çanakkale geçilmez gidipte dönmeyen şehitlerimizin aziz anısına

Graficafe - çanakkale geçilmez gidipte dönmeyen şehitlerimizin aziz anısına ...

Cevapla
çanakkale geçilmez gidipte dönmeyen şehitlerimizin aziz anısına
graphicturk isimli Üye şimdilik offline konumundadır

graphicturk(44)

Arı Üye

Grafiker / Eskişehir

ünlem

çanakkale geçilmez gidipte dönmeyen şehitlerimizin aziz anısına

Alt 19-03-2010 #1
Sponsorlu Bağlantılar

çanakkale geçilmez tsk arşivinden çanakkale destanının yaşandığı görüntüler tsk foto film tarafından düzenlenmiştir: Kayıtlardaki 48 148 Çanakkale Şehitinin ve kayıtlara geçmeyen dedemin babası abisi gibi nice şehitlerimizin mukaddes anısına seyretmek isterseniz indirin
RapidShare: 1-CLICK Web hosting - Easy Filehosting
çanakkale geçilmez gidipte dönmeyen şehitlerimizin aziz anısına
Çanakkale İçinde Aynalı Çarsı,
Ana Ben Gidiyom Düşmana Karsı.
Of Gençliğim Eyvah.

Çanakkale İçinde Bir Uzun Selvi,
Kimimiz Nişanlı Kimimiz Evli.
Of Gençliğim Eyvah.

Çanakkale Üstünü Duman Bürüdü,
On Üçüncü Fırka Yürüdü.
Of Gençliğim Eyvah.

Çanakkale İçinde Bir Dolu Testi,
Analar Babalar Mektubu Kesti.
Of Gençliğim Eyvah.
Bu mesajdan alıntı yap
Sponsor Links

Grafikerler.net Reklamları

skyfox isimli Üye şimdilik offline konumundadır

skyfox

Hiç Biri / Yurtdışı

Standart
Alt 19-03-2010 #2
                             Sponsorlu Bağlantılar
Ruhları şâd olsun.

Teşekkürler, paylaşım için..
Bu mesajdan alıntı yap
selimArslanoğlu isimli Üye şimdilik offline konumundadır

selimArslanoğlu

Grafiker / Elazığ

Standart
Alt 19-03-2010 #3
insan nerelerden geldiğini bu mukaddes topraklar için nasıl savaşıldığını ne kadar kan döküldüğünü 100 binlerce ikişinin vatanları uğruna şehit düştüğünü düşünce insanın kendisini sorgulayası geliyor...
Bu günü Unutmadığınız ve duyarlılığınız için her kes adına teşekkür ederim
Bu mesajdan alıntı yap
child_play isimli Üye şimdilik offline konumundadır

child_play(32)

Hiç Biri / Adana

Standart
Alt 19-03-2010 #4
Ruhları şâd olsun; Allah, mekanlarını Cennet eylesin.
Yüreğine sağlık Kemal Abi. Sağol.
Bu mesajdan alıntı yap
graphicturk isimli Üye şimdilik offline konumundadır

graphicturk(44)

Arı Üye

Grafiker / Eskişehir

Standart

teşekkürler arkadaşlar

Alt 19-03-2010 #5
insan nerelerden geldiğini bu mukaddes topraklar için nasıl savaşıldığını ne kadar kan döküldüğünü 100 binlerce ikişinin vatanları uğruna şehit düştüğünü düşünce insanın kendisini sorgulayası geliyor...
Bu günü Unutmadığınız ve duyarlılığınız için her kes adına teşekkür ederim
Ruhları şâd olsun.

Teşekkürler, paylaşım için..
Ruhları şâd olsun; Allah, mekanlarını Cennet eylesin.
Yüreğine sağlık Kemal Abi. Sağol.
rica ederim internette gezerken buldum dedim paylaşayım sizlerler atalarımızı belki seyreden birileri çıkar diye
Bu mesajdan alıntı yap
N.design isimli Üye şimdilik offline konumundadır

N.design(32)

Hiç Biri / İstanbul

Standart
Alt 19-03-2010 #6
Bu güzel konuyu paylaşıma açtığın için tşkler "Bir neslin kaderini, Bir önceki nesil belirler" çok şey borçluyuz dedelerimize Ruhları Şah olsun ...

Çanakkale Şehitlerine

Şu Boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyâda eşi?
En kesif orduların yükleniyor dördü beşi.
-Tepeden yol bularak geçmek için Marmara’ya-
Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya.
Ne hayâsızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı!
Nerde-gösterdiği vahşetle 'bu: bir Avrupalı'
Dedirir-Yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi,
Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yâhud kafesi!
Eski Dünyâ, yeni Dünyâ, bütün akvâm-ı beşer,
Kaynıyor kum gibi, mahşer mi, hakikat mahşer.
Yedi iklimi cihânın duruyor karşında,
Avusturalya'yla beraber bakıyorsun: Kanada!
Çehreler başka, lisanlar, deriler rengârenk:
Sâde bir hâdise var ortada: Vahşetler denk.
Kimi Hindû, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ...
Hani, tâuna da züldür bu rezil istilâ!
Ah o yirminci asır yok mu, o mahlûk-i asil,
Ne kadar gözdesi mevcûd ise hakkıyle, sefil,
Kustu Mehmedciğin aylarca durup karşısına;
Döktü karnındaki esrârı hayâsızcasına.
Maske yırtılmasa hâlâ bize âfetti o yüz...
Medeniyyet denilen kahbe, hakikat, yüzsüz.
Sonra mel'undaki tahribe müvekkel esbâb,
Öyle müdhiş ki: Eder her biri bir mülkü harâb.

Öteden sâikalar parçalıyor âfâkı;
Beriden zelzeleler kaldırıyor a'mâkı;
Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin;
Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin.
Yerin altında cehennem gibi binlerce lağam,
Atılan her lağamın yaktığı: Yüzlerce adam.
Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer;
O ne müdhiş tipidir: Savrulur enkaaz-ı beşer...
Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak,
Boşanır sırtlara vâdilere, sağnak sağnak.
Saçıyor zırha bürünmüş de o nâmerd eller,
Yıldırım yaylımı tûfanlar, alevden seller.
Veriyor yangını, durmuş da açık sinelere,
Sürü halinde gezerken sayısız teyyâre.
Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermiler...
Kahraman orduyu seyret ki bu tehdide güler!
Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından;
Alınır kal'â mı göğsündeki kat kat iman?
Hangi kuvvet onu, hâşâ, edecek kahrına râm?
Çünkü te'sis-i İlahi o metin istihkâm.

Sarılır, indirilir mevki-i müstahkemler,
Beşerin azmini tevkif edemez sun'-i beşer;
Bu göğüslerse Hudâ'nın ebedi serhaddi;
'O benim sun'-i bedi'im, onu çiğnetme' dedi.
Asım'ın nesli...diyordum ya...nesilmiş gerçek:
İşte çiğnetmedi nâmusunu, çiğnetmiyecek.
Şühedâ gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar...
O, rükû olmasa, dünyâda eğilmez başlar,
Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor!
Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker!
Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi...
Bedr'in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi.
Sana dar gelmiyecek makberi kimler kazsın?
'Gömelim gel seni tarihe' desem, sığmazsın.
Herc ü merc ettiğin edvâra da yetmez o kitâb...
Seni ancak ebediyyetler eder istiâb.
'Bu, taşındır' diyerek Kâ'be'yi diksem başına;
Ruhumun vahyini duysam da geçirsem taşına;
Sonra gök kubbeyi alsam da, ridâ namıyle,
Kanayan lâhdine çeksem bütün ecrâmıyle;
Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan,
Yedi kandilli Süreyyâ'yı uzatsam oradan;
Sen bu âvizenin altında, bürünmüş kanına,
Uzanırken, gece mehtâbı getirsem yanına,
Türbedârın gibi tâ fecre kadar bekletsem;
Gündüzün fecr ile âvizeni lebriz etsem;
Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana...
Yine bir şey yapabildim diyemem hâtırana.
Sen ki, son ehl-i salibin kırarak savletini,
Şarkın en sevgili sultânı Salâhaddin'i,
Kılıç Arslan gibi iclâline ettin hayran...
Sen ki, İslam'ı kuşatmış, boğuyorken hüsran,
O demir çenberi göğsünde kırıp parçaladın;
Sen ki, rûhunla beraber gezer ecrâmı adın;
Sen ki, a'sâra gömülsen taşacaksın...Heyhât,
Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihât...
Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber,
Sana âğûşunu açmış duruyor Peygamber.

Mehmet Akif Ersoy
Bu mesajdan alıntı yap
hunterboy isimli Üye şimdilik offline konumundadır

hunterboy

Grafiker / İstanbul

Standart
Alt 19-03-2010 #7
Allah mekanlarını cennet eylesin
Paylaşım için teşekkürler
Bu mesajdan alıntı yap
wildturk1 isimli Üye şimdilik offline konumundadır

wildturk1

Özel

Hiç Biri / Zonguldak

Standart
Alt 19-03-2010 #8
graphicturk üstad bu değerli paylaşımın için çok teşekkür ederim sayende şanlı geçmişimizi bir kere daha rahmetle anma fırsati buldum
Bu mesajdan alıntı yap
graphicturk isimli Üye şimdilik offline konumundadır

graphicturk(44)

Arı Üye

Grafiker / Eskişehir

Standart

teşekkürler arkadaşlar

Alt 19-03-2010 #9
Bu güzel konuyu paylaşıma açtığın için tşkler "Bir neslin kaderini, Bir önceki nesil belirler" çok şey borçluyuz dedelerimize Ruhları Şah olsun ...

Çanakkale Şehitlerine

Şu Boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyâda eşi?
En kesif orduların yükleniyor dördü beşi.
-Tepeden yol bularak geçmek için Marmara’ya-
Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya.
Ne hayâsızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı!
Nerde-gösterdiği vahşetle 'bu: bir Avrupalı'
Dedirir-Yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi,
Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yâhud kafesi!
Eski Dünyâ, yeni Dünyâ, bütün akvâm-ı beşer,
Kaynıyor kum gibi, mahşer mi, hakikat mahşer.
Yedi iklimi cihânın duruyor karşında,
Avusturalya'yla beraber bakıyorsun: Kanada!
Çehreler başka, lisanlar, deriler rengârenk:
Sâde bir hâdise var ortada: Vahşetler denk.
Kimi Hindû, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ...
Hani, tâuna da züldür bu rezil istilâ!
Ah o yirminci asır yok mu, o mahlûk-i asil,
Ne kadar gözdesi mevcûd ise hakkıyle, sefil,
Kustu Mehmedciğin aylarca durup karşısına;
Döktü karnındaki esrârı hayâsızcasına.
Maske yırtılmasa hâlâ bize âfetti o yüz...
Medeniyyet denilen kahbe, hakikat, yüzsüz.
Sonra mel'undaki tahribe müvekkel esbâb,
Öyle müdhiş ki: Eder her biri bir mülkü harâb.

Öteden sâikalar parçalıyor âfâkı;
Beriden zelzeleler kaldırıyor a'mâkı;
Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin;
Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin.
Yerin altında cehennem gibi binlerce lağam,
Atılan her lağamın yaktığı: Yüzlerce adam.
Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer;
O ne müdhiş tipidir: Savrulur enkaaz-ı beşer...
Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak,
Boşanır sırtlara vâdilere, sağnak sağnak.
Saçıyor zırha bürünmüş de o nâmerd eller,
Yıldırım yaylımı tûfanlar, alevden seller.
Veriyor yangını, durmuş da açık sinelere,
Sürü halinde gezerken sayısız teyyâre.
Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermiler...
Kahraman orduyu seyret ki bu tehdide güler!
Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından;
Alınır kal'â mı göğsündeki kat kat iman?
Hangi kuvvet onu, hâşâ, edecek kahrına râm?
Çünkü te'sis-i İlahi o metin istihkâm.

Sarılır, indirilir mevki-i müstahkemler,
Beşerin azmini tevkif edemez sun'-i beşer;
Bu göğüslerse Hudâ'nın ebedi serhaddi;
'O benim sun'-i bedi'im, onu çiğnetme' dedi.
Asım'ın nesli...diyordum ya...nesilmiş gerçek:
İşte çiğnetmedi nâmusunu, çiğnetmiyecek.
Şühedâ gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar...
O, rükû olmasa, dünyâda eğilmez başlar,
Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor!
Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker!
Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi...
Bedr'in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi.
Sana dar gelmiyecek makberi kimler kazsın?
'Gömelim gel seni tarihe' desem, sığmazsın.
Herc ü merc ettiğin edvâra da yetmez o kitâb...
Seni ancak ebediyyetler eder istiâb.
'Bu, taşındır' diyerek Kâ'be'yi diksem başına;
Ruhumun vahyini duysam da geçirsem taşına;
Sonra gök kubbeyi alsam da, ridâ namıyle,
Kanayan lâhdine çeksem bütün ecrâmıyle;
Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan,
Yedi kandilli Süreyyâ'yı uzatsam oradan;
Sen bu âvizenin altında, bürünmüş kanına,
Uzanırken, gece mehtâbı getirsem yanına,
Türbedârın gibi tâ fecre kadar bekletsem;
Gündüzün fecr ile âvizeni lebriz etsem;
Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana...
Yine bir şey yapabildim diyemem hâtırana.
Sen ki, son ehl-i salibin kırarak savletini,
Şarkın en sevgili sultânı Salâhaddin'i,
Kılıç Arslan gibi iclâline ettin hayran...
Sen ki, İslam'ı kuşatmış, boğuyorken hüsran,
O demir çenberi göğsünde kırıp parçaladın;
Sen ki, rûhunla beraber gezer ecrâmı adın;
Sen ki, a'sâra gömülsen taşacaksın...Heyhât,
Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihât...
Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber,
Sana âğûşunu açmış duruyor Peygamber.

Mehmet Akif Ersoy
Allah mekanlarını cennet eylesin
Paylaşım için teşekkürler
graphicturk üstad bu değerli paylaşımın için çok teşekkür ederim sayende şanlı geçmişimizi bir kere daha rahmetle anma fırsati buldum
rica ederim inşallah gençlerimiz seyreder ve anlar vatanımız nasıl kurtarıldı! ne günlerden geçildi
Bu mesajdan alıntı yap
damla1 isimli Üye şimdilik offline konumundadır

damla1(32)

Grafiker / İstanbul

Standart
Alt 19-03-2010 #10
Anlamlı bir konu mekanları cennet olsun...Teşekkürler...
Bu mesajdan alıntı yap
Sponsor Links

Grafikerler.net Reklamları

Cevapla

Benzer Konular
Konu Konu Bilgileri Forum Cevaplar Son Mesaj
Çanakkale Geçilmez mt_design Deneme Çalışmalar 7 20-05-2010 18:25:12
Şehitlerimizin Anısına wwaslıww Müzik Videoları 3 01-05-2009 21:36:04
Çanakkale Geçilmez!! αяωєη Afiş Tasarımı 3 10-03-2009 11:44:59
Çanakkale Geçilmez... cengiz669 Serbest Çalışmalar 18 22-12-2008 16:08:36
Şehitlerimizin Aziz ruhlarına benden hatıra 571632 Afiş Tasarımı 22 01-04-2008 09:57:36

Kapat
Şifremi Unuttum?