Şiirlerim' kategorisi için arşiv

17
Eylül

SensizliÄŸin ardından…

bakışlarında hasret sezdim sigaramın
dumanı bile özledi sanırım…
-kim özlemedi ki?-

umut?
o’da terketti senden sonra
ÅŸimdi nerelerde ne yapar bilemem?
kabuÄŸuna çekilmiÅŸtir belki o’da…

her geçen gece yüzün daha az geliyor aklıma
unutuyorum sanırım simanı…
-unutur muyum bilemiyorum?-

beslemiyorum artık sensiz günlerimi hüzünlerimle
koyverdim sessiz tik tiklara seni…
-zaman boÅŸ, sen dolu…-

ÅŸuan?
sen değilsin ki aklımdaki
senli günler sadece…

bırakıyorum işte seni düşünmeyi
birde sigarayı bıraksam…
ama o’na da alıştırıyorum yavaÅŸ yavaÅŸ
bembeyaz dumanını salarken atmosfere
daireler çizmiyor
süzülüyor sadace
yanaklarımda tuzlu bir yol bırakan gözyaÅŸlarım gibi…

hayır hayır ağlamıyorum
yine sigara yaptı yapacağını meret
dumanını saldı gözlerime…

biliyorum hatırlıyorum dediğini
ağlayınca çirkin oluyorum
aÄŸlamıyorum seni dinliyorum…

acayibim iÅŸte bildiÄŸin gibi
deÄŸiÅŸmedi melankolik hallerim
acı mı beni seviyor ben mi acıyı bilemiyorum
kopadık birbirimizden…

yanlız değilim ki geceleri
her gece geliyorsunya yanıma
bir buse bırakıyorsunya tenime
sende unutkan olmuÅŸsun biraz…

iyisin orda biliyorum
bakıyorum arasıra sana
mis kokuyor yine havan
ve sen kırpmıyorsun gözlerini bana bakarken…

renklerden arındırdım kalbimi
sadece siyah beyazım artık
arada bir de grilerim var sana yolladığım dualarım…

eksiÄŸim iÅŸte senden…
biliyorsun ama
bir el sallayamazsın değil mi?
neyse
seni de üzmek değildi amacım
görüyorsun sensiz hallerimi
ama benden duy istedim…

23.07.08 Çarşamba
Rüveyda SALIK

17
Eylül

anneye veda…

şubat yazından esti ona ayrılık
imkansız gibi görünürdü

bu kadar serin bir sıcağı

bıçak gibi hissetti üşüyen ellerinde

ellerini tutan yoktu ziira
bilmiyordu kabuk bağlayacak mıydı bu yara?

saçlarını kulağının arkasını aldı
bu sabah saçları bağlanmamış
mendili konulmamıştı cebine
gözyaşlarını kollarına sildi veda ederken

kanatlanıp gidesi geldi yanına
yalnız çıkmak istemiyordu yarına…

veda bile dört harfe sığmışken
sığdıramadı annesinin vedasını yüreğine

koÅŸturup durdu

el sallayamadı sadece
bağcıklarını da bağlayamamış
dizleri kabuk bağladı, ayaları soyuldu şimdilerde

ağlıyordu, gönderirken annesinin naaşını
aÄŸlıyordu, umarsızca bırakıyordu yanaklarına yasını…

babası da öpermiydi annesi gibi kara gözlerinden?
gamzelerini sever miydi?

koklar mıydı saçlarını, örebilir miydi?

sahi babası saç örmesini biliyor muydu?

büyüsün diye bekler miydi?

yoksa annesi gibi gidecek miydi bir gece?
telaÅŸlandı, babasına sarıldı…


bırakma diye yalvardı
o’ da giderse daha çok aÄŸlardı…

gecikmiÅŸlerdi
düşlerinde birlikte olacaklardı artık

esir kalacaktı geceye

hiç uyanmak istemeyecekti güne

çok çoşkun yaşıyordu acısını
özleyecekti, biliyordu…

gelen bahardan haberi olmadı hiç…
giden kış da aynı artık onun için…

05.09.08 cuma
(17.03)
Rüveyda SALIK

17
Eylül

saklayamam…

anlatmak zor
inceldiÄŸi yerden koptu düğümlerim…

kursağımda kalan bir gıcıkla
ellerim fenere gidiyor
aydınlanıyor karalarım…

utanmıyorum!
başlıklara atmışım arsızlığımı
satır aralarına sıkışmıyorum
çelme takıyorum
vazgeçiyorum vicdanımdan…

üzerime ahlar dökülmüş
alevim sönmüş
dokunduÄŸu yerde kül bitiyor parmaklarımın…

umut fakiri gönlüm
dalga dalga çarpıyor yüzüme
inatla öğrenmek istiyor
savurduÄŸum yalanların aslını…

söylüyorum!
sessiz bir can
cana hamal bir bedenim…
gideni aratan
erken gelen günüm…
baharda kararan güneş
hatta hiç gelmeyen baharım…

üç yanlışım bir günahımı götürse de
helal olsam sana
kahkül gibi dökülsem gözlerinin önüne
kalmak istesem
kalsam…

gidesi var bu bakışların
ama
artık çok geç
saklayamam kendimi senden…


Rüveyda SALIK
11.09.08 (13.35)

17
Eylül

üff… püff…

Ağır ağır tangodayım hayatla…
Bırakmayacağım seni, ısrar da etmiyorsun ki zaten…
Hiç konuÅŸmuyorsun, hiç anlatmıyorsun halini… İşsiz güçsüz bakışıyoruz.
Ben anlatıyorum sen dinliyorsun, sen dinliyorsun ben susuyorum.
Neden benimsin? Neden buradasın? Bilinmezlik içinde tutsağız birbirimize…
Parmaklarımın arasına almışım, aralamışım eski günlerimi, kokundan zaten kafam güzel, götürüyorsun beni alıp alıp yorgunluÄŸuma…
Ah be kadim dostum, dumanına hasret yazdığım, sadece sen benimle yaÅŸlanıyorsun, sen de olmasan loÅŸ boÅŸ kalır ellerim…
Hor görme beni, mazeretsiz uzatıyorum hüznümü saçak saçak, bugün kestirmek en iyisi…
Başka kimlere dost, sırdaş olacaksın? Kimler ezecek seni? Kimleri şehvetlendirecek, kimleri sessizliğinde boğacaksın?
Sensiz olmaz denilse de, bilinmez kıymetin…
Nefessiz bıraktın beni, ne dedim de kızdın?
DaraÄŸacındayım sanki, vedaya gidiyorum yavaÅŸ yavaÅŸ, az daha gözlerim kapanacaktı ömrüme…
Ahh… Kadim dostum, her acı sonunda huzur doldurdum ciÄŸerlerime seninle…
İhtiyarladım mı bende biraz? Zaman dört nala kaçan korkak bilirsin…
Perişan mı görünüyorum oradan?

Hadi oradan!
Sende dünya toz pembe mi sanki? Breh… Breh…
Ahh… Cigaram, iki fırtım…
Kızma! Korkuyla karışık yeriniyorum iÅŸte…

Rüveyda SALIK
12.09.08 (14.28)

2
Temmuz

:gülme:

Böyle yapmacık gülümsemeler savurma yüzüme
üzgünsün biliyorum
üzgün olmalısında…
sendin nedeni herÅŸeyin
yeşil sevdalardan soldurdun yazımızı
güneşe el sallarken geceye hapsettin bizi
gülme…
gece güzeldir
ama seninleyken…
sırılsıklam uyanınca güne güzeldir
sarılınca sana günaydın derken güzeldir…
şimdi gülüyorsun
peki birlikte attığımız kahkalar kadar içten mi?
aldırış etmeden yağmura
söylediğimiz şarkılar kadar samimi mi?
gülme…
herşey senin suçun
ezberlerken senli hayallerimi
geleceklerimi susturdun…
hep ayrıydık aslında değil mi?
farkındaydın değil mi ayrı bedenlerde nefes aldığımızın?
biliyordun değil mi farklı kozalar ördüğümüzü etrafımıza?
yapamadık değil mi?
biz asla sevgili olamadık…
sorumluluk alamadık…
yazık ettik…
ayıp ettik…
gülme ne olur, acıtırsın beni
incinirim…

MissGraphic
28.06.08 (13.15)

22
Åžubat

umut

22.02.08
cuma
16.42

cebimde umutlarım
her an elimin altında
avuç dolusu
ihtiyacım olursa diye…
sağda tatlı umutlarım
soldu acı olanlar
ellerim bağlı
ihtiyacım yok değil
ama
ne cesaret
umutlarım ceplerimde
ellerim dışarda…

15
Ocak

kalp…

17,04,2006
(20:10) Salı

aÅŸk dedi kalp !
“sew” dedi bakmadan ardına
“yitirme” dedi “bu sewdayı eller uÄŸruna”
“kuru nasihatlardan uzak kal
nefretle bakan gözlere aldırış etme
bil kıymetini aşkın
zor olsa da karşı çıkmak
dayan” dedi…
“mutluluk uzak deÄŸil
uzak olan cesaret
güven kendine” dedi…
“zaman” dedi kalp
“çünkü zamanla anlaşılır aÅŸkın büyüklüğü
sen bir göğüs ger acılara
mutluluk sandığın kadar imkansız deÄŸil” dedi…
“dinle beni” dedi kalp
“ben gerçeÄŸim
ben senin sesinim susturma beni
duy sessiz çığlıklarımı
yalvaran yakarışlarımı
umursa beni…
sen derman olursan bendeki bu yaraya
var oldukça ben seninleyim” dedi
“inan” dedi kalp
“piÅŸman olmıcaksın
piÅŸman olan
aşkın önünde bükülmeyen bilekler olacak…
aşkına sahip çık
kaybetmek bulmaktan daha kolay” dedi…

 

missGraphic


15
Ocak

sen gerçeksin…

07,04,06
(00:26) cuma

yok olmuyor
rüyalarında biri gezinecekki
kalbin yeniden çarpmaya baÅŸlasın…
rüyalarımı anlatayım sana:
yüzümde çocukluğumdan kalma bir tebessüm varken
mutlu olmaya çalışırken zorla
sen geliyorsun sisler içinden
sen gelince çılgına dönüyor
konuşamıyor dilim
ağlıyorum bilinçsizce
ama bu seferki mutluluktan hıçkırıklarım
yüreğim eriyor seni görünce
avuçlarına akıyor
sende sımsıkı kapatıyorsun kilitliyorsun ellerini
ayaklarımın bağı çözülüyor
titriyorum
sarılsam bile en içten
yinede doyamıyorum sana
geldin ya
girdin ya dünyama
baÅŸka yerde olmak istemiyorum
seni istiyorum karanlığımı anlatmaya
seni sevmeye bile kıyamıyorum
incitirim diye istemeden…
sensiz zamanı öldürmeye kalksam
ben ölüyorum belki binlerce kez
ben yanlız sana öleceğim binlerce kez
durmaz yüreğim
kelimelerle anlatamam sana olan sevgimi
şarkılar olağan kalır özlemimim yanında
yalan olur tüm aşklar sevdamın karşısında
herşeyden kaçtım sana
ben bir öksüz rüyayken

sen gerçeksin…

missGraphic

15
Ocak

olmuyormuÅŸ…

03,03,06
(01:03) cuma

yıllardır sakladığım
aşk sözcüklerini çıkardın ortaya derin kuyulardan
sanki doğduğum o andan beri hep içimdesin de
seni yeni yeni keÅŸfediyorum
sanki yüreğinin tüm kapılarını açtın da bana
adres sormadan yüreciğinde buldum kendimi
sanki sen farkında olmadığım güzellikleri, hayatı sundun bana avuçlarında
hayat filiminde bitene kadar biz vardık başrollerde
hep hüsran biten türk filmlerine itiraz
masallardaki gibi “sonsuza denk mutlu yaÅŸadılardı” sonumuz
özlemine dayanmak en zor şey olsada dünyada
sonunda elele olacağımızı bilmek cesaret veriyor bana
senin sevdiÄŸin herÅŸeyi seviyorum
seninleyken herÅŸeyi seviyorum
demekki sevmek bir bütünmüş
demekki baÅŸka türlüsü olmuyormuÅŸ…

missGraphic

15
Ocak

inan…

09,11,05
(01:57) çarşamba

eymedim başımı inan gittiğinden günden beri
çünkü biliyordum gidiceğini geldiğin gün
hazırdım gidiÅŸine…
gidişine akıtmadım gözyaşlarımı inan
üzülmedim yokluğuna
çünkü inandırmıştım kendimi geleceÄŸine…
amansız bir hastalıkmışsın inan sarmışsın kalbimi
anladım
sensiz ölemedim bile…
kandırmadım kendimi inan sahte aşklarla
çünkü gerçeği tatmıştım seninle
hep sen vardın hep sen olmalıydın da…
inanmadım gidişine inan
hayâl kuramadım sensiz cümlelerle
sevgi sensin sevgi benim sevgi artık biziz demiÅŸtin unuttun…
ben unutmadım gülüşünü inan
çünkü her aklıma gelişinde karşımdaydın
sen güldün ben ağladım
ağladıkça sen kayboldun
hatırladıkça son sözlerini
hıçkırıklarımda ben boÄŸuldum…
nefes alamadım yerine koyamadım
isyan etmiyorum inan hatırlıyorum umudu
çünkü sevmek seninle baÅŸladı we seninle son buldu…

missGraphic

otel emlak inþaat tekstil
eXTReMe Tracker