Mutluluğun Formülü

Edebiyat - Mutluluğun Formülü Sponsorlu Bağlantılar Bir tüccar mutluluğun gizini öğrenmesi için oğlunu insanların en bilgesinin yanına yollamış. Delikanlı bir çölde 40 gün 40 gece yürüdükten sonra, sonunda bir tepenin üzerinde bulunan güzel bir ...

Cevapla
Mutluluğun Formülü
x-ir isimli Üye şimdilik offline konumundadır

x-ir(35)

Hiç Biri / İstanbul

Standart

Mutluluğun Formülü

Alt 23-07-2009 #1
Sponsorlu Bağlantılar

Bir tüccar mutluluğun gizini öğrenmesi için oğlunu insanların en bilgesinin yanına yollamış. Delikanlı bir çölde 40 gün 40 gece yürüdükten sonra, sonunda bir tepenin üzerinde bulunan güzel bir şatoya varmış. Söz konusu bilge burada yaşıyormuş.

Bir ermişle karşılaşmayı bekleyen bizim kahraman, girdiği salonda hummalı bir manzarayla karşılaşmış. Tüccarlar girip çıkıyor, insanlar bir köşede sohbet ediyor, bir orkestra tatlı ezgiler çalıyormuş. Dünyanın dört bir yanından gelmiş lezzetli yiyeceklerle dolu bir masada varmış. Bilge sırayla bu insanlarla konuşuyormuş. Bizim delikanlı kendi sırasının gelmesi için 2 saat beklemiş.

Delikanlının ziyaret nedenini açıklamasını dikkatle dinlemiş bilge, ama mutluluğun gizini açıklayacak zamanı olmadığını söylemiş. Gidip sarayda dolaşmasını, kendisini iki saat sonra görmeye gelmesini söylemiş. “Ama sizden bir ricada bulunacağım” demiş bilge delikanlının eline bir kaşık verip sonra bu kaşığa iki damla sıvıyağ koymuş. “Sarayı dolaşırken bu kaşığı elinizde tutacak ve yağı dökmeyeceksiniz” demiş.

Delikanlı sarayın merdivenlerini inip çıkmaya başlamış. Gözünü kaşıktan ayırmıyormuş. İki saat sonra bilgenin huzuruna çıkmış.

“Güzel” demiş bilge, “peki yemek salonumdaki acem halılarını gördünüz mü? Bahçıvan başının yaratmak için on yıl çalıştığı bahçeyi gördünüz mü? Kütüphanemdeki güzel parşömenleri fark ettiniz mi?”

Utanan delikanlı hiçbir şey görmediğini itiraf etmek zorunda kalmış. Çünkü bilgenin kendisine verdiği iki damla yağı dökmemek için çabalamış, başka bir şeye dikkat etmemiş.

“Öyleyse git, evrenin harikalarını tanı” demiş ona bilge, “oturduğu evi tanımadan bir insana güvenemezsin” demiş. İçi rahatlayan delikanlı kaşığı alıp sarayda gezmeye başlamış. Bu kez duvarlara asılmış, tavanları süsleyen sanat yapıtlarına dikkat ediyormuş. Bahçeleri, çevredeki dağları, çiçeklerin güzelliğini, bulundukları yerlere yakışan sanat yapıtlarının zarafetini görmüş. Bilgenin yanına gidince, gördüklerini bütün ayrıntılarıyla anlatmış.”peki sana emanet ettiğim iki damla yağ nerede?” diye sormuş bilge. Kaşığa bakan delikanlı iki damla yağın dökülmüş olduğunu görmüş. peki demiş bunun üzerine bilgeler bilgesi.”sana verebileceğim tek öğüt var.

“Mutluluğun gizi dünyanın tüm harikalarını görmektir ama kaşıktaki iki damla yağı unutmadan.”…
Bu mesajdan alıntı yap
Sponsor Links

Grafikerler.net Reklamları

artdevil isimli Üye şimdilik offline konumundadır

artdevil(35)

Grafiker / Sakarya

Standart
Alt 23-07-2009 #2
                             Sponsorlu Bağlantılar
söylenecek son sözü bilge söylemiş zaten
güzel bir paylaşım olmuş ellerine emeğine sağlık
Bu mesajdan alıntı yap
x-ir isimli Üye şimdilik offline konumundadır

x-ir(35)

Hiç Biri / İstanbul

Standart
Alt 23-07-2009 #3
teşekkürler
Bu mesajdan alıntı yap
larana isimli Üye şimdilik offline konumundadır

larana

Grafiker / İstanbul

Standart
Alt 23-07-2009 #4
Güzel paylaşım için teşekkürler...
Bu mesajdan alıntı yap
Cevapla

Kapat
Şifremi Unuttum?