demiş, "ben de yalnızlıktan sıkılmıştım zaten." Ve konuşmaya başlamışlar. Kelebek ona hayat hikayesini, nerede dünyaya geldiğini, geçtiği ormanı, tepeleri anlatmış. Papatya da ona kendinden bahsetmiş. Birbirlerinden gerçekten hoşlanmışlar. Kelebek bütün zamanını papatyayla geçirmiş. Gece olunca beraber yıldızları ve ateş böceklerinin danslarını seyretmişler. Gündüz olunca kelebek, kanatlarıyla papatyayı güneşin yakıcı ışınlarından korumuş. Minik kelebek papatyayı çok sevmiş. O kadar çok sevmiş ki, bir türlü onun yanından ayrılamamış. Papatyanın da onu sevip sevmediğini merak ediyormuş. Ama cesaret edip de bunu papatyaya söyleyememiş bir türlü. Onu kırmaktan, incitmekten, bu yüzden kaybetmekten korkmuş. Papatya da kelebeği çok sevmiş ama o da bir türlü söyleyememiş sevgisini. Duygularının karşılığının olmayacağından, bu yüzden kelebeği kaybedeceğinden korkmuş. Böylece iki sevgili yan yana ama sevgilerini paylaşmadan sürekli sohbet etmişler. Böylece saatler saatleri kovalamış. Günler geçip de, kelebek artık zamanı kalmadığını, gücünün tükendiğini anlayınca, papatyaya dönmüş ve; "Üzgünüm ama senden ayrılmam gerekecek" demiş. Papatya buna bir anlam verememiş. "Neden" demiş. "Yoksa benim yanımda mutsuz musun?". "Hayır" demiş kelebek. "Bilakis, sen benim hayatıma anlam kattın. Fakat biz kelebeklerin ömrü sadece üç gündür. Ve ben de ömrümü tamamladım. Artık kelebeklerin hiç ölmediği bir yere gitmeliyim." Papatya bu duruma çok üzülmüş ama yapacak bir şey yokmuş zaten. Kelebek artık hiç gücünün kalmadığını, daha fazla tutunamayacağını fark ettiğinde, son bir gayretle papatyaya "Sevi seviyorum" diyebilmiş ancak. Papatya donakalmış. Sadece "Bende..." diyebilmiş kelebeğin arkasından. Ardından da gözyaşlarına boğulmuş. İçinden "Keşke onun da beni sevdiğini bilseydim. Keşke onu sevdiğimi söyleyebilseydim." diye geçirmiş. Papatya, sevdiğinin onu sevdiğini bilmeden geçirdiği günlerin acısına dayanamamış. Bir süre sonra yaprakları önce solmuş, sonra da dökülmeye başlamış. Her düşen yaprakta papatya, "seviyormuş" diye geçirmiş içinden. İşte o günden beri, bunu bilen aşıklar, sevgililerine soramadıklarını hep papatyalara sormuş: "Seviyor mu, sevmiyor mu?"...

Herkese günaydınlarrr...
Bu mesajdan alıntı yap
_Anathema_ isimli Üye şimdilik offline konumundadır

_Anathema_(30)

Hiç Biri / İstanbul

Standart
Alt 14-05-2010 #8105
Günlerden bir gün, evrenin bir noktasında,küçük bir tırtıl gözlerini hayata açmış.Doğal içgüdüleri ile hemen beslenmeye başlamış. Ne bulursa yemiş. Bir süre sonra, yeterince büyüdüğünde, kendine güvenli bir yer bulup, bir koza örmeye başlamış. Bu kozanın içinde geçirdiği uzunca bir sürenin sonunda da, rengarenk kanatlı bir kelebek olup çıkmış. Minik kelebek, uçabiliyor olmanın da verdiği mutlulukla uçmaya başlamış. Dağlar tepeler aşmış, ormanın her yerini dolaşmış. Derken bir vadiye gelmiş. Rengarenk çiçeklerin bulunduğu bir vadiye. Etrafına şaşkın şaşkın bakarken, vadinin öbür ucunda bir papatya görmüş. Bir anda afallamış. Ne düşüneceğini, ne yapacağını bilememiş. içinden "Ne muhteşem bir çiçek" diye geçirmiş. Ve vakit kaybetmeden yüzlerce renkli, hoş kokulu çiçeğin üzerinden geçip doğruca onun yanında almış soluğu. "Merhaba" demiş papatyaya, "sizi uzaktan gördüm ve yanınıza gelmek istedim.". Nazlı papatya şöyle bir bakmış konuğuna ve "Merhaba" demiş, "ben de yalnızlıktan sıkılmıştım zaten." Ve konuşmaya başlamışlar. Kelebek ona hayat hikayesini, nerede dünyaya geldiğini, geçtiği ormanı, tepeleri anlatmış. Papatya da ona kendinden bahsetmiş. Birbirlerinden gerçekten hoşlanmışlar. Kelebek bütün zamanını papatyayla geçirmiş. Gece olunca beraber yıldızları ve ateş böceklerinin danslarını seyretmişler. Gündüz olunca kelebek, kanatlarıyla papatyayı güneşin yakıcı ışınlarından korumuş. Minik kelebek papatyayı çok sevmiş. O kadar çok sevmiş ki, bir türlü onun yanından ayrılamamış. Papatyanın da onu sevip sevmediğini merak ediyormuş. Ama cesaret edip de bunu papatyaya söyleyememiş bir türlü. Onu kırmaktan, incitmekten, bu yüzden kaybetmekten korkmuş. Papatya da kelebeği çok sevmiş ama o da bir türlü söyleyememiş sevgisini. Duygularının karşılığının olmayacağından, bu yüzden kelebeği kaybedeceğinden korkmuş. Böylece iki sevgili yan yana ama sevgilerini paylaşmadan sürekli sohbet etmişler. Böylece saatler saatleri kovalamış. Günler geçip de, kelebek artık zamanı kalmadığını, gücünün tükendiğini anlayınca, papatyaya dönmüş ve; "Üzgünüm ama senden ayrılmam gerekecek" demiş. Papatya buna bir anlam verememiş. "Neden" demiş. "Yoksa benim yanımda mutsuz musun?". "Hayır" demiş kelebek. "Bilakis, sen benim hayatıma anlam kattın. Fakat biz kelebeklerin ömrü sadece üç gündür. Ve ben de ömrümü tamamladım. Artık kelebeklerin hiç ölmediği bir yere gitmeliyim." Papatya bu duruma çok üzülmüş ama yapacak bir şey yokmuş zaten. Kelebek artık hiç gücünün kalmadığını, daha fazla tutunamayacağını fark ettiğinde, son bir gayretle papatyaya "Sevi seviyorum" diyebilmiş ancak. Papatya donakalmış. Sadece "Bende..." diyebilmiş kelebeğin arkasından. Ardından da gözyaşlarına boğulmuş. İçinden "Keşke onun da beni sevdiğini bilseydim. Keşke onu sevdiğimi söyleyebilseydim." diye geçirmiş. Papatya, sevdiğinin onu sevdiğini bilmeden geçirdiği günlerin acısına dayanamamış. Bir süre sonra yaprakları önce solmuş, sonra da dökülmeye başlamış. Her düşen yaprakta papatya, "seviyormuş" diye geçirmiş içinden. İşte o günden beri, bunu bilen aşıklar, sevgililerine soramadıklarını hep papatyalara sormuş: "Seviyor mu, sevmiyor mu?"...

Herkese günaydınlarrr...
Sizede günaydın Bla...Bla...

Bla bla'ya ilk günaydın benden olsunBla...Bla...

GünaydınnnnnnnnnnnBla...Bla...D
İlk günaydına da günaydın Bla...Bla...D

İkinci de benden olsun.Bla...Bla...

Günaydın...Bla...Bla...
2.günaydına da günaydın Bla...Bla...

3.de benden günaaaaaaydııııın Bla...Bla...
3.günaydına da günaydınBla...Bla...

Bende toptancılık yapayım bari. Benden de günaydın herkeseeeeee. Bla...Bla...
Toptancıyada günaydınBla...Bla... (4.günaydın)

5.günaydında benden olsunBla...Bla...
İyi çalışmalar herkeseBla...Bla...
Bu mesajdan alıntı yap
Nihat BAYSAL isimli Üye şimdilik offline konumundadır

Nihat BAYSAL(45)

Hiç Biri / Elazığ

Standart
Alt 14-05-2010 #8106
Hayırlı Cuma'lar.
Bu mesajdan alıntı yap
N.design isimli Üye şimdilik offline konumundadır

N.design(31)

Hiç Biri / İstanbul

Standart
Alt 14-05-2010 #8107
Günaydın Bla.Bla herkese hayırlı Cuma'lar ... Ataşehir ata çarşıda ve maltepede ki çalışmalarımızdan ötürü fazla online olamıyorum özleyenlere duyrulur Bla...Bla...
Bu mesajdan alıntı yap
demoN isimli Üye şimdilik offline konumundadır

demoN(28)

Grafiker / İstanbul

Standart
Alt 14-05-2010 #8108
İkinci de benden olsun.Bla...Bla...

Günaydın...Bla...Bla...
3.de benden günaaaaaaydııııın Bla...Bla...
Bende toptancılık yapayım bari. Benden de günaydın herkeseeeeee. Bla...Bla...
Sizede günaydın Bla...Bla...



İlk günaydına da günaydın Bla...Bla...D



2.günaydına da günaydın Bla...Bla...



3.günaydına da günaydınBla...Bla...



Toptancıyada günaydınBla...Bla... (4.günaydın)

5.günaydında benden olsunBla...Bla...
İyi çalışmalar herkeseBla...Bla...
Hayırlı Cuma'lar.
Günaydın Bla.Bla herkese hayırlı Cuma'lar ... Ataşehir ata çarşıda ve maltepede ki çalışmalarımızdan ötürü fazla online olamıyorum özleyenlere duyrulur Bla...Bla...



Nasılsınız arkadaşlarBla...Bla...
Herkese hayırlı cumalarBla...Bla...
Bu mesajdan alıntı yap
ma®tin isimli Üye şimdilik offline konumundadır

ma®tin

O®jinal

Hiç Biri / İzmir

Standart
Alt 14-05-2010 #8109
kimse yok muuuuuuuuu? Bla...Bla...

Dizlerimin üstünde yaşamaktansa, ayaklarımın üstünde ölmeyi tercih ederim...

Bu mesajdan alıntı yap
N.design isimli Üye şimdilik offline konumundadır

N.design(31)

Hiç Biri / İstanbul

Standart
Alt 14-05-2010 #8110
kimse yok muuuuuuuuu? Bla...Bla...
buyrun kime bakmıştınız...
Bu mesajdan alıntı yap
Cevapla

LinkBacks (?)
Gönderen For Type Tarih
bla bla This thread Refback 09-04-2010 03:53:59

Kapat
Şifremi Unuttum?