"İşlerim çok. Başka hiçbir şeye bakamıyorum."

Graficafe - "İşlerim çok. Başka hiçbir şeye bakamıyorum." ...

Cevapla
"İşlerim çok. Başka hiçbir şeye bakamıyorum."
Safari isimli Üye şimdilik offline konumundadır

Safari

Muhammet Ayan

Grafiker / İstanbul

Alt 18-01-2009 #1
Sponsorlu Bağlantılar

Bu lafı bir kişiden daha duyarsam, büyük ihtimalle katil olacağım.
******* iki satır bile cevap yazmayanlar "çok yoğun"; bir şey anlatmak için söz verip haftalarca sesi çıkmayanlar "çok yoğun"; benden başka herkes ama herkes çok yoğun.

"Aaa tabii; onun için konuşmak kolay. Evde oturup yazıyor sadece.Çalışmaktan haberi yok."

İstesem ben de "çok yoğun" olabilirim. "Bugün şunu yetiştirmem lazım; yarın şuraya gidip yazı konusu bulmam lazım, birkaç ay içinde romanımı bitirme planım var, sarkmaması lazım, o lazım, bu lazım..."

Hayatı boşvermek istedikten sonra "yoğun" olmaktan kolay mazeret yok ki.
Hatta sadece yemek pişirip, alışverişe çıkıp, dizi izleyip yaşayarak da "yoğun" olabilirsiniz.

"Sinemaya gidemem ki, bugün temizlik yapacağım." E yapma.

"Ay seni arayacaktım, hep aklımdasın ama işlerden başımı kaldıramıyorum ki..."

Kâinatın en saçma ve zekâ özürlü mazereti. Yani "kafama uçan daire düştü, hastanedeydim" deseniz daha inandırıcı olur.

Normalde hiç kimse hayatının 24 saatini çalışarak geçirmez. En azından yemek yemek, uyumak ve tuvalete gitmek için ara vermeniz gerekir. Ve bu aralarda sevdiğiniz insanlarla en azından telefonda konuşabilirsiniz, değil mi?
Ben bir insana vakit ayırmamanın mazereti olarak "çok çalışıyorum"u kesinlikle kabul etmiyorum.

Eğer biriyle aylarca görüşmüyor ve "işlerim var, ondan" diyorsanız, bunun iki anlamı vardır:

a) Ben aynı anda iki işi yapamam. Doğal olarak çalışırken araya kimseyi katamam.

Merdiven çıkarken çiklet de çiğneyemem. Hayatım allak bullaktır.
Zaman nasıl değerlendirilir bilmiyorum.

b) Seninle görüşmek istemiyorum.

c) Ciddi anlamda işlerim yüzünden görüşemediğimizi sanıyorum. Bu mazerete gerçekten inanmışım. Kimi kandırıyorum ki?

(Son şıkkı kabul edecek babayiğit pek bulunmaz.) Ve hiç kimse beni birinci şıkka inandıramaz.
Çünkü biriyle görüşmek isterseniz, mutlaka vakit ayırırsınız.

Bu aralar üst üste birkaç kişiyle bu "çok çalışıyorum da; başka bir şeye bakamıyorum" muhabbetini yaşadım; konuya o yüzden taktım. Bir insandan örnek vereceğim. Şu an için kendimi örnek veremem çünkü "evde çalışan yazar" olduğum için kimsenin beni iş konusunda ciddiye aldığı yok. Neyse canım, bana ne? Ben yazıyor muyum? Yazıyorum. Paramı alıyor muyum? Alıyorum.
Gerisi beni hiç ilgilendirmiyor. Ama şunu da belirtmem gerek. Öğrencilik hayatım boyunca hiçbir zaman derslerin, sınavların, çalışmaların, zevklerimin önüne geçmesine izin vermedim. Benim için okul her zaman ikinci plandaydı.
Eğer çok sevdiğim bir film oynuyorsa, yarınki sınava çalışmayı birkaç saat sonrasına erteledim ve filmi izledim; canım ertesi günü ödev yetiştirmeye oturmadan önce gezmek istediyse çıkıp gezdim; ders çalışmayı planladığım gece bir arkadaşım "haydi sinemaya gidelim" dediyse herşeyi olduğu gibi bırakıp sinemaya gittim. Çünkü benim için "sevdiğim insanlar" ve "kendime vakit ayırdığım hayatım" herşeyden önemliydi.
Hayatımda hiç kimseyi "çalışmam gerek" diye geri çevirmedim.

Bir arkadaşa "hayır, eve gideceğim" dediysem, bu o anda eve gitmek istememden başka bir sebebe asla dayanmadı.

En önemli işin başında da olsam, bir dostum "seninle konuşmaya ihtiyacım var" dediğinde ben tüm işleri bırakırım.

Çünkü hiçbir şey, çevrenizdeki sevgi ve sahip olduğunuz yüreklerden daha önemli olamaz. Hayat kısacık, acayip bir şey.
Hırslarla, kıskançlıklarla ve eşek gibi çalışmakla bitirilemeyecek kadar da değerli. Elbette boş boş oturun demiyorum.

Çünkü hayat aynı şekilde, boş boş oturulmayacak kadar da değerli. Ama iş dediğiniz şey, sevdiklerinizle, kendinizle, hobilerinizle geçireceğiniz zamanın tamamını çalıyorsa, inanın bunda büyük bir terslik vardır. Kendini çalışmaya ciddi bir biçimde adayan ve sevdiklerine zaman ayıramayacak kadar işlerine gömülmeyi kendi özgür iradesiyle seçen kişiler de var tabii. Ben böylelerinin asla evlenmemesi gerektiğini düşünüyorum. Ve bu, kesinlikle tahammül edebileceğim bir kişilik tarzı değil.

Neyse, geçeyim örnek kişime: Ben ortaokul hayatım boyunca Soma'da yaşadım.

(Oradaki hayatım da alemdi aslında. Bir ara onu da yazayım...)
Anlatacağım kişi, bir arkadaşımın babası. (Ailecek de görüşüyorduk; aynı apartmandaydık.)

Adam her sabah en geç altıda işe gitmek zorundaydı. (Mühendisti galiba. Maden ocaklarına çıkıp oradaki işleri yürütüyordu.)
Yani haftanın beş günü, ciddi anlamda "sabahın körü" diyebileceğiniz bir saatte işinin başında olmalıydı. Bu durumda erkenden yattığını ve hafta içi başka hiçbir şeye vakit ayıramadığını düşünürsünüz, değil mi?

En azından benim hayatımdaki "yoğun insanlar" için bu çalışma tarzı

"işe git, eve gel, yemek ye, uyu, işe git, eve gel, yemek ye, uyu" düzenini gerektiriyor.
Ve hafta sonları da "hafta içinin yorgunluğunu bir türlü atamıyorum" diye evde yatarak geçirilirdi. Aşırı yoğun çalışma temposu yüzünden bunlara laf da söylenmezdi. Çünkü "çok çalışıyorum, görmüyor musun?" demeleriyle, her türlü tartışma anında biterdi. Peki arkadaşımın babası böyle mi yaşıyordu?
Büyük harflerle cevap veriyorum:


HAYIR, ASLA...
Akşam eve döndüğünde sosyal hayatı başlardı. Yemek bazen evde, bazen bizim de dahil olduğumuz dost topluluğuyla beraber dışarıda yenirdi. Sonra mutlaka birinin evinde toplanılır; eğlence gırla giderdi.
Bu adam işinin dışındaki tüm vaktini sevdikleriyle geçirir ve karısına asla yalnızlık hissettirmezdi.

Hemen hemen her hafta sonu mutlaka ya Dikili'ye ya da Aliağa'ya yemeğe giderdik. Asıl çarpıcı örneğimi daha vermedim.
Haftanın her günü sabah altıda işte olan ve akşam hava kararınca eve gelen bu adam, (bazen cumartesileri de çalışıyordu galiba)
evlilik yıldönümünde karısını Soma'ya iki saat uzaklıkta olan İzmir'e götürdü. Hayır, hafta sonu değil. BÜTÜN GÜN çalıştığı bir günün akşamında eğlenmek için gittiler ve gece yarısını geçe döndüler. Ertesi gün de bu adam tekrar sabahın köründe işine gitti!!!

Hiç kimse bana hiçbir şey için "çok meşgulüm, çok yoğunum, vaktim yok da ondan" gibi bir mazeret sunmasın.

Ben inanmıyorum. Eğer biri beni aramıyorsa, aramak istemediği içindir. Eğer benimle görüşmüyorsa, görüşmek istemediği içindir. Ben başka HİÇBİR mazereti kabul etmiyorum. Son örneğimin ardından bu yazıyı bitirebilirdim. Çünkü gerçekten başka hiçbir lafa gerek yok. Vakit ayırmak istersen, istediğin herşeye ve herkese vakit ayırabilirsin. Ama müsaadenizle ben bu konuyla ilgili söylenmiş ve gerçekten çok hoşuma giden sözlerden de bir demet sunmak istiyorum. Bunları herkesin çerçeveleterek duvarına asması gerek. "İşim var, vaktim yok" diye saçmalamaya ve daha da korkuncu bu saçmalığa kendimiz de inanmaya başlarsak acilen okuyup kendimize geliriz:

-İşinizin çok önemli olduğunu düşünüyorsanız, bu sinirlerinizin ciddi biçimde bozulduğunun en açık göstergesidir.
(Bertrand Russell)

-Mutluluğun formülü, gerektiğinde önemsiz şeylerle meşgul olabilmektedir.(Edward Newton)

-Bitap bırakan günlük yaşam, ancak bir aptalın karşılaşabileceği bir hayat krizidir. (Anton Çehov)

-Eğer boş zamanınız yoksa, ruhunuzu kaybediyorsunuz demektir. (L. P.Smith)

-Kalitenizin ölçüsü, boş zamanlarınızda ne yaptığınızdır.

Medeniyetlerin kalitesi de insanlara sağladığı boş zaman ve bunun kalitesi ile ölçülür.(Irwin Edman)

-Babam bana çalışmayı, fakat işin esiri olmamayı öğretti. Şimdi okumanın, hikaye anlatmanın, şakalaşmanın, konuşmanın ve gülmenin iş kadar; hatta ondan da önemli olduğunu biliyorum. (Abraham Lincoln)

-Boş zamanı iyi değerlendirmek, çok ciddi bir sorumluluktur. (William Russell)

VE BENİM FAVORİM:

"Yeterli zamanım yok deme. Büyük insanların da günleri 24 saattir..."

CAN DÜNDAR

Yorum yok mu ?!!?
Bu mesajdan alıntı yap
Sponsor Links

Grafikerler.net Reklamları

macscream isimli Üye şimdilik offline konumundadır

macscream(31)

Grafiker / Ankara

Alt 26-01-2009 #2
                             Sponsorlu Bağlantılar
Yorum yok mu ?!!?
yorum yapacak zamanın yok bi iş yetiştirmeliyim... Başımı kaşıyacak vaktim yok o derece "İşlerim çok. Başka hiçbir şeye bakamıyorum." boşa çıkarsam söz yazacağım."İşlerim çok. Başka hiçbir şeye bakamıyorum."arty:"İşlerim çok. Başka hiçbir şeye bakamıyorum."arty:
Bu mesajdan alıntı yap
émmst isimli Üye şimdilik offline konumundadır

émmst(31)

Grafiker / İstanbul

Standart
Alt 26-01-2009 #3
Görmemiştim ben yazıyı..Can dündarın yazılarını hep beğenmişimdir..Çok gerçekçi yazar, Yine çok doğru ve gerçek bir yazı..Teşekkurler paylaşım için..
Bu mesajdan alıntı yap
Safari isimli Üye şimdilik offline konumundadır

Safari

Muhammet Ayan

Grafiker / İstanbul

Standart
Alt 26-01-2009 #4
Yorumun için ben teşekkür ederim.
Can Dündar'ın en sevdiğim özelliği ise Ön yargı düşmanı olması..
Bu bana çok şey kattı..
Bu mesajdan alıntı yap
efoja isimli Üye şimdilik offline konumundadır

efoja(37)

Grafiker / İstanbul

Standart
Alt 26-01-2009 #5
Aslında çoğu noktada haklı... ama ben neden yalan söyleyeyim çalışırken işimi bölmeyi sevmiyorum... Merdiven çıkarken sakız çiğnemeyi sevmiyorum evet, yanlışlıkla ayağım kayarsa dilimi ısırabilirim! Bu beni merdiven çıkmaktan bir süre alıkoyabilir zaman kaybı olabilir... İstisnalar ara sıra kaideyi bozabilir... "İşlerim çok. Başka hiçbir şeye bakamıyorum." Teşekkürler ...
Bu mesajdan alıntı yap
wwaslıww isimli Üye şimdilik offline konumundadır

wwaslıww

Öğrenci (Diğer) / Çankırı

Standart
Alt 26-01-2009 #6
gerçekten çok güzel..paylasım için çok saoL"İşlerim çok. Başka hiçbir şeye bakamıyorum."
Bu mesajdan alıntı yap
Safari isimli Üye şimdilik offline konumundadır

Safari

Muhammet Ayan

Grafiker / İstanbul

Standart
Alt 26-01-2009 #7
Rica ederim "İşlerim çok. Başka hiçbir şeye bakamıyorum."
Bu mesajdan alıntı yap
yorgunella isimli Üye şimdilik offline konumundadır

yorgunella

Grafiker / İstanbul

Standart
Alt 29-01-2009 #8
"Yeterli zamanım yok deme. Büyük insanların da günleri 24 saattir..."

CAN DÜNDAR
kesinlikle katılıyorum..
ben birde şu duruma "gıcık" olurum..
yayınevinde çalışıyorum. baya da büyük biyer ve editörlerimiz çok fazla..
sanırım grafikerleri sihirbaz sanıryor olmalılar ki uçuk şeyler bekleyebiliyorlar. mesela..
bir zat-ı muhterem mesai saati meçhul... grafikerinse mesai bitiş saati 7.
neyse efendim editör insan geliyor saat 5, 6 da.. oturuyor grafikerin tabiri caizse tepesine.. hadi şu mizanpajı bitirelim. hadi şu tasarımı yapalım hadi şu reklamı yapalım.. bu akşam baskıya gitmesi gerek film alınması gerek..
e mübarek madem bu kadar acil ne diye saat 5 te gelirsin?
grafiker de insan nası yetiştirsin?
matbaadakiler seni beklemiyorlar ya?
bide monitöre parmakları ile dokunurlar...
sonucu size bırakıyorum. genç yaşta editör katili olmamak eldemi :utann:
zaman zaman.. pek konu dışına çıktım ama fazla dolmuşum "İşlerim çok. Başka hiçbir şeye bakamıyorum."
Bu mesajdan alıntı yap
Safari isimli Üye şimdilik offline konumundadır

Safari

Muhammet Ayan

Grafiker / İstanbul

Standart
Alt 29-01-2009 #9
kesinlikle katılıyorum..
ben birde şu duruma "gıcık" olurum..
yayınevinde çalışıyorum. baya da büyük biyer ve editörlerimiz çok fazla..
sanırım grafikerleri sihirbaz sanıryor olmalılar ki uçuk şeyler bekleyebiliyorlar. mesela..
bir zat-ı muhterem mesai saati meçhul... grafikerinse mesai bitiş saati 7.
neyse efendim editör insan geliyor saat 5, 6 da.. oturuyor grafikerin tabiri caizse tepesine.. hadi şu mizanpajı bitirelim. hadi şu tasarımı yapalım hadi şu reklamı yapalım.. bu akşam baskıya gitmesi gerek film alınması gerek..
e mübarek madem bu kadar acil ne diye saat 5 te gelirsin?
grafiker de insan nası yetiştirsin?
matbaadakiler seni beklemiyorlar ya?
bide monitöre parmakları ile dokunurlar...
sonucu size bırakıyorum. genç yaşta editör katili olmamak eldemi :utann:
zaman zaman.. pek konu dışına çıktım ama fazla dolmuşum "İşlerim çok. Başka hiçbir şeye bakamıyorum."
Katılıyorum sana arkadaşım.. Benim işimde seninkine benzer. Çok sabahladığımı bilirim..
Ama 4 sene öncesinde gündüz değil gece çalışılırmış. Ve grafikerler haftada bir defa duş almaya evlerine gidermiş. Şimdi allahtan böyle değil en azından 9da çıkıyorum ortalama.. "İşlerim çok. Başka hiçbir şeye bakamıyorum."
3 grafikerler günde 30 tane yerel gazete abartmıyorum (bunun sadece 5 tanesi çalışma diğerlerine renk ayrımı yapılıyor ve şablona çekilip film makinasına göre ayarlanıyor) gazete yaptığımızı biliyorum
Ve çok grafiker de yok
4 asıl grafiker
2 yardımcı grafiker
1 stajerle
Ayrıca o zat-ı muhteremlerin en beteriyle bile çalıştım..
Özün sözü bunlar daha göreceklerin karşısında birşey değil
Avantajın ise bayan olmak "İşlerim çok. Başka hiçbir şeye bakamıyorum." belli bi saatten sonra tutamazlar çünkü.

Çok mu konuştum ne "İşlerim çok. Başka hiçbir şeye bakamıyorum."
Bu mesajdan alıntı yap
yorgunella isimli Üye şimdilik offline konumundadır

yorgunella

Grafiker / İstanbul

Standart
Alt 30-01-2009 #10
Katılıyorum sana arkadaşım.. Benim işimde seninkine benzer. Çok sabahladığımı bilirim..
Ama 4 sene öncesinde gündüz değil gece çalışılırmış. Ve grafikerler haftada bir defa duş almaya evlerine gidermiş. Şimdi allahtan böyle değil en azından 9da çıkıyorum ortalama.. "İşlerim çok. Başka hiçbir şeye bakamıyorum."
3 grafikerler günde 30 tane yerel gazete abartmıyorum (bunun sadece 5 tanesi çalışma diğerlerine renk ayrımı yapılıyor ve şablona çekilip film makinasına göre ayarlanıyor) gazete yaptığımızı biliyorum
Ve çok grafiker de yok
4 asıl grafiker
2 yardımcı grafiker
1 stajerle
Ayrıca o zat-ı muhteremlerin en beteriyle bile çalıştım..
Özün sözü bunlar daha göreceklerin karşısında birşey değil
Avantajın ise bayan olmak "İşlerim çok. Başka hiçbir şeye bakamıyorum." belli bi saatten sonra tutamazlar çünkü.

Çok mu konuştum ne "İşlerim çok. Başka hiçbir şeye bakamıyorum."
bu anlattıklarınız daha fenaymış :surprised:
benide bir aralar geç saatlere kadar tutuyorlardı da artık tutamıyorlar :smile:
aslında çok yorucu çok zor bir mesleğimiz var.. bu mesleği sevmesek yaptıramazlar sanırım bu işi.. bir de emeğin karşılığı alınmıyorsa bu çok çok daha kötü işte..
rabbimiz yardımcımız olsun zat-ı muhteremlerin ve zat-ını çok çok çok muhterem sanan zihniyetlerin gazabından "İşlerim çok. Başka hiçbir şeye bakamıyorum."

son olarakta konuşacak o kadar çok şey var ki bence az bile konuşuyoruz "İşlerim çok. Başka hiçbir şeye bakamıyorum."
"sitemlerdeyim :utann:"
Bu mesajdan alıntı yap
Sponsor Links

Grafikerler.net Reklamları

Cevapla

Benzer Konular
Konu Konu Bilgileri Forum Cevaplar Son Mesaj
"Mesh Tool" ile "Mutfak Eşyası çizimini" nasıl yaptım? inceleyin... ilkdilek Illustrator Dersleri 15 02-04-2009 23:30:37
Photoshop Dersleri:"Load Files InTo Stack" Scriptinin Kullanımı Ali Emre Photoshop Dersleri 5 29-11-2008 00:56:09
"Create Fail For Window" Xp'ye flexi5.7'yi kurdum bartinli_cakabo Folyo kesim 2 24-09-2008 23:07:05
Gelene "Come In" Gidene "Go Away" Hades Graficafe 2 24-08-2007 13:12:23

Kapat
Şifremi Unuttum?