herkes tasarımcıdır

Temel Tasarım İlkeleri - herkes tasarımcıdır ...

Konu Kapatılmıştır
herkes tasarımcıdır
aquarius34 isimli Üye şimdilik offline konumundadır

aquarius34

Grafiker / İstanbul

Standart

eğitim şart

Alt 17-10-2008 #51
Sponsorlu Bağlantılar

1. Konunun başından beri eğitimin değilde yeteneğin ve deneyimin şart olduğunu savunan arkadaşların hiç birinin esasında eğitimsizliği savunduğuna ben inanmıyorum. Aslında konu eğitim şart mı değil mi? meselesi olamaz. Aklı başında hiç bir insan eğitimin gerekli bir şey olmadığını düşünemez bile. Peki o zaman sorun nerede?
Sorun eğitim anlayışımızda aslında.
İki kişi düşünün; biri lise bitirmiş. Çok zeki olmasına hatta üniversiteyi kazanmasına rağmen bi şekilde okuyamamış. Ama hayatı hep öğrenmekle geçmiş. Mesleki konularda onlarca siteyi, yüzlerce kitabı, yüzlerce dergiyi taramış. Üniversitede okutulan dersleri gerek internetten gerek bu işin duayenlerinden sorarak öğrenmiş ve zaten var olan yeteneğini olabildiğince işlemiş.
Bütün bunlara rağmen bu kişiye filanca üniversitenin filanca fakültesinden mezun olmadığı için EĞİTİMSİZ denilmiş.
Diğer kişi x üniversitesinden hiç bir şey öğrenmeden mezun olmayı başarmış ve kendisine EĞİTİMLİ denilmesini sağlamış. Allah aşkına burda bi çelişki yok mu sizce?

2. Eğitimli olup samimi ve dürüst arkadaşlar lütfen alınmasın, şimdi söyleyeceklerim gördükleri eğitimi bir koz olarak kullanıp yok eğitim olmadan grafiker olunmaz bilmem ne gibi saçma sapan iddialarla mesleğin kendi tekellerinde olduğunu zannedip kafalarına göre meslek dağıtmaya çalışan arkadaşlaradır:
Öncelikle eğitimli insan çağın getirdiği imkanları kullanmayı bilen insandır. Hem eğitimli olduğunuzu iddia ediyorsunuz hem yaşadığınız çağa ait bir fikriniz yok. İnternet çağında yaşıyoruz ve öyle araçlar gelişti ki bütün dünya artık parmaklarınızın ucunda. Ulaşamayacağınız bilgi adeta yok gibi. Hatta biraz fazla zeki olanlar ülkelerin gizli istihbari bilgilerine, şirketlerin gizli hesaplarına bile ulaşabiliyor (bunlar yanlış şeyler tabiki). Bir tıkla bilmem hangi Profosörün dersini takip edebiliyorsunuz, isterseniz yabancı sitelerden dersleri ingilizce takip edebiliyorsunuz.
Ve siz bana diyorsunuz ki hayır kardeşim sana eğitimli denmesi için her gün sabah kalkıcaksın otobüs durağına gideceksin filanca arabayı bekliyceksin, filanca okulun önünde ineceksin ve o kocaman kapıdan girip bütün gününü orada geçireceksin... almıyım teşekkür ederim.

3. Bütün bunlar işin cilveleridir arkadaşlar. Aslolan nedir biliyormusunuz? Gerçekten ortaya birşeyler koyabiliyormuyuz, hayata bir artı değer katabiliyormuyuz? Eğer bunu yapabiliyorsak ne mutlu bize...

Sözün özü şudur ki bizler yok eğitimli yok eğitimsiz diye birbirimizi yiyeceğimize pozitif fikirler üreterek birbirimizin açıklarını kapatmaya çalışmalıyız, birbirimizin gelişmesine katkıda bulunmalıyız...
Her şeyden önce birbirimizi sevmeliyiz. Vesselam.
farukcagla isimli Üye şimdilik offline konumundadır

farukcagla(60)

Sanat Yn. / İstanbul

Standart
Alt 17-10-2008 #52
                             Sponsorlu Bağlantılar
Eğitim şart ise nasıl bir eğitim şart?

Sayın Nüket Hotalı eğitim veren okulları saydı...

Eğitim nasıl olmalı?
Diploma için mi?
Öğrenmek için mi?

Yoksa her ikisi için mi?

Bir okuldan süper öğrenmiş biri de çıkar, kafası kalın öğrenmemişler de çıkar.

Okulda vasat olan öğrenci piyasada süper de olabillir.

Ama bunlar istisnadır.

Biz genel kuralları konuşalım.
Nasıl bir eğitim? Öğrenmek? Diploma?

1980 de fakülteyi bitirdim, 28 yıl geçti bu güne kadar kimse diploma sormadı.
(15 gün önce üniversiteye hoca olarak girerken sordular, bir tek o oldu, başka yok)

Ama CV lerimde belirttim ve diplomalı grafiker isteyenler oldu, diploma istediler ama hani göster diplomanı demediler, inandılar.

Hiç bir şey bilmeden okul mezunu olup da diplomanın arkasına sığınanlara da karşıyım, diploma gereksizdir diyenlere de...

Bunun ortası, makul ve mantıklı orta yolu yok mudur...?

Sanırım Ali Tekin Çam bunu söyledi de kimse dikkat etmedi...

Mektepli olmak da bir eğitimdir, alaylı olmak da...

Bir öğretmenden feyz almak da eğitimdir, bir ustanın çıraklığını yapmak da...
Otobüs, minibüs ile elde çanta okula gidip derse girip, kitap, defter kalem ile de eğitim var...
İnternet ile, evinden, vapurdan bağlanarak grafikerler.net gibi sitelere girerek de eğitim almak var.

O mu bu mu, yoksa ikisi de mi?
Evet, Mektepli olmak da bir eğitimdir, alaylı olmak da...

Eeee, neyi tartışıyoruz?

Aslında, eğitimin nasıl olmasını tartışmalıyız...

Alaylı mektepli konusunu değil.

(İsmail Ev kardeşime de sordum, eğitim nasıl olmalı ? diye. İyi bir cevap yazmış özelden, umarım buraya da yazar.)

Üniversitede geçen yıl freehand okumuşlar 1 yıl boyunca... Ne freehand kullanabiliyor ne tasarım yapabiliyorlar.

2 aylık kurs bitiren programı biliyor ama tasarım bilmiyor, bu üniversiteliler ikisini de yarım biliyor, ya da hiç bilmiyor.

Diyelim ki, birbirimizi çok seviyoruz...

Bu sorunları nasıl çözeceğiz? Hadi sevgiyle çözelim...
saheser21 isimli Üye şimdilik offline konumundadır

saheser21

Grafiker / Diyarbakır

Standart
Alt 17-10-2008 #53
Hocam Farklı seyler yazmıstım son notunuz u gorunce duzelttim size katılıyorum
Önder Adem isimli Üye şimdilik offline konumundadır

Önder Adem(41)

Grafiker / İstanbul

Standart
Alt 18-10-2008 #54
Eğitim şart ise nasıl bir eğitim şart?


1980 de fakülteyi bitirdim, 28 yıl geçti bu güne kadar kimse diploma sormadı.
(15 gün önce üniversiteye hoca olarak girerken sordular, bir tek o oldu, başka yok)

Ama CV lerimde belirttim ve diplomalı grafiker isteyenler oldu, diploma istediler ama hani göster diplomanı demediler, inandılar.
Faruk hocam çok özür dileyerek şunu belirtmek istiyorum. Yazınızda diplomalı grafiker isteyenler oldu, diplomam var mı diye bakmadılar bile demişsiniz... Bence can alıcı nokta bu.. Yıllarca dirsek çürüt, binbir zorlukla eğitim almaya çalış, sonra ÖNYARGILI birisi dipolamalı grafiker arasın, bulsun ama bunun ne kazandıracağını bile bilemesin, kişinin diplomalı olup olmamasının senin için bir önemi olmayacaksa ne diye bunu ararsın... Güzel döşenmiş CV ye mi ihtiyacın var, kalifiye elemana mı, yoksa bir sanatçıya mı... Bir tabak bulgur altın kapta gelse n'olur, tahta tabakta gelse n'olur, vitamini mi artar... Sakın ola ki burada diplomalı diplomasız ayrımı yapıp birilerini küçümseme şeklinde bir tutum sergilediğim izlenimine kapılmayınız... Ama bu işte bir yanlışlık yok mu hocam?

Acaba bunun sebebi grafikerim diyip kendini pazarlamaya çalışan acemi insanları ayıklamak adına yapılmış bir filtreleme olabilir mi? Peki bir diplomaya sahip olmayan profesyonel alaylılar n'olacak? Bu filtreleme doğru mu? Bu ayrım başka türlü yapılamaz mı? Bunlar gerçekten merak ettiğim sorular hocam... Aydınlatırsanız sevinirim...

Not: Son 3-5 senedir Türkiye'de onlarca grafikerlik kursu binlerce kursiyer mezun etmiş, yine onlarca üniversite bir o kadar mezun vermiş, bunun yanında bilmem kaç genç biryerlerde çıraklık yapıp kendini öyle ya da böyle yetiştirmiş olmasına rağmen şu anda grafik piyasasında ciddi bir kalifiye eleman sıkıntısı var... 2004 yılında çalıştığım firmada grafiker alınması için ulusal bir gazeteye ilan verilmiş, 40-50 başvuru olmuş, bunlar elemler sonucu 8-10 a düşmüş, mülakat ve deneme süresi sonucu kalan arkadaşlar da elenmiş ve ben 1 kişi bile bulamamıştım. 2 ay elemansız kalmıştık.

Saygılarımla
farukcagla isimli Üye şimdilik offline konumundadır

farukcagla(60)

Sanat Yn. / İstanbul

Standart
Alt 18-10-2008 #55
Faruk hocam çok özür dileyerek şunu belirtmek istiyorum. Yazınızda diplomalı grafiker isteyenler oldu, diplomam var mı diye bakmadılar bile demişsiniz... Bence can alıcı nokta bu.. Yıllarca dirsek çürüt, binbir zorlukla eğitim almaya çalış, sonra ÖNYARGILI birisi dipolamalı grafiker arasın, bulsun ama bunun ne kazandıracağını bile bilemesin, kişinin diplomalı olup olmamasının senin için bir önemi olmayacaksa ne diye bunu ararsın... Güzel döşenmiş CV ye mi ihtiyacın var, kalifiye elemana mı, yoksa bir sanatçıya mı... Bir tabak bulgur altın kapta gelse n'olur, tahta tabakta gelse n'olur, vitamini mi artar... Sakın ola ki burada diplomalı diplomasız ayrımı yapıp birilerini küçümseme şeklinde bir tutum sergilediğim izlenimine kapılmayınız... Ama bu işte bir yanlışlık yok mu hocam?

Acaba bunun sebebi grafikerim diyip kendini pazarlamaya çalışan acemi insanları ayıklamak adına yapılmış bir filtreleme olabilir mi? Peki bir diplomaya sahip olmayan profesyonel alaylılar n'olacak? Bu filtreleme doğru mu? Bu ayrım başka türlü yapılamaz mı? Bunlar gerçekten merak ettiğim sorular hocam... Aydınlatırsanız sevinirim...

Not: Son 3-5 senedir Türkiye'de onlarca grafikerlik kursu binlerce kursiyer mezun etmiş, yine onlarca üniversite bir o kadar mezun vermiş, bunun yanında bilmem kaç genç biryerlerde çıraklık yapıp kendini öyle ya da böyle yetiştirmiş olmasına rağmen şu anda grafik piyasasında ciddi bir kalifiye eleman sıkıntısı var... 2004 yılında çalıştığım firmada grafiker alınması için ulusal bir gazeteye ilan verilmiş, 40-50 başvuru olmuş, bunlar elemler sonucu 8-10 a düşmüş, mülakat ve deneme süresi sonucu kalan arkadaşlar da elenmiş ve ben 1 kişi bile bulamamıştım. 2 ay elemansız kalmıştık.

Saygılarımla
Meleklerin Efendisi kardeşim,

Yazılacak çoook şey var. Bir paragrafta temas ettiğin konunun bendeki cevabı bir sayfa. 3 paragraf yazmışsan 3 sayfa cevabım var.

Bu benim gevezeliğimden değil, konunun öneminden ve büyüklüğünden. Dünyanın hiç bir yerinde bir satırlık soruya bile 1 satırlık cevaplar verilmiyor.

Bütün söyleşileri okuyunuz, bir satırlık soruya bile en az bir paragrafla cevap veriliyor, bazen iki, bazen 3 paragraf tutuyor.

Mahkemelerde bile 3 sayfalık iddianame ve suçlamalara en az 15-20 sayfalık cevap ve savunma vermek icap ediyor.

Şimdi; kısaca cevap vereyim;

1-Diploma istemediler, yaptıklarıma baktılar, beğendilerse işe aldılar.
2-Diploma sordular, görmediler, var dedim, inandılar, diplomanı göster demediler, yine yaptıklarıma baktılar. Beğendilerse işe aldılar.
3-Diploma sordular, CV'mi gördüler, sen bize 2 numara büyük gelirsin biz daha boyumuza göre adam arıyoruz dediler (ki bu çok oldu). Mesleği fazlasıyla bilince de işsiz kalıyorsun , az bilince de... (Bu da çok ilginçtir, piyasanın ucuzlatıldığını gösterir)
4-Bu işte bir yanlışlık vardır. Bu yanlışlık ŞUDUR; Patronların büyük bölümü eğitimsizdir, hangi göreve hangi eleman alacağını bilmiyorlar.

Ben BU SİTEDE İLGİNİZİ ÇEKEN, ACAYİP ve KUSURLU ELEMAN İLANLARINI belirtiniz gibi bir KONU AÇMAK istiyorum.

Bu konu açılırsa, gelen ilanlardan görülecek ki yüzde 70 oranında yanlış ve tuhaf ilan veriliyor ve çoğu da kalitesiz grafiker, ucuz eleman isteyen ilanlar. Deneyelim görelim, iddiasına varım.

5-Diploma istenmesinin nedeni, kendisini hak etmediği halde grafikermiş gibi gösteren kişileri elemektir elbette, ama bu düşünceniz ANCAK ALMANYA'da doğru olabilir.

Çünkü; bizim ülkede diplomayı ancak iyi ajanslar ister... İyi ajans dışında kalanlar, küçük ve orta boy ajanslar, matbaalar vs. daima iki şeyi ister; yetenekli olmak ve filanca programları seri-hızlı kullanmak...

Onlar eğitim istemez, diploma istemez ve aslında TASARIM istemez.

6-KISACA, BENDEN DİPLOMA istenmeyişinin bir nedeni de budur...

7-AYRICA, diploma; bir yönüyle de PAHALI eleman demektir, ucuzcu patronun işine gelmez. Tasarıma pahalı fiyat çeken pahalı ajans pahalı adam alır.

8-Her PAHALI GRAFİKER DİPLOMALI mıdır? DİPLOMASIZ PAHALI grafiker yok mudur? Sizin sorunuz; "Peki bir diplomaya sahip olmayan profesyonel alaylılar n'olacak? Bu filtreleme doğru mu? " Elbette piyasadan yetişmiş ilk okul mezunu alaylı ustalar da vardır, grafik bölümü mezunu olmayıp, mimarlık mezunu olan daha tahsilli ama grafik diploması olmayan ustalar da vardır. Bunun filtrelenmesi ancak grafik diploması ile olmaz.

Bunun filtrelenmesi AVRUPA ülkelerinde 2 yolla olmaktadır;

a) Mektepli hocalardan oluşmuş bir kurul (ki bizdeki gibi çoğu palavra grafik hocası değil, gerçek usta hocalardan oluşmuş bilimsel ve sanatsal bir kurul) bu kardeşimizin tüm yapıtlarını inceler, bu eserlerin ona ait olduğuna kanaat getirir ve bir küçük sınav yaparak ona ustalık belgesi veya meslekte yeterlilik sertifikası verir. BU ise üniversite diplomasına eşittir. Böylece mektepli-alaylı FARKI ORTADAN kalkar. Sorun gider, kavga biter.

b) Alaylı grafikeri yetiştiren USTA, bu kişi benim çırağımdır der, onu ben eğittim, o benim yanımda kalfa oldu der, ben onun usta olduğuna KEFİLİM der. BU bizim TIPKI eski LONCA SİSTEMİMİZE benzer. Dergahlarda, tekkelerde, loncalarda ustanın veya hocanın EL VERMESİNE benzer metoddur. Bizdeki CENAZE NAMAZINDA "bu kişiyi nasıl bilirdiniz" sorusuna benzer, ve yine bir kişiyi bir işe teklif ederken bizdeki "ben ona kefilim" dememize benzer. Biz bunların bir kısmını UNUTMUŞKEN, batılılar HALEN uygulamaktadır. İşte ustası tarafından usta olduğu teklif edilen bir kişi, ortaya hiç bir eser koymadan, ustalık sınavına girer, ama bir usta tarafından aday gösterilmesi şarttır, kendisi baş vuramaz. BU DA USTASINA bağlılığı ve saygıyı gerektirir. Ustasını kızdıran çırak, ömür boyu kalfa kalabilir, ustalığa aday gösterilmez. Ya da ustasını terk ederse sertifikasız iş yapar ve daha az ücret alır. Yani usta değil, kalfa ücretiyle iş yapar. Almanyada bunu düzenleyen yasalar vardır. Grafikerlerin kartvizitlerinde diplomalı grafiker diye yazarsa onun ücreti daha çoktur. Diplomalı mühendis, diplomalı tekniker diye de kartvizitlerinde belirtilir.

Bakın gördünüz mü, yazı yine uzadı. Belki de ben kısa yazamıyorum. Mesela bu yazımın kısa yazılmış hali;

Türkiye farklı bir ülke, bu diploma konusunu Avrupa çözmüş, onların sistemleri farklı...

şeklinde olabilirdi, ve anlayan anlardı.

9-Bu konularda ben çok araştırma yaptım. Grafikerler Meslek Birliğinin kurma girişimlerim oldu. ABD'den grafikerlerle yazıştım. Alman Grafikerler Meslek birliğinin tüzüğünü aldım, inceledim. Elimde Fransadaki fotoğrafçıların mektepli ve alaylı durumlarına göre nasıl diploma (veya yerine geçecek sertifika)aldıklarını gösteren hukuksal belgeler var. Türk avukatların bu konudaki incelemeleri var. Gerekli konular açılırsa veya ilgili sorular olursa herkesle paylaşırım.

10- Çok duyduğumuz bir yakınma vardır;
Sadece grafik sektöründe değil, plastik imalatçıları sektöründe, demir çelik sektöründe, ahşap işleme ve mobilya sektöründe ve daha bir çok sektörde bütün sanayiciler diyor ki;
“YETİŞMİŞ KALİFİYE ELEMAN BULAMIYORUZ. MİLLET İŞSİZ ama ELEMAN BULAMIYORUZ. HER işi YAPARIM diyen ELEMAN çok AMA, bir işi İYİ YAPARIM diyen eleman YOK."

Bu konu sizin ;
"2004 yılında çalıştığım firmada grafiker alınması için ulusal bir gazeteye ilan verilmiş, 40-50 başvuru olmuş, bunlar elemler sonucu 8-10 a düşmüş, mülakat ve deneme süresi sonucu kalan arkadaşlar da elenmiş ve ben 1 kişi bile bulamamıştım."

şeklindeki şikayetinize ÇOK benzemektedir veya aynısıdır.

GRAFİK TASARIM sektöründe de İYİ ve KALİTELİ TASARIMCI yok denecek kadar azalmıştır.

BUNUN NEDENİ 2 AYDA GRAFİKER YETİŞTİRDİĞİNİ iddia eden kurslar değildir. O KURSLARA , O BOŞLUĞU doldurma şansı veren ve grafik eğitiminde BOŞLUK YARATAN yanlış EĞİTİM SİSTEMİDİR ; üniversiteler, meslek yüksek okulları grafik sanatını layık olduğu şekilde ele alıp mükemmel bir eğitim verseler;

2 aylık kurslardan grafikten anlamayan grafikerler yetişmeyecektir bu bir.

Bunlara iş veren, diploma aramayan, tenek ve program bilgisi isteyen, grafikten anlamayan cahil patronlar bu kadar etkili olmayacaktır bu iki.

2 ayda grafiker yetiştirdiğini iddia eden Grafik kursları bu kadar çoğalmayacak ve daha kontrollü ve disiplinli eğitim vereceklerdir, bu üç.

Kendilerini grafiker sananlar azalınca, onların usta grafikçilerin ekmekleriyle oynama meselesi de azalacak, gerçek grafiker gerçek değerini bulacaktır, bu dört.

Gerçek usta ustalığına tekrar kavuşunca, yanına gerçek çıraklar alabilecek ve gerçek bir usta-çırak ilişkisi TEKRAR sağlıklı olarak KURULABİLECEK, bu da grafik eser kalitesini daha da yükseltecektir, bu beş.

Okullarda daha kaliteli öğretmenler ile, daha kaliteli eğitim verilmesi sayesinde; saçma sapan kursların azalması, eksik ve yarım grafiker mezun edilmesi, denetimsiz kurslara piyasanın terk edilmesi son bulacak ve iyi grafiker mezun edilmesiyle iyi usta adayları oluşturulacak, bu iyi eğitimli kişiler cahil patronlar ve geleneksel yanlışları devam ettiren piyasayı da etkileyerek GRAFİK SANATINDA TOPTAN BİR KALİTE ve ÜCRET ARTIŞINA neden olacaktır bu altı...

Yukarıda bahsettiğim, diplomasız ustaları sertifikaya kavuşturacak sınav ve ustalık belgesi sistemi işletilirse; diplomalı-diplomasız ayrımı yok edilecek, alaylı mektepli olma durumu rekabetten dayanışmaya dönüştürülecek, gereksiz sürtüşmeler ve gizli küskünlükler yok edileceltir, bu yedi!!!

Bundan, başta sanayiciler, sonra grafik sanatı kazançlı çıkacak, daha iyi grafik eserler üretilecek, ülkemiz, milletimiz ve devletimiz kazanacaktır, bu sekiz...

BUNLARIN ÇÖZÜM YERİ DEVLETTİR, GRAFİKERLERİN tek YUMRUK OLARAK bu sorunlarını DEVLETE anlatıp, çözüm için kurallar ve sınırlar getirilmesini istemelidir.

Unutmayalım her millet, layık olduğu devlet ile yönetilir.

Grafiker milleti, bu sıkıntılarını devletine anlatmalıdır ve benim yaptığım gibi çözüm yollarını göstermelidir.

Bunu yapmazsa şikayet eder durur, bir şey değişmez.
Grafiker milleti, birbiriyle uğraşacağına bu sorunların çözümüyle uğraşmalıdır.

Küçük adamlar kişilerle, büyük adamlar fikirlerle uğraşır.

Saygılar sunarım.
Faruk ÇAĞLA
zozz isimli Üye şimdilik offline konumundadır

zozz

Webmaster / Antalya

Standart
Alt 20-10-2008 #56
Şu tasarım grafik tartışması olayına çok rastlıyorum bu sitede. bir kısım ısrarla kendini grafik tasarımcı görmekte . diger kısımsa grafiker. Hangisi okullu hangisi değil anlayamadım.
Önce bu konuda anlaşmanız lazım. sonuçta müşterinin gözünde hepiniz aynısınız.( maalesef kan emicisiniz.)önce kendi ağırlığınızı koyun sistem anlayışının üstüne.Müşterinin kafasındaki Grafiker anlayışının.
Bence bunun eğitimi yoktur. Bir şaire bana şiir yazmayı öğret diyemezsin. Sadece kafiyeleri gösterebilir. İçindeki ahengi, ilhamı karşıya nasıl aktarsın?
yada birine şiir yazmayı öğretemezsin .Bu içten gelen bir duygudur.yoğunlaşmadır.
Aranızdan kaç kişi sakin denizi izlerken harikalar yaratabiliyor. Ya da boş bir duvar karşısında?

Senelerdir bu işlerin içerisindeyim.Web programcı, programcı,web standartları danışmanı, asp coder, veritabanı uzmanı, ayrıca sistem uzmanıyım . vsvs metrelerce uzar gider . Ambalaj sektörünün her aşamasında emeğim vardır. Ama sadece programcılık okudum. Grafik bölümü falan da yoktu bizim zamanımızda. Benim diyen grafikerleri de siler tekrar çizerim. Avrupa’nın bir çok yerinde, yurt içi ve yurt dışında birçok tasarımlarım mevcut. Bunun yanı sıra büyük web sistemleri projeleri tasarlamakta kodlamaktayım. Ayrıca Microsoft eğitimi ve Cisco eğitimi dahil!.Uzmanım dediğim Artproyu bir çoğunuz duymamışsınızdır bile. Gelelim konuya
bunlar için esinlendigim üstadım lise mezunudur!

Devam,,,,
.(Edep, Ahlak Toplum karşısında duruş vs Hariç!)okulun öğrenciye verdiği tek şey giriş aşaması .zaten onu da 6 ay otur kendinde geliştirirsin. (hele hele internet gibi bir güç varken elinde.)gerisi size kalmış .
biz zamanında on satır çıktı için sayfalarca kodlar yazarken şimdi iki tıkla yapan programlar mevcut. Zaman geçmekte. Sistemler her geçen gün kendini yenilemekte.

okul size kaos anında ne yapmanız gerektiğini gösteremiyor.
hata anında; “anında müdahale”yi nerelerde yapmanız gerektiğini gösteremiyor.geri gelen bir projede şirketi “en az masrafla nasıl kurtarırırım” ı ögretemiyor. Kendini akıllı sanan müşterilere karşı nasıl projeler sunmanızı öğretemiyor. vs vs vs.. tüm bunların hepsi pratik gerektiriyor. Ben okulunu okudum derseniz başkası da size gelip ben Adobe sertifikalıyım der.O ana kadar yaptığınız emek verdiğiniz her işi hiçe sayarak. Yada Microsoft sertifikalıyım der. Tüm programcıları hiçe sayarak.
Zaman geçmekte.Artık internet var. Farkında olmasanızda artık herkes grafik tasarımcı. Herkes programcı. Artık herkes yerbilimi yada faylar hakkında yorum yapabiliyor. Çünkü bilgisi var. Açıyor google a soruyor! Ya da birçoğunun genel kültür bilgisi en üst seviyede internet sayesinde. Daha çoğaltayım mı? yeni bir tasarım lazım. Ya da Brezilya da son bir senedir ekonomik kaosun sonuçları..Okulda alınan eğitim 1000 sayfalık kitaplardan ibaret!. Aç aynısı google da var, belki de daha fazlası.. Artık internet var… Bunu ister kabullenin ister kabullenmeyin.

. Her şeyden önce kendinizi her zaman geliştirmeli her işe saygılı olmalısınız .Ben grafikerim derseniz senelerce sayarsınız yerinizde. Bu bir yetenektir!


Saygılar
herkese iyi çalışmalar.
farukcagla isimli Üye şimdilik offline konumundadır

farukcagla(60)

Sanat Yn. / İstanbul

Standart
Alt 21-10-2008 #57
[quote=zozz;286195] Benim diyen grafikerleri de siler tekrar çizerim. QUOTE]

Bu cümleniz üzerinde sizi tekrar düşünmeye davet ediyorum.
zozz isimli Üye şimdilik offline konumundadır

zozz

Webmaster / Antalya

Standart
Alt 21-10-2008 #58
sayın farukcagla cevabınızı yazdım saygılar sunuyorum.
grf. isimli Üye şimdilik offline konumundadır

grf.

Forumdan Uzaklaştırıldı

Standart
Alt 21-10-2008 #59
bu işin eğitimini almış bir grafik tasarımcı olarak şunu söyleyebilirim ki ilk önce yaratıcılık önemlidir okulda bu işin sadece teknik yönü vardır sana patates yemeğinin içine hangi malzemeleri ne kadar katacağını belirler gerisi sana ve hayallerine kalmış........
Nüket HOTALI isimli Üye şimdilik offline konumundadır

Nüket HOTALI(45)

Hiç Biri / İstanbul

Standart
Alt 21-10-2008 #60
zozz,
yaziniza cevap yazmak istedim...
Şu ile başlayan cümlenizden konuyu hafife aldiniz fikrine sahip oldum. Meslegimizin, gerekliliklerini konuşmak, iyi sonuçlar doğuracaktır. Konuşamayip üzerine örtmek yerine, bu sitede ve benzeri ortamlarda daha çok konuşalım derim.
Grafiker ve grafik tasarımcı aynı mesektir. Grafik tasarımci, zamanın grafikerleri kendilerini, operatorlerin kendilerini ve toplumu kandirarak, ben grafikerim demesi sonucunda, farklarını ortaya koymak için grafik tasarimcilari eklentisine sahip olduğu bir süreçtir... Bu psikoljik bir süreç sanırım.
Müşterinin gözünde kan emcisiniz lafini meslegime yapilmiş bir hakaret olarak algiliyorum ve bu şuçlamanızı kabul etmiyorum. KAN EMİCİ degilim...
Müşterilerinde grupları var, aynen kalitenin farkina varan ve varamayan gibi...yada ucuzcu gibi...
Siz yazinizda zaten bir bilgisayar sistemcisi ve program egitimi almiş oldugunuzu yazmişsiniz. Buradan grafiker olmadiginiz fikrine sahip oluyorum. Ben grafik tasarim egitim sürecime, 1988 yilinda başladım. 2001 yilina kadar tezlerle boğuştum. Çok yaşli degilim. Bunun ötesi var. Çok daha eskileri; İhap Hulisi, 1920'de egitim için Almanyaya gitmiş. Bülent Erkmen ise benim doğdugum yil, 1972 de İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi'ni bitirmiş... Bu örnekler uzayabilir. Sanirim yaşinizin yetecegi kadar eski. Grafik tasarim egitimi alamamak sizin sansizliginiz olmalı. Çünkü yazinizdan anliyorumki grafik tasarim egitimde verilen bilgilerin neler oldugunu bilmiyorsunuz. Sizin zamanizda da grafik bölümünü vardi.
Okul hemen hemen her meslekte oldugu gibi teoridir. (grafik tasarım egitimi artı uygulamadir)Okul sonrasi her ögrenciye pratik hakki, suan piyasi kaplamiş cahiller tarafindan, sorgulanmadan tanınsa, onların da hakki olan pratik ve program bilgisi, bir kurslu kadar hatta daha iyi olabilir.
Bu arada 2002 yilindan bu yana artpro ile yakinligim var.
Bir tasarimci artpro kulanmamali zaten. Bilmeli fakat kulanmasına gerek yok... Bilme nedeni ise, basilabilir nitelikte tasarim yapabilme olmalidir. Birakalimda artproyu operator kulansın. Herkez uzmanlaşsın ki işini iyi yapsin. Bir kolukta 30 kapruz taşimak marifet gibi gözüksede, sorundur... Ekibin her parçasinin ekmege ihtiyaci var. Hele hele söz konusu olan ambalajsa o kocaman bir dünyadir ve ambalaj tasarimcisinin işide en az bir silindir kazima (artprocu) operatoru kadar çok zordur. (artpro ögrenilmesi zor bir program)
Benim diyen grafikeri de siler tekrar çizerim. Cümlenizin açiklamasini buraya yazar mısınız?
Konu Kapatılmıştır

Tags
herkes, tasarımcıdır

Benzer Konular
Konu Konu Bilgileri Forum Cevaplar Son Mesaj
Grafik Tasarımcı nasıl birisidir? ajanstekina Temel Tasarım İlkeleri 339 01-04-2013 10:03:00
Herkes Fıkrasını Yazsın N/A9 Graficafe 26 14-06-2009 20:15:12

Kapat
Şifremi Unuttum?