Kisisel Gelisim

Temel Tasarım İlkeleri - Kisisel Gelisim ...

Cevapla
Kisisel Gelisim
melek ata isimli Üye şimdilik offline konumundadır

melek ata

Grafiker / Konya

Standart
Alt 09-08-2008 #81
Sponsorlu Bağlantılar

zaman buldukça bu bölümü okumaya çalışıyorum gerçekden güzel paylaşımlarınız var devamını bekliyorum emeginize sağlık
Bu mesajdan alıntı yap
Standart
Alt 09-08-2008 #82
                             Sponsorlu Bağlantılar
Çok güzel açıklanmış, herşey belirlenmiş, tarif edilmiş, tanımlamış, fakat bunları öğrenip bunlara göre davranırsak insanlıktan çıkarız diye düşünüyorum. Zaten başarının formülünü verenler de bunu amaçlıyor olmalılar! Şöyle olmalı, böyle yapmalı vs vs. Bunları düşünüp uygulayan kişi tamamen teknik bir makineye dönüşebilir! Bu ise yaratıcı kabiliyetinin bitmesi anlamına gelecektir. Kendi içinde bir zıtlık barındırıyor aslında.Kisisel Gelisim Hiçkimse sürekli bir başarı grafiği sergileyemez, sergilemek için kendini zorlaması kişiyi mutsuz yapacaktır. Başarı, yaratıcı fikir ve ilham kişinin hesapsız kitapsız bir zihne sahip olmasıyla mümkün. Bu gibi tekniklerle para kazanabilirsiniz fakat gerçek anlamda yaratıcılık sergileyemezsiniz! Zaten reklam-iş dünyası da bunu hedefler. Gerçek sanatı ve yaratıcılığı kaldıramaz.Kisisel Gelisim
Bu mesajdan alıntı yap
P@$@ isimli Üye şimdilik offline konumundadır

[email protected][email protected]

Forumdan Uzaklaştırıldı

Standart
Alt 11-08-2008 #83
Eline sağlık...
Bu mesajdan alıntı yap
majestecan isimli Üye şimdilik offline konumundadır

majestecan

Grafiker / Malatya

Standart
Alt 13-08-2008 #84
Teşekkürler ablacım süper bir konuya değinmişsin; Kendi işimi yapmayı planlıyorum ve bu değindiğin konularla nasıl baş edeceğimi düşünüyor ve bazen gözümü korkutuyor bu yazıdan sonra aklımdaki bir çok soruya cevap bulmuş oldum
Bu mesajdan alıntı yap
moonlight34 isimli Üye şimdilik offline konumundadır

moonlight34(49)

Sanat Yn. / İstanbul

Standart

Ofke Kontrolu

Alt 26-08-2008 #85
ÖFKE KONTROLÜ

Çoğu zaman kişinin kendine olan güvensizliği belirli durumlarda onların aşırı reaksiyon vermelerine neden olur. Bir konu hakkında bilgisi olmayanlar bu açıklarını kapatmak için agresif bir tartışmanın içine atarlar kendilerini. Bu noktada öfke göstermeye başlamak son derece kolay hale gelir.

Eğer birisi sizin bakış açınızı görmeyi reddederse bir vahşi haline gelebilirsiniz. Böyle bir anda ya sizin görüşlerinizi kabul edecektir ya da sonuçlarına katlanacaktır!

Maalesef donanımlı, insanla iletişim konusunda beceri sahibi eleman yetiştirmek hâlâ pek çok yönetici için lafta kalan uygulamalar olmakta.

Herhangi bir arkadaşınızın yapacağı basit bir şaka ya da aile üyelerinizin sizi hedef alan bazı sözleri sizi öfkeye itecek tetikleyiciler olabilir. Size bunu özellikle yaptıklarını düşünebilirsiniz. Belki de aklınızdan kimsenin sizi sevmediğini, sizi kızdırmak için ellerinden geleni yaptıklarını düşünebilirsiniz. Belki akşam işten eve dönerken çok yoğun bir trafikle boğuşmak zorunda kaldınız. Çok öfkelendiniz ama bu eve döndüğünüzde eşinize, çocuğunuza bağırıp çağırarak rahatlamanıza sebep olmamalı.

Öfkenizi kontrol etmeyi öğrenmelisiniz. Çünkü bu öfkenin sonucunda davranışlarınızın neler olabileceğini tahmin edemeyebilirsiniz. Öncelikle REAKSİYON VERMEYİN. Bunun yerine DURAKLAYIN-DÜŞÜNÜN ve HAREKETE GEÇİN. Öfkelendiğiniz anda eğer müsait bir yerde iseniz öncelikle yüzünüzü yıkamanızı tavsiye ederim. Bu fiziksel anlamda gerginliğinizin azalmasına yardımcı olacaktır. Öfkelenmenize neden olan olayı düşünün. Bu olayda sizi neyin kızdırdığını düşünün. Bunun sizi neden kızdırdığını düşünün. Böyle bir durumda neler yapabileceğinizi ve sonuçlarının neler olabileceğini düşünün. Bunları kendinize yakın bulduğunuz arkadaşlarınızla konuşup tartışabilirsiniz.

Unutmayın ki davranışlar duyguların, duygular da düşüncelerin etkisinde ortaya çıkar. O yüzden her davranışınızın temelinde yatan düşünceleri sorgulamanız öfkenizin kontrolünde bir adım daha atmanıza yardımcı olacaktır.

Sevgiyle kalın.

(Necmi Erfidan'dan alıntıdır.)
Bu mesajdan alıntı yap
moonlight34 isimli Üye şimdilik offline konumundadır

moonlight34(49)

Sanat Yn. / İstanbul

Standart

Mutlu olmak ıcın

Alt 26-08-2008 #86
MUTLU OLMAK İÇİN


Mutlu olmak elinizdedir. Olumluluk Psikolojisi alanında devam eden araştırmalar mutlu insanların davranış şekillerini ve düşüncelerini belirlemeye yardımcı oluyor.

Son araştırmalara göre genleriniz mutluluk seviyemizin %50'sinden sorumlular. Hayatımızdaki şartlar da %10'luk bir kısmı oluşturuyor. İyi haber ise kalan %40'ın bizim yaptığımız seçimlere bağlı olmasıdır. İlave olarak araştırmalar hedeflerinize ulaşmak ve mutlu yaşamak için potansiyelinizi en üst düzeye çıkarmada gerekli faktörleri ve becerileri belirlemektedir. Bu önemlidir çünkü mutlu olduğunu hissetmenin faydaları çoktur. Bunlardan bazıları:

* Daha sağlıklı olmak ve daha uzun yaşamak
* Daha iyi ilişkilere sahip olmak
* Daha fazla enerjiye sahip olmak
* Yeni şeyler öğrenmek için daha hevesli, istekli olmak
* Daha fazla para kazanma

"The How of Happiness" kitabında (200Kisisel Gelisim Sonja Lyubomirsky nasıl yaptığınızın ve nasıl düşündüğünüzün yaptığınız seçimleri nasıl etkilediğini tartışır. Yaptığınız günlük seçimler mutluluğunuzun kontrol altındaki %40'lık alanına denk geldiğinden hangi seçimlerin mutluluk seviyenizi arttıracağını bilmek önemlidir. İnsanların hangi seçimleri yaparak mutlu olduklarını görünce şaşırabilirsiniz. Aşağıdaki listeyi kontrol edin ve kendinizi daha mutlu hissetmek için kendi listenize eklemek isteyecekleriniz olabilir mi diye bakın. Mutlu insanlar mümkün olduğunca aşağıdakilerin çoğunu yaparlar:

* Ailenize ve arkadaş çevrenize zaman ayırın. Bu ilişkileri güçlendirin ve keyif alın.
* Sahip olduklarınız için şükretmekten çekinmeyin.
* İş arkadaşlarınıza veya yabancılara, karşılık beklemeden yardım edin
* Gelecek ile ilgili planlar yaparken iyimserliği elden bırakmayın ve bunun pratiğini sık sık yapın.
* Şimdiki zamanın, içinde bulunduğunuz anın keyfini çıkarmayı ihmal etmeyin.
* Düzenli egzersiz yapmayı ihmal etmeyin.
* Kendinize Yaşam boyu sürecek hedefler ve istekler belirleyin
* Zorlu zamanlarda esnemeyi, elastiki olmayı becerin.

Mutlu hissetmenin ödülünü alabilmek için başlayacak bir yer bulmak önemlidir. Kuvvetli yanlarınızı ve sizin için nelerin önemli olduğunu düşünün. Mutluluk seviyenizi yükseltmek için listedeki her şeyi yapmak zorunda değilsiniz. Sizin işinize yarayacak, size uygun bir veya iki strateji belirlemek en iyisidir.

Bu listeyi sizin işinize hangisi yarayacak diye kullanabilirsiniz. Sonra işinize yarayabilecek 1-2 stratejiyi günlük hayatınıza uygulamaya ne dersiniz? Bu başlarda biraz çaba isteyebilir. Etrafınızda yaptığınız seçimler konusunda size destek olacak insanların bulunmasına dikkat edin. Bu eşiniz, bir arkadaşınız ya da yaşam koçunuz olabilir. Mutluluğun nimetlerinden faydalanmaya başlayın.

(Necmi Erfidan'dan alıntıdır)
Bu mesajdan alıntı yap
moonlight34 isimli Üye şimdilik offline konumundadır

moonlight34(49)

Sanat Yn. / İstanbul

Standart

Yeni Yoneticilere Ipuclari

Alt 26-08-2008 #87
YENİ YÖNETİCİLERE İPUÇLARI


Tebrikler, İnsan Kaynakları Bölüm Müdürü sizi çağırdı ve Müdür olduğunuzu müjdeledi. Öncelikle geçmişte gösterdiğiniz başarılı performansları düşünün ve bu anın keyfini çıkarın. Muhtemelen, hemen hemen aynı anlarda içten içe bir endişe de içinizi kaplamaya başlayabilir. "Peki şimdi ne yapacağım ben?" diye hafif bir korku duyabilirsiniz. Burada başarılı olmanız ve yeni yönetici rolünüze çabucak uyum sağlamanız için yardımcı olabilecek birkaç ipucu vereceğim:

1) Sizin için çalışanların performanslarının sorumluluklarını almaktan çekinmeyin. Unutmayın siz artık bu takımın liderisiniz, onlar sizin rehberliğinize ihtiyaç duymaktalar. Bu noktadan itibaren onların gelişimi sizin işinizdir. Nitekim önce işiniz ile ilgili tüm bildiklerinizi onlara öğreterek başlamanızı öneririm. Sizin işinizi alacak kişileri eğitmeniz üstlerinizin takdirini kazanacaktır. İleride sizin için terfi imkanı olduğunda sizin işinizi alıp yürütebilecek sağlam elemanlar olduğunu bilmek herkese garanti ve huzur verecektir.

2) Hem kişisel hem de profesyonel hedeflerinizi belirlemek için kendinize zaman verin. Muhtemelen zamanında bir hedefiniz olduğu için şu an yönetici pozisyonundasınız. İşte bu yüzden şimdi yeni hedefler belirlemek için durmamalısınız. Geleceğiniz için dikkatlice düşünün. Hedeflerinizi gözden geçirmeye ve güncellemeye şimdiden başlamalısınız.

3) Problemli durumları belirlemeye ve çözümleri formüle etmeye hemen bugün başlayın. Problemlere alışana dek beklemeyin. Hemen harekete geçin ve gereken değişiklikleri yapın. Hedeflerinize ulaşmak için proaktif olun.

4) Otorite konusunda sebatkar olun. Dün beraber çalıştığınız insanlar bugün size bağlı olabilir. Yarınki ilişkileriniz asla aynı olmayacaktır. Kararlı olun, beklentileri ve her bir takım üyesinin iş gereksinimlerini düzenleyin, belirleyin. Onlardan ne beklediğinizi anlamalarını sağlayın. Hala arkadaş olarak kalabilirsiniz ama artık "kanka sohbetlerine" yer yoktur.

5) Bütün kaynaklarınızın farkına varın. Size bağlı her bir çalışanın beceri envanterini çıkartın. Her birinin güçlü olduğu ve geliştirilmesi gereken alanları nelerdir? Güçlerini kullanacak şekilde örgütlenin ve ihtiyaç duydukları alanlarda gelişmelerini sağlayın. Karşılaştığınız her problem veya proje için ekibinizi hazır tutun. Emin olun, personeliniz hazırsa karşınıza çok fırsat çıkacaktır!

Şüphesiz müdür olmak için pek çok kriter gerekiyor ama bu yukarıda saydıklarımız kritik ve ilk günden değerlendirilmesi, başlanması gerekenler. Bunları yaparak yöneticiliğe geçişinizi çok daha kolaylaştırabilir ve kariyer geleceğinize yatırım yapabilirsiniz.

(Necmi Erfidan'dan alıntıdır)
Bu mesajdan alıntı yap
moonlight34 isimli Üye şimdilik offline konumundadır

moonlight34(49)

Sanat Yn. / İstanbul

Standart

Basarinin Sirri

Alt 26-08-2008 #88
BAŞARININ SIRRI

Çok çalışmasına rağmen neden başarılı olamadığını merak eden pek çok arkadaşımız, tanıdıklarımız olmuştur hayatımızda. Bazen geceler boyunca mesailere kalınmış, bazen de tatillerden vazgeçilmiştir. Ama nedense emeklerinin karşılığını alamamışlardır.

Siz hiç bugün maratona başlayıp yarın dünya şampiyonu olan bir sporcu gördünüz mü? Her zaferin, her başarının arkasında mutlaka uzun ve sürekli çalışmanın izlerini fark edersiniz dikkatli baktığınız zaman. Tabii ki burada amaçsız, plansız, yönsüz çalışmalardan bahsetmiyoruz. Zaman zaman rastlantısal bazı başarılar elde ediyor olabiliriz ama bunlar gelip geçici başarılar olacaktır. Unutmayınız ki durmuş saatler de günde iki kez doğru zamanı gösteriyor. Aynı davranışları sergileyip farklı sonuçlar ummak pek akılcı bir durum olmasa gerek.

Öncelikle uzun ve kısa vadeli hedeflerimizi belirlememiz gerekiyor. Daha sonra da bu hedeflere ulaşmamızı sağlayacak hareket planımızı oluşturmalıyız. Adımlarımızı planlamalı ve bunları kendi içerisinde öncelik, basitlik, zaman senkronizasyonu gibi alt başlıklar altında sıralamalıyız.

Hedeflerinizi yazın. Hedefleriniz mutlaka yazılı olsun. Nereye ulaşmak istediğinizi açık ve net olarak yazın. Zaman zaman da hedeflediğiniz noktada bir değişiklik olup olmadığını kontrol edin. Çünkü ekonominin, iş hayatının, sosyal yaşantının şartları sürekli değişiyor, siz de hedeflerinizi bu doğrultuda revize etmelisiniz.

Hedeflerinizi ufak parçalara ayırın. Bütüne baktığınızda ümitsizliğe kapılabilirsiniz. Belki daha önce hiç başarılamamış bir şeyi başaracaksınız. 1912 yılında 100 metre rekoru 10.6 saniye iken 1968 yılında 9.9 saniye oldu. Sonraki yıllarda ise bu rekor birkaç defa kırıldı. Peki ne oldu da insanlar 10 saniyenin altına inmek için 56 sene bekledi. Çünkü birisinin bu rekoru kırması diğerleri için de cesaret verdi. Bu işi yapılabilir kıldı. Sihirli kelime "cesaret!" Hedeflerinizi mümkün olduğunca parçalara ayırın ve önce en kolaylarından başlayarak zor hatta imkansız denenlere doğru ilerleyin. Birer birer gerçekleştiklerini gördükçe moraliniz yükselecek, kendinize olan güveniniz artacak ve en önemlisi bütün mental blokları yıkmış olacaksınız.

Sürekli çalışın. Çalışmalarınız sürekli olsun. Sürekli ve sistemli çalışmalar her zaman başarılı olmanızı sağlayacaktır, tabii nereye doğru yol aldığınızı bilmeniz kaydıyla. Dümensiz bir yelkenliye esecek kuvvetli rüzgar onu kayalara da savurabilir. Adım adım ve sürekli çalışmayı asla bırakmayın. Her gerçekleştirdiğiniz ufak hedefler için kendinize ve takım arkadaşlarınıza küçük hediyeler verin. Sonunda elde edeceğiniz büyük hediye için bunlara değer inanın.

Her başarının altında sürekli, sabırlı, planlı, düzenli bir çalışma yatıyor. Başarının sırrına vakıf olanlardan olmanız umudu ile...

(Necmi Erfidan'dan alıntıdır)
Bu mesajdan alıntı yap
moonlight34 isimli Üye şimdilik offline konumundadır

moonlight34(49)

Sanat Yn. / İstanbul

Standart

Hayata tebessumle bakmali

Alt 26-08-2008 #89
HAYATA TEBESSÜMLE BAKMALI

Hayat akışımız, bizi her ne kadar belirli yerlere götürmüş olsa da, bir gün bir şekilde yolun kenarında eskiyi yansıtan çocukluğumuza gidebiliyoruz. Yaşımız ve mevkiimiz ne olursa olsun gün gelipte bir gün geçmişimizle konuşabiliyoruz. Bakın o anlardan birine çok güzel bir örnek;

Ünlü basketbolcu Hidayet Türkoğlu eşiyle birlikte Eminönü'de geziyordu. Önce akvaryumcuları dolaştılar, Kapalıçarşı, Nuriosmaniye, Yerebatan Sarnıcı, Ayasofya, Sultanahmet, Topkapı Sarayı, Gülhane Parkı derken Yeni Cami'nin önüne kadar geldiler. Orada bağıra bağıra simit satan bir çocuk vardı. Basketbolcu birden durakladı. Sonra simitçiye yaklaştı:

- Simit'in kaça koç ?
- 300 bin abi. Çıtır çıtır.
- Tezgahta kaç simit var ?
- 70-80 tane var herhalde...
- Hepsini alsam ne tutar ?
- Seksen desek 24 milyon.
- Al sana 30 milyon... Farzet ki hepsini aldım...
- Sağol abi... sağol...

Basketbolcu üç onluk çıkartıp simitçinin önüne bıraktı. Eşi şaşkındı. Üç beş adım yürümüşlerdi ki eşine yaklaşıp fısıldadı.

- Hidayet sen deli misin ?
- Yooo
- Peki yemediğimiz simitlerin parasını niye verdin ?
- Boşver sorma.
- Diyelim ki soruyorum. Hem de ısrarla soruyorum.
- Öyleyse söyleyeyim.
- Lütfedersiniz beyefendi.
- Tablanın kenarı dikkatini çekti mi ?
- Hayır.
- Baksan görecektin. Tahtaya bir isim kazınmıştı.
- Nasıl bir isim ?
- Hidayet !
- Yoksa ?
- Evet o tezgah, eskiden benimdi.

Bu hikayeyi Hidayet Türkoğlu katıldığı bir programda kendisi anlatmıştı. Türkoğlu yıllar sonra kendi çocukluğunu bir an da olsa o an tekrar yaşamıştı.

Melvin D. Saunders bir makalesinde; "Aslında yaşam düşündüğümüzden daha zor. Parasızlık, kötü geçen çocukluk ya da çevremizdeki diğer insanlar dış etken olarak insanın kişiliğini etkiler. Ama tüm olumsuzluklara rağmen kötü başlangıç yapıp sonra da istikrarlı, mutlu bir yasam kuran insanlar da vardır. Bu kişiler kendini yetiştirmenin ve sürekli geliştirmenin faydalarını fark etmiş, öğrenmiş insanlardır. Kişi kendini tanıma sürecini geliştirdikçe aslında içinde bulunduğu konumu veya durumu ile ilgili gerçeğin tamamen kendi bilinçli, içgüdüsel veya tepkisel seçimlerinden kaynaklandığını fark eder" der.

"Yaşamak yavaş yavaş doğmaktır" der St.Exupery. Yaşantımızın her evresinde tekrar tekrar doğmak, yapılan kıyasıya yaşam mücadelesi sonunda yinede özüne sahip çıkmak…

Gün geldiğinde illaki hepimiz belirli yollardan geçeceğiz. Yaşamı anlamlı kılan bir an da olsa hoş bir tebessümle anımsayabilmek o geçmiş güzel anıları. Olumsuzu yaşamış olsak dahi olumluya çevirmeye çalışan güzel çırpınışlarımızı.

Ali Poyrazoğlu'nun mizahi üslubuyla belirttiği hayat hikayesi her yaşın kendine özgü anlamını çok güzel ve farklı bir hoş üslupla ifade etmekte.

"Şunları bir araya toplayayım.
Bir güzel muhabbet edelim" diye düşündüm.
Mutfak işinden de anlarım.
Donattım sofrayı.
Bayağı uğraştım.
Hepsinin, ayrı ayrı ne yemekten, ne içmekten hoşlandığını iyi bilirim.
Bayağı da para gitti.
Birinin yediğini öbürü yemez.
Ötekinin içtiğini beriki içmez.
Dört kişilik sofra kurdum.
Mumları da yaktım. Bak hepsi Erick Satie severdi. Hatırladım.
Müziği de ayarladım. Geldiler.
20 yaşında ben, 35 yaşımda ben, 40 yaşımda ben ve bugünkü ben dördümüz.
Birden yirmi yaşımı, otuz beş yaşımın karşısına oturttum.
Kırk yaşımın karşısına da ben geçtim.
Yirmi yaşım otuz beş yaşımı tutucu buldu.
Kırk yaşım ikisinin de salak olduğunu söyledi.
Yatıştırayım dedim.
"Sen karışma moruk" dediler. Büyük hır çıktı.
Komşular alttan üstten duvarlara vurdular.
Yirmi yaşım kırk yaşıma bardak attı.
Evin de içine ettiler. Bende kabahat.
Ne çağırıyorsun tanımadığın adamları evine.
Ömür dediğin üç gündür, dün geldi geçti, yarın meçhuldür.
O halde ömür dediğin bir gündür, o da bugündür.. "

Sevgiler,

(Funda Taşdemir'den alıntıdır)
Bu mesajdan alıntı yap
moonlight34 isimli Üye şimdilik offline konumundadır

moonlight34(49)

Sanat Yn. / İstanbul

Standart
Alt 26-08-2008 #90
RİSK ALMAYI SEVERİM!

Var mısın? Yok musun?

Tek bir cevabı var, ancak iki seçenekten birini seçeceksin. Evet, varım, ya da hayır, yokum.
Ben risk almayı severim. İşte bu bir seçim.
Risk alırım da önce ne için risk aldığımı bilmeliyim dedi bir arkadaşım. Elbette bilmelisin ve ne elde etmek istediğine karar vermelisin aldığın risk sonunda. Sonunda ulaşmak istediğin bir hedefin yoksa neden risk alasın.


Risk almalı mıyız?

Ben hayatın her alanında risk alıyorum, siz de alın, diyorum ama nasıl?
Kişinin temel kişilik yapısı düşünce yapısını belirler, kişi ne düşünüyor ve nasıl düşünüyorsa duygu ve davranışları ile düşündüklerini ortaya koyar.
Aristo “Sürekli yaptığımız şey neyse, biz de oyuz. O halde mükemmellik bir eylem değil, bir alışkanlıktır.” diyen sözü ile bu düşünceyi çok açık ortaya koyar.

Kendine güveni olan, kendine saygı duyan ve sorumluluk alan insan risk alır, KİM olduğunu, NE istediğini ve istediklerine NASIL ulaşacağını bilir. Ne istediğine odaklanır. Başarı, başaracağına duyulan inanç ile gelir.

Son yıllarda iş dünyasında kullanılan, yetkinlik olarak kazandırılmak istenen “proaktif düşünmek”, sorumluluk alan, kendi değer ve inançları doğrultusunda davranan, risk alabilen, birey olarak davranışlarının sorumluluğunu üstlenen aktif ve etkin insanı tarif eder. Proaktif kişinin kendine güveni öne çıkar, kendi kendine motivasyonu yüksektir, girişkendir.

Akılla birlikte duygularını da doğru kullanan kişi risk alır. Kendini tanıyan, duygu ve düşüncelerinin farkında olan, güçlü ve geliştirmesi gereken yönlerini bilen kişi kendi duygu, düşünce ve davranışlarını etkin yönetebilir. En önemli farkı yaratanın öncelikle kendini yönetmesi olduğunu bilir.


Yaratıcılık ve yenilikçilik için de risk almak gerekir.

Belirsizliğin, tehlikenin ve riskin bulunduğu konular yaratıcı kişiler için çekim kaynağıdır. Bu eğilim yaratıcı kişilere doğal gelir. Yaratıcı insan merak eder, öğrenmek ister ve risk alarak daha önce yapılmamışı düşünür. Farklı görüş ve davranış sahibi kişiler yeni fikirler geliştirir.

Cesaret ve kararlılık da risk almayı kolaylaştırır. Cesur kararlarla risk almak ve sorumluluk yüklenmek kişileri yönetici ve lider pozisyonlara götürür.


Başarılı olmak için risk almalı, almalı elbette, ama nasıl?

Başarı ve gelişim için riskten bahsettiğimizde hesapsızca, macera için kendini riske atan kişiden değil, merak, coşku, araştırma, bilgi ve birikimle oluşmuş algılama ve yorumlama yetenekleri ile risk alan kişiden bahsediyorum.

Kişinin öncelikle kendini iyi tanıması gerekir. Bu nedenle kişisel SWOT yapmalarını, kuvvetli ve zayıf yanlarını, yaşamlarındaki fırsatları, kaynakları ve tehlikeleri önceden görmeleri keşif sürecini hızlandırıyor ve kendimiz ile ilgili daha çok şey bilmemizi sağlıyor.

Bu konuda testler ve envanterlerden yararlanmanızı öneririm. Bu analizlerle amaç, kişinin bakış açısı, karakter özellikleri, amaç ve hedefleri, değerleri, korkuları, tehditleri, olanakları, kaynakları açısından kendisini keşfetmesini sağlamak ve elimizdeki bilgi, duyduğumuz istek ile harekete geçmesini sağlamaktır.

Kişisel SWOT analizi yaparak, değerlerimizi keşfedip, beceri ve yeteneklerimizi ortaya çıkartıp, yüreğimizi dinleyip aklımız ile yolculuk planı oluşturabiliriz. Bu bizi riskli yolculuklara hazırlar.


Hayatın her alanında risk alabilme davranışı öğrenilebilir mi?

Birçok davranış ve alışkanlık gibi risk almak da öğrenilebilir. Ancak burada ben risk almak değil de, etkin ve aktif kişi olmak öğrenilmeli diyorum. Yaşamı istediğimiz gibi sürdürmek ve hedeflerimize ulaşmak risk almayı gerektiriyorsa var olan kaynaklarımız ve eylem planımız doğrultusunda risk almalı ve gereken yapılmalı, tüm bunlar kişinin kendi seçimi olmalıdır.

Bugün kim olduğumuz, ne yaptığımız dünkü tercihlerimizin sonucudur. Yarın kim olacağımız, BUGÜNKÜ KARARLARIMIZIN, seçimlerimizin ve çabalarımızın sonucu olacaktır. HER İNSAN KENDİ HAYATININ MİMARIDIR. Herkes zihninin iç yaklaşımlarını değiştirerek, yaşamının dış özelliklerini değiştirebilir.

KENDİNİZİ KEŞFEDİN ve HAREKETE GEÇİN…


Sözlerimi çok sevdiğim bir şiirle bitirmek istiyorum…

An’lar
Eğer yeniden başlayabilseydim yaşamaya,
İkincisinde daha çok hata yapardım.
Kusursuz olmaya çalışmaz, sırtüstü yatardım.
Neşeli olurdum ilkinde olmadığım kadar,
Çok az şeyi,
Ciddiyetle yapardım.
Temizlik sorun bile olmazdı asla.
Daha çok riske girerdim.
Seyahat ederdim daha fazla.
Daha çok güneş doğuşu izler,
Daha çok dağa tırmanır, daha çok nehirde yüzerdim.
Görmediğim birçok yere giderdim.
Dondurma yerdim doyasıya ve daha az bezelye.
Gerçek sorunlarım olurdu, hayali olanların yerine
Yaşamın her anını gerçek ve verimli kılan insanlardandım.
Yeniden başlayabilseydim eğer...
Yalnız mutlu anlarım olurdu.
Farkında mısınız bilmem; yaşam budur zaten.
Anlar sadece anlar.
Siz de sadece anı yaşayın.
Hiçbir yere yanında su, şemsiye ve paraşüt almadan,
Gitmeyen insanlardandım ben.
Yeniden başlayabilseydim eğer, hiçbir şey taşımazdım.
Eğer yeniden başlayabilseydim,
İlkbaharda pabuçlarımı fırlatır atardım.
Ve sonbahar bitene kadar yürürdüm çıplak ayaklarla.
Bilinmeyen yollar keşfeder, güneşin tadına varır,
Çocuklarla oynardım, bir şansım olsaydı eğer.
Ama işte seksen beşindeyim ve biliyorum, Ölüyorum…
BORGES

(Yasemin Sungur'dan alıntıdır)
Bu mesajdan alıntı yap
Cevapla

Tags
ozgecmis cv ornegi, ozgecmis, motivasyon, marka, liderlik, kriz oncesi, kisisel gelisim, kariyer dergi, karar verme, isten cikarma, is gorusmesi, imaj, ekip calismasi, dinleme, dilara kantemir toros, degisim, beden dili, basari, anlamak, pazarlama, profesyonellerle calismak, psikoloji, sihirli degnek, stres, toplanti, yeni yil, yoneticilik, zaman

Benzer Konular
Konu Konu Bilgileri Forum Cevaplar Son Mesaj
Kisisel Deneme sadikerdogann Edebiyat 6 27-08-2009 15:54:56
Yeni Kisisel Logo'm MEMO-LINE Logo Tasarımları 18 10-01-2009 21:56:47
Kisisel Logo Calismam MEMO-LINE Logo Tasarımları 7 05-04-2008 01:33:34

Kapat
Şifremi Unuttum?