Bla...Bla...

Graficafe - Bla...Bla... ...

Cevapla
Bla...Bla...
Nur isimli Üye şimdilik offline konumundadır

Nur

Hiç Biri / Yurtdışı

Standart

Bayramımız kutlu ve daim olsun!!

Alt 19-05-2010 #8421
Sponsorlu Bağlantılar

Bla...Bla...
Bu mesajdan alıntı yap
karaböcek isimli Üye şimdilik offline konumundadır

karaböcek(28)

Hiç Biri / Samsun

Standart
Alt 19-05-2010 #8422
                             Sponsorlu Bağlantılar
günaydınlar arkadaşlar
Bu mesajdan alıntı yap
ayyuce isimli Üye şimdilik offline konumundadır

ayyuce(39)

Eğitimci / İstanbul

Standart
Alt 19-05-2010 #8423
19 MAYIS 1919 TARİHİNİN ANLAMI VE ÖNEMİ

19 Mayıs 1919 tarihi, Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihindeki dönüm noktalarından biridir. Atatürk’ün Samsun’a ayak bastığı tarih olan 19 Mayıs aynı zamanda “Gençlik ve Spor Bayramı” olarak kutlanmaktadır. Atatürk Millî Mücadele sıralarında Türk milletini ileri götürecek olanların ve köhnemiş fikirlere karşı gelecek olanların genç fikirler olduğunu görmüştü. Bu nedenle de “gençlik” kavramı Atatürk için ayrı bir önem taşımaktadır. Atatürk gençlerden sık sık bahsederken, yaş sınırı dışında fikri olarak gençliği yani, fikirde yeniliği ifade etmiştir. O’nun şu sözü çok anlamlıdır:“Genç fikirli demek, doğruyu gören ve anlayan gerçek fikirli demektir.” (1)

Atatürk’ün gençliğe armağan ettiği ve “Gençlik ve Spor Bayramı” olarak kutlanan 19 Mayıs tarihinin önemini daha iyi anlayabilmek için Atatürk’ün 16-19 Mayıs 1919 tarihleri arasında gerçekleştirdiği İstanbul-Samsun yolculuğunu bir kez daha hatırlamamız gerekir.

Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihindeki önemli olaylardan biri Atatürk’ün Samsun’a ayak basışıdır. TürkMilleti Birinci Dünya Savaşı sonrasında kötüleşen koşullar içinde kurtuluş çareleri ararken büyük bir lider Mustafa Kemal Atatürk ortaya çıktı ve Samsun’a ayak basarak “Kurtuluş” yolunu açtı. Dolayısıyla Atatürk’ün 16-19 Mayıs 1919 İstanbul’dan başlayan yolculuğu bir kurtuluş dönemini simgeler. Samsun’a ayak basışının taşıdığı önem Atatürk’ün Büyük Nutku’nu 19 Mayıs 1919 Samsun’a çıkışı ile başlatmasından anlaşılmaktadır ki şimdi bu yolculuğu kısaca anlatmaya çalışalım.

Samsun işgal kuvvetleri için önemli noktalardan biriydi. Stratejik bakımdan büyük öneme sahipti ve Karadeniz’den Orta Anadolu’ya açılan en rahat ve güvenilir bir kapıydı. İngilizler 9 Mart 1919 tarihinde Samsun’a askerî birlik çıkarmışlardı. Buna tepki olarak Türk Makinalı Tüfek birliğinden Hamdi adındaki bir teğmenin askerlerini alarak dağa çıkması (2)dikkatleri bu bölgeye çekti ve İngiliz Yüksek Komiserliği’nin de Türk halkının silâhlandığı konusundaki şikayetleri üzerine bu bölgeye güvenilir bir kumandanın olağanüstü yetkilerle gönderilmesine karar verildi. Bu kumandan Mustafa Kemal Atatürk’tü ve Atatürk uzun zamandan beri ülkenin içinde bulunduğu bu umutsuz duruma üzülüyor ve birşeyler yapmak içinAnadolu’ya geçmek istiyordu. Bu O’nun için bulunmaz fırsattır. İstanbul-Samsun yolculuğu öncesinde Atatürk’le Padişah Vahdettin arasında geçen konuşmayı Atatürk şöyle anlatır: (3)

“-Paşa, Paşa!... Şimdiye kadar devlete çok hizmet ettin!Bunların hepsi artık bu kitaba girmiştir (bu bir tarih kitabıdır)! Bunları unutun, dedi, asıl şimdi yapacağın hizmet hepsinden daha önemli olabilir...Paşa, Paşa...Devleti kurtarabilirsin!...

Bu sözlerden hayrete düştüm. Acaba Vahdettin benimle içtenlikle mi konuşuyor?...O Vahdettin ki... bütün yaptıklarından pişman mı olmuştur?Aldatıldığını mı anlamıştı?Fakat, böyle bir yorum ile başka konulara girişmeyi ürkütücü saydım, kendine karşılık verdim:

-Kişiliğe güveninize ve bana bunca yüz verişinize teşekkür ederim...Elimden gelen hizmeti esirgemeyeceğime lütfen güveniniz...”

Atatürk bu konuşmada plânlarının sezilmiş olabileceği duygusuna kapılmıştı ama, O’nu bekleyen ve O’na güvenen bir“Türk Milleti” vardı.

Atatürk ile beraber 16 Mayıs 1919 Cuma günü başlayacak yolculuğa gemi kaptanı İsmail Hakkı Durusu dışında 18 kişi eşlik edecekti. Bu 18 kişinin adları şöyleydi: (4) III. Kolordu Komutanı Kurmay Albay Refet Bey (General Bele), Müfettişlik Kurmay Başkanı Kurmay Albay Manastırlı Kâzım Bey (General DIRIK), Müfettişlik Sağlık Bakanı Doktor Albay İbrahim Talî Bey (ÖNGÖREN), Kurmay Başkan Yardımcısı Kurbay Yarbay Mehmet Ârif Bey(AYICI), Karargâh Erkân-ı Harbiyesi İstihbarat ve Siyâsiyât Şubesi Müdürü Kurmay Binbaşı Hüsrev Bey(GEREDE), Müfettişlik Topçu Komutanı Topçu Binbaşı Refik Bey(SAYDAM), Müfettişlik Başyaveri Yüzbaşı Cevad Abbas(GÜRER), Kurmay Mülhakı Yüzbaşı Mümtaz (TÜNAY),Kurmay Mülhakı Yüzbaşı İsmail Hakkı (EDE), Müfettişlik Emir Subayı Yüzbaşı Ali Şevket (ÖNDERSEV), Karargâh Komutanı Yüzbaşı Mustafa Vasfi (SÜSOY), Kurmay Başkanı Emir Subayı ve Müfettişlik Kâlem Âmiri Üsteğmen Arif Hikmet (GERÇEKÇI), İaşe Subayı Üsteğmen Abdullah(KUNT), Müfettişlik İkinci Yaveri Teğmen Muzaffer (KILIÇ), Şifre Kâtibi, Birinci Sınıf Kâtip Fâik (AYBARS), Şifre Kâtibi Yardımcısı, Dördüncü Sınıf Kâtip Memduh (ATASEV).

Atatürk beraberindeki kişilerle beraber 16 Mayıs 1919 Cuma günü öğleden sonra “Bandırma” adındaki eski bir vapurla Galata rıhtımından ayrılır. 17Mayıs 1919 Cumartesi günü Bandırma Vapuru saat 21.40 sıralarında İnebolu’ya varır. 18Mayıs 1919 Pazartesi günü beklenen yolculuğun sonuna gelinir. Yolcular Kalyon Burnu denilen yerden sandallarla Merkez iskelesine çıkarılırlar. Bu sandallardan birinin sahibi olan İsmail Yurtsever, o zaman için Atatürk’ü tanımadığını söyler,Atatürk’ü sandalda ve Samsun’da iken geniş yakalı lejyon kaputu ve başında kalpakla gördüğünü anlatır. (5)

Atatürk, İstanbul’dan başlayan ve Samsun’da sona eren yolculuk esnasında görevli bir askerdi ve giyimi de buna uygundu ancak Samsun’a ayak bastığı günden birkaç gün sonra asker değil, sivil olarak hareket edecekti.

Atatürk’ün Samsun’a çıkışında gördüğü manzara pek parlak değildi. Şehirde İngiliz işgal kuvvetleri vardı. Pontusçular sokaklarda kol geziyordu. Halk kendisini koruyamayacak durumdaydı. Atatürk bugün müze haline getirilen Hıntıka Palas’ta kaldıkları süre içinde hep bu sorunları düşündü, yolculukta geçirdiği uykusuz geceler sona ermemişti; şimdi de burada uykusuz geceler başlıyordu. Ama, O’nda ve O’nun gibi düşünenlerde bu azim oldukça hiçbir engel aşılmaz değildi.

Kısaca vermeye çalıştığımız bu yolculuk Türk Milleti için bir dönüm noktası oldu ve kurtuluşun başlangıcıydı. Millî Mücadele’yi başlatmak üzere Samsun’da Anadolu topraklarına bastığı 19 Mayıs 1919 tarihinin önemi nedeniyle de 19 Mayıs’ı Türk gençliğine armağan etti. Yazımızın başında da belirttiğimiz gibi gençlik kavramı genel anlamda fikirlerdeki yeniliği anlatmaktadır.

Atatürk“Gençler!Benim gelecekteki emellerimi gerçekleştirmeyi üstlenen gençler!Bir gün bu memleketi sizin gibi beni anlamış bir gençliğe bırakacağımdan dolayı çok memnun ve mesudum”(6)derken Türk gençliğine olan güvenini de anlatmıştır.

Atatürk’ün şu sözleri hepimiz için bir rehber olmalıdır:“Beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek değildir. Benim fikirlerimi benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız, bu kâfidir”(7)demiştir. Atatürk’ü anlamak, yaşadıklarını ve fikirlerini bilmekle mümkündür. Dolayısıyla Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasında yaşanan zorlukları her zaman göz önünde tutarak, 19 Mayısları Atatürk’ün emanetine daima sahip çıkarak kutlamalıyız.

Herkese günaydınlan arkadaşlar.
Hepimiz az çok bugünü anlam ve önemini biliyoruzdur ama ben yinede sizlerle paylaşmak istedim.
Bayramınız kutlu olsun...
Bu mesajdan alıntı yap
Bora ELMAS isimli Üye şimdilik offline konumundadır

Bora ELMAS(33)

Grafiker / İzmir

Standart
Alt 19-05-2010 #8424
Ayyüce paylaşım için teşekkürler. Keyifle ve ibret alarak okudum.
Bu mesajdan alıntı yap
ayyuce isimli Üye şimdilik offline konumundadır

ayyuce(39)

Eğitimci / İstanbul

Standart
Alt 19-05-2010 #8425
Ayyüce paylaşım için teşekkürler. Keyifle ve ibret alarak okudum.
Okuduğuna çok sevindim, keşke bir kaç dakikamızı ayırıp hepimiz okusak.
Bu mesajdan alıntı yap
Bora ELMAS isimli Üye şimdilik offline konumundadır

Bora ELMAS(33)

Grafiker / İzmir

Standart
Alt 19-05-2010 #8426
Okuduğuna çok sevindim, keşke bir kaç dakikamızı ayırıp hepimiz okusak.
eminim herkes okuyordur, ümitsiz konuşmamak lazım Bla...Bla.....
Yoksa Atatürk'ün, silah arkadaşlarının ve millet olarak ona destek olmuş dede ve ninelerimizin kıymetini nasıl biliriz. Bla...Bla.....
Okumuyor olsak arkalarından atıp tutardık onların.
Bu mesajdan alıntı yap
mgyknt isimli Üye şimdilik offline konumundadır

mgyknt(31)

Grafiker / İstanbul

Standart
Alt 19-05-2010 #8427
günaydın herkese.
oldukça keyifsiz birgündeyim. yeni bir iş aramanın vakti geldi artık.
Bu mesajdan alıntı yap
ayyuce isimli Üye şimdilik offline konumundadır

ayyuce(39)

Eğitimci / İstanbul

Standart
Alt 19-05-2010 #8428
eminim herkes okuyordur, ümitsiz konuşmamak lazım Bla...Bla.....
Evet ümitsizim,
Öyle boş bilinçsiz bir gençlik geliyor ki inanamazsınız. artık okullarımız eğitim seviyesini yitirmiş durumda, çocukların varı yoğu dersaneler ve sınav maratonu.
Dışa dönüklük, çevre etkisi, özenti ve daha neler neler.......
Neyse bu konuda söylenecek çok şey var. Ama sabah sabah canınızı sıkmak istemem.
Hepinize kolay gelsin.
Bu mesajdan alıntı yap
Bora ELMAS isimli Üye şimdilik offline konumundadır

Bora ELMAS(33)

Grafiker / İzmir

Standart
Alt 19-05-2010 #8429
Evet ümitsizim,
Öyle boş bilinçsiz bir gençlik geliyor ki inanamazsınız. artık okullarımız eğitim seviyesini yitirmiş durumda, çocukların varı yoğu dersaneler ve sınav maratonu.
Dışa dönüklük, çevre etkisi, özenti ve daha neler neler.......
Neyse bu konuda söylenecek çok şey var. Ama sabah sabah canınızı sıkmak istemem.
Hepinize kolay gelsin.
sıkılacak bişey yok, bak nerelerden nerelere gelmişiz ülke olarak.
Elbet uykununda bir sabahı vardır. Hep gece kalacak değil ya. Bla...Bla...
Doğruyu bilmek için yanlışında içinde olmak lazım,
biraz can yansın, biraz iç acısın..
Bu mesajdan alıntı yap
ayyuce isimli Üye şimdilik offline konumundadır

ayyuce(39)

Eğitimci / İstanbul

Standart
Alt 19-05-2010 #8430
sıkılacak bişey yok, bak nerelerden nerelere gelmişiz ülke olarak.
Elbet uykununda bir sabahı vardır. Hep gece kalacak değil ya. Bla...Bla...
Doğruyu bilmek için yanlışında içinde olmak lazım,
biraz can yansın, biraz iç acısın..
Yetiştirmeye çalıştığımız öğrencilerimizin içler acısı halini görüp de söyledim bütün bunları.
Yoksa biz ne zor şartlardan bu günlere gelmişiz şanlı tarihimiz anlatıyor zaten.
Şuanki durum bana Osmanlıdaki yeniçerileri hatırlatıyor.O dönemde herkes yeniçeri olmak istemiş (yani devlet memuru).Hile, dalavere, düzenbazlık ve torpil gibi olaylar çıkmış ortaya.
Tıpkı şimdilerde olduğu gibi .......
Geriye gitmeyelimde ilerleyelim.
Bu mesajdan alıntı yap
Cevapla

LinkBacks (?)
Gönderen For Type Tarih
bla bla This thread Refback 09-04-2010 03:53:59

Kapat
Şifremi Unuttum?