grafikerlik mesleği nereye kadar

Grafik Tasarımcıların Soru ve Sorunları - grafikerlik mesleği nereye kadar ...

Cevapla
grafikerlik mesleği nereye kadar
forumuyemail isimli Üye şimdilik offline konumundadır

forumuyemail

Hiç Biri / İstanbul

Standart

grafikerlik mesleği nereye kadar

Alt 08-04-2012 #1
Sponsorlu Bağlantılar

kursların mahvettiği bu meslek ülkemizde kaç yaşına kadar yapılabilir, maaşlar ne olur, ilerisi için ne yapmak lazım.

kendi ajansını açmak diye bir cavabı ben doğru bulmuyorum.


arkadaşlar samimi olarak ve bilinçli kişilerden dostane cevaplar rica ediyorum.
Bu mesajdan alıntı yap
Sponsor Links

Grafikerler.net Reklamları

artvizyon isimli Üye şimdilik offline konumundadır

artvizyon

Desinatör / İstanbul

Standart
Alt 10-04-2012 #2
                             Sponsorlu Bağlantılar
Grafik Tasarım Kursu adı altında açılan dershanelere kayıt olacak kişiler, gelecekte iyi para kazanacağı bir meslek edineceği fikri ile gidiyorlar.. Fakat kurs bitiminde, ödedikleri paranın sadece bir parça Photoshop - Freehand - Corel vs. öğrenmekten başka bir şeye yaramadığını acı bir biçimde farkediyorlar.. Bırakın seçeceğiniz alanda bu programları yeterli bir şekilde kullanmayı, bahsedilen şeylerden anlamanız bile çok zor..
Tabii ki sektöre giriş yapmak adına bahsi geçen programları öğrenmek gerekiyor ama, kimse kurs bitiminde iş bulma hayali ile kendini kandırmasın...

Şu anda grafik kursunu bitirmiş kursiyer olarak gireceğiniz bir yerde asgari ücretten bile bahsedilirse şanlı sayın kendinizi.. Maalesef durum bundan ileri değil.. Ajans açmak daha kolay.. ama o kadar tecrübeyi hangi markette satıyorlar onu da bulabilmek mesele ...
Bu mesajdan alıntı yap
nuriQocca isimli Üye şimdilik offline konumundadır

nuriQocca

Öğrenci (Grafik) / Bolu

Standart
Alt 10-04-2012 #3
Aslında kurs mezunları! kendilerine göre iş buluyorlar..
İyi bir tasarımcı da kendi klasmanına göre iş bulabilir..
Lakin hem tasarım bilgisine, hemde programlama ve teknikte üst düzey bir bilgi harmanlamasını yapmak oldukça güç.. Böyle bir meslek erbaabı da 6000 liradan aşağı maaş almamalıdır, almaz.. İçinde bulunduğu koşullar farklıdır..
Ajans açmak devamlı dile getirilen bir husus lakin plotter alıp köşeye koymayı ajans açmak olarak algılayanda var, Grafik tasarımcısı, sanat yönetmeni, bilgisayar operatoründen çaycısına kadar sınıflandırılmış bir ortamda çalışanda var..
Gördüğümüz ve bildiğimiz üzere herkesin olaylardan çıkarttığı anlam farklı şekillerde olabilir..
Bütün şuçuda kurslara atmamak lazım diye düşünüyorum çünkü meslek içerisinde yediği kaba pisleyen bir sektör içerisindeyiz ne yazık ki.. Müşteri potansiyelide tam bu merdiven altı 'ajans!' lara göre.. Kötümser olmak istemem ama bu durumun uzun süre iyileşmeyeceğini düşünüyorum.. Devlet eliyle yapılan yapılan yarışmada parasının amblem tasarımını jeoloji mühendisine yaptırmak mübah ise, serbest piyasada şirketinin logosunu neden muhasebecisine yaptırmasın ki insanlar? komik değil mi.. ama öyle işte..
Ben yeterli tecrübe birikim ve maddi olanakların olgunlaşması neticesinde junior bir ajans açmayı düşünmekteyim.. Her şeyi biliyorumcu bir ajans değilde dalında uzmanlaşmış, uluslar arası standartlarda bir ajans.. Asla türk standartlarında değil!.. Hiç değilse ona göre müşterim olur diye düşünüyorum..
Bu mesajdan alıntı yap
seruma isimli Üye şimdilik offline konumundadır

seruma

Grafiker / İstanbul

Standart
Alt 10-04-2012 #4
Arkadaşlar, kurslardan mezun olan ya da kursa bile gitmeden matbalarda fatura, kartvizit gibi işlerle bu programları "öğrenip" kendine grafikerim diyen insanlar olduğu müddetçe gerçek grafik tasarım yapanların değeri bilinmeyecek. Alaylılar istedikleri kadar bu cümlelere alınıp, diş bilesinler, eğitim almış olanla kendilerini bir tutup, haksız rekabet yaptıkları müddetçe böyle düşünmeye devam edecek insanların varlığını enselerinde hissedecekler. Demiyorum ki çalışmasınlar ya da bu işi yapmasınlar, ancak; yiğidi öldürüp hakkını yememek lazım. Hakkımız yendiği müddetçe daha az maaş almaya, işimizin küçümsenmesine razı olmaktan başka şansımız yok. İş veren senden daha ucuzu var diyebildiği müddetçe, ben bu fiyata çalışmam demen çözüm ifade etmiyor. Evet, ben diyorum ve istediğim maaşı veriyorlarsa çalışıyorum, ancak herkes kadınlar kadar şanslı değil. Evine bakmak zorunda olan bir erkeğin çokta dik başlı olma şansı yok.
Grafiker olarak ise bu işi uzun süre devam ettirmenin mümkün olabileceğini sanmıyorum. Her tasarımcının bir tarzı var ve bu tarzı yıllarca aynı pazara sunup, aynı geri dönüşü beklemek mümkün değil. Yaş ile birlikte, konumunda yükselmesi gerekiyor, bugünün grafikeri ileride ajans sahibi ya da sanat yönetmeni olma yolunda hazırlanmak zorunda. Yoksa parasal tatminsizliğe, manevi tatminsizliği de ekleyerek düşüncelerini, "acaba bi cafe mi açsam?" aşamalarında bulmaması neredeyse mümkün değil..
Bu mesajdan alıntı yap
Grafink isimli Üye şimdilik offline konumundadır

Grafink(38)

Clone Trooper

Sanat Yn. / İzmir

Standart
Alt 10-04-2012 #5
mesele alaylılar grafiker değildir, haksız rekabet yapıyorlar, gibi bir mesele ise, çok mahçup olursunuz seruma...
Türkiye de ve Avrupa'da çıkan yıllıklara baktığınızda oldukça fazla alaylının çalışmalarını görürsünüz. çoğu sizin okuldaki hocaları cebinden çıkarır. şimdi tek tek isimlerini yazmaya gerek yok.

Bu iş yetenek ve disiplin meslesidir. Zaten güzel sanatlar fakültesi dediğimiz olay yeteneğinizi disipline sokar. sizi büyülü bir şekilde grafiker, ressam vs. haline getirmez.

Bu yüzden plastik sanatların hepsi alaylı olarak pekala fevkalade icra edilebilir, zaten edilmektedir.

plastik sanatlarda lafa, değil işe bakılır. üretilen esere bakılır.

velhasıl okul elbette iyi birşeydir. alaydan daha kolay ve hızlıdır. ama alaydan daha önemlidir denemez...

yapılan bir işin, grafik tasarım mı, yoksa alalade bir uygulama mı olduğunu zaten o işe baktığınızda, biraz gözleriniz eğitimli ise anlarsınız. mesele o eserin sizinle kurduğu iletişimdir, eserin sahibinin arka planı önemsizdir.

bu yüzden kurstan da, alaydan da, okudan da çıksa, fark yaratan şey, eserdir.

eğer eserleriniz fark yaratıyorsa bu işi gücünüz, gözünüz, sabrınızın yettiği yere kadar yapabilir, geçiminizi sağlayabilirsiniz.

piyasada bir çok boş insanın grafikerim diye dolaşmasının sebebi, programları öğrenmenin kolay olmasından gelir.

gerçekten de biraz kafası çalışan ve konsantre olabilen biri, kolayca program öğrenebilir. fakat bu programı kullanarak, özgün, etkili, hedefi vuran bir iş çıkarmak, önce yetenek, yıllarca süren deneyim ve disiplinle mümkün olabilir.

bu yüzden program bilmek değil, tasarım bilmek, renk bilmek, leke bilmek önemlidir,
siz bu disiplini ve bilgiyi okulda alırsınız, bir başkası bir matbaa da ya da reklam ajansında olmadı bir yayın evinde alır.

Son olarak, haksız rekabet diyorken, sınavı kazanmaktan, yeteneğinizi kanıtlamış olmaktan bahsettiğinizi var sayarak söylüyorum.

Bu gün alelade bir lise mezunu lise diploması ile, Sofya sanat akademisine kaydolabilir, Kanada da bir çok okula kaydolabilir, eski doğu bloğu ülkelerinin bir çoğunda iletişim tasarımı veya güzel sanatlar okuluna sınavsız kaydolabilir. Okulu bitirebilecek yeteneği varsa, Ülkemizdeki devlet okullarından daha ucuza maalederek oldukça etkili bir diplomayı getirip önünüze koyabilir...

Keza eğitim, sadece bizim ülkemizde bir yarış ve kazanma olarak algılanmaktadır. Bu tip bir çerçeve'de sanata grafik tasarıma bakılması, bakanın zihninde pembe bir ilüzyon oluşturur. buna kapılmamakta sekötü anlamak ve sektörde yaşamak açısından büyük önem vardır. Göz ardı etmemek gerekir...

Out of the code, into the fire...

Bu mesajdan alıntı yap
vedfux isimli Üye şimdilik offline konumundadır

vedfux

Grafiker / Trabzon

Standart
Alt 10-04-2012 #6
hoşuma giden bir konu, yazıldığı gibi eğitim, disiplin be sonu başarılı bir iş göz dolduran tasarımlar. kendimden baz alarak yazmak istiyorum, ben grafikerlik işini öğrenirken ne fakülte bitirdim nede kaliteli bir alt yapı eğitimim var; lakin bu işi yapacaksam sadece ortasal düzeyde değil de ,temel ilkelerini ve tasarımın gerektirdiği bilgileri öğrenmek kendimi bu iş için kaliteli duruma getirmek için uğraşıyorum hala , kurslar, dergiler işi bilen kişiler ile diyaloglar halinde olmaya gayret ediyorum. soruyorum sizlere uğraşım basit bir işletmede kalıp hayatımı devam ettirmek üzerinemi kurulu yoksa yükselmekmi niyetim..grafikerlik mesleği nereye kadar)
Bu mesajdan alıntı yap
seruma isimli Üye şimdilik offline konumundadır

seruma

Grafiker / İstanbul

Standart
Alt 11-04-2012 #7
Grafink, yazımı tekrar okursanız "Demiyorum ki çalışmasınlar ya da bu işi yapmasınlar, ancak; yiğidi öldürüp hakkını yememek lazım" cümlesini görebilirsiniz. Bırakın mahçup olup olmamaya ben karar veriyim.
Farkında mısınız bilmem, ancak; yazınızda oluşturduğunuz kendi tezinizi, yine kendiniz aynı yazının içerisinde çürütüyorsunuz. Evet, bu iş yetenek ve disiplin işidir. Yeteneği olmayan kişiyi istediğiniz kadar disipline sokmaya çalışın "büyülü" şekilde grafiker, ressam vs. yapamazsınız. Bu demek değildir ki; disiplin olmasa da yetenek işi görür. O büyüye sahip olana vereceğiniz disiplin, kişiyi işinin ehli yapmanın ilk adımıdır. "Teknik eleman" isimli kavram da burada kendini gösterir. Biz burada insan psikolojisini, seçimlerini, davranışlarını, tanıyarak, amaca ve duruma uygun; renk, doku, hitap, yerleşim vs.den malzeme seçimine kadar, bıçağı, baskıyı, kalıbı, serigrafiyi, cmyk'yı, fotoğrafı, tipografiyi, eskizi daha nicelerini bilerek tasarımını gerçekleştirmesi gereken grafikerden bahsediyoruz. Eğitimin kolay olduğunu yazmanıza ise şaşırdım. Yüzlerce insan 2 hafta önce basite indirgediğiniz o eğitimi alabilmek için sınava girdi ve dört gözle sınav sonucunu bekliyor.
Diğer paragrafa gelirsek; insan psikolojisinde tatmin vardır, yıllarca oturduğunuz koltukta aynı pozisyonda çalışarak, bekleyemezsiniz, "eserleriniz fark yaratıyorsa" beklenti içerisine girer, maddi ve manevi doyurucular ararsınız. Eğitim eksiğiniz ise pozisyon basamağında takılıp kalmanıza çok büyük olasılıkla sebep olacaktır.
Programları öğrenmek kolaydır, çünkü her biri diğerine benzer, en farklısını bile çözmeniz kısa süre alır. Programı bilmek kağıdın sizi beklemesine benzer. Kaleminiz hazır mı? El terbiyeniz var mı?
Nasıl ki; açıköğretim mezunu ile örgün eğitim mezunu birini aynı kefeye koyamazsak -ki ülkemizde sayılı üniversitelerin isimleri bile farklı algı uyandırır- gittiğiniz okulda işveren tarafından olumlu ya da daha olumlu şekilde algılanır.
Diyelim ki; eşiniz hamile, ebeye mi götürürdünüz, doktora mı?
Bu mesajdan alıntı yap
ma®tin isimli Üye şimdilik offline konumundadır

ma®tin

O®jinal

Hiç Biri / İzmir

Standart
Alt 11-04-2012 #8
Diyelim ki; eşiniz hamile, ebeye mi götürürdünüz, doktora mı?
Kusura bakmayın ama hiç yerinde bir örnek değil.

Dizlerimin üstünde yaşamaktansa, ayaklarımın üstünde ölmeyi tercih ederim...

Bu mesajdan alıntı yap
artvizyon isimli Üye şimdilik offline konumundadır

artvizyon

Desinatör / İstanbul

Standart
Alt 11-04-2012 #9
Konun Dağılmaması dileği ile ma®tin grafikerlik mesleği nereye kadar.. Güzel bir kaynak olabilir, ilgilenenler için...
Bu mesajdan alıntı yap
Grafink isimli Üye şimdilik offline konumundadır

Grafink(38)

Clone Trooper

Sanat Yn. / İzmir

Standart
Alt 11-04-2012 #10
seruma dediğim gibi, eskişehir ve mimar sinanı bir tarafa alırsak, türkiye'de ki tüm GSF lerden çok daha iyi eğitim alabileceğiniz okullar, sınavsız olarak hizmetinizde. sizi alıyorlar, bitirip bitiremeyeceğiniz konuşuluyor...

Evet okul daha kolaydır, çünkü sorduğunuz bir soruya yeterli cevabı verebilecek eğitmenleriniz vardır, siz çalışırken size yanlışı söylebilecek veya nasıl çalışmanız gerektiğini söyleyecek yetenekli insanların güvenli kucaklarında mesleği öğrenirsiniz. Mesele okula girmekse, parayı bastırıp sizinle aynı özellikteki diplomayı biraz yeteneği ve azmi olan herkes alabilir...

Alayda durum böyle değildir. güvenebileceğiniz tek şey kendiniz, gözlem gücünüz ve yeteneklerinizidir. aynı hatayı 2 kere yaptığınızda büyük ihtimalle kapının önüne konarsınız. yatpığınız bir hata, 10K baskının çöpe gitmesine sebebiyet verebilir, bu ve bunun gibi bir çok stresin altında, biryandan yaşama savaşı bir yadan da anlama savaşı verirsiniz. yanlış veya hata yapmak gibi lüksünüz yoktur. yaptığınız projede burası böyle olmamış şöyle düzelt demez kimse.

Konum posizyon mesleleleri ise pek doğru değil, mesela, 4 yıl önce istanbuldan izmire dönerken, vatan dergi gurubunun görsel yönetmenlerinden biri, bir arkadaşım lise mezunudur. yönettiği 4 dergi vardır. aylık geliri herhangi bir okulun herhangi bir profesöründen yüksektir... hala aynı yerde çalışıyorsa tabi.. en son cinere geçmekten falan bahsetmekteydi.

Bizim sekötrde yükselebileceğin tek pozisyon Grafikerleriktir. Size anlatıldığı gibi, uygulamacı, grafiker, art direktör, creative direktör gibi isimler artık tarih olmuştur. Bunun sebebi deneyimsiz grafikerler değil, üst üste yaşanılan ekonomik krizlerden kaynaklanmaktadır.

ancak yine de yaratıcı ajanslar için bir hiyerarşiden söz etmek mümkünse bile, burda yükselmek diplomanıza bakmaz. o ajansta çalıştığınız süre içinde ne ürettiğinize bakar. Çünkü odaklanılan şey para kazanmaktır.

Ancak devlet dairelerinde veya müzelerde çalışacaksanız, sizin söylediğiniz doğru kabul edilebilir.

13 yıldır sektörde var olan biri olarak, fikirilerinizin çoğunun sezgiye veya kulaktan dolma bilgilerden, ya da olması gerektiğini düşündüğünüz etik kaygılardan geldiğini söylemem mümkün.

Tabi burda sizi yermeye çalışmıyorum.

önceki yazımda da bahsettiğim gibi, alayı kendine eş görmemek, bir ilüzyonun içine sürüker insanı, Siz sanal olarak bir etik çerçeve sunuyorsunuz. ancak gerçek böyle değil. 13 yıl bu gerçeği yaşamışve yaşıyor biri olarak söylüyorum... çok şükür tatminkar bir hayatım var. bu meslek bana bunu verdi. Ama bir çok okulluya vermediğini defalarca gördüm. Hepsinin de gözünde bu ilüzyon vardı. yazımda buna kapılmanın tehlikeli olacağını söylemek istedim. Artık neresinden nasıl anlayacağınız sizlere kalmış.

ancak okullu grafiker doktor, alaylı grafiker ebe benzetmeniz çocukça, en başta hakkında konuştuğunuz işin, emeğin niteliğini anlamıyorsunuz. Biz doktorluk, mühendislik gibi materyalist bir bilim ile uğraşmıyoruz.

bizde doktor ve ebe yoktur.

bizde usta ve çırak vardır, bu mağra resimlerinden bu güne böyledir, rönesansta da böyledir, fransız ihtilalinde de böyledir, tanzimat döneminde ve bundan sonra yaşanacak dönemlerin hepsinde böyledir. tek fark ben ustam diye seslenmişsem, siz üstadım diye seslenmişsinizdir...

Out of the code, into the fire...

Bu mesajdan alıntı yap
Sponsor Links

Grafikerler.net Reklamları

Cevapla

Benzer Konular
Konu Konu Bilgileri Forum Cevaplar Son Mesaj
internetten edinilen meta kullanımı, nereye kadar legal? stransistors Grafik Tasarımcıların Soru ve Sorunları 2 04-02-2012 15:25:45
Bu meslek dalı ile ilgiliyim fakat benim grafikerlik mesleği ile endişelerim var cemcey Kantin 6 25-06-2011 13:42:39
Grafikerlik Mesleği (Sorularım var İçerii ) hard78 Grafik Tasarımcıların Soru ve Sorunları 4 10-02-2011 12:13:57
Nereye Kadar? -1 merturk Organik Tarım Grafik Tasarım Yarışması 9 05-02-2010 22:55:11
Grafikerlik mesleği hakkında yardım ?? Sherry =) Kantin 8 29-11-2009 05:26:29

Kapat
Şifremi Unuttum?