sevgime dair (2)

Edebiyat - sevgime dair (2) Sponsorlu Bağlantılar Sevgiyi tarif etmeye kalktım bu gün.Dilimde alışılmıştan farklı cümleler vardı. Herkesin anlayabileceği durulukta başladım konuşmaya. İlk cümleler klasikleşmiş demedin dinlerken. Sevgi emek , sevgi vefa, sevgi kendinden vazgeçmek, ...

Cevapla
sevgime dair (2)
ttuurrgguutt isimli Üye şimdilik offline konumundadır

ttuurrgguutt

Baskıcı / İstanbul

Standart

sevgime dair (2)

Alt 18-05-2010 #1
Sponsorlu Bağlantılar

Sevgiyi tarif etmeye kalktım bu gün.Dilimde alışılmıştan farklı cümleler vardı. Herkesin anlayabileceği durulukta başladım konuşmaya. İlk cümleler klasikleşmiş demedin dinlerken. Sevgi emek , sevgi vefa, sevgi kendinden vazgeçmek, sevgi yüreğini koşulsuz vermekmiş. Sevilmek ondan daha güzel bir şeymiş. Sıcacıkmış, çocuk gibi safmış, tarafsız, korkusuz, çıkarsızmış. Sadece huzur duymakmış, içinde kocaman bir pencere doğan günü izlemekmiş her dakika. Sevgi böyle bir şeymiş meğer.

Sabah uyandığında güne sevinçle başlamakla eşmiş sevgi. Duru bir ırmak gibi çağlamakmış, hesap vermeden yüreğinin istediği yöne akmakmış. Yeşilin barındığı bir ormana bakmakmış ve sonra uçsuz bucaksız bir maviyle kucaklaşmakmış. Sevilene sadece ona ait olan bir isim vermekmiş sevgi. Sorgulamak yokmuş sevginin içinde. Gelecek günün ne getireceğini düşünmemekmiş, sualsiz karşılamakmış geleni, gideni de sualsiz özlemle uğurlamakmış. Sıcacık bir kucakmış sevgi, hiç ayrılmak istemediğin.

Küçük bir çocuk gibi sokulursun kucağına sevginin. Yağmurda ıslanmış ve üşümüşsündür. Sıcacıktır karşına çıkan bu yüreği barındıran kucak. Hiç çıkmak istemezsin oradan. Dışarıda hunhar bir fırtına kopmaktadır, seni öldüresiye yağan yağmurla. Uzak sanılan noktaların yakın olduğu bir an olur ansızın bu sıcacık kucakta. Bir taraftan kurumaya, ısınmaya çalışırsınız. Bir taraftan sevgiyi tanımaya, gözlerine bakmaya. Şaşkınlıktan donakalırsınız bir süre, gözlerinde başka bir dünya görüp korkarsınız, kaçacak yer bulamazsınız bazen. Zaman geçer, bir elinizde o el, bir elinizde yüreğiniz. Kayıtsızca verirsiniz eline. Gönülden bağlanırsınız, sevgiye hoş geldiniz…

Sıcacık bir kucakta başlar her şey ansızın, yağmurlu bir günde. Kaçak oyunlar oynarsınız kendinizle bir zaman. Yakalanacağınızdan haberiniz yok gibi, yollar açmaya çalışırsınız kendinize. Kendinizi bulmak istediğiniz ya da unutmak istediğiniz yer neresidir, bilmeden yaparsınız bunu. “Sorularıma cevap istiyorum” diye atılan çığlıklar arasında sıcacık bir kucak bulur sizi. Çığlıklardan sonra kendinizi saklarsınız, gün gelir son bir damla düşer gözlerinize ve siz son olarak akıtırsınız onu hayata. Ve… Ve sevgi yüreğinize konuvermiştir kuş misali. Gözünüzün gördüğü, elinizin dokunduğudur aslında ama nasırlaşan yürek yumuşayana kadar bilemezsiniz o olduğunu.” Oldu işte, sevdim ben de”

Cümle alem duysun derken, kendi kendinize yaşamaya mahkum olacağınız bir hücre olur bazen sevgi. Ziyanı yok demektir, sevginin yüceliği ve duruluğu. Bakınca gözlerinde kendini görmektir. “Bak gözlerime sevgili, kendini bulabiliyor musun orada? Bende tek yaşayan sensin oysa.” Kendini bulabilmek, kendini görebilmek, sevilenin nefesinde yaşayabilmek. Ben seninim diyebilmek,bunun ardından da gelişini sessizce bekleyebilmekmiş sevgi. Aslında, tek bir cümleyle anlatabilirim bu kadar şeyi. Sevgi sensin, sevgi yüzlüm…


Sevgiyi tarif etmeye kalktım bu gün.Dilimde alışılmıştan farklı cümleler vardı. Herkesin anlayabileceği durulukta başladım konuşmaya. İlk cümleler klasikleşmiş demedin dinlerken. Sevgi emek , sevgi vefa, sevgi kendinden vazgeçmek, sevgi yüreğini koşulsuz vermekmiş. Sevilmek ondan daha güzel bir şeymiş. Sıcacıkmış, çocuk gibi safmış, tarafsız, korkusuz, çıkarsızmış. Sadece huzur duymakmış, içinde kocaman bir pencere doğan günü izlemekmiş her dakika. Sevgi böyle bir şeymiş meğer.

Sabah uyandığında güne sevinçle başlamakla eşmiş sevgi. Duru bir ırmak gibi çağlamakmış, hesap vermeden yüreğinin istediği yöne akmakmış. Yeşilin barındığı bir ormana bakmakmış ve sonra uçsuz bucaksız bir maviyle kucaklaşmakmış. Sevilene sadece ona ait olan bir isim vermekmiş sevgi. Sorgulamak yokmuş sevginin içinde. Gelecek günün ne getireceğini düşünmemekmiş, sualsiz karşılamakmış geleni, gideni de sualsiz özlemle uğurlamakmış. Sıcacık bir kucakmış sevgi, hiç ayrılmak istemediğin.

Küçük bir çocuk gibi sokulursun kucağına sevginin. Yağmurda ıslanmış ve üşümüşsündür. Sıcacıktır karşına çıkan bu yüreği barındıran kucak. Hiç çıkmak istemezsin oradan. Dışarıda hunhar bir fırtına kopmaktadır, seni öldüresiye yağan yağmurla. Uzak sanılan noktaların yakın olduğu bir an olur ansızın bu sıcacık kucakta. Bir taraftan kurumaya, ısınmaya çalışırsınız. Bir taraftan sevgiyi tanımaya, gözlerine bakmaya. Şaşkınlıktan donakalırsınız bir süre, gözlerinde başka bir dünya görüp korkarsınız, kaçacak yer bulamazsınız bazen. Zaman geçer, bir elinizde o el, bir elinizde yüreğiniz. Kayıtsızca verirsiniz eline. Gönülden bağlanırsınız, sevgiye hoş geldiniz…

Sıcacık bir kucakta başlar her şey ansızın, yağmurlu bir günde. Kaçak oyunlar oynarsınız kendinizle bir zaman. Yakalanacağınızdan haberiniz yok gibi, yollar açmaya çalışırsınız kendinize. Kendinizi bulmak istediğiniz ya da unutmak istediğiniz yer neresidir, bilmeden yaparsınız bunu. “Sorularıma cevap istiyorum” diye atılan çığlıklar arasında sıcacık bir kucak bulur sizi. Çığlıklardan sonra kendinizi saklarsınız, gün gelir son bir damla düşer gözlerinize ve siz son olarak akıtırsınız onu hayata. Ve… Ve sevgi yüreğinize konuvermiştir kuş misali. Gözünüzün gördüğü, elinizin dokunduğudur aslında ama nasırlaşan yürek yumuşayana kadar bilemezsiniz o olduğunu.” Oldu işte, sevdim ben de”

Cümle alem duysun derken, kendi kendinize yaşamaya mahkum olacağınız bir hücre olur bazen sevgi. Ziyanı yok demektir, sevginin yüceliği ve duruluğu. Bakınca gözlerinde kendini görmektir. “Bak gözlerime sevgili, kendini bulabiliyor musun orada? Bende tek yaşayan sensin oysa.” Kendini bulabilmek, kendini görebilmek, sevilenin nefesinde yaşayabilmek. Ben seninim diyebilmek,bunun ardından da gelişini sessizce bekleyebilmekmiş sevgi. Aslında, tek bir cümleyle anlatabilirim bu kadar şeyi. Sevgi sensin, sevgi yüzlüm…

Sevgiyi tarif etmeye kalktım bu gün.Dilimde alışılmıştan farklı cümleler vardı. Herkesin anlayabileceği durulukta başladım konuşmaya. İlk cümleler klasikleşmiş demedin dinlerken. Sevgi emek , sevgi vefa, sevgi kendinden vazgeçmek, sevgi yüreğini koşulsuz vermekmiş. Sevilmek ondan daha güzel bir şeymiş. Sıcacıkmış, çocuk gibi safmış, tarafsız, korkusuz, çıkarsızmış. Sadece huzur duymakmış, içinde kocaman bir pencere doğan günü izlemekmiş her dakika. Sevgi böyle bir şeymiş meğer.

Sabah uyandığında güne sevinçle başlamakla eşmiş sevgi. Duru bir ırmak gibi çağlamakmış, hesap vermeden yüreğinin istediği yöne akmakmış. Yeşilin barındığı bir ormana bakmakmış ve sonra uçsuz bucaksız bir maviyle kucaklaşmakmış. Sevilene sadece ona ait olan bir isim vermekmiş sevgi. Sorgulamak yokmuş sevginin içinde. Gelecek günün ne getireceğini düşünmemekmiş, sualsiz karşılamakmış geleni, gideni de sualsiz özlemle uğurlamakmış. Sıcacık bir kucakmış sevgi, hiç ayrılmak istemediğin.

Küçük bir çocuk gibi sokulursun kucağına sevginin. Yağmurda ıslanmış ve üşümüşsündür. Sıcacıktır karşına çıkan bu yüreği barındıran kucak. Hiç çıkmak istemezsin oradan. Dışarıda hunhar bir fırtına kopmaktadır, seni öldüresiye yağan yağmurla. Uzak sanılan noktaların yakın olduğu bir an olur ansızın bu sıcacık kucakta. Bir taraftan kurumaya, ısınmaya çalışırsınız. Bir taraftan sevgiyi tanımaya, gözlerine bakmaya. Şaşkınlıktan donakalırsınız bir süre, gözlerinde başka bir dünya görüp korkarsınız, kaçacak yer bulamazsınız bazen. Zaman geçer, bir elinizde o el, bir elinizde yüreğiniz. Kayıtsızca verirsiniz eline. Gönülden bağlanırsınız, sevgiye hoş geldiniz…

Sıcacık bir kucakta başlar her şey ansızın, yağmurlu bir günde. Kaçak oyunlar oynarsınız kendinizle bir zaman. Yakalanacağınızdan haberiniz yok gibi, yollar açmaya çalışırsınız kendinize. Kendinizi bulmak istediğiniz ya da unutmak istediğiniz yer neresidir, bilmeden yaparsınız bunu. “Sorularıma cevap istiyorum” diye atılan çığlıklar arasında sıcacık bir kucak bulur sizi. Çığlıklardan sonra kendinizi saklarsınız, gün gelir son bir damla düşer gözlerinize ve siz son olarak akıtırsınız onu hayata. Ve… Ve sevgi yüreğinize konuvermiştir kuş misali. Gözünüzün gördüğü, elinizin dokunduğudur aslında ama nasırlaşan yürek yumuşayana kadar bilemezsiniz o olduğunu.” Oldu işte, sevdim ben de”

Cümle alem duysun derken, kendi kendinize yaşamaya mahkum olacağınız bir hücre olur bazen sevgi. Ziyanı yok demektir, sevginin yüceliği ve duruluğu. Bakınca gözlerinde kendini görmektir. “Bak gözlerime sevgili, kendini bulabiliyor musun orada? Bende tek yaşayan sensin oysa.” Kendini bulabilmek, kendini görebilmek, sevilenin nefesinde yaşayabilmek. Ben seninim diyebilmek,bunun ardından da gelişini sessizce bekleyebilmekmiş sevgi. Aslında, tek bir cümleyle anlatabilirim bu kadar şeyi. Sevgi sensin, sevgi yüzlüm…Sevgiyi tarif etmeye kalktım bu gün.Dilimde alışılmıştan farklı cümleler vardı. Herkesin anlayabileceği durulukta başladım konuşmaya. İlk cümleler klasikleşmiş demedin dinlerken. Sevgi emek , sevgi vefa, sevgi kendinden vazgeçmek, sevgi yüreğini koşulsuz vermekmiş. Sevilmek ondan daha güzel bir şeymiş. Sıcacıkmış, çocuk gibi safmış, tarafsız, korkusuz, çıkarsızmış. Sadece huzur duymakmış, içinde kocaman bir pencere doğan günü izlemekmiş her dakika. Sevgi böyle bir şeymiş meğer.

Sabah uyandığında güne sevinçle başlamakla eşmiş sevgi. Duru bir ırmak gibi çağlamakmış, hesap vermeden yüreğinin istediği yöne akmakmış. Yeşilin barındığı bir ormana bakmakmış ve sonra uçsuz bucaksız bir maviyle kucaklaşmakmış. Sevilene sadece ona ait olan bir isim vermekmiş sevgi. Sorgulamak yokmuş sevginin içinde. Gelecek günün ne getireceğini düşünmemekmiş, sualsiz karşılamakmış geleni, gideni de sualsiz özlemle uğurlamakmış. Sıcacık bir kucakmış sevgi, hiç ayrılmak istemediğin.

Küçük bir çocuk gibi sokulursun kucağına sevginin. Yağmurda ıslanmış ve üşümüşsündür. Sıcacıktır karşına çıkan bu yüreği barındıran kucak. Hiç çıkmak istemezsin oradan. Dışarıda hunhar bir fırtına kopmaktadır, seni öldüresiye yağan yağmurla. Uzak sanılan noktaların yakın olduğu bir an olur ansızın bu sıcacık kucakta. Bir taraftan kurumaya, ısınmaya çalışırsınız. Bir taraftan sevgiyi tanımaya, gözlerine bakmaya. Şaşkınlıktan donakalırsınız bir süre, gözlerinde başka bir dünya görüp korkarsınız, kaçacak yer bulamazsınız bazen. Zaman geçer, bir elinizde o el, bir elinizde yüreğiniz. Kayıtsızca verirsiniz eline. Gönülden bağlanırsınız, sevgiye hoş geldiniz…

Sıcacık bir kucakta başlar her şey ansızın, yağmurlu bir günde. Kaçak oyunlar oynarsınız kendinizle bir zaman. Yakalanacağınızdan haberiniz yok gibi, yollar açmaya çalışırsınız kendinize. Kendinizi bulmak istediğiniz ya da unutmak istediğiniz yer neresidir, bilmeden yaparsınız bunu. “Sorularıma cevap istiyorum” diye atılan çığlıklar arasında sıcacık bir kucak bulur sizi. Çığlıklardan sonra kendinizi saklarsınız, gün gelir son bir damla düşer gözlerinize ve siz son olarak akıtırsınız onu hayata. Ve… Ve sevgi yüreğinize konuvermiştir kuş misali. Gözünüzün gördüğü, elinizin dokunduğudur aslında ama nasırlaşan yürek yumuşayana kadar bilemezsiniz o olduğunu.” Oldu işte, sevdim ben de”

Cümle alem duysun derken, kendi kendinize yaşamaya mahkum olacağınız bir hücre olur bazen sevgi. Ziyanı yok demektir, sevginin yüceliği ve duruluğu. Bakınca gözlerinde kendini görmektir. “Bak gözlerime sevgili, kendini bulabiliyor musun orada? Bende tek yaşayan sensin oysa.” Kendini bulabilmek, kendini görebilmek, sevilenin nefesinde yaşayabilmek. Ben seninim diyebilmek,bunun ardından da gelişini sessizce bekleyebilmekmiş sevgi.
Aslında,
tek bir cümleyle anlatabilirim bu kadar şeyi.
Sevgi SENSİN…
Bu mesajdan alıntı yap
Sponsor Links

Grafikerler.net Reklamları

sevgiden-iz isimli Üye şimdilik offline konumundadır

sevgiden-iz

Hiç Biri / Ankara

Standart
Alt 19-05-2010 #2
                             Sponsorlu Bağlantılar

..........Aslında,
tek bir cümleyle anlatabilirim bu kadar şeyi.
Sevgi SENSİN.......…
Ne kadar dolu bir yürekle yazmışsınız. Emeğinize sağlık.
Paylaşım için teşekkürler...
Bu mesajdan alıntı yap
ttuurrgguutt isimli Üye şimdilik offline konumundadır

ttuurrgguutt

Baskıcı / İstanbul

Standart

özur dılerım

Alt 20-05-2010 #3
kusura bakmayın bu yazıyı maılde yazıp gondermeden taslaklarda saklamıstım.
Buraya tasırken bı haller olmus 3 kere yazılmıs nerdeyse bılmıyorum neden?..
Bı daha kucagımda kızımla yazarken dıkkatlı olmam lazım onu ogrendım...
Bu mesajdan alıntı yap
sevgiden-iz isimli Üye şimdilik offline konumundadır

sevgiden-iz

Hiç Biri / Ankara

Standart
Alt 20-05-2010 #4
Gece gece uykulu bir şekilde okuyunca böyle uzuuun uzuuun nasıl akla gelir bu kelimeler diye düşünmedim değil. :giggle: Yorumumu yazdıktan sonra farkettim çoğalmış halini. :giggle: Olsun güzel paylaşım. :giggle: :alkis:
Bu mesajdan alıntı yap
Cevapla

Benzer Konular
Konu Konu Bilgileri Forum Cevaplar Son Mesaj
sevgime dair... ttuurrgguutt Edebiyat 6 06-04-2011 10:28:29
KADER'e dair... rehnüma Fotoğraf - Resim 1 25-04-2010 16:38:03
Tasarıma dair... adnmelih Afiş Tasarımı 2 25-05-2009 16:35:33
Aşka dair.. Pondore Graficafe 3 16-02-2008 00:28:33

Kapat
Şifremi Unuttum?