Nur'ca Gölgeye Övgü...

Graficafe - Nur'ca Gölgeye Övgü... ...

Cevapla
Nur'ca Gölgeye Övgü...
Nur isimli Üye şimdilik offline konumundadır

Nur

Hiç Biri / Yurtdışı

Standart

Nur'ca Gölgeye Övgü...

Alt 11-04-2010 #1
Sponsorlu Bağlantılar

Ve aslında yergi..
Gölge…
İnsanın gizemli/sırlı görünme hali, daha fazlasına sahip olduğunu vaat eden yanlarını gölgede bırakıp, dikkat toplama/ilgi çekme dürtüsü ile birleşince kişiyi nasıl suskunluğa götürüyorsa, sanat eserinde de bu kaygı yerini gölgeye bırakıyor.

Seyreden için sanat eseri sanatçısı tarafından kodlanarak ona sunulmuş bir ileti ve bu iletinin anlamlanmasını sağlayan ilk unsur ışık/gölge.. İzleyici için söz ışıksa, suskunluk gölge oluveriyor. Her vaadi bir gölgeye hapsedip, izleyicinin hayal gücünü devreye sokan eserler daima daha bir iz bırakıyor.

Sanırım bu etkilenmenin ve isteklenmelerin sebebi dürtüsel olarak varlık olgusunun insan tarafından tekrar tekrar sorgulanması ile ilgili. Çünkü gölge ve onun ışıktan etkilenerek hareketlenmesi, şimdi şu anda var olduğumuzun koşuluz kanıtı. Tüm bu psikolojik etkilerle birlikte ışığın her şeyi göz önüne sermesi, gücü, aydınlatıcılığı ona insanlık tarihi boyunca tanrısal anlamlar yükledi. Işığın tezadı karanlıkta doğal olarak kötülüğün/korkunun/gizemin simgesi oldu. Gölgenin sahibi aslında ışıkken hep karanlığa ait oldu. Hatta eski çağlarda insan bedeninin öldükten sonra karanlıklar aleminde yok olduğuna, fakat gölgesinin onun ruhunun göstergesi olarak dünyada kaldığına inanıldı. Gölge hep bilinmezliklerle dans ederken bize karanlığı çağrıştırarak ondan ürkmemize sebep oldu.

İnsanlık tarihi boyunca gölgeyle ilgili tüm mitolojik, psikolojik ve dini çıkarımlar sanatta da yerini bulmuş. Mağara resimleri bulunmadan evvel 1.yy’da yaşamış olan Plinius’un Doğal Tarih Ansiklopedisinde yer alan resim sanatının gölgeden doğduğuna dair bilgilerde bunu gösteriyor.

Gölge ve ışık, insanın sanat vasıtası ile dünya üzerinde kalıcılığını arttırma girişimlerine işaret etse de Rönesans sanatına kadar (veya bize ulaşan kısmına kadar) sanat yapıtlarında boyutluluk hissine yani gölgeye pek rastlanmıyor. Gölge ile etkiyi ve kalıcılığı arttırma yöntemi en çok orta çağda Hıristiyan mistisizmi ile açığa çıkıyor. Dini otoriteler, Tanrı’yı ve ona giden yolun kapısı olan kiliseyi, insanoğlu üzerinde tartışılmaz tek yetkin güç olmasını sağlamak için sanatı kullanıyor. İşte tam bu noktada tanrısal bir güç olan ışık ve gölge bilinçli bir şekilde kullanılmaya başlanıyor. Özellikle yüksek gotik diye adlandırılan dönemde ve Fransa’da inşa edilen mimari yapıtlarda görülüyor gölgeyi kullanma kaygısı. Gotik kiliselerde yaratılan ışık/gölge etkisinin taşıdığı amaç; insanın problemlerle boğuştuğu karanlık dünyasında, Tanrı’nın ve kutsal üçlemenin ışığını hissettirip, ışığın kalbine doğru yapılan yolculukta, sorgulamaktan çok, kayıtsızca ibadete ve kilise bağlılığına adım atmasını sağlamak, bu görsel şölenle etki altına sokmak olmuştur. Yaratılmaya çalışılan psikolojik etki sözlü iletişimi azaltıp, düşünmenin/düşündüğünü paylaşmanın önüne ket vurup, itaati getirip, başkaldırıyı uzaklaştırmayı gerçekleştirmektir.

Doğu sanatında da gölge oyunu daha çok dini anlatımlar için kullanılmış. En bildiğimiz ve önemli örneklerinden biri de Hacivat - Karagöz.
Karagöz’ün sahnesindeki beyaz perde dünya, kuklalar insanlardır, arkadan vuran ışık ise ruhtur.
Işık kapanınca ruh gider, perdedeki kuklalar yani dünyadaki insanlar görünmez aleme göçerler.

Bununla ilgili Ömer Hayyam'ın bir rubaisi;
Biz gerçekten bir kukla sahnesindeyiz
Kuklacı felek usta, kuklalar da biz
Oyuna çıkıyoruz birer ikişer
Bittimi oyun, sandıktayız hepimiz.


Aslında konu hakkında daha nice bilgiler var ama beni gölgeyi düşünmeye sevk eden durum tozlu raflardan indirdiğim bir sergi oldu.

İstanbul Modern’de gerçekleşen “Gölgeye Övgü” isimli sergi ve ona ait bazı çalışmaları yeri gelmişken sizinle paylaşayım isterim. (Konuya dair notlarımı buldum ama fotoğrafları kayıp maalesef)


Nur'ca Gölgeye Övgü...



Nur'ca Gölgeye Övgü...



Nur'ca Gölgeye Övgü...



Nur'ca Gölgeye Övgü...

Dilerim sizler de yeri geldikçe kendi gölgelerinizi ışıklandırırsınız...
Boyut hissinizi arttıran gölgeler diliyorum Nur'ca Gölgeye Övgü...
Teşekkürler.
Bu mesajdan alıntı yap
Sponsor Links

Grafikerler.net Reklamları

_Anathema_ isimli Üye şimdilik offline konumundadır

_Anathema_(31)

Hiç Biri / İstanbul

Standart
Alt 11-04-2010 #2
                             Sponsorlu Bağlantılar
gözüm korktu önce uzun diyeNur'ca Gölgeye Övgü... ama konu senin okumadan geçemezdimNur'ca Gölgeye Övgü...
her bir kelimeye anlamak için sindire sindire okudum.galiba anladımdaNur'ca Gölgeye Övgü...
böyle güzel ve yapıcı konularla insanlara ışık oluyorsun canım arkadaşım.daha önce duymadığım ve ilk defa rastladığım bi konu.ve tabi daha niceleri.teşekkürler paylaşım için.


sen bana ışık ver yeter
bende filiz çok
köklerim içimde gizlidir...
ışığını yaymaya devam et.tam arkandayımNur'ca Gölgeye Övgü...
Bu mesajdan alıntı yap
Nur isimli Üye şimdilik offline konumundadır

Nur

Hiç Biri / Yurtdışı

Standart
Alt 12-04-2010 #3
gözüm korktu önce uzun diyeNur'ca Gölgeye Övgü... ama konu senin okumadan geçemezdimNur'ca Gölgeye Övgü...
her bir kelimeye anlamak için sindire sindire okudum.galiba anladımdaNur'ca Gölgeye Övgü...
böyle güzel ve yapıcı konularla insanlara ışık oluyorsun canım arkadaşım.daha önce duymadığım ve ilk defa rastladığım bi konu.ve tabi daha niceleri.teşekkürler paylaşım için.


sen bana ışık ver yeter
bende filiz çok
köklerim içimde gizlidir...
ışığını yaymaya devam et.tam arkandayımNur'ca Gölgeye Övgü...
Çok teşekkür ediyorum Reyhan' ım Nur'ca Gölgeye Övgü... Sabaha karşı değişik bir kafayla tamamladığım bir yazı idi ve sanırım yer yer eksiklikler olmuş..
Hatta bir fotoğrafı iki kere yüklemişim Nur'ca Gölgeye Övgü... Ama "dost kusur görmez" lafı ne de doğru imiş Nur'ca Gölgeye Övgü... Bir tanesin ..
Bu mesajdan alıntı yap
Cevapla

Kapat
Şifremi Unuttum?