Mesleğime Saygımı Yitirmek Üzereyim :(

Grafik Tasarımcıların Soru ve Sorunları - Mesleğime Saygımı Yitirmek Üzereyim :( Sponsorlu Bağlantılar Arkadaşlar herkese merhaba, G.S.F Grafik tasarım mezunu bir grafik tasarımcıyım.Arada bir bu siteye girerim.İnsanların burda şikayetlerini,deneyimlerini paylaşması dikkatimi çekti.Kimse üstüne alınmasın fakat çoğunuz tasarımcı değil operatorsunuz.Antetli kağıt,Kartvzt yapan ...

Cevapla
Mesleğime Saygımı Yitirmek Üzereyim :(
Rabia Yılmaz isimli Üye şimdilik offline konumundadır

Rabia Yılmaz

Grafiker / Adana

Standart
Alt 29-03-2013 #301
Sponsorlu Bağlantılar

Arkadaşlar herkese merhaba,

G.S.F Grafik tasarım mezunu bir grafik tasarımcıyım.Arada bir bu siteye girerim.İnsanların burda şikayetlerini,deneyimlerini paylaşması dikkatimi çekti.Kimse üstüne alınmasın fakat çoğunuz tasarımcı değil operatorsunuz.Antetli kağıt,Kartvzt yapan tasarımcı oluyomus bilmiyordum.Bu arada işsiz falan değilim.Maaşımı yazarsam bazı operatorlerin morali bozulur.Neyse, herkese iş hayatında başarılar.
senin operatör diye adlandırdığın insanlar ne emekler veriyor konuşmalarına dikkat et aldığın maaş da seni ilgilendirir.....
Bu mesajdan alıntı yap
Grafink isimli Üye şimdilik offline konumundadır

Grafink(38)

Clone Trooper

Sanat Yn. / İzmir

Standart
Alt 29-03-2013 #302
                             Sponsorlu Bağlantılar
Ufak Bir tanım yapalım, Bu operatör meselesi ile ilgili. Tabi amacım bir tartışmayı devam ettirmek değil, sadece verilen yalnış bilginin yarattığı hasarı bir nebze onarabilmektir.

Operatör herhangi bir hizmete yönelik mekanik veya dijital araçları hakkıyla kullanabilen kişiye denir. Operatör bir iş makinasını kullanabildiği gibi, Trafik sinyalizasyon takibi yapan sistemleri de kullanabilir. Yani Kartvizit, Antet, olarak aşağı gördüğünüz işleri yapan kişiye operatör denmez. En azından yaşadığımız dünyada denmez. Diğer marjinal veya fantastik dünyalarda konumuz dışında...

Kartvizit, antet vs olarak aşağı gördüğünüz işler Çizgi üstü ajans işleridir. Bu işler Kurumsal Kimlik başlığı altında listelenir. Bir kurumsal kimliği oluşturabilecek donanımdaki kişiye global anlamda Grafik Tasarımcı denir. Yine aynı şekilde bu kimliğin konseptini, ne tür anlamlar veya bilgiler taşıyacağını belirleyen kimseye de Sanat yönetmeni denir.

Çalıştığımız sektörde operatörler artık ajanslarda bulunmamakta, sadece dijital atölye veya matbaalarda bulunmaktadırlar. Ve bunlar eğer işverenleri deneyimli ve bilgiliyse kartvizit yapmazlar. Sadece bunları üretmek için gerekli prosedürleri uygularlar. Tabi ülkemizde bu durum malesef ters orantıda çalışmaktadır.

Tabii çok iyi tasarlanmış kartivizit vs. olduğu gibi, çok kötü tasarlanmış kartvizit vs. lerde piyasa da dolanmaktadır. Yine de burdaki mesele iyi tasarlayan grafiker, kötü tasarlayan opertatördür gibi düşünmek yanlıştır. Kötü tasarlayan en basit diyalektikle düşünürsek kötü bir tasarımcıdır. Bu işi yapmak istiyor ancak o veya bu sebeple yapamıyordur.

iyi iş yapanlar elbette kötü iş yapanlardan daha fazla kazanacaktır. Bu doğal seleksiyondur.

Okullu tasarımcıların en fazla takıldıkları tümsek bu tümsektir. Bu tümsekten ne kadar hızlı kurtulurlarsa o kadar başarılı olacaklardır.

Başarılar.

Out of the code, into the fire...

Bu mesajdan alıntı yap
Smyrnamed isimli Üye şimdilik offline konumundadır

Smyrnamed(27)

Grafiker / İzmir

Standart
Alt 31-03-2013 #303
Yaa... Biraz konu dışı olacak ama sizde de çoğu yorumda da gördüğüm noktalama eksiklikleri yüzünden yazılar çok zor okunuyor. :S Hele ki yazı bu kadar uzun ise takip iyice zorlaşıyor.

Neyse, konumuza dönecek olursak; Ben de İzmir'de yaşıyorum. Sizin 8 yılınız nasıl geçti bilmiyorum ama 4 yıl ilgili lise ve 2 yıl ilgili bölüm + 3 yıl mezuniyet ile toplam 9 senedir grafik tasarım benim hayatımda.

Her dediğinize hak veriyorum. İşin daha da acı tarafı daha geçen haftalarda bir veletin 2tl'ye logo tasarlanır ilanında şahsi tanıdığım bir tasarımcı arkadaşın bir tasarımının çalındığını gördüm. O sinir ile yazdım uzun bir yazı. (Bu sitede değil) Aldığım cevap ise şu; tabii kendim yapmıyorum. Yoksa 2tl ye satar mıyım? E arkadaşım, dediğim de ciddi ciddi 18yaşında bile olmayan bir velet, madem bunların değerlerini biliyorsun, neden bizim emeğimizi yok pahasına satıyorsun? Beni şikayet etmekle tehdit etti. Neymiş, ona nasıl hırsız dermişim? Bir de bu olaya dikkat çekmek istedim. Bizim işimizde 3-4 program hilesi, 1-2 kopyala-yapıştır bilip yapan insanlar kendisini GRAFİKER adı altında pazarlıyor. Eh insanların da işine gelmiyor değil hani. Ben asla kendimi "Süperim, herşeyi biliyoroum." diye anlatmıyorum ama illa ki bu sözde grafikerlerden bilgiliyimdir. Lakin çalıştığım her yerde yaptığım iş basite indirgendi.

Çalıştığım bir yerdeki olayı anlatayım sizlere; isim vermek istemediğim bir ajansta çalıştım 2.5 ay. Çalıştım ama ne çalışmak. Her yerde olduğu gibi başta verilen vaatler yerine gelmedi. Küçük bir yerdi, biliyordum ama bu muameleyi göreceğimden kimse bahsetmemişti. Sabah 8.30da kepenkleri aç. Bir önceki günden patron ve arkadaşları kesin birşeyler içmiştir sen gittikten sonra. Onları topla, bulaşıkları yıka. Etrafı süpür, sil. Toz al. (Neymiş, burada bayanların çalıştığı belli olsun muş.) E saat ister istemez 9'u geçiyor ben bunları yaparken. Saat 9, hoop patron arıyor. Sen hâla işlere girişmedin mi? E etraf ile ilgileniyorum. Sonra işlerin başına geç. Bir işlem için 2dk bekleten bilgisayarın başına geç. Sonra patron gelsin ve söylensin. Söylenecek illa birşey bulurlar ya zaten. Neyse, sizin anlayacağınız günüm bu şekilde başlıyor, gün içinde telefon, tasarım, kahve, bulaşık, oraya git, buraya bunu götürler ile geçiyordu çalışma günlerim. Verdiği para ne? Asgeri cret. Peki onu veriyor muydu? Hayır! Sigorta da yok. Bir gün de demez mi; Sen şu muasebe işlerini de öğrensene. Boşu boşuna para vermeyelim. diye. o_O Gel orada boğ o kadını. Şimdi siz diyeceksiniz, neden orada durdun ki? Genç mezunları bilirsiniz. Uzun bir süre duramazlar ve bulunca orada tutunmak isterler. İşin aslı ben de gerek ailem gerek çevreden gelen görüşler üzerine orada elimden geldiğince tutunmak istedim. Ne öğrenirsem, ne katar isem kendime kardır, dedim. Ve bir gün başka bir iş yeri ile görüştüm, anlaştım. O gün ofise gittiğimde dedim; Ben cuma gününden sonra yokum. (Bunu söylediğimde gün salı idi.) Ona göre birini ayarlamaya çalış. Patronun bana bir bakışı vardı ki gören der gözleri ateş saçıyor. Ağzındaki lokmayı yuttu ve başladı bağırmaya. SEN KENDİNİ NE SANIYROSUN? EN AZ 2HAFTA ÖNCE BUNU BANA HABER VERME ZORUNLULUĞUN VAR SENİN! 3 GÜNDE Mİ ELEMAN ALICAM? Elimden geldiğince soğuk kanlı bir şekilde döndüm ve ciddi ciddi konuşmaya başladım; Emin misin? Sence benim böyle bir zorunluluğum var mı? Cuma gününe kadar durmayabilirdim de. Sen birini bul diye duruyorum. Yoksa beni burada tutan hiçbir yasal durum yok. O anki suskunluğu ve siniri görülmeye değerdi gerçekten de. Sustu ve kahvaltısını yapmaya devam etti. Tabi içten içe ben sinirden köpürüyordum. O cümleye sinir olmuştum. Sen bana maaş verme, sigorta yapma, özel işlerin için koşuşturt, senin dağınıklığını toplayamıyorum diye kız, bağır, azarla... Babamın hayrına mı duruyorum ben burada be! Kim katlanır ki bu muameleye? Cuma gününe kadar durmak da benim insanlığım olsun.

Bakın düşündükçe sinirlerim oynuyor. Bu tip insanlar adamın sinir sistemini de çökertir. Buradan sonra çalıştığın yer daha mı iyiydi? derseniz artıları da vardı eksileri de. Daha büyük bir yerdi ama 4 ay çalıştım sadece. Oradaki ustalara bakılırsa iyi bile dayanmışım. Peki şimdi ne yapıyorum? Freelance iş almaya çalışıyorum. Başarılı mıyım? Pek sayılmaz zira öğrendim ki bu iş internet ortamında yapılmaz. Lakin ailem de yasal zorunluluklar yüzünden kart bastırmak, broşür yapmak ve iş toplamak gibi şeyleri yapmamı istemiyor. Eeee? Ne olacak şimdi dersiniz? Hani başka bir iş yapayım diyorum gene suçlu ben oluyorum. Bu sefer ailem kızıyor, madem bu işi yapmayacaktın ne diye okudun o kadar?nŞimdi onlar da haklı bir bakıma ama lütfen benim açımdan da baksınlar biraz. Hayat zor ve artık düzenli bir yaşama, işe ihtiyacım var. Ayy içim karardı.

Kusura bakmayın. Çoğu kişi bu yazıları okumayacak bile ama içimdekilerin bari bir kısmını anlatıp rahatlamam lazımdı. Ne kadar işe yaradı? Ehh... Ne diyelim? Hayat zor, bizim mesleğimiz daha da zor.
Bu mesajdan alıntı yap
yubi38 isimli Üye şimdilik offline konumundadır

yubi38

Grafiker / Kayseri

Standart
Alt 03-04-2013 #304
bence nazmiye daha 8. yılında mesleğin cilvesini öğrenmişsin bu yüzden bence gayet şanslı yada başarılısın. onurlu mesleğimiz ayaklar altında onursuz insanlar yüzünden. 15 yıllık mesleğimden nefret eder oldum. yazık çok yazık
Bu mesajdan alıntı yap
Grafink isimli Üye şimdilik offline konumundadır

Grafink(38)

Clone Trooper

Sanat Yn. / İzmir

Standart
Alt 03-04-2013 #305
Şimdi, aslnda çalıştığınız yer sigortanızı ödüyorsa, aylrılmadan önce sözleşmenizde aksi belirtilmedikçe en az 2 hafta önceden haber vermeniz, yasal sorumluluğunuzdur. Aynı şekilde bu süre içinde her gün 2 saat iş aramanız için size izin vermesi de patronunuzun sorumluluğudur. Tabi sigortanız yapılmamışsa orada 1 gün daha durmamak gerekir.


Her işin kendine göre zorluk ve handikapları var. Yazınızda sözünü ettiğiniz logo apartıp satan ve buna benzer arkadaşların da aslında sektöre faydası var. Bir yerde kötünün tadını almayan iyiye değer biçemiyor.

Kartvizit vs. yapmaktan çekinmeyin, keza bunun yasal yaptırımı basacak matbaa ile ilgili bir durumdur, tasarımcı ile ilgili değil.

başarılar.

Out of the code, into the fire...

Bu mesajdan alıntı yap
feylosoft isimli Üye şimdilik offline konumundadır

feylosoft

Hiç Biri / İzmir

Standart
Alt 17-04-2013 #306
Yaa... Biraz konu dışı olacak ama sizde de çoğu yorumda da gördüğüm noktalama eksiklikleri yüzünden yazılar çok zor okunuyor. :S Hele ki yazı bu kadar uzun ise takip iyice zorlaşıyor.

Neyse, konumuza dönecek olursak; Ben de İzmir'de yaşıyorum. Sizin 8 yılınız nasıl geçti bilmiyorum ama 4 yıl ilgili lise ve 2 yıl ilgili bölüm + 3 yıl mezuniyet ile toplam 9 senedir grafik tasarım benim hayatımda.

Her dediğinize hak veriyorum. İşin daha da acı tarafı daha geçen haftalarda bir veletin 2tl'ye logo tasarlanır ilanında şahsi tanıdığım bir tasarımcı arkadaşın bir tasarımının çalındığını gördüm. O sinir ile yazdım uzun bir yazı. (Bu sitede değil) Aldığım cevap ise şu; tabii kendim yapmıyorum. Yoksa 2tl ye satar mıyım? E arkadaşım, dediğim de ciddi ciddi 18yaşında bile olmayan bir velet, madem bunların değerlerini biliyorsun, neden bizim emeğimizi yok pahasına satıyorsun? Beni şikayet etmekle tehdit etti. Neymiş, ona nasıl hırsız dermişim? Bir de bu olaya dikkat çekmek istedim. Bizim işimizde 3-4 program hilesi, 1-2 kopyala-yapıştır bilip yapan insanlar kendisini GRAFİKER adı altında pazarlıyor. Eh insanların da işine gelmiyor değil hani. Ben asla kendimi "Süperim, herşeyi biliyoroum." diye anlatmıyorum ama illa ki bu sözde grafikerlerden bilgiliyimdir. Lakin çalıştığım her yerde yaptığım iş basite indirgendi.

Çalıştığım bir yerdeki olayı anlatayım sizlere; isim vermek istemediğim bir ajansta çalıştım 2.5 ay. Çalıştım ama ne çalışmak. Her yerde olduğu gibi başta verilen vaatler yerine gelmedi. Küçük bir yerdi, biliyordum ama bu muameleyi göreceğimden kimse bahsetmemişti. Sabah 8.30da kepenkleri aç. Bir önceki günden patron ve arkadaşları kesin birşeyler içmiştir sen gittikten sonra. Onları topla, bulaşıkları yıka. Etrafı süpür, sil. Toz al. (Neymiş, burada bayanların çalıştığı belli olsun muş.) E saat ister istemez 9'u geçiyor ben bunları yaparken. Saat 9, hoop patron arıyor. Sen hâla işlere girişmedin mi? E etraf ile ilgileniyorum. Sonra işlerin başına geç. Bir işlem için 2dk bekleten bilgisayarın başına geç. Sonra patron gelsin ve söylensin. Söylenecek illa birşey bulurlar ya zaten. Neyse, sizin anlayacağınız günüm bu şekilde başlıyor, gün içinde telefon, tasarım, kahve, bulaşık, oraya git, buraya bunu götürler ile geçiyordu çalışma günlerim. Verdiği para ne? Asgeri cret. Peki onu veriyor muydu? Hayır! Sigorta da yok. Bir gün de demez mi; Sen şu muasebe işlerini de öğrensene. Boşu boşuna para vermeyelim. diye. o_O Gel orada boğ o kadını. Şimdi siz diyeceksiniz, neden orada durdun ki? Genç mezunları bilirsiniz. Uzun bir süre duramazlar ve bulunca orada tutunmak isterler. İşin aslı ben de gerek ailem gerek çevreden gelen görüşler üzerine orada elimden geldiğince tutunmak istedim. Ne öğrenirsem, ne katar isem kendime kardır, dedim. Ve bir gün başka bir iş yeri ile görüştüm, anlaştım. O gün ofise gittiğimde dedim; Ben cuma gününden sonra yokum. (Bunu söylediğimde gün salı idi.) Ona göre birini ayarlamaya çalış. Patronun bana bir bakışı vardı ki gören der gözleri ateş saçıyor. Ağzındaki lokmayı yuttu ve başladı bağırmaya. SEN KENDİNİ NE SANIYROSUN? EN AZ 2HAFTA ÖNCE BUNU BANA HABER VERME ZORUNLULUĞUN VAR SENİN! 3 GÜNDE Mİ ELEMAN ALICAM? Elimden geldiğince soğuk kanlı bir şekilde döndüm ve ciddi ciddi konuşmaya başladım; Emin misin? Sence benim böyle bir zorunluluğum var mı? Cuma gününe kadar durmayabilirdim de. Sen birini bul diye duruyorum. Yoksa beni burada tutan hiçbir yasal durum yok. O anki suskunluğu ve siniri görülmeye değerdi gerçekten de. Sustu ve kahvaltısını yapmaya devam etti. Tabi içten içe ben sinirden köpürüyordum. O cümleye sinir olmuştum. Sen bana maaş verme, sigorta yapma, özel işlerin için koşuşturt, senin dağınıklığını toplayamıyorum diye kız, bağır, azarla... Babamın hayrına mı duruyorum ben burada be! Kim katlanır ki bu muameleye? Cuma gününe kadar durmak da benim insanlığım olsun.

Bakın düşündükçe sinirlerim oynuyor. Bu tip insanlar adamın sinir sistemini de çökertir. Buradan sonra çalıştığın yer daha mı iyiydi? derseniz artıları da vardı eksileri de. Daha büyük bir yerdi ama 4 ay çalıştım sadece. Oradaki ustalara bakılırsa iyi bile dayanmışım. Peki şimdi ne yapıyorum? Freelance iş almaya çalışıyorum. Başarılı mıyım? Pek sayılmaz zira öğrendim ki bu iş internet ortamında yapılmaz. Lakin ailem de yasal zorunluluklar yüzünden kart bastırmak, broşür yapmak ve iş toplamak gibi şeyleri yapmamı istemiyor. Eeee? Ne olacak şimdi dersiniz? Hani başka bir iş yapayım diyorum gene suçlu ben oluyorum. Bu sefer ailem kızıyor, madem bu işi yapmayacaktın ne diye okudun o kadar?nŞimdi onlar da haklı bir bakıma ama lütfen benim açımdan da baksınlar biraz. Hayat zor ve artık düzenli bir yaşama, işe ihtiyacım var. Ayy içim karardı.

Kusura bakmayın. Çoğu kişi bu yazıları okumayacak bile ama içimdekilerin bari bir kısmını anlatıp rahatlamam lazımdı. Ne kadar işe yaradı? Ehh... Ne diyelim? Hayat zor, bizim mesleğimiz daha da zor.
Valla ben okudum gayet güzel beğendim.

Yalnız sende acı durumu tattığına göre şöyle bir durum var bizim meslekte; Gerçekten hem iyi olmak gerekiyor hem de iyi olduğunu göstermen bir anlamda kendini iyi pazarlaman gerekiyor.

Ben işe yeni girmiş arkadaşlara kesinlikle sizin denediğiniz gibi firmalara girmemelerini öneriyorum. İzmirde eli yüzü düzgün 10 -15 kadar reklam işi yapan firma var.

Ben sizin yerinizde olsam bunlarla anlaşır ücretsiz yada koparabiliyorsam yol+yemek karşılığı en az 6 ay-1 sene kadar çalışırdım ve teknik/tasarım bilgimi de çok daha arttırmaya çalışırdım.

Sonra 6 ay sonra idare edecek bir yerde maaş karşılığı çalışabilecek duruma gelebilirsiniz. Yoksa çalıştığınız türden yerlerde inanın hiç bir şey öğrenemezsiniz sizden daha iyisini de bulamazsınız size işin inceliklerini öğretecek. Freelance için piyasa içinde en azından 3-5 sene pişmenizi öneririm.

Hatta idare edecek ajanslarda iş bulamıyorsanız düzgün matbaaları deneyin. Düzgün olup olmadığını grafik ofisinin düzenlenişinden/duruşundan hissedersiniz zatenMesleğime Saygımı Yitirmek Üzereyim :(. Matbaalarda tasarım haricinde kendinizi çok ilerletebilirsiniz. "Ajanslar" kadar da güvenilmez olmazlar en azından.
Bu mesajdan alıntı yap
remedya isimli Üye şimdilik offline konumundadır

remedya

Grafiker / Ankara

Standart
Alt 19-04-2013 #307
Bu da benden.
Gayet güzel yazmışsınız. Tespitlerinize ve eleştirilerinize katılmakla beraber, Türkiye piyasa şartlarından konuya bakacak olursak, ileri seviyede program bilgisi, eğitim vb aranırken geri seviyede maaş, sosyal haklar vb önerilen bir ortamda, sağlıklı düşünmek mümkün değil. Hiç bir mesleki eğitimi olmayan yakın akrabam bir TV dizisinde senaryo yazıyor daha doğrusu çeviri yapıyor ve ayda 40 bin TL kazanıyor, hatta başka bir akrabamızı da yanına yardımcı olarak aldı 10 bin TL de o kazanıyor. Dizi devam ediyor. Hem devam etmese süper bir referans edinmiş oldular.
Gelelim bana M.Ü. G.S.F. Genel Yetenek sonrası ve Özel Yetenekte 90 puanla kazanmışım, yaratıcı dersler ve eğitimler almışız, ingilizce bilgimiz orta seviye, Corell, Photoshop, QuarkXPres, Freehand, PHP, Flash falan filan uzatmayayım. Kazancım yetmiyor ve kendimi geliştiremiyordum. Hedef koyamıyordum, 45 yaşıma geldim daha önce bu yolda gidersen heba olursun demişlerdi ancak malum sanatçı gururu ve idealist bakışım reel olanı görmemi engelledi. Bugün aynı hatayı tekrarlayan çok daha fazla, geleceği olmayan arkadaşların yorumlarını, kendilerini, farkettirme, kabul edilme çabalarını, kestirmeden bir yerlere ulaşma isteklerini görüyor ve üzülüyorum. SGK'ları yok, tiyatro, seminer, yarışma, fuarlar ve sosyal ortamlara giremiyorlar, bir proje bulsalar anneden babadan haşlık temin edip kotarmaya çalışıyorlar. En önemlisi kullandıkları programlara 1-2 bin USD veremeden kaçak kullanmaları ve yine webdeki yüksek kazançlı ve sosyal tatmine sahip, yaratıcı ekiplerden ve kişilerden çıkan sayısız tasarım, vektör ve stok resimleri yasa dışı kullanıyor olmaları. Türkiye'de bir orta düzey grafiker'in başlangıç maaşının 2.000 TL olması ve sosyal haklara sahip olması gerekir. Bu konuda çok fazla konu ve makale zaten mevcut oraya girmeyeyim.
Ben şimdi bir kaç firmanın web sitesini CMS özellikli ve çok geniş kullanıcı ve geliştirici ağına sahip olan Joomla ile yapıyorum. Ne kadar gereksiz bilgi ile kafamı doldurmuşum diyorum kendime. Siteyi kuruyorum, template tasarlıyorum, resimleri, yazıları, flipping katalogları, slider, ekliyorum, çok dilde çeviri modülü, resme kaç kişi tıklamış, yazıyı, makaleyi, reklamı kaç kişi incelemiş ve en baba PHP'cinin 1000 TL'ye bile yazmayacağı modüller bedava, modül, modül, deniyorum en iyi hale getiriyorum ve mükemmel sonuç! az zahmetle kalıcı ve sağlıklı web çözümleri sunuyorum ve müşterilerim de çok memnunlar. Ayrıca joomla içerik, google aramalarında, ilk sayfada yukarılarda çıkıyor, bu da joomlanın bir sırrı olsa gerek!
Ancak yabancı bir site gösteriyorlar pek çok özelliği var ve 10-15 bin USD'lik bir projeyi göstererek, bunu bize yap 750 TL olur mu, olur, olur, hadi anlaşalım, ama aa hadi 800 olsun diyorlar. Onlara da ancak gülüyorum ve sen git 5 bin TL ile bir BMW 3,16i 2013 Sedan al bana iki katına sat hemen alayım diyorum. O zaman anlıyorlar köfteler!
Neyse bende paylaşayım dedim yaşasın Joomla demek zorundayım. Akıl parçaları birleştirme yeteneği ise sanırım bu Joomla.
Şu sıralar 7 firmam var, yıllık sözleşme yapıyorum, aylık ödeme alıyorum, beni fazlasıyla tatmin ediyor. Kalıcı ve sürdürülebilir kaliteli ama çok uygun fiyatlara çalışıyorum. SGK'm hiç aksamıyor, sosyalleşmeye başladım. Diyeceksiniz ki wordpress de Php. Evet ama o ilk blog olarak tanındı, oysa ticari firmalar profesyonellik bekler.
Bu mesajdan alıntı yap
crazyboy178 isimli Üye şimdilik offline konumundadır

crazyboy178

Grafiker / Ankara

Standart
Alt 25-04-2013 #308
Türkiyede 3D Karakter animatörü toplasan 50-100 kişi etmez iş verenlerin animatöre verdiği maaş en fazla 1000 lira.Ee bakıyosun hangi illerde çizgifilm yapılıyor? "ist-ankara" Bu şehirlerde 1000 lira ev kirasına yetmez!!!! *** *** Anca başka sektörleri büyüt sen. Nazmiye katılıyorum sana yapcak bişey yok yurtdışına çıkmadan da olmaz *** afedersiniz ***

FORUM KURALLARINI OKUMALISINIZ.
Bu mesajdan alıntı yap
yazarcizer isimli Üye şimdilik offline konumundadır

yazarcizer

Grafiker / Kocaeli

Standart
Alt 17-05-2013 #309
Mesleğime Saygımı Yitirmek Üzereyim :(

— Buyur abi, gel gel…

Cingöz! Sallanmasana oolum, hadi çek oradan abine de bir sandalye bakıyim!.. Gel abicim ayakta kaldın, otur bir şöyle gözünü seveyim, yaslan şöyle arkana, hah!.. Olum kalksana lan makinenin başından, iner onlar sen merak etme!.. Bırak bırak, sen kap gel bize iki çay hemen, fırla fırlaa!..

Eee ne diyorduk, logo dedin mi orada duracan abicim, tek geçeriz ayıptır söylemesi!.. Sadece, afilli mi olsun, janjanlı mı olsun, sen bir tek onu söyleyeceksin ve gerisine hiç karışmayacaksın!.. İstersen ortaya karışık da olur haaa!.. Heh hee, takılıyorum abi yanlış anlama!

***

— Nereye koydun lan şu klipart siidiisini?.. Oolum sana kaç defa indirdiklerini ayrı ayrı siidilere kaydet demedik mi lan!.. Aratıp duruyosun hep beni böle fellik fellik haa!..

Tekrardan pardon abicim, ne diyorduk... Haa, dersen ki logonun yanına şöle şekilli bir web sitesi de isterim, ona da ayıpsın abicim derim!.. Gerçi bizim çocuk hâlâ netten indiriyor ama arşivimizde istemediğin kadar örnek mevcut zaten; maksat müşteriye çeşit olsun diyoruz yani bir nevi… Bak abicim, "Milenyum Reklam Taahhüt Ltd. Şti."nin kapısından adımını atan herkes "kompile" hizmet alacak buradan diyorum!.. Ahanda buraya da yazıyorum; bu mekandan kimsenin eli boş dönn-mee-yee-ceek, cümle âlem bunu göö-ree-cek!.. Her türlü iddialıyız demek istiyorum abicim yanlış anlama!

***

— Nasıl olsun ça… Pardon, nasıl isterdiniz logonuzu abicim, yani tarz olaraktan diyorum?.. Eğer istersen, hani nasıl diyim, böyle fantaazi örneklerimiz bile mevcut, ne dersin ha?.. Bak bak, mesela bunlar çok gidiyor bu aralar inan, hem bak ben de kullanıyorum; birini camda, ötekini kapının üstündeki tabelada, girişte farketmiştin di mi abi?

Sen baka dur abi, çekinme öyle ben böyle konuşuyorum diye haa, beğendiğin bir tane varsa işaretle valla, hiç çekinme...

Haah, bak bak!.. Bu nasıl abim, hani şöyle kartivizitinde bi hayal et, yani meselaaa diyorum...

Açtı seni ama di mi haa?.. Eeeh, yıkılıyo valla yakışıklı abim beah!.. Yürrü beah!..

***

— Toptan gıda işi yapıyodunuz di mi pek sayın abim?..”

Cem Yılmaz - Türkler Uzayda - Timsah.com
Bu mesajdan alıntı yap
haylazçiçek isimli Üye şimdilik offline konumundadır

haylazçiçek

Grafiker / İzmir

Standart
Alt 30-03-2014 #310
Merhaba...
haksız rekabet en çok sektörümüzde malesef ki... Öyle şeylerle karşılaşılıyor ki gün içinde hayret ediyorum...Yahu benim üretimini o paraya yaptıramadığım işi adam kat be kat aşaya satabiliyor...Ne demek bu? Bizim haklarımızı savunacak bir derneğimiz yok mu? Bu sektörü adil hale kim getirecek? Ne yapmamız gerekiyor....Ben bunları bir ajans sahibi olarak yazıyorum..Ve diğer ajans sahiplerine sesleniyorum...Lütfen tasarım işi yap denince yap denilen bir iş değil çalılşanlarınızı rahat bırakın ki memnun olabileceğiniz işleri size sunsun...Bu arada her insan her şeyi bilmek zorunda değil herkesin uzman olduğu bir branş var... Sevgili arkadaşım mesleğimiz malesef ki merdiven altlarında sürünüyor...Emeğe saygı yok ama sen sen ol ki asla mesleğine sırt dönme gün gelecektir ki huzurlu olacaksın...

Allah herkesin gönlüne göre versin....
Bu mesajdan alıntı yap
Cevapla

Tags
grafiker, grafikerlik meslegi, nazmiye gülol

Benzer Konular
Konu Konu Bilgileri Forum Cevaplar Son Mesaj
Mesleğime zarar veren kimdir? Nüket HOTALI Anketler 61 18-04-2012 11:56:53

Kapat
Şifremi Unuttum?