Penceremin Kiracıları

Graficafe - Penceremin Kiracıları Sponsorlu Bağlantılar 1999 yıllarındaydı, bizim de aynı şekilde kiracılarımız oldu.. 3 yumurtası vardı.. yavrular yumurtadan çıkmışlardı ama onları bekleyen son daha kötü olmuştu :S...

Cevapla
Penceremin Kiracıları
Tollyver isimli Üye şimdilik offline konumundadır

Tollyver(32)

Grafiker / İstanbul

Standart
Alt 25-06-2010 #11
Sponsorlu Bağlantılar

1999 yıllarındaydı, bizim de aynı şekilde kiracılarımız oldu.. 3 yumurtası vardı.. yavrular yumurtadan çıkmışlardı ama onları bekleyen son daha kötü olmuştu :S
Bu mesajdan alıntı yap
Joymen isimli Üye şimdilik offline konumundadır

Joymen

Öğrenci (Grafik) / Batman

Standart
Alt 25-06-2010 #12
                             Sponsorlu Bağlantılar
Çok güzel yorumlamışsınız birebir yaşadım sanki (:
Bu mesajdan alıntı yap
sevgiden-iz isimli Üye şimdilik offline konumundadır

sevgiden-iz

Hiç Biri / Ankara

Standart
Alt 26-06-2010 #13
Çook teşekkür ederim paylaşımınız için..
Öncelikle ilk kiracılarınızın bebekleri için başınız sağolsunPenceremin Kiracıları ; ikinci kiracılarınızın bebekleri için de allah analı babalı büyütsün. Penceremin Kiracıları
Dilerim bunlar ölmezler yaa; havalarda ısındı zaten.
Çook güzel yazdığınız paylaştığınız anılarınız; devamını merakla bekliyorum.
İyi ki varsınız; iyi ki burda bizimlesinizPenceremin Kiracıları
Siz de iyi ki varsınız. Yeni bebeğimiz de maalesef olamayacak. Aile içi şiddet midir nedir kırmışlar yumurtayı.
Devamı gelecek elbette. Sıkılmazsanız ben hep paylaşırım.

Teşekkür Ederim.

Yaa! :surprised: Nasıl anlatsam bilemiyorum. :surprised: Diyeceğim o ki; "vır vır vır vır" konuşan ben; şu an, şu yazınıza, şu duygularınıza diyecek söz bulamadım. :S
Sebep mi?
Sebep: Yazım şekliniz, olayı anlatış tarzınız, kullandığınız kelimeler, duygularınızı bu kelimelere -içtenlikle- yükleme şekliniz vs... inanılmaz etkiledi beni. :S
Tek söyleyebileceğim şey; bu konu başlığını, bizimle paylaşmak istediğiniz bir konu ya da anı olarak görmüyor, yüreğinizi paylaştığınızı düşünüyorum. Bu yüzden sadece "yüreğinize sağlık" diyebiliyorum.
Allah herkese böyle kiracılar nasip etsin. :smile:

(Bu arada; paylaştığınız bir diğer anınızda da -Muammer sineğim Penceremin Kiracıları- benzer bir olay gelmişti başıma küçükken. Penceremin Kiracıları Ve bu anınıza benzer bir anım da var. Ve benimki gerçekten çok üzücü. :crying: Vakit bulduğum ilk fırsatta paylaşacağım inşallah. Penceremin Kiracıları Ayrıca bu -yorum denilemeyecek kadar saçma cümlelerden oluşan- yorumumu da siz sonuna kadar okuduysanız, ben de size teşekkür ederim. :giggle: Tekrar yüreğinize sağlık. Saygılar... :angelPenceremin Kiracıları

Yorumunuz için çok Teşekkür Ederim.
Onur duydum yazdıklarınız çok mutlu etti beni.
Estağfurullah saçma değil kesinlikle.

Öğrenciyken çalışkandım ama bir tane kompozisyon yazamazdım, resimde yapamazdım. Hepsini ablama yaptırırdım. Şimdi kurşun kalemle resim değil ama desenler çiziyorum (artık bilgisayar da eklendi) ve bu siteye üye olduktan sonra bu tip küçük anı-hikaye (ama hepsi gerçek yaşanmış) yazmaya başladım. Öğreneceğim ve paylaşacağım çok şey var diye düşünüyorum.

Okumayı çok severdim. Yakın zamana kadar da çok okurdum. Bir arkadaşım “Okumak dolmak, yazmak boşaltmak” demişti.

Ben daha başka hikayeler de hazırladım ama insanlar sıkılırsa diye çekiniyorum.
Daha önce de yazmıştım artık Muammer ismini nerede duysam gülerim. Hele sinek görünce bu kesin Muammer’ dir diyorum.


Paylaşım için çok teşekkürler.

Gerçekten bu harika doğa olayını çok iyi gözlemlemiş ve anlatmışsınız, tebrik ederim sizi.

Beğendiğinize sevindim.
Teşekkür Ederim.

1999 yıllarındaydı, bizim de aynı şekilde kiracılarımız oldu.. 3 yumurtası vardı.. yavrular yumurtadan çıkmışlardı ama onları bekleyen son daha kötü olmuştu :S
Evet zaten dünyaya gözünü açan her kuş yaşasaydı. Bu da hayatın gerçeği.
Teşekkür Ederim.

Çok güzel yorumlamışsınız birebir yaşadım sanki (:
Yorumunuz için ben Teşekkür Ederim.
Bu mesajdan alıntı yap
child_play isimli Üye şimdilik offline konumundadır

child_play(32)

Hiç Biri / Adana

Standart
Alt 27-06-2010 #14
Vakit bulduğum ilk fırsatta paylaşacağım inşallah. Penceremin Kiracıları
Kendimden alıntı biraz garip oldu. Penceremin Kiracıları Ama sözümü tutmak istedim. :angel:

Siz de iyi ki varsınız. Yeni bebeğimiz de maalesef olamayacak. Aile içi şiddet midir nedir kırmışlar yumurtayı.
Devamı gelecek elbette. Sıkılmazsanız ben hep paylaşırım.

Ben daha başka hikayeler de hazırladım ama insanlar sıkılırsa diye çekiniyorum.
Daha önce de yazmıştım artık Muammer ismini nerede duysam gülerim. Hele sinek görünce bu kesin Muammer’ dir diyorum.
Öncelikle sıkılmayacağım(ız)dan emin olabilirsiniz. :angel: Ama insan olmadığımı düşünürseniz o başka mesele. :rofl::rofl: Bakınız:

insanlar sıkılırsa
Sıkılmazsam, insan değilmişim gibi bir mantık yürüttüm de. Penceremin KiracılarıD Herneyse... Penceremin Kiracıları Yeter ki paylaşın... Tekrar kendi adıma söyleyeyim: Sıkılmam. Penceremin Kiracıları :angel:

Diyeceğim o ki; buna benzer bir anımı paylaşmak istedim söz verdiğim gibi... Başlayayım müsaadenizle. :angel:



Küçükken "büssürü" her biri birbirinden güzel tavuğumuz, her biri birbirinden heybetli horozumuz ve her biri yine birbirinden şirin civcivlerimiz vardı. Penceremin Kiracıları Bunlar küçük bir odada yaşarlardı. Babam beslerdi; ben sadece yakalayıp severdim. Penceremin Kiracıları (çocukluk ya işte: bir de soranlara utanmadan "ben besliyorum, ben bakıyorum" vs... derdim.) Penceremin Kiracıları Hatta yakalayıp sevmekle kalmaz, horozlar gibi ötmeye çalışır; tavuklar gibi "gıt gıt gıdak"lar, civcivler gibi de "ciiiiiik"lerdim. Abartıp akşamları damdaki korkuluklara tünerdim desem yeridir. :S Penceremin Kiracıları (Düşerim diye annemin yüreği ağzına gelse de ben "ben"dim... Yeri gelince "horoz", yeri gelince "tavuk", yeri gelince de "civciv"dim. Ben "çocuk"tum...) Penceremin Kiracıları

"Büssürü" tavuklarımız vardı. "Gıdaklamaya" başladıklarını duyduğum an ile odanın kapısını açıp kendimi içeride buluverdiğim an arasında 3 saniye ya vardı ya yoktu. Penceremin Kiracıları "Aha!" derdim, "Yumurtladıııııııııııııııııııııı..." Penceremin Kiracıları

Odanın içerisinde sobada yakmak için çuval çuval "talaşlar" vardı. Her bir tavuğumuz, kendi çuvalını bilir, gider canı istediği zaman oraya yumurtlardı. Penceremin Kiracıları (evet! bizim tavuklarımız her gün yumurtlamazlardı, canları istediği zaman yumurtlarlardı... Penceremin Kiracıları)

O tavukların içlerinde en çok 2 kız kardeşi severdim. :angel: Onlar benim "kınalı" tavuklarımdı. Penceremin Kiracıları Renkleri öyle güzeldi ki, kahverenginin bütün tonları mevcuttu tüylerinde. Ve ben onları "kınalı kardeşler" diye severdim. Ayrıca ikisi de resmen birbirlerinin kopyasıydı. Ve ikisi de biraz tipsizdi. Penceremin KiracılarıD

Ben, tavuklar yumurtladıklarında; özellikle gidip ikisinin yumurtalarını ayırır, kahvaltıda diğerlerini annemlere verir, ikisininkini ben yerdim. Penceremin Kiracıları Öyle çok severdim işte onları. :angel: Yumurtlamasalar da severdim yani. Penceremin Kiracılarıarty: Benimdi çünkü onlar, "kınalı"larımdı. Penceremin Kiracıları Kucağıma alır, ikisinin de gözleri kapanıp uyuyuncaya dek saatlerce severdim. Hatta, yemek yemediklerinde; evden bir parça ekmek getirip yarısını onlara, yarısını da kendime alırdım. Onlar karşımdayken ekmeği yemeye başlardım (sebep: ben yiyince onlar da yesinler diye). :smile: (bu arada yazıyı yazarken fark ettim de: küçükken daha bi duygulu, daha bi zekiymişim Penceremin Kiracıları. şimdiki halime bakıyorum da... neyse... :gigglePenceremin Kiracıları

Günlerden bir gün yine odadan "gıdak"lama sesinin gelmesiyle birlikte, 3 saniye geçmeden odada buluverdim kendimi... Baktım ki kınalı'larımdan birisi "bas bas gıdaklıyo"... :S Yumurtayı gördüm görmesine de...

Kardeşi yok!..

Aldım kucağıma kınalım'ı. "Kardeşin nerde" diye sorguya çektim. :S Hala "bas bas gıdaklıyoooo"!!!

"Tamam, sus" dedim "Buluruz şimdi"... Başladı(k)m aramaya.

Kümeslerin içlerine girdim (şu anda gir deseler, bırakın kümesi, o odaya bile girmem!), diğer kümeslere baktım, altlarına, üstlerine, duvar kenarlarına; diğer kınalım'ı bulabileceğimi sandığım her yere baktım, ama yok!

Korktum...

Eve gittim. Anneme söyledim! "Akşam olsun, bulunur yavrum" dedi.

Kızmıştım anneme. :crying: Kınalım'la ilgilenmedi bile... Koştum tekrar odaya... Yine baktım sağa sola. Yokkkkkk... Bulamadım...

Kucağımda diğer kınalı'm. Oturdum oraya. Bir yandan diğer kınalım ortaya çıksın (utanmasam "ben burdayım" deyip boynuma sarılsın diye düşüneceğim yani, o derece) diye dua ederken; diğer yandan kucağımdaki kınalım'ı seviyordum.

Birden aklıma talaş çuvallarının aralarındaki küçük boşluklar geldi. İçime bir umut doğmuştu. Çocukça bir sevinç işte. :S Acaba benden mi saklanıyordu?

İnanır mısınız; kınalım'ın bile sığamayacağı küçük boşluklardan geçtim. Aradım, baktım, bağırdım, seslendim... Orada da yok... Yok işte...

Odada, birkaç tanesinin üst üste yığılı olduğu köşedeki talaş çuvalları çarptı gözüme. Onların da aralarına bakayım dedim. Orada da yok...
Derken o çuvalların üstü geldi aklıma. Eski, kullanmadığımız bir sandalyeye tırmanarak çıktım çuvalların üzerine... :S Çıkmamla, kucağımdaki kınalım'ı fırlatmam bir oldu. Ne göreyim!!! :crying: Kınalı'm, çuvalın iplerine dolanmış asılı duruyor orada. Hareketsiz olduğuna dikkat etmedim önce... Çuvalın iplerinden kurtarmak istedim... Soğuktu... Elimi geri çektim...

Önceleri, ben onu tutmak isteyince; küçük "gıdak" sesleri çıkarır, adeta bana naz yapar, gevşeyip teslim ederdi kendini. Ama şu anda... Şu anda kaskatıydı. Gevşeyen tek bir yeri yoktu... Korktum.

Annemi çağırdım, "Ölmüş bu" dedi. :crying: "O'na 'bu' deme" dedim ağlayarak. Koştum içeri...

O gün, O'nun o halini kabullenmem zor olmuştu. Daha önce hiç "kınalı'm" ölmemişti çünkü... Daha önce hiç, öleceğini düşündüğüm, öleceğini aklımın ucuna bile getirebileceğim bir kınalı'm olmamıştı çünkü... Neticede küçücük bir çocuktum. Şekerle, çikolatayla kandırmışlar beni "sana yeni kınalı alacağız" diye...

Şu anda 'büyük'üm. Küçük değilim... Kınalım'ın, yumurtlamak için çıktığı talaş çuvalı üzerinde; çuvalın iplerine dolanıp kurtulma çabasıyla içgüdüsel olarak ters bir hamleyle boşluğa düşerken, boynunu saran iplere asılı kalarak ölmesini ve hatta onu oraya özellikle biri asmış gibi gördüğüm o anı çoktan unuttum...
Ama unutamadığım tek şey var: İpleriyle asıldığı talaş çuvalının üzerindeki yumurtası..........
Bu mesajdan alıntı yap
sevgiden-iz isimli Üye şimdilik offline konumundadır

sevgiden-iz

Hiç Biri / Ankara

Standart
Alt 27-06-2010 #15
Kendimden alıntı biraz garip oldu. Penceremin Kiracıları Ama sözümü tutmak istedim. :angel:



Öncelikle sıkılmayacağım(ız)dan emin olabilirsiniz. :angel: Ama insan olmadığımı düşünürseniz o başka mesele. :rofl::rofl: Bakınız:



Sıkılmazsam, insan değilmişim gibi bir mantık yürüttüm de. Penceremin KiracılarıD Herneyse... Penceremin Kiracıları Yeter ki paylaşın... Tekrar kendi adıma söyleyeyim: Sıkılmam. Penceremin Kiracıları :angel:

Diyeceğim o ki; buna benzer bir anımı paylaşmak istedim söz verdiğim gibi... Başlayayım müsaadenizle. :angel:



Küçükken "büssürü" her biri birbirinden güzel tavuğumuz, her biri birbirinden heybetli horozumuz ve her biri yine birbirinden şirin civcivlerimiz vardı. Penceremin Kiracıları Bunlar küçük bir odada yaşarlardı. Babam beslerdi; ben sadece yakalayıp severdim. Penceremin Kiracıları (çocukluk ya işte: bir de soranlara utanmadan "ben besliyorum, ben bakıyorum" vs... derdim.) Penceremin Kiracıları Hatta yakalayıp sevmekle kalmaz, horozlar gibi ötmeye çalışır; tavuklar gibi "gıt gıt gıdak"lar, civcivler gibi de "ciiiiiik"lerdim. Abartıp akşamları damdaki korkuluklara tünerdim desem yeridir. :S Penceremin Kiracıları (Düşerim diye annemin yüreği ağzına gelse de ben "ben"dim... Yeri gelince "horoz", yeri gelince "tavuk", yeri gelince de "civciv"dim. Ben "çocuk"tum...) Penceremin Kiracıları

"Büssürü" tavuklarımız vardı. "Gıdaklamaya" başladıklarını duyduğum an ile odanın kapısını açıp kendimi içeride buluverdiğim an arasında 3 saniye ya vardı ya yoktu. Penceremin Kiracıları "Aha!" derdim, "Yumurtladıııııııııııııııııııııı..." Penceremin Kiracıları

Odanın içerisinde sobada yakmak için çuval çuval "talaşlar" vardı. Her bir tavuğumuz, kendi çuvalını bilir, gider canı istediği zaman oraya yumurtlardı. Penceremin Kiracıları (evet! bizim tavuklarımız her gün yumurtlamazlardı, canları istediği zaman yumurtlarlardı... Penceremin Kiracıları)

O tavukların içlerinde en çok 2 kız kardeşi severdim. :angel: Onlar benim "kınalı" tavuklarımdı. Penceremin Kiracıları Renkleri öyle güzeldi ki, kahverenginin bütün tonları mevcuttu tüylerinde. Ve ben onları "kınalı kardeşler" diye severdim. Ayrıca ikisi de resmen birbirlerinin kopyasıydı. Ve ikisi de biraz tipsizdi. Penceremin KiracılarıD

Ben, tavuklar yumurtladıklarında; özellikle gidip ikisinin yumurtalarını ayırır, kahvaltıda diğerlerini annemlere verir, ikisininkini ben yerdim. Penceremin Kiracıları Öyle çok severdim işte onları. :angel: Yumurtlamasalar da severdim yani. Penceremin Kiracılarıarty: Benimdi çünkü onlar, "kınalı"larımdı. Penceremin Kiracıları Kucağıma alır, ikisinin de gözleri kapanıp uyuyuncaya dek saatlerce severdim. Hatta, yemek yemediklerinde; evden bir parça ekmek getirip yarısını onlara, yarısını da kendime alırdım. Onlar karşımdayken ekmeği yemeye başlardım (sebep: ben yiyince onlar da yesinler diye). :smile: (bu arada yazıyı yazarken fark ettim de: küçükken daha bi duygulu, daha bi zekiymişim Penceremin Kiracıları. şimdiki halime bakıyorum da... neyse... :gigglePenceremin Kiracıları

Günlerden bir gün yine odadan "gıdak"lama sesinin gelmesiyle birlikte, 3 saniye geçmeden odada buluverdim kendimi... Baktım ki kınalı'larımdan birisi "bas bas gıdaklıyo"... :S Yumurtayı gördüm görmesine de...

Kardeşi yok!..

Aldım kucağıma kınalım'ı. "Kardeşin nerde" diye sorguya çektim. :S Hala "bas bas gıdaklıyoooo"!!!

"Tamam, sus" dedim "Buluruz şimdi"... Başladı(k)m aramaya.

Kümeslerin içlerine girdim (şu anda gir deseler, bırakın kümesi, o odaya bile girmem!), diğer kümeslere baktım, altlarına, üstlerine, duvar kenarlarına; diğer kınalım'ı bulabileceğimi sandığım her yere baktım, ama yok!

Korktum...

Eve gittim. Anneme söyledim! "Akşam olsun, bulunur yavrum" dedi.

Kızmıştım anneme. :crying: Kınalım'la ilgilenmedi bile... Koştum tekrar odaya... Yine baktım sağa sola. Yokkkkkk... Bulamadım...

Kucağımda diğer kınalı'm. Oturdum oraya. Bir yandan diğer kınalım ortaya çıksın (utanmasam "ben burdayım" deyip boynuma sarılsın diye düşüneceğim yani, o derece) diye dua ederken; diğer yandan kucağımdaki kınalım'ı seviyordum.

Birden aklıma talaş çuvallarının aralarındaki küçük boşluklar geldi. İçime bir umut doğmuştu. Çocukça bir sevinç işte. :S Acaba benden mi saklanıyordu?

İnanır mısınız; kınalım'ın bile sığamayacağı küçük boşluklardan geçtim. Aradım, baktım, bağırdım, seslendim... Orada da yok... Yok işte...

Odada, birkaç tanesinin üst üste yığılı olduğu köşedeki talaş çuvalları çarptı gözüme. Onların da aralarına bakayım dedim. Orada da yok...
Derken o çuvalların üstü geldi aklıma. Eski, kullanmadığımız bir sandalyeye tırmanarak çıktım çuvalların üzerine... :S Çıkmamla, kucağımdaki kınalım'ı fırlatmam bir oldu. Ne göreyim!!! :crying: Kınalı'm, çuvalın iplerine dolanmış asılı duruyor orada. Hareketsiz olduğuna dikkat etmedim önce... Çuvalın iplerinden kurtarmak istedim... Soğuktu... Elimi geri çektim...

Önceleri, ben onu tutmak isteyince; küçük "gıdak" sesleri çıkarır, adeta bana naz yapar, gevşeyip teslim ederdi kendini. Ama şu anda... Şu anda kaskatıydı. Gevşeyen tek bir yeri yoktu... Korktum.

Annemi çağırdım, "Ölmüş bu" dedi. :crying: "O'na 'bu' deme" dedim ağlayarak. Koştum içeri...

O gün, O'nun o halini kabullenmem zor olmuştu. Daha önce hiç "kınalı'm" ölmemişti çünkü... Daha önce hiç, öleceğini düşündüğüm, öleceğini aklımın ucuna bile getirebileceğim bir kınalı'm olmamıştı çünkü... Neticede küçücük bir çocuktum. Şekerle, çikolatayla kandırmışlar beni "sana yeni kınalı alacağız" diye...

Şu anda 'büyük'üm. Küçük değilim... Kınalım'ın, yumurtlamak için çıktığı talaş çuvalı üzerinde; çuvalın iplerine dolanıp kurtulma çabasıyla içgüdüsel olarak ters bir hamleyle boşluğa düşerken, boynunu saran iplere asılı kalarak ölmesini ve hatta onu oraya özellikle biri asmış gibi gördüğüm o anı çoktan unuttum...
Ama unutamadığım tek şey var: İpleriyle asıldığı talaş çuvalının üzerindeki yumurtası..........
AAA Yok ben öyle yanlış anlaşılsın diye yazmadım.

"İnsanlar" genel bir tabir olarak dilime yerleşmiş. Konuşurken söylediğim bir söz.
Tamamen tesadüf yanlış anlamayın.
Belki doğrusu şuydu:

"Herkes sıkılabilir" demeliydim. Siz yinede onu herkes sıkılabilir şeklinde algılayın.
Ters mantık yürütmenize gerek yok. Penceremin Kiracıları

Ama zaten sıkılmayacağınızı yazmışsınız.:rofl:
Bende daha çok anı var.
.........

İşte uzmanların aktardığına göre "Küçükken hayvan besleyip te onun ölümünü yaşayan, o acıyı idrak eden çocuklar. Bir büyüklerini ya da herhangi bir yakınlarını kaybettiğinde de bu acının idrakine varıp daha serinkanlı atlatabiliyorlar herhangi bir travma yaşamadan." Diyorlar. Ben onların yalancısıyım. Hayat gibi ölümü de kabullenince herşey daha değişik yaşanıyor. Ama gerçekten çok üzüldüm. Ne feci bir ölüm. :crying:Yazık ya. :crying: Teşekkürler paylaştığınız için.
Bu mesajdan alıntı yap
kurbaa isimli Üye şimdilik offline konumundadır

kurbaa(29)

Yrd. Grafiker / İstanbul

Standart
Alt 27-06-2010 #16
Şu anda 'büyük'üm. Küçük değilim... Kınalım'ın, yumurtlamak için çıktığı talaş çuvalı üzerinde; çuvalın iplerine dolanıp kurtulma çabasıyla içgüdüsel olarak ters bir hamleyle boşluğa düşerken, boynunu saran iplere asılı kalarak ölmesini ve hatta onu oraya özellikle biri asmış gibi gördüğüm o anı çoktan unuttum...
Ama unutamadığım tek şey var: İpleriyle asıldığı talaş çuvalının üzerindeki yumurtası..........
Yazdıklarınızı okurken önce kıskandım aslında biraz; benim neden hiç hayvanım olmadı gibilerinden ama sonlara doğru içim burkuldu...:sadsmile:

Küçük çocuklara hayvan sevgisi aşılamak için hayvan beslemek çook doğru bir yöntem evet, peki yaa sonra?:worried:
O hayvan sevgisini aşılarken ölüm acısını da tattırmış olmuyormuyuz?:worried:

Hayvanlar uzaktan sevilmeli bence... Uzaktan sevdirilmeli..

Teşekkürler paylaşımınız için... Anlatım şekliniz çook güzeldi, zevkle okudum Child_play:smile:
Bu mesajdan alıntı yap
Cevapla

Kapat
Şifremi Unuttum?