Kurumsal kimlik tasarımlarınızı cüzzi rakamlarla yapabilirim.. - Türkiye Geneli

Sonuçlanan İlanlar - Kurumsal kimlik tasarımlarınızı cüzzi rakamlarla yapabilirim.. - Türkiye Geneli ...

 
Kurumsal kimlik tasarımlarınızı cüzzi rakamlarla yapabilirim.. - Türkiye Geneli
Nur isimli Üye şimdilik offline konumundadır

Nur

Hiç Biri / Yurtdışı

Standart
Alt 07-09-2011 #11
Sponsorlu Bağlantılar

Bu dediklerinizin üzerine söylenecek o kadar çok şey var ki..

Yazıp vaktimi harcamalı mıyım diye düşünmedim değil..

Grafik sanatı bir çok alanı kapsayan, bilgi birikimi, yetenek, fikir ve uygulama alanlarında kişilerin kendinisini eğitmesi gerektiği bir sanat ve iş dalı.

Bir grafiker alaylı veya mektepli olsun farketmez, mesleğinde gerçek anlamda pırıltılı işlere imza atabilecek kapasiteye gelene kadar (bu bitmeyen bir süreç tabi) kendisini bilgi birikimleriyle donatmalıdır.

Kendine yaptığı yatırımı göz önüne alarak (buna okul masrafları, kurs harcamaları, gittiği sergiler, okuduğu kitaplar, izlediği filmler, geziler vs... kısaca özünde hayatı, sanatı, içinde bulunduğu ülkeyi, dünyayı, kendini ve diğerlerini tanımaya yönelik, herhangi birinin de yapması gerektiği gibi kendisini yetiştirmesi) sıradan bir meslek dalının içinde bilmesi/yapması gerekenlerden fazla bir donanıma sahip olması gerekebileceğini göz ardı etmemelidir.

Bir berber zanaatını öğrenir, (ki artık zamanımızda Ekspres berberler işbaşında) 5,00 TL'ye 10 dakikada saç keser. Bir günde ne kadar saç keserse yevmiyesi o dur.

Bir ayakkabı boyacısı en düşük 1 TL den, en yüksek 5 TL ye kadar ayakkabı boyar. Günde ne kadar ayakkabı boyarsa yevmiyesi o dur.

Bir badanacı 120 m2 bir evin boyasına işçilik olarak; 500 tl ile 750 tl arasında fiyat biçer.

Ve bu liste uzar gider..

Peki bir fikir ne kadardır? Veya bir fikri gerçeğe dönüştürmenin bedeli nedir?

Herkes orjinal bir fikir üretebilir mi?

O fikri üretebilmek için nasıl bir birikim gereklidir?

Kaldı ki ülkemizde zaten önemsenmiyor, çalınıyor, esinleniliyor. Yeterince ayağa düşmüş durumda.
Murat VARDAR isimli Üye şimdilik offline konumundadır

Murat VARDAR(46)

Hiç Biri / Bursa

Standart
Alt 07-09-2011 #12
                             Sponsorlu Bağlantılar
kesinlikle haklı olabilirsiniz.. ama birde şu yönden bakın sanal alemde herkes birbirine yardımcı olmak amaçlı tanışıyo ve kaynaşıyo arada grafiker arkadaşlarımızda parasını kazanıyo peki bir logoya 40-45 dakika uğraşıp 150-200 lira paha biçmek sizcede adil mi ? Bana soracak olursanız piyasa değerini gerçekten biraz düşürülmesi lazım ki insanlar bu işi grafikerlere bıraksın.Artık insanlar tasarımlara o kadar para vermek yerine kendi derme çarpma yaptığı bir çalışmayı kullanmayı tercih ediyor.Sonrada insanlara kızıyoruz programı bulan tasarım yapıyo diye..Biraz daha cüzzi rakamlar oynasa piyasada ozaman her grafiker para kazanacak ve herkesin profesyonel logoları olacak insanlar tasarıma para vermekten korkmayacaklar. Saygılar..
bu işten geçimini sağlayan, vede bu işi başka bir amaç için yapmamış/yapmayan bu mesleğe olan saygımdan dolayı cevap verme hakkımı kullanmak isterim.....

tube_erd, volkan tekin, martin78 ve nur ; söylediklerinize % 100 katılıyorum ama napalım konu sahibi arkadaşımız gözünü ve kulağını kapatmış (şahsi fikrim), işitmeyen vede görmeyen zkntrkkn, bu şekilde sağlıklı vede başarılı bir mesleki kazanımınız olmaz, çayın taşı ile, çayın kuşunu vurmak nereye kadar? hobiden öteye de geçemezsiniz, bakın geçenlerde bir konu paylaştım belki sizede faydası olur aşağıda konunun adresi var;

Delfi'deki ünlü tapınakta Sokrat'ın su sözü yer alır :

" İnsan Kendini Tanı "Kendini tanımak, şu anda olduğumuz noktayla olmak istediğimiz nokta
arasındaki yoldur. Kendini tanımak, kendimizi nasıl gördüğümüz ile
başkalarının bizi nasıl gördüğü arasında ki o ince çizgi anlamına gelir.

Bilmediklerimi, ayağımın altına alsaydım, başım göğe değerdi! ne mükemmel bir düşünce ...

--------------------------------------------------------------------------------

Tasarıma Başlamışsın! Hadi Hayırlısı Olsun! -Bunu da Okumalısın!
yazarcizer isimli Üye şimdilik offline konumundadır

yazarcizer

Grafiker / Kocaeli

Standart
Alt 07-09-2011 #13
Bu dediklerinizin üzerine söylenecek o kadar çok şey var ki..

Yazıp vaktimi harcamalı mıyım diye düşünmedim değil..

Grafik sanatı bir çok alanı kapsayan, bilgi birikimi, yetenek, fikir ve uygulama alanlarında kişilerin kendinisini eğitmesi gerektiği bir sanat ve iş dalı.

Bir grafiker alaylı veya mektepli olsun farketmez, mesleğinde gerçek anlamda pırıltılı işlere imza atabilecek kapasiteye gelene kadar (bu bitmeyen bir süreç tabi) kendisini bilgi birikimleriyle donatmalıdır.

Kendine yaptığı yatırımı göz önüne alarak (buna okul masrafları, kurs harcamaları, gittiği sergiler, okuduğu kitaplar, izlediği filmler, geziler vs... kısaca özünde hayatı, sanatı, içinde bulunduğu ülkeyi, dünyayı, kendini ve diğerlerini tanımaya yönelik, herhangi birinin de yapması gerektiği gibi kendisini yetiştirmesi) sıradan bir meslek dalının içinde bilmesi/yapması gerekenlerden fazla bir donanıma sahip olması gerekebileceğini göz ardı etmemelidir.

Bir berber zanaatını öğrenir, (ki artık zamanımızda Ekspres berberler işbaşında) 5,00 TL'ye 10 dakikada saç keser. Bir günde ne kadar saç keserse yevmiyesi o dur.

Bir ayakkabı boyacısı en düşük 1 TL den, en yüksek 5 TL ye kadar ayakkabı boyar. Günde ne kadar ayakkabı boyarsa yevmiyesi o dur.

Bir badanacı 120 m2 bir evin boyasına işçilik olarak; 500 tl ile 750 tl arasında fiyat biçer.

Ve bu liste uzar gider..

Peki bir fikir ne kadardır? Veya bir fikri gerçeğe dönüştürmenin bedeli nedir?

Herkes orjinal bir fikir üretebilir mi?

O fikri üretebilmek için nasıl bir birikim gereklidir?

Kaldı ki ülkemizde zaten önemsenmiyor, çalınıyor, esinleniliyor. Yeterince ayağa düşmüş durumda.
Budur işte, helal olsun...

Tasarımcı, uygulamayı bilen ve kendinden isteneni uygulayan kişi değildir; düşünen, yorumlayan ve çözüm geliştiren kişidir. Önündeki projeyi biçimlendirirken, dünyayı ve yaşamı da biçimlendirmektedir. Bunu yapabilmek için dünyayı ve yaşamı tanımak zorundadır ve onlara karşı sorumluluk taşır.

Üretimde hangi kaynakların, ne ölçüde kullanılacağını tasarımcı belirler. Bunu belki tek başına yapmaz ama karar vericileri etkilemek için güçlü bir silaha sahiptir: Tasarımın büyüsüne!

Bir grafik tasarım yaptığınızda, onun iletileceği insanların değerlerine ve kültürüne karşı sorumluluğunuz vardır. O kültürün içine doğdunuz, onunla biçimlendiniz ama onu siz yaratmadınız. Dolayısıyla, tahrip etme hakkına sahip değilsiniz. Zedelemeden, eksiltmeden, kendinizden sonrakilere iletmekle yükümlüsünüz.

O tasarıma harcanacak paraya karşı sorumluluğunuz vardır. Fakirleştirilmiş ve borçlandırılmış bir ülkenin tasarımcısı olduğunuzu unutmamalısınız. Tasarladığınız şeyin basılması için harcanacak her kuruş -özellikle ithal malzeme kullanıyorsanız- ülkenizin borcunu biraz daha artırıyor.

O tasarımın basılması için harcanacak malzemeye karşı sorumluluğunuz vardır. Tasarladığınız kataloğun kâğıdını üretmek için kesilen ağaçlar yalnız size ait değildi. Kuşlara, sincaplara, böceklere de aitti. O ağaçların üzerinde artık yaşayamayacak, onların ürettiği oksijeni artık soluyamayacak olan her canlıya karşı da siz sorumlusunuz...

Burada sayılamayacak kadar çok sorumluluk gerektiren bir meslek, burada sayılamayacak kadar çok bilgi gerektirir. Tasarım, renklerle çizgileri bir araya getirip insanlara beğendirmekten çok daha fazla bir şeydir. Dolayısıyla, tasarım öğrencisi de biçimler oluşturmaktan çok daha fazlasını öğrenmelidir.


http://www.bakdergisi.com/interviews/9/ilhan-bilge

Tasarımcıların sosyal ve kültürel sorumlulukları hakkında ne düşünüyorsunuz?

Sosyal sorumluluklarımız var, kültürel sorumluluklarımız var, insanların evlerine götürdükleri ekmeklere karşı sorumluluklarımız var. İyi tasarım yaparsak ürünler satılacak, yapmazsak satılamayacak. Geçimini o işe bağlamış insanlar geçinecek ya da geçinemeyecek.

Rakipleri etkileyeceğiz, gündelik hayatı etkileyeceğiz, insanların zevkini değiştireceğiz, daha iyiye ya da daha kötüye götüreceğiz. Dili bozacağız ya da canlandıracağız. İnsanların ürünü kullanım şeklini değiştiriyoruz. Diş macununu diş fırçasının üzerine ne kadar sıkacağını tarif ediyoruz. Az mı tüketecek çok mu, bunu dahi etkiliyoruz. Bir sakız kutusunun biçimi, sakızın ne sıklıkla çiğneneceğini belirliyor. Daha kolay açılan, tek elle bile açılabilecek bir ambalaja konulduğunda, insanlar daha sık sakız çiğneyebilir.


Oturduğunuz koltuklar nasıl oturacağınızı belirliyor. Taburede farklı, alçak bir koltukta farklı, yüksek arkalıklı bir koltukta farklı oturuyorsun. Arkana mı yaslanacaksın, ayak ayak üzerine mi atacaksın, bunu o koltuğun tasarımı belirliyor.

Tasarım dünyayı biçimlendiriyor. O yüzden sorumluluğu çok fazla. Kâğıt tüketimi ile ilgili hassasiyetinizi biliyoruz. Bu konuda neler yapıyorsunuz? Tasarımcılar neler yapmalı?

Ambalaj sürekli basılacağı için önce bıçak izini yaptırıyoruz, iç içe yerleştiriyoruz, ne kadar
kâğıt gidecek diye bakıyoruz; gerekirse biçiminde değişiklikler yapıyoruz. Bu boyut verimli bir boyut dediğimizde tasarıma başlıyoruz.

Önceleri sıklıkla selofan kullanırdım. Şimdi geri dönüşümü engellemesin diye hemen hiçbir işte kullanmıyorum. Ambalaj çöpte yok olana kadar ondan biz sorumluyuz.


http://www.photoshopmagazin.com/derg...han_bilge.html

Kültürümüzde mimarînin yeri nedir, nasıl olmalıdır?

"İnsanın bilinçlenerek ve sorumluluk yüklenerek dünyanın oluşmasına, gelişme ve güzelleşmesine katılmasını sağlayacak bir çevre, yüzyıllardır despot Avrupa krallarının, aristokratlarının, sömürgeci bezirganların kültürünün ve bunların âleti ilan teknolojinin, insanları şaşırtan, uyuşturan, kabaca eğlendiren gösterişçi, temaşan kültür türlerinin hâkimiyeti altına düşmüştür. Bu ortamda mimarlık çeşitli spekülasyonların, sorumsuz faydacılığın âleti olarak kullanılmış ve mimarîye kültür hayatında ve başka herhangi bir alanda ve şekilde var olma imkanı bırakılmamıştır.

Türk şehirlerinin sefaleti, konut sorunu ve mimarî seviyesizlik karşısındaki kayıtsızlık ve duyarsızlık, gerçek çözümleme ve gerçek bilginin yol göstericiliği yerine şekilciliklerin egemenliğinin tercih edilmesi bütün Türk halkını kaba, sahte, seviyesiz ve çirkin bir biçim dünyasında yaşamaya mahkûm ederken; çok küçük azınlıkların yabancı, taklitçi, pahalı ve gösterişçi, sözde sanat ve kültür faaliyetlerinin desteklenmesi, hakim kılınmaya çalışılması kabul edilemez bir yanılgıdır.


Mimarî kültür mirasının tahribine artık son verilmelidir. Bütün şehirleşme, konut ve yapı faaliyetine seviye kazandıracak bir mimarî politikasının oluşabilmesi için yeni bir kültür destekleme politikasının geliştirilmesi zorunludur.

İnsan-varlık ilişkisinin bilincini geliştirmeyi öngörmeyen yaklaşımların kültür değil, propaganda ve spekülasyon faaliyetleri olduğu aşikârdır."


http://timas.com.tr/Icerik/Kitaplar/...-Koymamak.aspx
http://www.turgutcansever.com/
zkntrkkn06 isimli Üye şimdilik offline konumundadır

zkntrkkn06(27)

Öğrenci (Grafik) / Ankara

Standart
Alt 07-09-2011 #14
bu kadar sıkıntı yaratacağını bilseydim böyle bi konu gerçekten açmazdım.1 laf dedik 1000 laf işittik misali oldu k.bakmayın meşgul ettm hepinizi.. yetkili kişiler kapatsın bu konuyu lütfen..
Semih Taneri isimli Üye şimdilik offline konumundadır

Semih Taneri(48)

Sanat Yn. / İstanbul

Standart
Alt 16-09-2011 #15
Bu dediklerinizin üzerine söylenecek o kadar çok şey var ki..
Yazıp vaktimi harcamalı mıyım diye düşünmedim değil..
Genç kardeşim,
Nur Hanım gibi cevap versem mi, vermesem mi diye çok düşündüm ama şu aşağıdaki satırları okuyunca boyunuzdan büyük laflar ettiğinize kanaat getirip iki satır kelam etmek ihtiyacı hissettim.

peki bir logoya 40-45 dakika uğraşıp 150-200 lira paha biçmek sizcede adil mi ? Bana soracak olursanız piyasa değerini gerçekten biraz düşürülmesi lazım
Bu nasıl bir anlayıştır. Siz bir logoyu 40-45 dk.'da mı yapıldığını sanıyorsunuz. Yaşınız 21 yazıyor. Valla sizin yaşınızdan fazla bu meslekte geçmişim var, ben bir logo için günlerce, hatta haftalarca uğraştığımı biliyorum. Hayatımda da hiç 45 dk.'da logo yapmadım. O kadar sürede de yapılacak logonun neye benzeyeceğini az çok tahmin ediyorum.

Bir de beni çok güldürdünüz, 150-200 lira bir logo çalışması için çok büyük bir paraymış gibi bu miktarı meslektaşlarımıza çok görmüş, daha makul rakamlar talep etmişsiniz. Sahi, siz bir logoyu kaça yapıyorsunuz? Üç tane 50 lira filan mı? Promosyon filan da var mı?
Dertsiz isimli Üye şimdilik offline konumundadır

Dertsiz

Matbaacı / Samsun

Standart
Alt 17-09-2011 #16
bu kadar sıkıntı yaratacağını bilseydim böyle bi konu gerçekten açmazdım.1 laf dedik 1000 laf işittik misali oldu k.bakmayın meşgul ettm hepinizi.. yetkili kişiler kapatsın bu konuyu lütfen..
öyle kolay kaçmak yok kardeş asıl sen kusura bakma

30 yıldır (ki bu senin yaşından bile fazla) matbaa sektöründeyim
bir zamanlar elemandım sonra kendi işimi açtım

ucuz iş yapayım, müşteri kazanayım derken battım
(işi batırınca bunalıma düştüm tekrar iş açmak istemedim) şimdi yine elemanım

şöyle bir geçmiş günlere bakıyorum da ben de bir zamanlar
senin gibi düşünüyormuşum demekki

kardeş asıl sen kusura bakma ucuz etin yahnisi pek güzel olmuyor
insan yiyemiyor da

sana bir ağabey tavsiyesi uyup uymamak sana kalmış

1- işler sanıldığı gibi kolay değil (sen de kimsenin işini basite alma)
2- söz konusu emeğinse ucuza satma (sen de başkasının emeğini ucuza almaya çalışma)
3- bir iş için kaç dakika çalıştığını değil, ne kadar kafa yorduğunu düşün
4- sen bir emek harcayıp bir eser ortaya çıkarmışsan bunun senin gözünde değeri sonsuzdur (başkası için de böyle olması gerektiğini bil)

logo tasarım konusuna gelince gerçekten logo tasarım kaç tl biliyor musun

bu işi profesyonelce yapan isimler bir logoya 5-10 bin tl (yani 5-10 milyar) istiyor söz konusu logoları sen görseydin inan beğenmezdin

işte sana bir fırsat:

Merkez bankası Türk Lirası için sembol yarışması düzenledi
üstelik ödül 25.000 tl (yani 25 milyar)

katıl, belki kazanırsın
Arif ARINMIŞ isimli Üye şimdilik offline konumundadır

Arif ARINMIŞ(29)

Bilg. Teknikeri / Ankara

Standart
Alt 18-09-2011 #17
yazıları okudum ve VAY BE dedim Kurumsal kimlik tasarımlarınızı cüzzi rakamlarla yapabilirim.. - Türkiye Geneli
Gerçekten 45 dk lık logo nasıl olur yoksa stock lardan nasıl temin edilir?

Bir logo; öyle bir logo olmalı ki:
işi yapan şirketi en kısa öz şekilde en fazla mesaj ile yansıtmalı.
Koca bir kitabı 120 dakikalık bir filme sığdırmak gibi olmalıdır.

Bu logo o şirketi: deyim yerindeyse gururla yansıtır.
Sizin istediğiniz ücrete birşey diyemem, size iş yaptıran adama da birşey diyemem ama başkalarının yaptığı işe 45 dakika ve 100-200 lira demeniz abes.

Elbette yeri gelip çok kısa sürede yaptığımız işler olur. Benim de oldu. Ama mecburiyetten ve hiç içime sinmezler. Paylaşmak bile istemem.

Ne ise uzun yazılar bolca yazılmış.

Kolay gelsin Kurumsal kimlik tasarımlarınızı cüzzi rakamlarla yapabilirim.. - Türkiye Geneli
Mukadderat isimli Üye şimdilik offline konumundadır

Mukadderat(37)

Hiç Biri / İstanbul

Standart
Alt 19-09-2011 #18
Çin malları gibi.

Ucuz ama kalitesiz.

Yaldızları çarçabuk dökülüveren işler...

Ziya Paşa'nın dediği gibi:

"Ayinesi iştir, kişinin lafa bakılmaz şahsın görünür rütbe - i aklı eserinde"
EsPriTüeL isimli Üye şimdilik offline konumundadır

EsPriTüeL

Grafiker / İstanbul

Standart
Alt 19-09-2011 #19
Teferruatlı bir yorum yazmak yerine , arkadaşın işlerini görmek isterim.
yazarcizer isimli Üye şimdilik offline konumundadır

yazarcizer

Grafiker / Kocaeli

Standart
Alt 19-09-2011 #20
Bir gün kaç 45 dk'dır? Kaç tane çıkar aşağı yukarı?

Merhaba Arkadaşlar;

Tıkanıp tıkanıp kaldığım bir konu da sizlerin yardımına ihtiyacım var müşteri 1 gün zaman verdi yapabilmem için ve bende hiç birşey çıkmıyor.
LOGO Fikir

Teoriden N'aber?

01.04.2000 - 16:00

Sen; üstün yeteneklerle donanmış, çok azimli, zeki ve uğraşından zevk alan bir kişi olabilirsin. Alanında şöhret yapmış bilmem kaç tane büyük sanatçıdan aleladenin ötesinde etkilenmiş olabilirsin. Hatta onlar gibi yazabiliyor, çizebiliyor, söyleyebiliyor veya resmedebiliyor da olabilirsin. Sana, doğuştan birtakım vasıflar verilmiş olabilir. Sen bu vasıfları tepe tepe kullanıyor olabilirsin. Sana pek çok kişioğlu 'aferin' diyegelmekte olabilir. Öte yandan, bir o kadar kimse de neleri bilip bilmemekte olduğunla değil de, ortalıkta gözüküp duran üstün kabiliyet ürünü eserlerinle sana değer biçiyor olabilir. Sen ise, bu denli dipsiz bir 'neler yapabilirim alemi'nde ürün üretmeyi bir tarafa bırakıp da; geçmişte kimin, ne zaman, neyi, nasıl yaptığına kafa yormayı beyhude bir uğraş olarak algılayabilirsin. Eğer böyle düşünmekteysen, kendilerinden çok etkilendiğin kimseleri gerçekten tanımadığına kellemi koyabilirim. Eğer böyle düşünmekteysen, kendilerinden ilham aldığın onca sanat erbabının, vaktiyle senin gibi düşünmedikleri için, seni beni hayran bırakacak seviyeye ulaştıklarına de kellemi koyabilirim. Onlar da senin gibi, kendilerinden önce gelmiş geçmiş bazılarından beslenerek üstadlar hiyerarşisine dahil olmuşlardır; fakat onlarınki kuru bir etkilenmenin çok ötesinde, işin aslına inerek, ilgilendikleri alanın tarihini, gelişimini, hangi yollardan geçtiğini sindirmek anlamında bir etkilenme olmuştur. Zaten başka türlüsü, basit bir taklitten öteye geçemezdi.

Eğer yaptığın işin tarihini, teorisini, kitabiyatını bilmiyorsan veya bilme gereği duymuyorsan, ileride seni tanıma gereği duymayacaklardır. Senin aman aman kabiliyetlerin bir noktadan sonra tıkanacaktır ve sen felç olacaksındır. Kıpırdayamacaksındır. Yenilenemeyeceksindir. Yok olacaksındır. Çünkü teoriden yoksun olan pratik, aksak yürür ve kof kalır.

Her sanatın, kendine has kurallar sistemi olduğu gibi bir de bilimsel, tarihsel ve felsefi boyutu vardır. Çıkış noktaları, çıkış nedenleri, etkileri, kahramanları vardır. Sanatçı, kendisine bu sistematik içerisinde bir yer bulur. Kendisini bazı akımların, sanatçıların kategorisi dışında tutan özgün sanatçının durduğu yerin bile, izah edilebilir ve ilişkilindirilebilir bir söylemi vardır.

Birtakım raconların hakkından gelebilme yeteneği, iz bırakmak için yeterli dayanağı oluşturmaz. Bazı çevrelerce elüstünde tutulmak, bütün çevrelerin takdirlerine şayan olma imkanını baltalar. Birilerinin hoşgörü sınırlarının geniş olması nedeniyle elde edilebilen bazı yaftalar, er meydanında sökmez. Yerli yersiz alkış tutan şakşakçıların kulağa hoş gelen gürültüleri, kişiyi 'aferin delisi' yapmaktan başka bir işe yaramaz. Bugünü kurtaran, yarını kaybeder. Uzunca bir süre hor görülmeyi veya ciddiye alınmamayı göze alabiliyorsan uzun ömürlü olmaya hak kazanabilirsin. Elim kalem tutuyor deyip de yazmaya kalkışma; zira kimsenin gözünü boş yere yormaya hakkın yok. Ama senin, iddialı sanatçı geçinmeksizin kendi halinde bir hayat sürüp gitmene de bir diyeceğim yok.

Sözüm meclisten dışarıya.

http://www.fatihozkafa.com/
 

Benzer Konular
Konu Konu Bilgileri Forum Cevaplar Son Mesaj
Kurumsal Kimlik Çalışması - Türkiye Geneli aercin Sonuçlanan İlanlar 9 14-09-2011 12:43:06
Logo + Kurumsal Kimlik - Türkiye Geneli ello.cello Sonuçlanan İlanlar 7 24-07-2011 15:52:09
Kurumsal Kimlik - Türkiye Geneli snakebad Sonuçlanan İlanlar 7 29-05-2011 13:40:53
Kurumsal Kimlik Çalışması (ACİL) - Türkiye Geneli husky Sonuçlanan İlanlar 2 11-03-2011 12:33:25
Kurumsal Kimlik Çalışması Yaptırılacaktır - Türkiye Geneli unrealogy Sonuçlanan İlanlar 21 21-01-2011 11:42:55

Kapat
Şifremi Unuttum?