Sizce Gerçekten Seven Kıskanırmı, Sevdiğini Kısıtlarmı ?

Graficafe - Sizce Gerçekten Seven Kıskanırmı, Sevdiğini Kısıtlarmı ? ...

Cevapla
Sizce Gerçekten Seven Kıskanırmı, Sevdiğini Kısıtlarmı ?
namasteeee isimli Üye şimdilik offline konumundadır

namasteeee

Hiç Biri / İstanbul

Standart
Alt 30-03-2010 #71
Sponsorlu Bağlantılar

Deli gibi seviyorum deli gibi de kıskanıyorum kısıtlamama gerek kalmıyor zaten beni rahatsız edecek hiçbirşey yapmıyor.Sevgi karşılıklı ise 2 tarafta birbirini rahatsız edecek davranışlarda bulunmaz.Eğer ben kısıtlamaya çalışıyorsam ilişkide bir hata vardır.Diye düşünüyorum...
-yalan dostum aşk diye bir şey aşk dediğin 3 günlük eğlence bilemedin 5 gün sürsün..

-aşk olmadığı için bir zaman sonra saygıda kalmıyor, bizsel olmayı becerenler mutlu oluyor; bencillerse kıskanmak kısıtlamak hepsini yapıyor maalesef..
Görüş bildirdiğiniz için teşekkür ederim...graf_ipek, redeath333 Sizce Gerçekten Seven Kıskanırmı, Sevdiğini Kısıtlarmı ?
Bu mesajdan alıntı yap
N.design isimli Üye şimdilik offline konumundadır

N.design(32)

Hiç Biri / İstanbul

Standart
Alt 30-03-2010 #72
                             Sponsorlu Bağlantılar
Her şeyde olduğu gibi kıskançlığında aşırısı iyi değildir.
Fakat, seven kıskanır ve kısıtlar. Kusura bakmayın ama ben sevdiğimi kıskanırım ve kısıtlarım kimse yadırgamasın, ve diyorumki; Dişisini kıskanmayan tek hayvan domuzdur,atasözüne göre kıskanmayan İnsan larıda aynı sınıfa koyarım.

Unutmadan kıskanmak=umursamak birini umursamıyorsan sevmiyorsundur... Kıskanmayan bay veya bayan partnerine söylediği "Seviyorum" sözü koca bir YALAN...
Bu mesajdan alıntı yap
namasteeee isimli Üye şimdilik offline konumundadır

namasteeee

Hiç Biri / İstanbul

Standart
Alt 31-03-2010 #73
Domuz örneği için teşekkür ediyorum Sizce Gerçekten Seven Kıskanırmı, Sevdiğini Kısıtlarmı ? N.design
Bu mesajdan alıntı yap
Nur isimli Üye şimdilik offline konumundadır

Nur

Hiç Biri / Yurtdışı

Standart

Kıskançlık Hakkında

Alt 09-06-2010 #74
Yüreğe Karşı Etek

Ortalama erkeğin tutkusu da takıntısı da tendir. Sevdiği kadın başkasına gönül verse aldırmaz ama eline başka erkeğin eli değse cinayet işleyebilir.

Şöyle düşünür:
“İsterse başkasını sevsin, yeter ki sevişmesin.”

Kadında cümle tersine döner:
“İsterse başkasıyla sevişsin, yeter ki sevmesin.”

Çünkü kadına göre vücudun merkezi yürektir; erkeğe göre etek... İstisnalar dışında ikisi de o merkezi koruma derdindedir. Erkek eteği paylaşmaz, kadın yüreği...

Can Dündar
Milliyet 25-10-2009



Neden mi?

Kadın İçin Büyüteceği Yavrunun Geleceği, Erkek İçin Büyüteceği Yavrunun Gerçek Babası Olması Önemlidir.

Yukarıdaki yazı kıskançlığın doğal yani içgüdüsel olanının tezahürünü anlatıyor. Erkek ve dişinin içgüdüsel kıskançlığının merkezinde hep türün geleceği olan ’yavru’ vardır.

Erkeğin tensel ve kadının duygusal kıskançlığı arasında, her ikisinin doğasından, içgüdülerinden kaynaklanan, yavrunun kimden olduğu ve nasıl büyütüleceği ile ilintili bir fark vardır. Kıskançlığın doğal yani içgüdüsel olanının temelinde erkek için doğacak yavrunun gerçek babası olması, kadın için erkeğini öteki kadına kaptırmadan, yavrunun birlikte ve güvenle büyütülmesi bulunuyor...



Ama AŞK!
Bu tür kirli ve nefsani duygular barındırmaz.
Aşk metafizik bir çekime kapılma ve bundan ne pahasına olursa olsun vazgeçememe halidir.

Nasıl ki ay, dünyanın çekimiyle dünyaya tutunur. Arada bir fiziki çekim bağı vardır, aşk da iki insan arasında, nedenlerinin, nasıllarının tarifi yapılamayan ruhsal bir bağdır. İradeyle hiç bir ilgisi yoktur.

Aşık ve aşkı pasif birer varlıktır. Aktif olan aşktır ve bu hal negatif bir hissin oluşmasına izin vermez.

Bundan ötesi seksüel ve doğanın devinimini sağlayan, kaygılardan öte geçemeyen hazlardan başka bir şey değildir.
Bu mesajdan alıntı yap
sevgiden-iz isimli Üye şimdilik offline konumundadır

sevgiden-iz

Hiç Biri / Ankara

Standart
Alt 09-06-2010 #75
Ben biraz farklı bir örnek vereceğim. Bir civciv tutar gibi olunmalı. Hassas bir terazi gibi. Çok sıkılırsa ölür, gevşek kalırsa kaçar... Dengeyi kurmak karşılıklı iki kişinin güven duygusu ile ilgili birşey.
Bu mesajdan alıntı yap
workmedya isimli Üye şimdilik offline konumundadır

workmedya

Hiç Biri / Konya

Standart
Alt 09-06-2010 #76
hıımmm
gerçekten tartışıla bilir bir konu ????????
bence seven kıskanır ve bir süre sonra öle bir kısıtlamaya başlarki ilişki kıskançlık ve kısıtlama yüzünden yıpranır bu bence.
Birde ilişkiye görede degişir bu...
yıpranma konusunda çok haklısın.
Bu mesajdan alıntı yap
namasteeee isimli Üye şimdilik offline konumundadır

namasteeee

Hiç Biri / İstanbul

Standart
Alt 10-06-2010 #77
Yüreğe Karşı Etek

Ortalama erkeğin tutkusu da takıntısı da tendir. Sevdiği kadın başkasına gönül verse aldırmaz ama eline başka erkeğin eli değse cinayet işleyebilir.

Şöyle düşünür:
“İsterse başkasını sevsin, yeter ki sevişmesin.”

Kadında cümle tersine döner:
“İsterse başkasıyla sevişsin, yeter ki sevmesin.”

Çünkü kadına göre vücudun merkezi yürektir; erkeğe göre etek... İstisnalar dışında ikisi de o merkezi koruma derdindedir. Erkek eteği paylaşmaz, kadın yüreği...

Can Dündar
Milliyet 25-10-2009



Neden mi?

Kadın İçin Büyüteceği Yavrunun Geleceği, Erkek İçin Büyüteceği Yavrunun Gerçek Babası Olması Önemlidir.

Yukarıdaki yazı kıskançlığın doğal yani içgüdüsel olanının tezahürünü anlatıyor. Erkek ve dişinin içgüdüsel kıskançlığının merkezinde hep türün geleceği olan ’yavru’ vardır.

Erkeğin tensel ve kadının duygusal kıskançlığı arasında, her ikisinin doğasından, içgüdülerinden kaynaklanan, yavrunun kimden olduğu ve nasıl büyütüleceği ile ilintili bir fark vardır. Kıskançlığın doğal yani içgüdüsel olanının temelinde erkek için doğacak yavrunun gerçek babası olması, kadın için erkeğini öteki kadına kaptırmadan, yavrunun birlikte ve güvenle büyütülmesi bulunuyor...



Ama AŞK!
Bu tür kirli ve nefsani duygular barındırmaz.
Aşk metafizik bir çekime kapılma ve bundan ne pahasına olursa olsun vazgeçememe halidir.

Nasıl ki ay, dünyanın çekimiyle dünyaya tutunur. Arada bir fiziki çekim bağı vardır, aşk da iki insan arasında, nedenlerinin, nasıllarının tarifi yapılamayan ruhsal bir bağdır. İradeyle hiç bir ilgisi yoktur.

Aşık ve aşkı pasif birer varlıktır. Aktif olan aşktır ve bu hal negatif bir hissin oluşmasına izin vermez.

Bundan ötesi seksüel ve doğanın devinimini sağlayan, kaygılardan öte geçemeyen hazlardan başka bir şey değildir.
Sen kesin başka bir galaksidensin... (Aşuk ve Maşuk)
negüzel anlatmışsın, bana çok yakın görüşlerin.

Teşekkür ederim...
Bu mesajdan alıntı yap
ece şirin isimli Üye şimdilik offline konumundadır

ece şirin(27)

Hiç Biri / İstanbul

Standart
Alt 10-06-2010 #78
kıskançlık derecesi hastalık şeklinde olmadığı sürece çok normal. Kısıtlamalarda illaki olucak canım kısıtlamalara uymak alttan almakta bir nevi ilişkideki fedakarlıklardır bence...
KISKANÇLIKLAR TUZU BİBERİ; SEVMEK SEVİLMEK ÇOK GÜZEL
Bu mesajdan alıntı yap
redeath333 isimli Üye şimdilik offline konumundadır

redeath333

Desinatör / İzmir

Standart
Alt 10-06-2010 #79
bizim ülkede ne normal ki, ilişkiler normal olsun gitmek ve unutmak istiyorum bu anları!!!
Bu mesajdan alıntı yap
Grafink isimli Üye şimdilik offline konumundadır

Grafink(38)

Clone Trooper

Sanat Yn. / İzmir

Standart
Alt 10-06-2010 #80
nesne, hayatın tek anlamı olarak görülüyorsa kıskançlığın ama her yöne doğru olan mutlak kıskançlığın zarar vermediği kimse yoktur. Takıntılı birşeydir bu... Kimine göre metafizik olarak düşünülen olgu da bu takıntının bir başka yönüdür. Aslında en derin aşktan tutun tek gecelik ilişkilere kadar herşeyin bir kimyası, kimyasal bir açıklaması vardır. Velhasıl yine de insan herşeyi koklayarak yorumlayan hayvanlardan bir noktada ayrılmaktadır, Bu nokta ise paylaşılan anların zenginliğidir. İşte bu uyumlu kimya, ancak anlar ile desteklenebiliyosa; ulvii ya da ilahi sandığımız aşk nesnesini oluşturabilir...

İnsan hayatın merkezine kendini koymak ve o merkezi zenginleştirerek varolmak ile yükümlüyken, Yani kendi anlarını yaratabilecek alt yapıyı kurmak zorundayken bunu yapamayıp, tam aksine Merkezine; gerek kimyasal, gerekse çekimser ve özgüvensiz duygularının ışığında bir nesne (karşı cins) yerleştiriyorsa, kıskançlıklardan söz etmeye başlayabiliriz.

Çünkü; anları olmayan ya da bireyliklerini kendilerine veya eşlerine ispatlayamamış kişilerin aşkları, herşeylerini var olan ilişki üzerine kurar ve onu "muhafaza" etmeye odaklanırlar. İşte bu odaklanmanın gücü kıskançlığın gücünü ve şiddettini belirler. ve bu şiddet kıskançlığa yol açan şüpheler ile karşılaşıldığında ortaya çıkabilecek, sıkma, boğma, şiddet veya terketme gibi sonuçları ortaya çıkarmaktadır.

Sözün özü, seven insan kıskanıyormu ya da kısıtlıyormu sorusunun cevabı sözünü ettiğim etkenlerin gücü ile orantılıdır.

Her şekilde kıskançlığın temelinde, birey olamamak, an paylaşamamak, değer kazandıramamak yatmaktadır. Zaten bunlar olamadığı için kişi elinde olan tek savunma mekanizması olarak kıskançlığı tanımlamaktadır. Eğer bunlar var ise ve hayata anlam kazandırıyor ise, kıskanmak için bir sebep olması mümkün değildir. Bu noktada kıskançlık ortadan kalkarak, yerine naz, nazire ve benzeri tatlı dokunuşları bırakacaktır.

Out of the code, into the fire...

Bu mesajdan alıntı yap
Cevapla

Benzer Konular
Konu Konu Bilgileri Forum Cevaplar Son Mesaj
Merhaba grafikler.NET, Merhaba Grafikeler gizmo_ Hoşgeldiniz 7 14-07-2010 07:56:38
merhaba hakanefe Photoshop 1 25-05-2008 08:37:38
Merhaba... red indian Hoşgeldiniz 2 25-04-2008 22:20:03
merhaba Shamusen Hoşgeldiniz 2 23-04-2008 12:32:24

Kapat
Şifremi Unuttum?