Hayata Tutunmak

Graficafe - Hayata Tutunmak ...

Cevapla
Hayata Tutunmak
ayyuce isimli Üye şimdilik offline konumundadır

ayyuce(40)

Eğitimci / İstanbul

Standart

Hayata Tutunmak

Alt 14-06-2011 #1
Sponsorlu Bağlantılar

Hayata Tutunmak


Hayat insanın beklediği süprizlerle dolu değildi.Bunu anlaması için büyümesi gerekmemişti aslında.Düşünüyordu da yaş kriter değildi büyümek için.Olgunluk ve büyümek yaşa ait bir olgu değildi aslında.Yaşananlardı insanı büyüten,olgunlaştıran.

Daha 7 yaşındayken, bir büyük gibi,babasıyla konuşmaya başlamıştı halbuki.Bir olgun gibi konuşması gereken, kendinden 35 yaş büyük babasına ihtiyaç duydugu zamanlardı henüz. Dogruyu yanlışı ögrenmeden,büyük bir olgunlukla ailesini toplama,babasını ailesine katma çabasına girmişti.İlk olgunlugu belki daha küçük yaşlarında başlamıştı..Geç saatlere kadar oyuncak bebeğini besleme bahanesiyle babasının yolunu gözlerdi.Annesi üzülmesin diye nazlanmamayı ögrenmişti kendince.Ve sevgiyle karşılardı ,günler sonra eve gelen babasını..Belki fark ederse onu," bir evinin, bir ailesinin oldugunu "da fark eder düşüncesiyle ,kendini fark ettirme çabasına girerdi.Ama her seferinde başarısızlıgın malumiyetine ugrardı ;boynu bükük, annesinden gizlediği gözyaşlarıyla.Ne oldugunun farkında değildi henüz.Farkettiği tek şey; bir ailesi vardı ve yanında olmasına şefkatine ihtiyaç duydugu bir babası.

Bebek oldu..Çocuk oldu..Ama ne kucakta hoplatılan ,babasının gözüne içine baktıgı bir bebek oldu..Ne de bayramlarda elini öptüğü babasıyla ,tatil günlerinde parka gidebilen bir çocuk oldu..Ve genç kız oldu.Yıllar geçmişti belki ama aile kavramını benimsetmeye çalıştıgı, sevgisini almak için, belki kendini kızı olarak kabul ettirebilmek için ugraştıgı, belki de içinde biriktirdiği baba hasretiyle geçen yıllar olmuştu bunlar.Kimse bilmemişti içinde ne yaşadı ,ne hissetti..Ama kendinin bildiği bişiy vardı;içinde hep eksik bir parça vardı..

Belki de bu eksik parçanın varlıgıydı o erkege onu baglayan.Babasının eksik yanını bulmuştu onda.Ya da bir baba modeli oluşturmuştu gelecegine dair.Hayatta en önemli şey ne diye sorsalar "huzur "derdi.Huzur olursa maddiyatın gelecegini bilirdi çünkü.

İlk gençlik yıllarıydı henüz.Yaşı çok gençti ama olgundu.Hayat olgunlaştırmıştı ,herkes öyle derdi.Olgun konuşur, olgun düşünürdü.Ama çogunun bilmediği ,fark etmediği bişey vardı ;içinde yaşanmamış ,yaşanmayı bekleyen saf masum bir çocukluk.Sevdiği erkek tutmuştu çocuklugunun ellerinden.Ne mantıgı kalmıştı, ne olgunlugu.Sadece çocuklugu vardı ,yaşanmayı bekleyen.Sevgi özlemi duyan çocuklugunu yaşıyordu sevdiği erkekle.Kimseye güvenmemeyi ögrenmişti halbuki, ama ilk defa güvenle birinin ellerini tutmayı ,güvenle yüreğini açmayı yaşıyordu.Evlilik gözünde korkudan ibaretken ilk kez evliliği düşlüyordu.Hayatın insanın yüzüne güldüğü bir an olmalıydı mutlaka.Ve işte o an şimdiydi.Şimdi mutluluk kapısına gelmişti .Güvenebilecegi, hayatının geri kalanını emanet edebilecegi insan yanındaydı.Aslında yoktu ama o ,
var olmasına o kadar inanmıştı ki, hayallerini o kadar yoluna sermişti ki ;olmayan birşeyi varetmişti.İçinde sevgi olmayan birinden büyük bir sevgi masalı yaratmıştı.Masalın tek kahramanı kendiydi oysa.Kendi yazmış ,kendi oynuyordu.Yönetmen kendi ,oyuncu kendiydi.Gözleri kapalı yazdı tüm satırlarını masalın ve gözleri kapalı oynadı iki yıl boyunca.Hayatına dair değerli ,gizli ne varsa onunla paylaştı.Masalda adı geçen ama gerçekte varolmayan bir hayalle paylaşır gibi.

Ama bu hayal oyuncu onu sürekli sevdiğini söyler ve sonsuzumsun derdi.Bir gün sonsuzun sonunun geldiğini söyledi sevdiği erkek.Gözleri kapalı "bu bir kabus" diye haykırdı ,kendine.Kabustu tabiî ki ;yarattıgı sevgi gerçekti ve yaşadıgına inandıgı sevgi de öyle olmalıydı ,sonsuzunsa sonu hiç gelmezdi.İnanmamak için sımsıkı yumdu gözlerini ve gözleri kapalıyken aslında hayal sevdiği çekip gitmişti.Oysa hala gözleri kapalı ,onun sevgi sözcüklerini bulmayı bekliyordu.

Gözlerini açtıgında o gideli 6 ay olmuştu.Gerçeklerle yüzleşiyordu şimdi.Yalnızlık hiç bu kadar agır gelmemişti.Kanayan bir kalbi vardı zaten, böyle bir acıyı nasıl kaldırabilirdi?Hayalleri vardı içinde büyütmediği çocugun ,oysa şimdi o çocugu kendi elleriyle öldürmüş gibi suçlu ,hatta bir katil gibi hissediyordu kendini.Günlerce agladı.Aglaması sevdiği insanın gitmesine değildi belki de.Güvenme hissini gömmüştü gecenin karanlıgında,içindeki çocugu gömdüğü mezarın yanıbaşına.

8.aydı artık aglayamaz olmuştu.En zor olanıydı belki de aglayamamak.Gözyaşı nehirlerinin kuruması gibi bir şeydi.Evlilik hayali de yıkılıvermişti, tüm erkeklere duydugu kin ve yalanlara duydugu nefretle birlikte.Bir gün vazgeçti ruhu her şeyden, sonsuz bir uykuya dalmak istedi.İçinde hissettiği acı dayanılmaz olmuştu.Annesinden gizlice, hapları döktü avucuna.Sadece ağzına almasına ve yutup uykuya dalmasına bakıyordu ,tüm düşüncelerinden ve kalbine saplanan acıdan kurtuluş.Dakikalarca öyle kaldı.Kararlıydı, her şeyi hazırlamıştı. En temiz giysilerini girmiş, yatagına oturmuştu.Şimdi avucundaki mavi haplar ve yanında duran su bardagıyla helalleşme vaktiydi.

Son anda durdu.Yan odada hiçbir şeyden habersiz ,onun için canını vermeye hazır annesi, odasında hayatın vurdugu son darbeyle ,sonsuz uykuyu seçen kendi vardı.O henüz 22 yaşında ,annesi 52 yaşındaydı.Yaşadıkları geldi gözünün önüne ve hayatında en çok sevdiği belki de kendisini en çok seven annesinin yaşadıklarını düşündü.Sırf kızı için vazgeçmemiş bırakmamış ve katlanmıştı, hayat ne getirdiyse.

Elinden düşürdü hapları.Gözyaşları içinde annesinin yanına koştu.Ona sarıldı ve kendisine anlam veremeyen bakışlarla bakıp, sevgiyle sarılan annesine "seni seviyorum" sözcükleri döküldü dilinden.

Ve vazgeçmekten vazgeçti.Hayattaki en gerçek sevgiyle tutundu hayata ,bir daha kopmamacasına.
Bu mesajdan alıntı yap
Sponsor Links

Grafikerler.net Reklamları

deniz bahtiyar isimli Üye şimdilik offline konumundadır

deniz bahtiyar

Grafiker / Yurtdışı

Standart
Alt 14-06-2011 #2
                             Sponsorlu Bağlantılar
neden kadın hep intiharı düşünür.çok çabuk pes ediyor da ondan diye düşünüyorum
kadın kendi kölelik tarihini iyi bilmeden özgürlüğe yol alamaz.özgürlüğü hep bir erkeğin gölgesie sığınmakta arar. halbuki onu köleleştiren, böyle aciz yapan, uysallaştıran, kafeste süslü bir kuşun ötesinde görmeyen erkek zihniyetidir.
günümüzde de medya bu yönü ile de resmen intihara yönlendiren haber ve programlar yapıyor bence biz kadınlara daha fazla umut aşılayan ,güven kazandıran içerikte yazılarla yön vermeliyiz bir erkek için aciz duruma düşmüş olmak,sanki kadın için olmazsa olmaz olan şey olarak göstermek doğru değil

tabi yazını sonunda annesini anlamak ve kadınların yaşadıklarının ortak olduğunu anlayıp ondan güç olarak vazgeçmesi de önemli ve anlamlı bir mesajdır
Bu mesajdan alıntı yap
ayyuce isimli Üye şimdilik offline konumundadır

ayyuce(40)

Eğitimci / İstanbul

Standart
Alt 15-06-2011 #3
Okumanıza ve beğenmenize sevindim. Gerçekten çok anlamlıydı ve paylaşmak istedim.
Tekrar teşekkür ediyorum zaman ayırıp okuduğunuz için.
Bu mesajdan alıntı yap
Erkal COŞKUN isimli Üye şimdilik offline konumundadır

Erkal COŞKUN

Grafiker / Ankara

Standart
Alt 15-06-2011 #4
Okurken epeyce hüzünlensem de, mutlu sonla gülümsetti..
Teşekkürler...
Bu mesajdan alıntı yap
denizcem isimli Üye şimdilik offline konumundadır

denizcem

Grafiker / İzmir

Standart
Alt 15-06-2011 #5
daha önce de okudum, yine okumak keyifliydi. Yaşamında her birey bu anları yaşıyor. Herkesin bir hikayesi var bu tiyatro da. Bende okuyunca tutunduğumu hissettim. teşekkürler
Bu mesajdan alıntı yap
Murat VARDAR isimli Üye şimdilik offline konumundadır

Murat VARDAR(46)

Hiç Biri / Bursa

Standart
Alt 15-06-2011 #6
Paylaşım için teşekkürler
Bu mesajdan alıntı yap
Cevapla

Benzer Konular
Konu Konu Bilgileri Forum Cevaplar Son Mesaj
Hayata ne kadar tutunuyoruz ayyuce Graficafe 5 21-05-2010 10:11:51
Organik Hayata Bağlanın ! -1 Volkan ATA Organik Tarım Grafik Tasarım Yarışması 6 27-01-2010 22:23:15
Hayata tablodan bakış Fatos KESKİN İllüstrasyon Çalışmaları 22 23-06-2009 14:29:29
Hayata Benzer Kareler N/A8 Fotoğrafçılık 3 20-01-2008 15:18:05

Kapat
Şifremi Unuttum?