Mesleğime Saygımı Yitirmek Üzereyim :(

Grafik Tasarımcıların Soru ve Sorunları - Mesleğime Saygımı Yitirmek Üzereyim :( Sponsorlu Bağlantılar...

Cevapla
Mesleğime Saygımı Yitirmek Üzereyim :(
muhendisane isimli Üye şimdilik offline konumundadır

muhendisane

Öğrenci (Diğer) / İstanbul

Standart
Alt 09-08-2012 #261
Sponsorlu Bağlantılar

Bu mesajdan alıntı yap
secem isimli Üye şimdilik offline konumundadır

secem(30)

Grafiker / İstanbul

Standart
Alt 10-08-2012 #262
                             Sponsorlu Bağlantılar
maalesef haklısın nazmiye... insanlar yaptığımız işi çok basite alıyor. emeğe saygı yok. iş veren herşey kendi istediği gibi olsun istiyor. bende çalıştığım iş yerinde grafikerlik ve aynı zamanda yarı sekreterlik yapıyorum. isyan çıkarttım en sonunda kovulmayı bekliyorum ama bulamazlarkı grafıkerın telefona ve kapıya bakan cinsini. Mesleğime Saygımı Yitirmek Üzereyim :(
Bu mesajdan alıntı yap
N.design isimli Üye şimdilik offline konumundadır

N.design(32)

Hiç Biri / İstanbul

Standart
Alt 10-08-2012 #263
Bu kadar da sitem etmekle dert yanmakla onu bunu çekiştirmekle bir yere varılmaz, o ajans bu ajans diyip diyip içimi kemirdiniz grafik tasarıma olan merakımıda daha da bir perçinlediniz teşekkür ederim, demekki bir gün bu işi yaparsam kendi ajans ımda yapacağım bunuda buraya yazıyorum.
tabiki yazılanlar gayet açık yaşanmışlıkların bir yansıması, bu olayların sizi yıldırmaması gerekiyor, aksine 3-4 grafik tasarımcısı kendilerine kendi işlerini yapabilecekleri bir yer açabilirler ve o ajansların iş aldıkları firmaları ziyaret edip birde bizimle çalışın diye teklif sunmaları zor gibi görünsede zor olmayan bir yola çıkmaları sadece zerre kadar cesaret işi olsa gerek, şunu unutmayın 21. yüzyılda günümüz Türkiye sinde istisnasız her sektörde 1-para 2-tecrübe ile başarı elde edilmektedir ya paranızla en iyi tasarımcıları bünyenize katarak başarabilirsiniz, yada kendi tasarım ve becerilerinizle başarı elde edebilirsiniz, burda umut dağıtmıyorum gerçekleri dillendiriyorum 27 yaşındayım ve 17 yıldır çalışıyorum, demek istediğim ya birilerinin egosu altında çalışacaksın yada kendi ayaklarının üzerinde duracaksın, Rabbim herkesin yardımcısı olsun, birinin hakkını yemek inanın sadece bilinçsizce kendi kesenizden yemektir, daha iyi şekilde örgütlenmek gerekmektedir bu konuda... herkese iyi çalışmalar ...
Bu mesajdan alıntı yap
hsyngl isimli Üye şimdilik offline konumundadır

hsyngl

Grafiker / İstanbul

Standart
Alt 14-08-2012 #264
ben matbaada çalışıyorum yeni yerimde 6 ay oldu başlayalı
patronlara göre 2 tuşa bas işi baskıya yolla grafikerlik budur onlara göre gelir başında durur hadi abi hadi abi iş acil diyip başının etini yer sonra işin kalıbını 2 gün sonra almaya giderler yine acil acil diye sıkıştırır seni iş yanlış oluncada körmüsün göremiyomusun derler bizim meslek eğer kendi işini yapmıyorsan çok sıkıntılı bir meslektir 4. yılıma girdim meslek hayatımda ama mutluyum sevdiğim işi yapıyorum
Bu mesajdan alıntı yap
twinblade isimli Üye şimdilik offline konumundadır

twinblade

Grafiker / Ankara

Standart
Alt 15-08-2012 #265
bende bir olarak aynı sıkıntılarla ugraşıyorum. Uzun süre çalışmak istesek bile işyerlerinde muhakkak problem var. benim en büyük problemim çalışılan firmalarda tasarımın bedel olarak hafife alınması ve emeğe saygı duyulmaması. vasıfsız en insanın yapabileceği bir meslek grubu haline dönüştü bu meslek. ve o vasıfsız olan yeni başlayan arkadaşların yapamadığı işlerin bizim başımıza patlaması üzücü... bu meslek bitmek üzere. üzgünüm
Bu mesajdan alıntı yap
creedwar isimli Üye şimdilik offline konumundadır

creedwar(38)

Tornado of souls

Grafiker / İzmir

Standart
Alt 16-08-2012 #266
bende bir olarak aynı sıkıntılarla ugraşıyorum. Uzun süre çalışmak istesek bile işyerlerinde muhakkak problem var. benim en büyük problemim çalışılan firmalarda tasarımın bedel olarak hafife alınması ve emeğe saygı duyulmaması. vasıfsız en insanın yapabileceği bir meslek grubu haline dönüştü bu meslek. ve o vasıfsız olan yeni başlayan arkadaşların yapamadığı işlerin bizim başımıza patlaması üzücü... bu meslek bitmek üzere. üzgünüm
İşin içinde ticari kaygılar bulunmakta. Bu iş bitmez. Sanat yerine para derdimiz olduğu sürece devir devam eder.
Bu mesajdan alıntı yap
twinblade isimli Üye şimdilik offline konumundadır

twinblade

Grafiker / Ankara

Standart
Alt 17-08-2012 #267
para derdi olduğu sürece muhakkak devam edecek lakin 3/5 kuruşa değil. asgari ücretle bile bu işle başlayıp ucuz olarak çalışan çok oluyor piyasada. kendim bizzat freelance iş alıyorum. adam 48 sayfalık katalok tasarımını 200/250 yapıyor. düşünsene saatlerce süren bir dekupe,birkaç tasarım alternatifi sunmak. değermi acaba bu rakama.. ben açıkcası ne elimi sürerim öle bir tasarıma. nede o rakamı kabul asla kabul etmem... ha yeni başlayıp hevesli olanlara yardımcı olurum. ama bu kadar düşük bedellerle çalışmalarına karşıyım.
Bu mesajdan alıntı yap
creedwar isimli Üye şimdilik offline konumundadır

creedwar(38)

Tornado of souls

Grafiker / İzmir

Standart
Alt 17-08-2012 #268
para derdi olduğu sürece muhakkak devam edecek lakin 3/5 kuruşa değil. asgari ücretle bile bu işle başlayıp ucuz olarak çalışan çok oluyor piyasada. kendim bizzat freelance iş alıyorum. adam 48 sayfalık katalok tasarımını 200/250 yapıyor. düşünsene saatlerce süren bir dekupe,birkaç tasarım alternatifi sunmak. değermi acaba bu rakama.. ben açıkcası ne elimi sürerim öle bir tasarıma. nede o rakamı kabul asla kabul etmem... ha yeni başlayıp hevesli olanlara yardımcı olurum. ama bu kadar düşük bedellerle çalışmalarına karşıyım.
Söylediğim gibi ticari kaygı var Mesleğime Saygımı Yitirmek Üzereyim :( Fötümü yırtarım, günlerimi heba ederim, gözlerim kan çanağı modunda takılır ve garanti olmayan 200-250 tl peşinde koşarım kafası bir çok yeni arkadaşta var. Heves, para kazanma kaygısı...

Ama farkında değiller..Bugün onlar ucuza iş yaparken arkadan daha da yeni elemanlar geliyor..Ama elbet anladıkları zaman da sektörün zaten fok olmuş durumuna daha da fok etmiş olacaklar..

İsyan etsekte bir kısım bu mantalitede.
Bu mesajdan alıntı yap
Grafink isimli Üye şimdilik offline konumundadır

Grafink(38)

Clone Trooper

Sanat Yn. / İzmir

Standart
Alt 17-08-2012 #269
isyana gerek yok, nasıl insan bedeni, vitaminlere ihtiyaç duyduğu kadar, bakterilere de ihtiyaç duyuyor. Sektör de aynı şekilde... Ucuz eleman Patron eğitir. Çok güzel eğitir... Mesleğime Saygımı Yitirmek Üzereyim :(

Out of the code, into the fire...

Bu mesajdan alıntı yap
muhendisane isimli Üye şimdilik offline konumundadır

muhendisane

Öğrenci (Diğer) / İstanbul

Standart
Alt 25-08-2012 #270
De ki: "Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?" Ancak temiz akıl sahibi olanlar anlar.
(Zümer - 9)
(Allah) Hikmet'i dilediğine verir. Kime de Hikmet verilmişse, şüphesiz ki, ona pek çok hayır verilmiştir. Bunu ancak akıl sahibleri anlar.
(Bakara - 269)
İnsanlar dört sınıftır:
Bilen ve bildiğini bilen; o, alimdir. Ondan ilim öğreniniz.
Bilen ve bildiğinden haberi olmayan; o, uyuyandır. Onu uyandırın.
Bilmeyen ve bilmediğinden haberi olan; o, câhildir. Onu bilgilendirin.
Bilmeyen ve bilmediğinden haberi olmayan; o, ahmaktır. Ondan sakının."

İbnü'l Cevzî
Bilmiyorum demek ilimdendir.
Hz. Peygamber
İnsanın cahil olduğunu bilmesi, ilme atılmış ilk adımdır.
Benjamin Franklin
Bildigimizi zannetmemiz, ögrenmemizin en büyük düşmanıdır.
Dr. C. Bernard
Allah rızası için, bilmediği bir hususta susanın aldığı sevap, bildiği hususta konuşanın aldığı sevaptan az değildir. Zira cehaleti kabul etmek nefse çok ağır gelir.
Şabi
Akıllı adam aklını kullanır. Daha akıllı adam başkalarının da aklını kullanır.
George Bernard Shaw
Bilgisizlik kolay ve rahat elde edildiği için çoğunluk bilgisizdir.
La Bruyere
Âlimin bildiğini söylememesi, cahilin de bilmediğini sormaması helal değildir. Çünkü Allahü teâlâ, “Bilmiyorsanız, ilim ehline sorun” buyurdu.
Hz. Peygamber
Âlim, câhili hemen tanır, çünkü daha önce o da câhildi. Câhil âlimi tanımaz, çünkü daha önce âlim değildi.
Hz. Ali
Güzel soru sormak, ilmin yarısıdır.
Hz. Peygamber
İlim hazinedir. Anahtarı sual sormaktır. Sual sorun ki, Allahü teâlâ sizlere merhamet etsin. Çünkü sual sormakla dört kişi mükafat alır: Soran, cevap veren, dinleyen ve bunları seven.
Hz. Peygamber
Câhil sual sormaz.
Benjamin Disraeli
Kuru gürültü, boş yere vakit harcamaktır.
İmam-ı Gazali
İnsan iki küçük et parçasıyla ölçülür: Kalbi ve dili. Öyleyse insanların bu iki değerinden faydalanmaya çalış; gerisi et, kan ve kemiktir.
İmam-ı Gazali
Bilgisiz bir kimse, savaş davuluna benzer, sesi çok, içi boştur.
Sadi
Akıllı konuşur, çünkü onun söylemek istediği var. Aptal konuşur, zira kendini bir şeyler söylemek mecburiyetinde olduğunu sanır.
Plato
Boş kap, dolu fıçıdan çok ses çıkarır.
John Lyly
Konuşmadan önce düşün, hareket etmeden önce ölç.
William Shakespeare
Câhil ile sohbet etmek güçtür bilene, çünkü câhil ne gelirse söyler diline.
La Edri
Bazen susmak, söylenen bir çok sözden daha tesirli olur.
Montesqueiu
Câhil kimsenin yanında kitap gibi sessiz ol.
Mevlânâ
Câhillerle tartışmaya girmeyin, Ben hiç yenemedim.
İmam-ı Gazali
Câhillerle girdiğim her tartışmayı kaybetmişimdir.
Ebu Hanife
Malûmdur ki bir adamın bir günde harab ettiği bir sarayı, yirmi adam yirmi günde yapamaz.Bediüzzaman
Öğrenmek pahalıdır ama cehalet ondan da pahalıdır.
Henry Clausen
Câhil, cesur olur.
(...)
Büyük cinayetler ancak büyük câhiller tarafından işlenmiştir.
Voltaire
Cehalet insanın isteyerek talihsizliğe talip olmasıdır.
G.İpsen
Cehalet öyle binektir ki, üzerine binen zelil olur, arkadaşlık yapan yolunu kaybeder.
Hz.Osman
Hareket halindeki cehaletten daha korkunç hiçbir güç yoktur.
Bernard Shaw

Konuşma balonları da patlar!

İnsanın her aklına geleni söylemesinin(ya da söyler gibi her tarafa yazadırmasının) yadırganmadığı, aksine teşvik edildiği günlerdeyiz. Herkes önüne gelen topa zerre kadar tereddüt etmeden vuruyor; bahis açılan her konuda ehliyet sahibi olup olmadığına bakmadan kendi golünü en havalı şekilde atmaya gayret ediyor. Bize acayip gelen bu hal; bu yeni insanı imal eden mekanizmalarca bireyselliğin gelişimi yolunda bir ilerleme sayılıyor. Dizini kırıp her meseleyi ehlinden dinleme yükünden kurtulan heveskâr egolar içinse zaten ortada hayret ve şikayet edecek bir durum yok. Bu pratik olarak dilin kemiğinden kurtulduğu, zihnin frenlerinden boşaldığı, her türlü atışın serbest olduğu bir yeni dünya ortaya çıkarıyor. Bu dünyada herkes kendi fikrini kendi zihninin imkanlarıyla üretiyor ve piyasaya çıkarıyor. Her insanın yiyeceği balığı kendi akvaryumundan tutması gibi bir şey bu! Evet, oltaya her zaman bir balık gelmesi garanti böyle bir avda; ama hep aynı balık, aynı tad ve aynı mönü! Teknik olarak bu yolla açlığın yatıştırılması bir süre için mümkün olabilir, ama ya sonra...

Bir adım geriye çekilerek bakmanız mümkün olabiliyorsa eğer, kemiğinden kurtulmuş dillerin, freni boşalmış zihinlerin söylediklerine ya da sağda solda çalaklavye yazdıklarına bir göz atıverin. Kahir ekseriyetinin demlenmeden önünüze getirilen bir bardak çayın damağınızda bıraktığı çiğliğin tadını taşıdığını göreceksiniz. Biraz heva ve heves, biraz gurur ve kibir, ezilmişliğin karınlarda biriktirdiği bilumum ekşime ve gazlardan biraz, bolca gösteri, bolca nefsaniyet, azıcık da çay tadı... İnsana, hakedilmemiş bir bireylik gömleği giydiriyor, onu bilgi ve hikmetin söz sahibi olmadığı bir sahnenin milyarlarca kralından biri ilan ediyorsak, adam gibi bir çay demlemesini bekleyebilir miyiz bir yandan? Çay kimin umurunda, kral sanıyor o kendini şimdi! Perde inip gerçek ortaya çıktığında anlayacak elbet; herkesin aynı anda krallık ettiği bir kraliyetin ne kadar para etmez bir şey olduğunu. O zaman da çaya hacet yok zaten, bir bardak soğuk sudur bu finale yakışan!

Dağarcığına bakmadan herkesi söz sahibi kılan, heybesindekileri sormadan herkese fikirbazlık yetkisi dağıtan, bunun imkan ve teknolojilerini de her heveskârın evinin önüne bonkörce yığan bir yeniçağ tornasından geçiyoruz hep birlikte... İnsanı özgür kılanın ne olduğunu bilmemkaçıncı kez yine unuttuk. İçi gazla doldurulmuş zavallı uçan balonlar gibiyiz. Sanıyoruz ki ipimizi tutan elden kurtulursak gökyüzüne yükselip özgürlüğe kavuşacağız. Sanıyoruz ki içimizdeki boşluk bizi hafifletiyor ve yukarılara taşıyor. Oysa kısa bir zaman sonra tahammülümüz olan basınç sınırına gelip dayanacak, içimizde biriktirdiğimiz bütün havayla birlikte patlayıp gideceğiz. Çünkü balon olmak böyle bir şeydir.

İnsanın aklına geleni söylemesi neden yanlış olsun ki! Olmaz, eğer aklına gelenin nereden geldiğini biliyorsa...

İnsanın kendi fikrini söylemesinde ne kötülük var? Yok, eğer bir fikri varsa...

Akla gelen şeylerin sadece bir kısmı hakikattir ve insana dosttur. Bir kısmı vesvesedir, insanı fıtratından uzağa taşır. Öyleyse her söz bir muhasebeden geçmeli, geçirilmelidir. Ama nasıl? Muhasebe dediğimiz şey az çok bir bilgi ve hikmet mihengine sahip olmayı gerektirmez mi?


Öyleyse dile kemik, zihne fren, insana insaf şarttır. Böyle olmadığı için bugün hepimiz hızla karikatürleşiyoruz ve sözlerimiz de sadece konuşma balonlarını doldurmaya yarıyor. Benim konuşma balonlarım patlamaz diyenler, dün söyledikleri sözlerin bugünkü sönmüş, patlamış, pörsümüş cesetlerine iyi baksın!
Konuşma balonları da patlar! - Gökhan Özcan
Bu mesajdan alıntı yap
Cevapla

Tags
grafiker, grafikerlik meslegi, nazmiye gülol

Benzer Konular
Konu Konu Bilgileri Forum Cevaplar Son Mesaj
Mesleğime zarar veren kimdir? Nüket HOTALI Anketler 61 18-04-2012 11:56:53

Kapat
Şifremi Unuttum?