Sedef Gömme Sanatı, Sedefkarlık Nedir, Sedef Motiflerini Çizmek, Sedefli Malzemenin Bakım ve Onarımı

Tezhip - Sedef Gömme Sanatı, Sedefkarlık Nedir, Sedef Motiflerini Çizmek, Sedefli Malzemenin Bakım ve Onarımı Sponsorlu Bağlantılar SEDEF KAKMA SANATI, SEDEFKARLIK, SEDEF MOTİFİNİ ÇİZMEK VE SEDEF PARÇALARINI KESMEK, SEDEF MALZEMELERİN BAKIM VE ONARIMI SEDEF KAKMA SANATI Sedef; Sadelik, pırıltılık, en değerli nesne… 15. Yüzyıldan beridir ...

Cevapla
Sedef Gömme Sanatı, Sedefkarlık Nedir, Sedef Motiflerini Çizmek, Sedefli Malzemenin Bakım ve Onarımı
MKB55 isimli Üye şimdilik offline konumundadır

MKB55

Eğitimci / Samsun

Standart

Sedef Gömme Sanatı, Sedefkarlık Nedir, Sedef Motiflerini Çizmek, Sedefli Malzemenin Bakım ve Onarımı

Alt 01-07-2016 #1
Sponsorlu Bağlantılar

SEDEF KAKMA SANATI, SEDEFKARLIK, SEDEF MOTİFİNİ ÇİZMEK VE SEDEF PARÇALARINI KESMEK, SEDEF MALZEMELERİN BAKIM VE ONARIMI


SEDEF KAKMA SANATI


Sedef; Sadelik, pırıltılık, en değerli nesne… 15. Yüzyıldan beridir insanoğlunun en değerli hatıralarını süsleyen sedef günümüzde de hala tam ihtişamı ile müzayedelerde antika olarak her an göz kamaştırmakta.
Sedef; kimi zaman boy aynasında kimi zaman Kur’an muhafazasında kimi zaman bastonda. En nadide eşyalarımızı, kızlarımızın çeyiz sandıklarında, padişahların tahtlarında, camilerimizde, evlerimizde en kıymetli malzemelerimizi onunla süsledik.
Günümüzde artık yok denecek kadar az bu süsleme sanatını devam ettirmekteler. Maalesef gelişen teknoloji bu süsleme sanatını da vurdu. Kimyasal sektör ve makineleşme yapay sedef üreterek insanlarımızı işsiz bıraktı. Daha önce ki yazı dizilerimden hatırlarsanız ne üretirseniz üretin sanat adına hiç birisi el sanatı emek harcamadıktan sonra antika özelliği kazandırmıyor. Televizyonlardan müzayedelerde siz hiç gördünüz mü? CNC tezgahından üretilen bir koltuk yada en basiti bir sehpanın antika olarak satıldığını !. Hatta bazı ustaların elinden çıkan malzemeler ön plana çıkar ve fiyatı da oldukça yüksektir.
Bu yazı dizimde sizlere sönmeye yüz tutmuş A’sından Z’sine Sedef kakma sanatı ile ilgili bilgi vermek istiyorum. Biliyorsunuz ki asıl amacım sönmeye yüz tutmuş el sanatlarını herkese sevdirmek bir geçim kapısı haline gelmesidir.

ŞİMDİ BAKALIM SEDEF KAKMA SANATI NEDİR?, NASIL YAPILIR? GÖRELİM:

SEDEF NEDİR?

Sedef; midye, istiridye kabukları ile deniz ve kara kaplumbağalarının kabuğunda bulunan ve sedefçilikte kullanılan sert, beyaz ve gökkuşağı pırıltılı, fosforik özelliği olan maddeye sedef denir. Sedefi işleyen kişiye de sedefkâr (sedefçi) denir.
Saf ve duru bir görüntüye sahip olması ile sedef cazip bir süsleme maddesidir. Sedef bu nedenle diğer sanat dallarında da süsleme malzemesi olarak başlı başına bir malzeme olarak kullanılmıştır. Ahşap oymacılığında altın, gümüşle birlikte, zümrüt, yakut, lal taşı gibi değerli taşlarla birlikte her yerde her alanda hoş bir işleme ile kendisini göstermektedir.
Sedef kakma sanatı Osmanlı ile birlikte bütün medeniyetlerde vardır. 19.y.y ve 20.y.y ; Avrupa da ahşap sanatına olan ilgi azaldıkça heykeltıraşlık, klasik beton yapı tarzlarına ilgisi arttıkça barok (Barok mimarlık abartılı hacim ve dekorları kullanarak görkem ve güç etkisi yaratmaya çalışmıştır. (Bakınız: Mimari Sanat Tarzları Mustafa Kemal Bektaş ) ve rokoko tarzı (Barok stiline karşı tepki olarak klasik stilin yeniden ortaya çıkmasından sonra Rokoko deyimi modası geçmiş şey anlamına kullanılmıştır. barok stilin hatları gibi eğri büğrü çizgili motiflerden ibaret olup Baroktan daha ince ve şekillerin kıvrımları daha zarif bir stildir.) mimariyi etkilemiş ahşap daha az kullanılmaya başlanmıştır. Buna paralel olarak da sedef kakma işlemeli eserler azalmıştır.
Sedef kakma sanatı başlangıcından beridir rağbet görmüş ve gelişmiştir. Kur'an muhafazalarından sultan kayıklarının köşklerine; yeniçeri yatağan kabzasından hattatın hokka takımına; Çelebi'nin kavukluğundan, Hanımefendi'nin nalınına kadar hemen her yerde sedef kullanılmıştır. Kızlarımızın çeyiz sandıklarında, padişahların tahtlarında, camilerimizde, evlerimizde ki en özel eşyalarımız bile sedef kakma ile süslenmiştir. 15. yüzyılda Topkapı Sarayı dâhilinde bir sedef atölyesi kurulduğu ve burada sedefçilik öğretildiği kaydedilir.
Sedefkârlık her şeyden önce bir "çizim, ölçü ve estetik sanatı" olduğundan mıdır bilinmez, saraydan yetişen ünlü mimarlardan pek çoğunun aynı zamanda bu sanatın ehli olduğunu görüyoruz. 16. ve 17. yüzyıllar, sedefli eşya kullanmanın İstanbul'da bir moda haline geldiği çağlardır. Ayrıca sedef, mimari unsurların süslemesine de alabildiğine girmiştir. Üçüncü Murat'ın Ayasofya Camii haziresindeki türbesinin kapı kanatlarına Dalgıç Ahmet Ağa; Sultanahmet Camii'nin pencere ve cümle kapısı kanatlarına da Mimar Mehmet Ağa gibi ünlü yapı ustaları tarafından sedef kakmalar yapılmıştır. Evliya Çelebi, Dördüncü Murat devri sedefkârlarından bahsederken şöyle diyor: "100 dükkân, 500 neferdürler. Pirleri Şuayb-i Hindi'dir..."
Sedef, sedefçilik kapı, pencere, dolap kanatları, kürsü, çekmece, Kur’ an muhafazası, rahle, masa, koltuk, kanepe, çeyiz sandığı, boy aynası, dresuar, sehpa gibi mobilyalar, silah kabzası, nalın, körük, tütün tabakası, kahve takımı vb. gibi ahşap eşyada görülmektedir. Kakma tekniği ile yapılan sedef işçiliğinde kullanılan ağaç genellikle cevizdir. Renkler kızıl ve siyah olup kullanılan motiflerde çeşitli geometrik desenler bir arada görülür.
Sedef, sıcak denizlerin akıntılı sularında tuz, kireç ve fosfordan oluşan kalker bir maddedir. Beyaz, arusek, (Arusek : gelin işlemecilikte kullanılan yeşil parlak sedef) çöp, taş sedef olmak üzere çeşitlenir.
Beyaz sedef, çift kabuklu ve daha düzdür. Hakim renk beyaz olsa da; ışığa göre açık mavi, pembe, yeşil, sarı tonlar taşıyabilir.
Arusek sedef; tek kabuklu ve açık pembe, mavi, yeşil tonlarındadır.
Çöp sedef koyu renkli, daha çok meneviş ve desen taşır.
Taş sedef ise, beyaz sedefin daha az parlak olanına denir.
Sedefin genel olarak bulunduğu yerler özellikle zarif incilerin toplandığı bölgelerdir. Avustralya'nın kuzeyi ve doğusu, Tahiti, Gambier adaları, Meksika'nın Büyük Okyanus kıyıları ve Madakaskar'da bol miktarda bulunur.
Sedef'in aslı, bilindiği gibi deniz yumuşakçalarının kabuklarıdır. Uzun ömrün sembolü sayabileceğimiz bu kabuklar, milyonlarca yıllık fosiller halinde karalarda da görülür. Sıcak denizlerin yetiştirdiği çok iri yumuşakçaların kabukları, zengin sedef kaynaklarıdır.

SEDEFKARLIKTA KULLANILAN MALZEMELER NELERDİR ?

Bağa (Bağa; deniz ve kara kaplumbağaları ve kimi hayvanlarda vücudun tümünü ya da bir bölümünü koruyan boynuzumsu ya da kireçli örtenek, boğumlu kabuk, fildişi, kemik , çeşitli filetolar sedefin yanında kullanılan malzemelerdir.), fildişi, kemik, çeşitli filetolar ve altın, gümüş gibi kıymetli madenler, Çekiç, keski, oyma aletleri , iskapila çeşitleri, küçük oyma bıçakları, zımpara veya zımpara taşı, mengene, testere, eğe, Boyamada kullanılacak muhtelif boyalar (Gomalak cila v.s) kerpeten, pense, ahşap boyası, fırça, kalem, macun yapımı için kullanılan yapıştırıcılar ve sağlam damarsız ağaçlar (Ceviz, koyu renkli abanoz, maun, Pelesenk vb).Tüm bunlar sedef ustasının sedefkârlıkta kullandığı malzemelerdir.
Bunların hepsi bezeme veya süsleme malzemeleridir.. Bağa; büyük kaplumbağaların sırtından çıkar. tırnaksı bir maddedir, ısıyla yumuşatılır ve istenilen forma girer. Açık ve koyu sarı, kahve, kızıl kahverengi, menevişli estetik bir malzemedir. Alt kısmına altın varak yapıştırılarak kullanılır. Fildişi, sert ve dokulu bir malzemedir. Fileto ise üst üste yapıştırılan ahşap ve ona uygun malzemelerin yanlamasına kesilmesiyle elde edilen bir süsleme unsurudur. Altın ve gümüş özellikle günümüzde takı çalışmalarında kullanılmaktadır. Sedef süsleme malzemelerini en iyi gösterecek koyu renkli abanoz, pelesenk, ceviz ve maun gibi ağaç türleridir.
Sedefin çevresine 1 mm genişlik ve 1 mm derinlikte kurşun-kalay karışımı teller çakılır.

Kakmacılık Oyulabilecek nitelikteki herhangi bir malzeme üzerine, istenilen şekillerde oyularak açılan yuvalara, diğer bir maddeden oyulan şeklin aynısından kesilmiş parçaların kakarak yerleştirilmesi işi. Oyulabilecek nitelikte olan malzeme; taş, tahta, mermer ve işlenmeye müsait bazı madenlerdir.
Üzerinde kakma olan eserler, vazifelerine göre mimari yapılarda yer alırlar. Bir camide kapı kanatları, pencere kanatları, minber, kürsü, rahle gibi ahşap kısımlarda tahta üzerine sedef, fil dişi, bağa kakma olarak görüldüğü gibi; yine minber, mihrap, kürsü ve duvarlarda mermer veya taş üzerine aynı maddenin diğer renkleri veya başka maddeler kakılarak yapılmış işler de görmek mümkündür.
Eskiden tabaka, çubuk, baston gibi bazı eşyalar hep kakma ile süslenirdi. Kakma çeşitlerine göre bunlara, altın, gümüş, sedef veya fildişi kakmalı denilirdi. Bıçak, kılıç, kama, kalkan ve tüfek gibi silahların da üzerine altın kakma ile süsler yapılırdı.


SEDEF İŞÇİLİĞİNDE TEKNiKLER :

Sedef kakma sanatını yapan sanatkar (Sedefkar) diğer el sanatlarını yapanlar gibi mutlaka mimari sanat tarzlarını bilmelidir. (Bakınız: Mimari Sanat Tarzları – Mustafa Kemal Bektaş). Aynı zamanda Restorasyon ve konservasyon metotlarını (Bakınız: Dekorasyon ve tasarım dedikleri… restorasyon ve konservasyon üzerine Mustafa Kemal Bektaş), Ağaç ve ahşap üzerine tüm detayları (Bakınız: Ahşap ile ilgili bilmek istedikleriniz - Mustafa Kemal Bektaş, Ağaç ( Ahşap) el oymacılığı ve ağaç çeşitleri 2015 - Mustafa Kemal Bektaş, gomalak cila dedikleri, gomalak cila ve antikacılık - Mustafa Kemal Bektaş), Antika malzemelerin bakımı restorasyonu ve konservasyon metotlarını (antika malzemelerinin restorasyonu ve konservasyonu (onarımı, bakımı ve korunması) Mustafa Kemal Bektaş) iyi bilmesi gerekir. Aynı zamanda Altın varak dekorasyonunu da yapabilmelidir. (Bakınız: Aşama aşama altın varak dekorasyonu – Mustafa Kemal Bektaş) Çünkü sedef kakma sanatı Altın ve gümüş varaklı kombinlerle daha şık olmaktadır.
El sanatlarının tümünde acelecilik olmaz. Sedef kakma sanatını yapacak olan önce hangi objeyi yapacağınıza karar vermelisiniz. Sedefkâr İyi bir tasarımcı olmalıdır. (Bakınız: Dekorasyon ve tasarım dedikleri… restorasyon ve konservasyon üzerine – Mustafa Kemal Bektaş)
Anadolu ve Selçuklu eserlerine baktığınızda mimari sanat tarzlarından restorasyon ve konservasyon tekniklerine, iyi bir sanat tasarımcısı olduklarını, iyi bir ağaç bilgisine sahip olup harika bir boyama ve cilalama ile güzel eserler oluşturduklarını görürüz. Günümüzde maalesef son derece sanattan ve sanat değeri yoksunluğundan yapılan objeleri görürüz. Ülkemizde bu sanatı yapanlar azınlıktadır. Onlarda kendilerini yetiştirmemişlerdir. Sadece sedef kakmayı yaparlar. Ama mimari sanat tarzlarından ve diğer sanatlardan bihaberdirler. Yapıyor mu yapıyor ama sanatsal olarak sanat tarzı akımı olarak değeri tartışılabilir.
Osmanlı ve Selçuklu sedef kakma örneklerinde kakma ( gömme) tekniği XV. Yüzyıl başlarında ortaya çıkmış olup; . bu süreci takiben sıvama (yapıştırma veya kaplama adıyla da anılır) tekniği gelişmiştir. Sedef işçiliği ülke, kültür, motif ve kullanım alanlarına göre farklı teknik ve isimler altında gruplandırılabilir

Sedef işçiliği, gerek motif özellikleri ve gerekse kullanım sahaları ve tarzları bakımından 4 ana grupta toplanmaktadır;
1. Eser-i İstanbul
2. Şam işi
3. Viyana işi
4. Kudüs işi...

Bunlardan ilk ikisi tamamen Osmanlı karakteri taşırlar; gömme veya kaplama tekniğiyle hazırlanan "İstanbul işi" eserlerde; fildişi, bağa (kaplumbağa inceltilmişi) ve kemik gibi yardımcı unsurlar kullanılır. Bağanın altına “altın varak" yapıştırılır. Sedef ve diğer malzemenin daha ziyade geometrik biçimlerde kullanıldığı bir işçilik şeklidir.

Şam'da ortaya çıktığı için Şam işi olarak adlandırılan teknik de yine gömme (kakma) denilen tarzda hazırlanır. Şam işinde "taş sedef" dediğimiz kalın ve beyaz sedefin sadece bir yüzü düzeltilir; diğer yüzü kaba bırakılarak ağaca gömülür; sedefin çevresine 1 mm genişlik ve 1 mm derinlikte kurşun-kalay karışımı teller çakılır.
Viyana işi ise, "Boule" (Yapay Yakut) adı verilen metal kaplama tekniğinin yanında düzensiz olarak yerleştirilen sedef parçalarından meydana gelir. Daha ziyade, "arusek" (süsleme sanatında kullanılan yeşil ve pembe dalgalı bir sedef) ismi verilen veya "çöp" diye bildiğimiz renkli cins sedeflerin kullanıldığı yerler; masa, kanepe, komodin, büfe, ayna gibi eşyalardır.
Kudüs işine gelince... Bu teknik mobilyada veya diğer küçük eşyada kullanılan bir teknik değildir. Sedef kabuklar üzerine yapılan cami ve benzeri maketler, bitki ve hayvan motifleri olarak kendisini gösterir.



SEDEF MOTİFİNİ ÇİZMEK VE SEDEF PARÇALARINI KESMEK

Oyma tekniğinde ıhlamur , ladin ve kavak gibi yumuşak ağaçlar tercih edilir. Yalnız ağaç seçimi yapılırken objenin kullanılacağı bölgenin iklim şartları mutla göz önünde tutulmalıdır. (Bakınız: Ağaç ( Ahşap) el oymacılığı ve ağaç çeşitleri 2015 – Mustafa Kemal Bektaş) Siz rutubetli yerlerde kullanılacak ağacı yumuşak ve fırınsız kullanırsanız ağacınız çalışarak eğrilmeler oluşabilecektir. Kakma tekniğinde sert ağaçlara açılan kanallara gümüş yerine göre altın , pirinç, kurşun kalay çakılarak uygulanmıştır. Sedef ahşap üzerine bazen yalnız olarak işlenirdi. Bazen de fildişi ve bağa ile beraber kullanılırdı. Kağıda desenler çizilir gerekli değişimler yapılır. Çizilen bu desen ahşaba yapıştırılır. Motifler dikkatli bir şekilde çelik bıçaklar ve çekiçle oyulur. Oyulan yerlere göre sedefler kesilir. Bu makalemi hazırlarken hem kendi tecrübelerimden yararlandım. Hem de MEGEP yayınları ile muhtelif kaynaklardan yararlandım. Bunu belirtmeden geçmek istemiyorum. (Kaynak: MEGEP (Meslekî Eğitim Ve Öğretim Sisteminin Güçlendirilmesi Projesi) inşaat teknolojisi sedef kakma)

SEDEFİN KULLANIM ALANLARI

Ceviz, koyu renkli abanoz, maun, Pelesenk vb. ahşap yapıtların üzerine çeşitli formlarda açılan yuvalara, aynı biçimlerde kesilmiş sedefleri yapıştırarak gömme yoluyla yapılan süslemeye "sedef kakma" denir. Ahşabın üzerine sedefleri çeşitli motifler oluşturacak biçimde doğrudan yapıştırarak elde edilen bezemeyi "sedef kaplama" denir. İnsanoğlu bu cazip maddeyi herhalde ilk gördüğü andan itibaren kullanmış, güzellikler meydana getirerek, "sedefkârlık" denilen bir meslek oluşturmuştur. Bu alandaki son büyük usta olan sedefkâr Vasıf, Sedefkârlığı "ahşap bezeme sanatı" olarak tanımlıyor. Sedefin daha çok ahşapla beraber kullanılması da bu tarifi doğruluyor. Çünkü elde, mevcut desen ile formlar vardır ve sedefkâr bunları sedefe uygular. Hattat yazıyı yazar, müzehhib (Müzehhip, Tezhip sanatını icra edenlere verilen addır. ) deseni çizer. Sanatkâra düşen, bunları bozmadan, kendi zevk unsurlarını da katarak işlemektir.

Kendimize obje yapacağımız ölçülerinde (1/1 ölçeğinde) bir kağıda çalışma taslağı hazırlarız. Taslağını hazırladığımız motifi obje ölçüsündeki kâğıt üzerine aktarınız. Kâğıt üzerine çizdiğimiz obje ölçekli motifi şablon olarak kullanmamız mümkündür. İstenirse motif karton üzerine aktarılıp sedef ve tel gelecek kısımlar boşaltılarak şablon oluşturulabilir. Yalnız bu seri üretimler için daha uygundur. Az sayıdaki uygulamalar için şablon hazırlama gereği yoktur. Motif çizdiğimiz kâğıdın altına karbon (kopya) kâğıdı koyarak motif kutu üzerindeki yere denk gelecek şekilde motif çizili kâğıdı kutuya yapıştırın.
Motif üzerinden kalemle dikkatlice geçerek motifin kutu üzerine aktarılmasını sağlayalım
Sedef kakma için uygun deniz kabuklarının çekiçle dikkatlice kırılması sonucu elde edilen parçalar içerisinden, motif üzerindeki sedef bölümlerine uygun irilikteki ve renkteki parçaları seçiniz. Atılması gereken kısımları taşlama payı vererek kerpeten ile keseriz.
SEDEFİ TESVİYE YAPMA (ŞEKİLLENDİRME)

Taş Motoru (Zımpara Taşı ) İle Seçtiğimiz uygun şekil ve irilikteki sedef parçalarını zımpara taşına tutarak motife uygun ölçü ve şekle getiririz. Küçük ölçülerdeki sedef parçalarını kerpeten veya pense ile kavrayarak zımpara taşına tutarak ya da zımpara kağıdı ile gömeceğimiz yere uygun hale getiririz. Sedefin ısınıp özelliğinin kaybolmaması için uzun süre taşa tutmayalım. Bu arada kimyasal metotlarla yapılan sedeflerde mevcuttur. Bunların orijinal sedef olup olmadığını bir topluiğne vasıtasıyla ya batırarak ya da toplu iğneyi ısıtarak batırmak suretiyle anlarız. Orijinal sedefe toplu iğne batmaz. Isıtsanız da naylon gibi hemen delinmez.
Sedef Yuvası ve Tel Kanalı Açma Kutu üzerine çizilen sedef motifi dış hat çizgilerini uygun çaptaki oyma kalemleri ile oyma işlemi sırasında elyaf kopması olmaması için dik açıda keseriz
Hatları kesilen motif üzerindeki sedef yuvalarını uygun oyma kalemleri kullanarak sedef kalınlığında boşaltalım. Boşaltılan sedef yuvalarına sedefi yerleştirerek sedefin yerine tam olarak oturmasını sağlayalım.
Tel Çakma Tel çakılacak bölümleri oyma kalemleri veya özel olarak hazırlanmış tel yuvası açma kalemleri ile tel denişliğine uygun derinlikte açalım. sedefin çevresine 1 mm genişlik ve 1 mm derinlikte kurşun-kalay karışımı teller çakılır.
Yuvasına çakılacak gümüş, alüminyum veya bakır teli motifin köşe noktasından başlayarak yerine yerleştirip çekiçle yumuşak darbeler uygulayarak yerine oturmasını sağlarız. Telin fazla ucunu motif bitiminde yan keski kullanarak keselim.
Bu arada hata yapma konusunu özellikle belirtmek istiyorum. Sedef kakma çalışmaları esnasında hata yapabilirsiniz. Hata yapacağım ya da yaptım diye korkmayınız. Zaten hata yapmazsanız bu sanatı öğrenemezsiniz. Hatalar yapıla yapıla ustalaşırsınız. Bizler her gün bu dekorasyon sanat dalarlı ile uğraştığımız halde hala hata yapabiliyoruz. Korkmayın hata yapsanız da korkmayın. Hatasız olan Allah c.c yapısı insan vücudu olup o dahi hastalanıp ameliyata maruz kalmaktadır. Değil mi ! Koskoca araba fabrikaları bile hatalı araç çıkartmakta sonra da toplayıp hatalarını gidermektedirler. Siz hata yapmışsınız. Çok mu !

SEDEF PARÇALARIN YUVASINA YERLEŞTİRİLMESİ :

Sedef parçaları yerine yapıştırmak için kemik tutkalı, masif tutkalı veya silikon esaslı tutkallar kullanılabilir. Biz, daha kolay temin edilmesi ve kolay uygulanabilir olması açısından modül uygulamasında silikon esaslı şeffaf tutkal kullanmaktayız. Sedef yuvasına yeterince tutkal sürünüz. Sedefi yerine yerleştiriniz. Taşan tutkalları temizleyiniz. Tutkalın kuruması için sedefli parçayı uygun yere bırakınız. Ben genelde sedefi uygun yerine alıştırdıktan sonra hızlı yapıştırıcılarla (Patex) yerine sabitliyorum. Sizde istediğiniz tutkalla yapıştırabilirsiniz. Ancak yerinden düşmemek kaydıyla. Tutkal sedef objesini yerinden salmasın yeter ki.

MACUN VE ZIMPARA YAPMA:
Piyasada hazır halde bulunan macunlar ile kendinizin hazırlayacağı vernik macunları da kullana bilirsiniz. Dolgu olarak ahşap zımpara tozu ve pomza tozu, yapıştırıcı olarak da dolgu verniği veya gomalak cilası kullanabilirsiniz. Macun hazırlamak için bu malzemeleri macun kıvamını tutturacak şekilde karıştırmanız yeterli. Tutkal kururken motifi oluşturan sedef ve tellerin ahşap ile arasında kalan boşluğu macunla doldurunuz. Macunlarla ve boyalarla ilgili (Bakınız: Antik eserlerinizin boyanması korunması, bakımı (restorasyonu ve konservasyonu – Mustafa Kemal Bektaş) geniş yazı dizime bakabilirsiniz. İsterseniz kendi macununuzu da yapabilirsiniz. Yada macun seçiminizde size rehber olacaktır.

Macun iyice kuruyup sertleştikten sonra 100 numara su zımparasını titreşimli zımpara makinesine takarak yüzeyi düzeltiniz Zımpara izlerinin kaybolması için 220 numara su zımparası ile titreşimli zımpara makinesi veya zımparayı takozuna sararak elle istenilen yüzey elde olunana dek yüzeyi zımparalayınız. Zımparalama işi bittikten sonra yüzeyi bezle temizleyip yüzey düzgünlük kontrolünü tekrar yapınız. Motif ve yüzeyde çizik ve boşluklar varsa macunlama ve 220 numaralı zımparalama işlemini tekrarlayınız. Günümüzde zımpara teknolojisi oldukça değişti. Güzel sünger ya da takoz zımparaları piyasa da mevcuttur.

RENKLENDİRME VE VERNİKLEME MODÜLDE UYGULAMA :
Sedefli eserlerde sedefin ve telin kendini gösterebilmesi için ceviz gibi koyu renkli değerli ağaçlar kullanılır. Bu renklendirmeleri toprak ve anilin boyalar ile yapabileceğiniz gibi renkli ahşap koruyucularla da yapabilirsiniz. Boyalarla ilgili (Bakınız: Antik eserlerinizin boyanması korunması, bakımı (restorasyonu ve konservasyonu – Mustafa Kemal Bektaş) geniş yazı dizime bakabilirsiniz. İsterseniz kendi boyanızı da yapabilirsiniz. Ya da boya seçiminizde size rehber olacaktır.
Bunun için: Osmanlı eskitme malzemesini selülozik malzeme ile inceltip istediğiniz koyuluğa getiriniz. Sürme bezini top haline getirerek Osmanlı eskitmeyi iyice emmesini sağlayınız. Eskitme dedikleri patine boya olup kahverengi ve siyah renk olarak piyasada mevcut olup sentetik tinerle inceltir rengini açıp ya da koyultabilirsiniz. Piyasada selülozik tiner ya da ispirto ile inceltilenleri de mevcut olup sizi bu patine yanıltmasın. Genelde Akrilik ya da selülozik boyalar üzerine uygulanarak bir soğan çuvalı ve ya alüminyum tel ile ara ara ebruli hale getirilerek eskitme yapılmaktadır. Bu eskitme ile eğer altın varak da yapmışsanız o varaklarınız yırtılacaktır. Siz sentetik tiner ile inceltileni alıp sedefli objenize uygulayıp kadife bez silme işlemine geçiniz. (Bu konu ile ilgili geniş açıklama yazımız bakınız: Aşama aşama altın varak dekorasyonu- Mustafa Kemal Bektaş) Son zamanlarda bir de toz patina çıkmış olup yine alüminyum tel ile uygulama yapılarak patine yapılmaktadır. Yine bu usulde de varaklı bölgeniz var ise yırtılma olacaktır. Malzeme yüzeyini bu bez ile düzgünce renklendiriniz. Selülozik tiner ile nemlendirdiğiniz başka bir bez ile yüzeydeki fazla boyayı alarak renk bütünlüğünü sağlayınız. Kullandığınız patinenin sentetik ve selülozik olmasına göre bu temizlikte kullanılan tiner değişebilir. Özellikle dikkat ediniz. Eğer ki obje de kullandığınız boya selülozik ise (Akrilik de dahil selülozikdir. ) siz selülozik tinerle temizlik patine yaparsanız yaptığınız boya bozulacaktır. Selülozik boyalarda biz genellikle altın varaklı kısımlar var ise sentetik olanını tercih ederiz. Buna bağlı olarak da otomatikman sentetik tiner ile temizliğini yapmalısınız. Ahşap da kullanılan boya ve vernikler selüloziktir. Metallerde ise sentetiktir. Sedefler üzerine bulaşan boyayı tinerli temiz bir bez ile ahşaba taşmadan iyice temizleyiniz.
Osmanlı eskitme sürülen mücevher kutusunu temiz ve havadar bir yerde (vernik dinlendirme odasında) 24 saatliğine dinlenmeye bırakınız. Kutu üzerindeki eskitme kuruduktan sonra kutuyu dolgu verniği ile üretici firma değerlerinde incelterek vernikleyiniz (selülozik veya poliüretan dolgu kullanabilirsiniz). Dolgunun kuruması için kutuyu vernik dinlenme (kuruma) odasına alınız.
Poliüretan dolgular ve boyalar da bazen sararmalar görülebilmektedir. Bu nedenle biz genelde akrilik olanını tercih etmekteyiz. Yalnız boyacılıkta esas şudur. Hangi çeşit boya kullanıyorsanız tinerini de aynısını kullanınız. Akrilik boyaya normal selülozik tiner kullanırsanız o boyadan hayır gelmez. Ya da akrilik verniğe poliüretan tiner kullanırsanız yine yaptığınız boyama sağlıklı olmayacaktır.
Dolgu verniği kuruduktan sonra 220 numaralı su zımparası ile zımparalayarak yüzeydeki pürüzleri perdah ediniz. Yüzey pürüzsüzlüğü istenilen değerlerde değil ise ikinci kat dolgu ve zımpara uygulamasını yapınız.
Düz satıhlardaki dolgu verniği zımpara ile düzeltilirken kavisli ve bombeli yüzeyleri alüminyum tel kullanarak perdah edebilirsiniz (perdah işlemi yaparken doldu katmanı altında bulunan Osmanlı eskitmeye inerek renk açılmasına neden olmayın).
Kutu üzerindeki dolgu zımpara tozlarını temiz silme bezi ve basınçlı hava kullanarak kutudan uzaklaştırıp kutuyu temizleyiniz. Poliüretan esaslı ipek mat verniği üretici firmanın önerdiği oranda inceltip yine firma değerlerinde ayarladığınız vernik tabancası ile kutuyu vernikleyiniz. İpek mat vernik ile verniklediğiniz mücevher kutusunu verniğin kuruması için vernik dinlendirme odasına alınız. Yine burada bir kez daha belirtmek istiyorum. Kalıcı bir obje ve boyama bırakmak istiyorsanız mümkün mertebe Akrilik tiner ile akrilik ipek mat vernik kullanmanızı tavsiye ederiz. Yalnız akrilik vernik ve boyamalarda tek dikkat etmeniz gereken nokta akıtmamaktır. O nedenle dik değil yatık boyama yapmalısınız. Akan yerleri de pasta poliş ile düzeltin.

SEDEF ESERLERİN BAKIM VE ONARI MINASIL YAPILIR?
Size bakım ve onarım amacıyla gelen her türlü objeye mutlaka el atmadan önce MÜZE KAYITLARINA YA DA TARİHİ ESER OLUP OLMADIĞINA BAKIN. Aksi takdir de orijinalini bozarsanız yüklü tazminatla karşı karşıya kalabilirsiniz. Objenin dört tarafından ayrıntılarına kadar resmini çekin. Üzerindeki ahşap kısımlarını orijinaline yakın tutkalları ile tutkallayın. Kurtçuklar var ise emprenye ve ilaçlarla ilaçlayın. Orijinaline yakın boya dokusunu bozmadan boya atmış bölümlerini tamir edin. Bu konuda geniş yazı dizime göz gezdiriniz. (Bakınız: Antik eserlerinizin boyanması korunması, bakımı (restorasyonu ve konservasyonu – Mustafa Kemal Bektaş) Mutlaka eser eser sahibinden objenin önceki resimlerini isteyin. Eser sahibinin beyanı doğrultusunda eserin antik dokusuna uygun olarak restorasyon ve konservasyon çalışmasını yapın. Değişecek kayıtlar var ise yine orijinal ahşap dokusu nasılsa ona uygun değiştirilmelidir.
Bu barada iş adamı Sayın Ata Nurullah Arvas beyin Sedef gömmeli boy aynasını restore ve konservasyonunu yapmaktayım. Bu yazı dizimi yazmaya sağolsun Ata Bey bu sanatı unutturmayın diye beni teşvik ettiğini belirtmek isterim. Bittiğinde sizlerle paylaşacağım.
ONARILACAK PARÇA ÜZERİNE SEDEF YUVASI AÇILMASI
Sedef parçayı motifin üzerine koyarak boyutlarını kontrol edip, sedef yönünü ve taşlanacak kısımlarını belirleyiniz. Sedefi kerpetenle kavrayıp zımpara taşına tutarak motife uygun forma getiriniz. Sedef kalınlığına eşit derinlikte sedef yuvasını boşaltınız. Sedefin yuvasına tam oturup oturmadığını kontrol edip gerekli düzeltmeleri yapınız. Sedef yuvasına tutkal sürüp sedefi yerine oturtunuz. Taşan tutkalı temizleyip tutkalın kuruması için parçayı düzgün bir yere kaldırınız. Parça yüzeyine olduğu gibi macun çekip zımparalayınız.
Orijinalinde tel çakılmış ise bozulan yerlerde tel çakılması yapabilirsiniz. Size verilen onarılacak eserde tel uygulaması var ise yukarıda anlatılan tel yuvasının açılması ve tel çakılması konusunda anlatılırken verilen işlem basamaklarını takip ederek onarımı gerçekleştirebilirsiniz

RENK AÇMA VE KOYULAŞTIRMA :
Yeni yapılan parçanın arka tarafında ya da aynı özellikteki başka malzeme üzerinde Osmanlı eskitme renk tonunu selülozik tiner kullanarak ayarlayınız. Osmanlı sürülmüş malzemede renk tonunun yakalanıp yakalanmadığına Osmanlı eskitmenin biraz kurumasını bekledikten sonra karar veriniz. İstenilen renk aslına uygun tonda yakalanmış ise malzeme yüzeylerine sürüp Osmanlının kurumasını bekleyip parçayı yerine tutkallayarak monte ediniz. Taşan tutkalı temizleyiniz. Çerçevenin tamamını alüminyum tel ile temizleyip hazırladığınız Osmanlıyı bütün yüzeye sürerek yüzeyde renk bütünlüğünü sağlayınız. Sedeflerin üzerine bulaşan Osmanlıyı tinerli bez ile ahşaba taşmadan temizleyiniz. Osmanlı sürülmüş malzemeyi ortalama 24 saatlik kurumaya bırakınız.
Üretici firma değerlerinde incelttiğiniz selülozik dolguyu vernik tabancası kullanarak çerçevenin yüzeyini vernikleyiniz. Dolgu verniği kuruduktan sonra 220 numara su zımparası ile tüm yüzeyi zımparalayınız. Silme bezi ile yüzeydeki tozları silip yüzeye ipek mat vernik uygulaması yapınız. Çerçeveyi vernik dinlendirme odasına alarak verniğin kuruma esnasında tozların yapışmasını önleyiniz. Yine bu konu ile ilgili size Aşama Aşama Altın varak yapımı (Mustafa Kemal Bektaş) ile Antik eserlerinizin boyanması korunması, bakımı (restorasyonu ve konservasyonu (Mustafa Kemal Bektaş) notlarıma göz gezdirin. Ayrıca yukarıda “Renklendirme ve vernikleme” konusunda ayrıntılı değinmiştim. Yine tedbir olarak değinmek istiyorum eğer ki ASTIM rahatsızı iseniz ya da kimyasal maddelerden fazla bilginiz yok ise SAĞLIĞINIZA TEHLİKE açısından dikkatli olmalısınız hatta uzak durmalısınız.
GÖMME TEKNİĞİ
Gömme tekniğinde önce iyi bir tasarım yapılıp hangi objeyi yapacağınıza karar vermelisiniz. Daha sonra da sedef gömme tekniğine uygun ağaç seçimi yapmalısınız. (ceviz, abanoz ve meşe ağaçları , Pelesenk v.s) Daha sonra objenin iskeleti oluşturulur. Bu iskelet üzerine sedef gömeceğiniz yerleri tespit etme çalışması çerçevesinde kâğıt üzerine çizilen desenleri oluşturun. Bu Kâğıt üzerine çizilen desen, ağaç üzerine aktarılması için tutkal yapıştırılır, koyu zemine çelik, açık zemine ise kurşun kalemle çizilir. Sonra sedeflerin yerleri tespit edilir, bu yerler iki ya da üç m.m derinliğinde oyulur..
Oyulan yere göre kesilen sedef sıcak tutkalla yapıştırılır. En iyi yapıştırıcı madde, istiridye kabuklarını iyice döverek ince bir toz haline getirdikten sonra bir tülbentten geçirip bu tozu yumurta akıyla macun haline getirerek elde edilirdi. Usta sanatçılar bu tür yapıştırıcı kullanırdı. Yapıştırmadan sonra kaba tesviye, tüm gömme işlemi tamamlandıktan sonra ise ince tesviye yapılırdı.
KAPLAMA TEKNİĞİ
Kaplama tekniğinde masif ağacın üzeri kaplanır sonra bu kaplama üzerine süsleme uygulanırdı. Sedefin konacağı yerler ise boşaltılırdı. Bu tarzın en zor yanı ham süsleme malzemesinin inceltilmesi ve kaplama kalınlığına indirilmesiydi. Çoğunlukla aynalar ve çekmeceler bu teknikle yapılırdı.
MACUNLAMA TEKNİĞİ
Macunlama tekniğinde işlenmeyecek kadar küçük sedefler belirli bir zemine yerleştirilir, aralarında ki boşluklar ağaç tozu ve tutkal karıştırılarak yapılmış macunla doldurulurdu. Bundan sonra, önce sedefler görülünceye dek takozlu zımparayla kaba ve ince tesviye, ardından da cilalama işlemi yapılırdı.
Sedef eşyalar yapıldıkları yöreye, yapım tekniğindeki kimi ayrıntıya ve motiflerine göre farklılıklar gösterir, Eser-i İstanbul, Şam işi, Viyana işi ve Kudüs işi olarak isimlendirilirdi.
Bunlardan ilk ikisi tamamen Osmanlı karakteri taşırlar; gömme veya kaplama tekniğiyle hazırlanan “İstanbul işi” eserlerde; fildişi, bağa ve kemik gibi yardımcı unsurlar kullanılır. Bağanın altına ‘altın varak” yapıştırılır. Sedef ve diğer malzemenin daha ziyade geometrik biçimlerde kullanıldığı bir işçilik şeklidir.
Objeleri birer gereç olarak görüp onlar üstünde deneyler yapmayı sevenler için duvar kâğıtlarının cazibesi kaçınılmaz. Şamdan, askılık, pano ve çerçevelere sedef kakma yapabilirsiniz.
Sönmeye yüz tutmuş sedef Kakma sanatı ile ilgili ana hatları ile tekniğini sizlerle paylaştım. Umarım sizlere faydalı olur.
Naçizane el sanatları ile ilgili size bazı önerilerde bulunacağım:
El sanatlarının hangi dalını yaparsanız yapın kesinlikle çevreden gelecek olumsuz tepkilere kulak asmayın. Ustalaşmış elemanlarda sizler gibi boza yapa bu el sanatlarında ustalaşmışlardır. Kimse anne karnında bu ustalığı öğrenmiyor. Her zaman sizi çekememezlikten dolayı sizin yeteneklerinizi körlemeye kalkışabilirler. En basiti geçenlerde bir bayan arkadaş cam lavobaya altın varak yapmaya çağırdı. Aslında atölye dışında çalışma prensibim olduğu halde ona yardımcı olmak amacıyla evine gittim. O kadar sabırsız ve olumsuz duygulara sahipti ki en sonunda yaptığım işi temizledim ve yaptığı masrafı karşılayıp buyurun siz yapın deyip oradan ayrıldım. Yani mümkün olduğunca atölye dışında çalışmanızı yapmayın. Evinizde bir köşede yapın ama dışarıda yapmayın. Bu size bir özgüven getirecektir. Yapa boza da olsa evinizde yapın yaptığınız işten zevk alırsınız bakarsınız ki ne yetenekler sizde saklı duruyormuş görürsünüz. Sizi tenkit edenler de eğer yetenek ve özgüven olaydı onlar çoktan o işi yaparlardı. Bir atasözü var “Meyve veren ağaç taşlanır” sanırım anladınız.
Diğer bir husus siz çalışmaya başladığınızda etrafınızda meraklı gözler daima olacaktır. Yanınıza sokulurlar size o işi öğretmeye yıllardır çalıştığını bilgiçlik taslayarak size o işi öğretmeye çalışırlar. Eğer gerçek bir usta ise işin kaidesini size öğretir. Ama ukala bilgiçlik taslayanlar kendisini haliyle belli eder. Bu tür insanların davranışlarını dikkate almayın. Mümkün ise bu tür insanların olduğu ortamda çalışmanızı kesin. O insana söz hakkı tanımayın. Daima sizde kural şu olmalı: “Bu işi bilen benim. Usta olan benim. Benim kadar bilseydin yada medeni cesaretin olsaydı sen bunu dünden yapardın” diyebilmelisiniz. Bu tür insanlar sizin şevkinizi kırmasın.
Unutmayın ki toplumumuzda en deha insanlar çocukluğunda yeteneğini öne çıkarmayan kişiler olarak görülmüştür. Albert Einstein ilkokul yıllarında matematikten zar zor geçerken bu gün fizikteki izafiyet teorisini hala çözen çıkamamıştır. Thomas Edison gibi bilim adamları, Raffaello Sanzio, Michelangelo, Rembrandt, Francisco Goya gibi ressamlar, Auguste Rodin Leonardo da Vinci Vincenzo Gemito gibi heykeltıraşlar, Mehmet Ağa gibi sedefkarlar ve bir çok sanatkarlar durup dururken ortaya çıkmadı. Beğenmediğiniz el sanatları ekmeğin aslanın midesinde olduğu ve işsizliğin kol gezdiği bu günlerde sizin can simidiniz olabilir.
El sanatlarından herhangi bir dalını öğrendim diyerek olduğu noktada işi bırakmayın. Her sanat üzerinde çalışarak kendinizi yetiştirin. Kombine bir aranılan sanatçı olmayı hedef edinin.
Dilimin döndüğünce sizlere Sedef kakma sanatını anlatmaya çalıştım. Umarım size faydası dokunur. Bir başka yazı dizimde sizlerle birlikte olmak üzere hoşça kalın dostça kalın.


Melike Sudenur Bektaş & Mustafa Kemal Bektaş
0.553.538 12 64
Melike Varakçılık
Bu mesajdan alıntı yap
Sponsor Links

Grafikerler.net Reklamları

bolgeservisi isimli Üye şimdilik offline konumundadır

bolgeservisi

Webmaster / İzmir

Standart
Alt 23-04-2017 #2
                             Sponsorlu Bağlantılar
Paylaşım için teşekkürler.
Bu mesajdan alıntı yap
Cevapla

Tags
dekorasyon, melike varakcılık, mustafa kemal bektaş, sedefçilik, varakçılık

Benzer Konular
Konu Konu Bilgileri Forum Cevaplar Son Mesaj
Sedef & Hakan Düğün davetiyesi myunder Deneme Çalışmalar 11 07-07-2011 12:04:47
Kuaför Sedef Cephe Giydirme Çalışması erkansemizer 3D Studio Max 1 27-05-2011 18:30:22
Sedef Çiçeği... child_play Graficafe 11 01-05-2010 01:36:17
toz pastel denemelerim :o) (Sedef Akyol) sedef akyol Resim 5 08-12-2009 19:58:56
Broşür (Sedef ) Designerrr Kitap kapağı, broşür, menü vb. 8 23-03-2009 14:34:45

Kapat
Şifremi Unuttum?