Tenses

İngilizce Öğrenelim - Tenses Sponsorlu Bağlantılar [COLOR="Navy"]A) Simple: Do + V1[/COLOR] 1.) Past (-di) 2.) Present (-ir) 3.) Future (-ecek) [COLOR="Navy"]B) Continuous: (-yor) Be + V1......ing[/COLOR] 1.) Past (-yordu) 2.) Present (-yor) 3.) Future ...

Cevapla
Tenses
Standart

Tenses

Alt 12-07-2007 #1
Sponsorlu Bağlantılar

[COLOR="Navy"]A) Simple: Do + V1[/COLOR]

1.) Past (-di)

2.) Present (-ir)

3.) Future (-ecek)

[COLOR="Navy"]B) Continuous: (-yor) Be + V1......ing[/COLOR]

1.) Past (-yordu)

2.) Present (-yor)

3.) Future (-yor olacak)

[COLOR="Navy"]C) Perfect: (-miş) Have + V3[/COLOR]

1.) Past (-mişti)

2.) Present (-miş)

3.) Future (-miş olacak)

D) Perfect Continuous: (-mekte) Have Been + V1......ing

1.)Past (-mekteydi)

2.)Present (-mekte)

3.)Future (-mekte olacak)

To speak: Konuşmak

Önemli: Bir fiilin mastarsız haline (to’suz) o fiilin birinci hali denir.

Bu mesajdan alıntı yap
Sponsor Links

Grafikerler.net Reklamları

Standart

D) Perfect Continuous: Have Been + V1......ing

Alt 12-07-2007 #2
                             Sponsorlu Bağlantılar
1. The Present Perfect Continuous Tense: I have been speaking. (Konuşmaktayım)0, 0,,,”
2. The Past Perfect Continuous Tense: I had been speaking. (Konuşmaktaydım)
3. The Future Perfect Continuous Tense: I will have been speaking (Konuşmakta olacağım)

Önemli: İngilizcede, zaman ne olursa olsun bir cümlede yapılacak değişikliklerin hepsi

yardımcı fiil üzerinde yapılır.

Önemli: Formal yazışmalarda kesinlikle kısaltmalar yapılmaz.

Önemli: İngilizcede bir olayın basit olması demek, continuous olmaması demektir.

Önemli: Bir olayın perfect olması demek iki olaydan öncekini vurgulamak demektir. Tek başına bir perfect olaya nadiren rastlanır.
Bu mesajdan alıntı yap
Standart

B) Continuous: Be + V1......ing

Alt 12-07-2007 #3
1.) The Present Continuous Tense: I a m speaking. (Konuşuyorum)

2.) The Past Continuous Tense: I was speaking. (Konuşuyordum)

3.) The Future Continuous Tense: I will be speaking. (Konuşuyor olacağım)

V1 V2 V3

Be:a m, is, are.......was, were...........been

Önemli: Her zamanda üç yapıyı bir arada gösterip üzerinde farklılığı görmek daha öğreticidir.

Continuous: Devamlı, devam eden.

Progressive: Kademe kademe gelişen.

Present: Şu an, hediye.

Önemli: Devamlı zamanları continuous ile ifade etmek daha uygundur. Con tinuous’ları anlatırken “Be” fiilleri ve bunların hallerinden bahsetmek verimliliği arttırır.

Önemli: Bir cümlenin zamanını öğrenebilmek için ilk önce yardımcı fiillere bakılır. Bu bize, bu cümlenin 4’lü gruptan hangisine gideceğimizi gösterir.

The student has been waiting for us.

My father will be repairing his car.

He had seen us.

We will have completed the study.

Önemli: Perfect’li cümleler tek başlarına bir yargı ile kullanılmaz. Daha iyi anlaşılsın diye bu cümleler verildi. Normalde bu cümleler ingilizcede yoktur.
Bu mesajdan alıntı yap
Standart

C) Perfect: Have + V3-/-D) Perfect Continuous: Have Been + V1......ing

Alt 12-07-2007 #4
[COLOR="Navy"]C) Perfect: Have + V3[/COLOR]

1.) The Present Perfect Tense: I have spoken. (Konuşmuşum)

2.) The Past Perfect Tense: I had spoken. (Konuşmuştum)

3.) The Future Perfect Tense: I will have spoken. (Konuşmuş olacağım)



[COLOR="Navy"]D) Perfect Continuous: Have Been + V1......ing[/COLOR]

1. The Present Perfect Continuous Tense: I have been speaking. (Konuşmaktayım)0, 0,,,”
2. The Past Perfect Continuous Tense: I had been speaking. (Konuşmaktaydım)
3. The Future Perfect Continuous Tense: I will have been speaking (Konuşmakta olacağım)

Önemli: İngilizcede, zaman ne olursa olsun bir cümlede yapılacak değişikliklerin hepsi

yardımcı fiil üzerinde yapılır.

Önemli: Formal yazışmalarda kesinlikle kısaltmalar yapılmaz.

Önemli: İngilizcede bir olayın basit olması demek, continuous olmaması demektir.

Önemli: Bir olayın perfect olması demek iki olaydan öncekini vurgulamak demektir. Yalnız başına bir perfect olaya çok az rastlanır.
Bu mesajdan alıntı yap
Standart

A) Simple: Do + V1

Alt 12-07-2007 #5
1.) The Simple Present Tense: (Geniş zaman)
Ayşe speaks.(Ayşe konuşur)

2.) The Simple Past Tense: (Dili geçmiş zaman)
Ayşe spoke.(Ayşe konuştu)

3.) The Future Tense: (Gelecek zaman)
Ayşe will speak. (Ayşe konuşacak)

İngilizler dilde kısaltmayı çok severler. İngilizcede temel zamanları 4 gruba ayırarak inceledik. Simple dışındaki gruplarda yardımcı fiillerle zamanları çekiyor ve yardımcı fiillere bakarak cümlenin hangi zamanla kurulduğunu öğreniyoruz. Örneğin “have” varsa perfect, “be” varsa continuous’tur diyoruz. Bu yüzden İngilizler, simple dışındaki üç grupta kısaltma yapamamışlardır.

I do speak. (Konuşurum)

You do speak

He does speak

We do speak

You do speak

They do speak

Simple zamanlarda yardımcı fiil olmadan da hangi zaman olduğunu anlayabiliriz. Cümleye bakarak “have” yok, perfect değil; “be” yok continuous değil, o zaman simple’dır diye kolaylıkla söyleyebiliriz. Bu yüzden İngilizler Simple grupta kısaltma yapmışlardır.

Simple Gruptaki Kısaltmalardan Doğan Zorluklar

Bir fiilin isim hali ile birinci hali aynıdır. Simple Tense’lerde bu durum karışıklığa yol açmaktadır.

* To decrease: Azalmak (verb) To book: Rezerve yapmak (verb)

* The decrease: Azalış (noun) The book: Kitap (noun)

Bu zorluğu gidermek için simple cümlelerde üçüncü tekil şahıslarda temel fiile “s” takısı getirilir. Bu durum isimlerin tekil-çoğulu ile ters ilişkilidir. ”s” takısı kelimenin isim değil; fiil olduğunu gösterir.

This decrease: This tekildir. Decrease’de “s” takısı yok. O zaman bu isimdir diyoruz. (Bu azalış)

This decreases: This tekildir. Decrease’de “s” takısı vardır. O zaman bu fiildir diyoruz. (Bu azalma)

O halde şimdi simple zamanlara gidebiliriz.

1 .) The Simple Present Tense: (Geniş zaman): Ayşe speaks. (Ayşe konuşur)

Önemli: Simple present’te “do” kısaltılır. Eğer düz olumlu cümlede “do” varsa, bu vurgu için kullanılır.

I do believe. (Tabi ki inanıyorum)

2.) The Simple Past Tense (Dili geçmiş zaman)

I did speak. (konuştum)

Did, do’nun ikinci halidir. Simple past tenste yardımcı fiil kısaltılınca, kendisine uygulanan ikinci hale getirme temel fiile uygulanır. Yani temel fiil ikinci halde yazılır. Kısaltılmış şekliyle yazacak olursak;

I spoke şeklinde olur.

Fiillerin ikinci halinin kullanıldığı tek yer Simple Past Tense’ dir. V2 kullanıldığından isim ile karıştırma problemi de kalmıyor.

Eğer bu tense’ de did kullanılsa simple present tense’de olduğu gibi anlamı pekiştirmek içindir. Olumsuz, soru ve olumsuz soru cümlelerinde “did” yardımcı fiili kullanılır. Did’in cümlede olması durumunda temel fiil daima V1 halinde yazılı

1.) The Future Tense: (Gelecek zaman)

İngilizcede Future, bir zaman olarak kabul edilmez. Çünkü gelecekte olayın gerçekleşip gerçekleşmeyeceği belli değildir. Bu sebeple “Will” ve “Shall” aslında yardımcı fiil değillerdir. Bunlar Modall’lar içinde düşünülür. Bu sebeple normalde;

I shall do speak. (Konuşacağım)

You will do speak

Şeklinde yazılmalıdır. “Do” kısaltması yapıldığında, fiil de birinci halde olduğu için diğer Simple gruplarındaki gibi karışıklık olmuyor ve “Will” ve “Shall” sanki yardımcı fiilmiş gibi görev görüyor. Bu şekilde “–ecek, acak” anlamını temel fiile yükleyerek gelecek zaman anlamını katıyor.

Burada önemli bir nokta da şudur: Cümleyi olumsuz veya soru yaparken Simple grubunun yardımcı fiili olan “Do” yu çağırmaya gerek yoktur. Çünkü bu görevi yardımcı fiil rolü üstlenen “Will” ve “Shall” görür.

Modal matığı da bu şekildedir. Yani aslında modal’ların kullanımında da normalde “Do” yardımcı fiili vardır ve kısaltma yapıldığı için direkt olarak modal’dan sonra temel fiil birinci haldedir.

PRONOUNS

Pro:...nın yerine, ileriye. Noun: İsim (gramatikal olarak)

Bu yüzden “Pronoun” ifadesi ismin yerine geçen yani zamir demektir.Şimdilik özne olan ve nesne olan zamirleri göreceğiz.


Subject Pronouns Object Pronouns

I Me

You You

He Him

She Her

It + VERB + It

We Us

You You

They Them

Subject Pronouns’ lar mutlaka çekimli bir fiilden önce gelirler. Bu nedenle zaten bu zamirler özne; fiiller de yüklem oluyor.

Object Pronouns’lar da mutlaka çekilmiş fiillerden sonra gelirler.

Yukarıdaki tablodan da gördüğümüz gibi bazı özne ve nesne zamirleri birbirinin aynıdır. Bir cümlede böyle zamirlerin özne veya nesne olduklarını anlamak için bunların fiilden önce - sonra geldiğine bakmak gerekir.

Önemli: Özneler daima yalın haldedir. Kitap, okul, Ayşe gibi. Kitabi, okulda, Ayşe’ye gibi hal ekleri almış durumda kesinlikle özne olamazlar.
Bu mesajdan alıntı yap
Standart

Bir Cümlenin Zamanını Bulma

Alt 12-07-2007 #6
Verilen bir cümlede zamanını bulmak için önce asıl fiile daha sonra da yardımcı fiillere bakılır. Bunların özelliğine göre cümlenin hangi zamanla kurulduğuna karar verilir.

We had been conducting the experiment. (Deneyleri yapmaktaydık)

Be + V1.....ing olduğundan “Continuous”lu bir zamandır diyoruz. Have var, “Perfect” ; ve V2 formda olduğu için de “Past” olduğunu söylüyoruz. Böylece cümlemizin zamanı “Past Perfect Continuous”tur.

Conduct: Yapmak, yürütmek, Beraber götürmek

Ducere: Conduct’un latincesidir. Lider, götürmek gibi anlamı vardır. İngilizcesi “Duce”dir.

Duct: Götürmek.

Con: beraber;

Conduct: Beraber Götürmek, yürütmek anlamına gelir.

Aşağıda yazacağımız cümlelerin zamanları da aynı mantık yoluyla bulunur.

She will be waiting for us this time next week. (O gelecek hafta bu zamanda bizi bekliyor olacak)

(Burada “for” bir edattır. Edatların kullanımı dilden dile farklılık arz eder. İngilizce’de bazı fiiller edatla kullanılır. Wait for: ...için beklemek gibi. Biz yukarıdaki cümleyi çevirirken “O, gelecek hafta bu zamanda bizi bekliyor olacak” deriz. Ama bir İngiliz bu cümleyi düşünürken “O, gelecek hafta bu zamanda bizim için bekliyor olacak” der.)

My father was watching them. (Babam onları izliyordu.)

I have seen it before. (Onu daha önce görmüşüm.)

He often critizes us. (O sık sık eleştirir.)

Thay had been struggling for victory. (Onlar zafer için mücadele etmekteydiler.)

Struggle for: ...için mücadele etmek

We stadied English at university. (Biz üniversitede İnglizce çalıştık.)

At: ...de, ...da. (Devamlılık arzeder. Ev, hastane, üniversite gibi süreklilik gerektiren ifadelerle kullanılır.)

İn: ...de, ...da. (anlık bir süre gerektiren durumlarda kullanılır.)
Bu mesajdan alıntı yap
Standart

Zamanların Kullanıldığı Yerler

Alt 12-07-2007 #7
Past Perfect Past Present Future

Past Perfect Continuous Past Continuous


Olay, bir noktada olup bitmişse,Simple

* Olay, bir devamlılık arz ederse Continuous

* Olay, bir olayın öncesi veya sonrası ile ilgili ise Perfect’tir.

Zaman çizelgesinden de gözlenebileceği gibi Simple Past ile Past Continuous çakışıyor. Bu yüzden ikisi aynı yerde kullanılabilir ve birbirinin yerini alabilirler.

Geçmişte iki olay çakışmıyorsa, biri diğerinden önce oluşmuşsa Perfect’ te gideriz. Past Perfect, past öncesi bir noktada; Past Perfect Continuous ise, past öncesi devamlılık gösteren bir olayda oluşmuş ve ikisi çakışıyor demektir.

Past Perfect, geçmişin öncesi olduğu için kompleks bir cümledeki iki cümlecik Past Perfect ile kurulamaz.

Şimdi bu dört zamanın alternatif cümle kurma formlarını inceleyelim:

1.) Gerek Simple Past, gerekse de Past Continuous tek başına bir cümlede kullanılabilirler.

I saw them last night. (S. Past)

I was sleeping last night at ten o’clock. (Past Continuous)

2.) Cümlede iki cümlecik var - iki yüklem - ve çakışmışsa ikisi de Simple Past olabilir.

I saw him when he entered the room.

S. Past S. Past

3.) İki cümlecik var ve çakışmışsa biri S. Past, diğeri Past Continuous olabilir. Hangisi önce, hangisi sonra önemli değildir.

When you phoned, I was sleeping. (I was sleeping when you phoned.)

S. Past Past Continuous

4.) İki cümlecik var ve çakışıyorsa ikisi de Past Continuous olabilir.

I was reading the newspaper while my wife was watching TV.

Past Continuous Past Continuous

Özetlicek olursak;

a) Bir cümlede iki cümlecik Past Perfect ile kurulamaz.

b) Simple Past ve Past Continuous tek başlarına bir cümlede olabilirler, ikisi aynı yerde kullanılabilirler.

c) Bir cümlede iki cümlecik var ve ikisi çakışmış ise ikisi de Simple Past olabilir.

d) Bir cümlede iki cümlecik var ve ikisi çakışmış ise biri Simple Past, biri Past Continuous olabilir.

e) Bir cümlede iki cümlecik var ve ikisi çakışmış ise ikisi de Past Continuous olabilir.

Geçmişte iki olaydan biri önce, biri de sonra oluşmuşsa; yani olaylar çakışmıyorsa;

Önce cümle çözümlenecek. Bu iki olaydan önceye giden Past Perfect, sonra olan S. Past’tır.

The lesson had started when I arrived there.

Past Perfect S. Past

Burada geçmişte meydana gelen iki olay vardır. Bunlar, çakışmamakta ve biri diğerinden önce meydana gelmiştir. Önce olan Past Perfect ile sonra olan S. Past ile ifade edilmelidir. Bu durumdaki cümle kuruluşunda başka alternatifler de vardır. Önceki Past Perfect Continuous, sonraki Past Continuous veya diğer formlar da olabilir.

My mother had been serving the table when I arrived home.

(Ben eve vardığımda, annem masayı hazırlamaktaydı.)

My mother was serving the table when I arrived home.

(Ben eve vardığımda, annem masayı hazırlıyordu.)

Türkçe’de “Hazırlamaktaydı” ve “Hazırlıyordu” aynı anlamda kullanılmaktadır. İngilizce’de, bunlar tamamen ayrı anlamdadır. “Hazırlamaktaydı” ifadesinde,ben eve gittiğimde annemin yaptığı eylemi görmüyorum, çünkü eylem olmuş, bitmiştir. “Hazırlıyordu” ifadesinde ise, benim eve gitmemle annemin yaptığı eylem çakışmış; ben annemin yaptığı eylemi görüyorum. Bu iki ifadenin karışıklığa yol açması İngilizce’nin yapısından değil; Türkçe’nin yapısından kaynaklanmaktadır.

My children were sleeping when I arrived home. (Eve vardığımda çocuklarım uyuyorlardı)

My children had been sleeping when I arrived home. (................uyumaktaydılar.)

Yabancı bir yayın kitabından Örnek "alıntısı":

I saw the man on his knees when I opened the door. I understood that he had been looking at throw the key hole. (Kapıyı açtığımda, adamı dizlerinin üstünde gördüm. Anladım ki adam anahtar deliğinden bakmaktaydı.)
Bu mesajdan alıntı yap
Standart

Past Perfect S. Past Past’ın Sonrası

Alt 12-07-2007 #8
Past Perfect Cont. Past Continuous

Türkçe’nin yapısından kaynaklanan “Hazırlamaktaydı” ve “Hazırlıyordu” ifadelerinin anlam karışıklığını gidermek için yukarıdaki örnek verilmiş çok güzel bir örnektir. Olayın son cümlesinde, Past Perfect Continuous yerine kesinlikle Past Continuous kullanılamaz. Çünkü kapı açılmıştır ve adam eylemini sürdüremeyecektir. Dolayısıyla kapıyı açanın da adamın bakma eylemini görmesi mümkün değildir. Eğer Past Perfect Continuous yerine Past Continuous kullanılsaydı ki bu kullanım yanlış olurdu; kapıyı açma ile adamın anahtar deliğinden bakması aynı anda olmuş olacaktı. Bu da cümleden de anlaşıldığı gibi mümkün değildir.

Yukarıdaki zaman çizelgesinde de gözlendiği gibi bir de Past’ın sonrası gerçekleşen olaylar vardır. Diyelim ki geçen hafta biri ile görüştük ve o, işinden istifa edeceğini söyledi. Bu iki olay nasıl aktarılacak?

Eğer biz onunla görüştüğümüzde istifa etmiş olsaydı ve bunu bize söyleseydi bu durumda biz cümlemizi S. Past ve Past Perfect ile kurardık. Yani cümlemiz;

He said that he had resigned. (O istifa ettiğini söyledi) olurdu.

Eğer biz onunla görüştüğümüzde yukarıda dediğimiz gibi istifa edeceğini söyleseydi bu durumda cümlemiz;

He said that he would resign. (O istifa edeceğini söyledi) olur.

Geçmişin sonrası durumunda, sonraki eylem bir devamlılık da arz edebilir. Eğer eylem sürekli bir eylem ise, continous ile verilmelidir. O zaman cümlemiz;

He said that he would be working as a manager at the bank. (O, bankada müdür olarak çalışacağını söyledi)

When: .....dığı zaman

While: ....iken. (Bu bağlaç genellikle Continuous’lularla kullanılır.)
Bu mesajdan alıntı yap
Standart

Particples

Alt 12-07-2007 #9
Türkçe karşılığı “ortaç, sıfat fiil” demek olan Participles’lar İngilizcede biçimsel olarak üç bölüme ayrılırlar.

Present Participle Past Participle Perfect Participle

Sleeping Slept Having slept

Speaking Spoken Having spoken

Coming Come Having come

Present Tense’lerin Kullanıldığı Yerler

1.) The Simple Present Tense

2.) The Present Continuous Tense

3.) The Present Perfect Tense

4.) The Present Perfect Continuous Tense


Present Perfect Present Future


Present Perfect Cont.


Present Perfect Tense ile Present Perfect Continuous Tense’nin kullanıldığı yer aynıdır. Present Perfect Tense, geçmişte bir noktada olmuştur. Present Perfect Continuous Tense ise aynı yerde, fakat sürekli bir durumda olmuştur. Bu iki zamanın kullanımında önce ile ilişkisi düşünülmelidir. Ayrıca bu iki zamana özgü bazı zarf ve edatlar vardır. Aşağıda verilecek olan bu zarf ve edatlar görüldüğünde mutlaka Present Perfect Tense ile Present Perfect Continuous Tense’lere gidilmelidir.

Present Perfect Tense ile Present Perfect Continuous Tense Gerektiren Zarf ve Edatlar:

For: ...dır ....den beri

Since: ...den beri

Just: Henüz, yeni, az önce, şimdi.(Çok kısa bir süre önce olan eylemleri anlatır.)

Yet: Daha, henüz.

Already: Halihazırda, .......mış bile

Recently: Son zamanlarda

Lately: Son zamanlarda

Over: Boyunca, .....de, ....da

Ever: Hayatında, hiç, şu ana kadar.

Never: Hayatında, hiç, Şu ana kadar. (Ever’ın olumsuz yapısıdır.)



For and Since

For and Since “.....den beri” anlamına geldiği için konuşma anında geçen olayın öncesi ile ilişkisi kuruluyor. Ayrıca olayın etkisi konuşma anında devam etmektedir. Bu açıklamalar da zaman olarak Present Perfect Tense ile Present Perfect Continuous Tense’leri gerektirir.

We have been waiting for you since morning. (Sabahtan beri seni beklemekteyiz.)

I have been smoking for ten years. (10 yıldır sigara içmekteyim)

Birinci cümlede, bekleme eyleminin sadece konuşma anı ile ilgilenilmez. Bekleme eyleminin öncesi ile ilişkisi kurulur ve öncesinin konuşma anına etkisi de belirtilir.

İkinci cümlede, sigara içme eyleminin sadece şu anı ile ilgilenilmez. Konuşma anının on yıl öncesi ile ilişkisi kurulur.

For and Since’in kullanımının karıştırılmaması gerekir. Bunun için şöyle bir ayırım koyabiliriz:

**Zaman ismi varsa: Since

**Zaman miktarı varsa: For kullanılır.

I have smoked for 10 years şeklinde Present Perfect ile de cümleyi kurabiliriz. Çünkü bu iki zaman birbirine eşittir. Bu iki cümlenin anlamı bakımından karışıklık çıkması Türkçe’nin bu iki zaman açısından yetersiz oluşundandır.

Yet

We have not decided yet. (Hala karar vermedik.)

Yet, konuşma anında geçen eylemin öncesi ile ilişkisini kuruyor. Bu yüzden “yet” görüldüğü yerde Present Perfect Tense düşünülür. Burada karar vermeme öncesinden başlamış, hala karar verilmemiş ve her an karar verilip eylem sonuçlandırılabilir. (Yet olumsuz cümlelerde kullanılır.)

Just

He has just gone out. (Henüz dışarı çıktı.)

Bu cümleden eylemin çok kısa bir süre önce gerçekleştiğini anlıyoruz. Yani dışarı çıkanın merdivenlerde olabileceği, çok uzakta olmadığını anlıyoruz. Bu anlamı katan “just”tır ve bu yüzden Simple Past değil de Present perfect kullanıyoruz. Eğer çok yeni olmayan olaylar aktarılırsa o zaman “just” kullanılmaz.


Already

They have already given up the project. (Onlar projeden vazgeçmişler bile.)

Geçmişte olay belirsiz bir zamanda olduğu için Present perfect kullanılır.

Recently = Lately

I have not met him recently. (Son zamanlarda onunla karşılaşmadım.)

Burada bizi perfecte götüren “Recently”dir. Çünkü şu anda konuşulan eylemin öncesi ile ilişkisini “Recently” kuruyor ve olayın etkisinin hala devam ettiğini anlıyoruz.

Ayrıca bir zarf olan “Recently” den “ly” eki atılırsa, bir sıfat olan “recent” elde edilir. Bu sıfatın isimler önünde kullanılması ile elde edilen sözcük de Present Perfect gerektirir. Örnekleyecek olursak;

In recent years, enflation has been falling down. (Son yıllarda enflasyon düşüyor.)

Ever x Never

Have you ever seen such a novel. No, I have never seen such a novel.

(Hayatında böyle bir roman gördün mü? Hayır, Hayatımda böyle bir roman görmedim.)

Ever and never Present Perfect gerektirir. Çünkü konuşma anında geçen eylemin öncesi ile ilişkisini kuruyor.

**Over**

Boyunca, ....de, ....da anlamına gelen “Over”ın iki kullanımı vardır.

1.) Çoğul bir zaman sözcüğünün veya bir etkinliğin önünde ise: Eğer “over” bu

konumu ile kullanılırsa, zaman olarak Present Perfect gerektirir.

Over the past few years, Scientist have developed a new cure.

(Son birkaç yılda bilim adamları yeni bir tedavi geliştirdiler.)

Burada “over” çoğul bir zaman önünde kullanılmıştır. Bu yüzden zaman olarak Present Perfect kullanılmıştır. Mantığı da şudur: Geliştirilen tedavi bir noktada olup bitmiş değildir ve etkisi sürmektedir.

2.) Tekil bir zaman sözcüğünün veya bir etkinliğin önünde ise: Eğer “over” bu

konumu ile kullanılırsa, zaman olarak Simple Past gerektirir.

Over the past month, the prices increased by 10 %. (Geçen ayda fiyatlar %10 arttı.)

Burada “over” tekil bir zaman önünde kullanılmıştır. Bu yüzden zaman olarak Simple Past gerektirir. Çünkü olay olup bitmiştir.

Başka örnekler verecek olursak;

Over the last meeting, the chairman explained everything(Geçen toplantıda başkan her şeyi açıkladı)

Over the last meetings, the chairman has explained everything.

“Over”ın Diğer Kullanımı

Daha önce de değinildiği gibi “over” ın ...de, ...da anlamına gelen kullanımı da vardır. Peki bunun, aynı anlama gelen “in”, “at” gibi sözcüklerden farkı nedir? “Over”da gizli bir “boyunca” anlamı vardır. Bu yüzden kullanılacak cümlede bir süreğenlik varsa “over”; bir noktada olup bitmişse diğerleri kullanılır.



Örneğin;

Derste söz aldı: “at” kullanılır. (Bir noktada olup bittiği için.)

Derste uyudu: “over” kullanılır. (Bir devamlılık gösterdiği için.)

Simple Present vs Present Continuous

Simple Present, Türkçe’deki Geniş Zamana karşılık gelir. Geçmişte, şu an ve gelecekte olabilecek eylemler, alışkanlık haline gelmiş olan eylemler İngilizce’de bu tense ile ifade edilir.

Present Continuous ise, içinde bulunan anda yapılan, kontrolümüz altındaki eylemleri ifade etmede kullanılır. Her eylemin kontrolü elimizde olmayabilir. Duyu eylemleri gibi.

Believe in: İnanmak

Dare: cesaret etmek

Detest = Loathe: iğrenmek

See: görmek

See off: uğurlamak

I a m believing in God diyemeyiz. Ancak, I believe in God diyebiliriz. Çünkü Allah’a inanmak, kontrolümüz altında olan ve istesek hemen inanmayacağımız bir durum değildir.

I a m loving my country diyemeyiz. Ancak, I love my country diyebiliriz.

Bütün “Linking Verbs”lerin Continuous formları yoktur. Ancak bu fiiller eğer duyu eylemi anlamında bir anlama sahip değiller ise continuous formda kullanılabilirler. Örneğin; “See”, görmek anlamında continuous formda kullanılamaz. Yani, I a m seeing diyemeyiz. Ama “See off” uğurlamak demektir ve continuous formda kullanılabilir. Çünkü “uğurlamak” eylemi, kontrolü elimizde olan bir eylemdir. I a m seeing off my friend gibi.

Her continuous formu olmayan fiiller için alternatif simple zamanı kullanılır.

Present Continuous için Simple Continuous

Past Continuous için Simple Past

Perfect Continuous için Present Perfect alternatif olarak kullanılır.
Bu mesajdan alıntı yap
Standart

Future Perfect Yapıları

Alt 13-07-2007 #10
The Future Perfect Tense ve The Future Perfect Continuous Tense’lerin her ikisi de aynı yerde kullanılır.


Present Future Perfect Future


Future Perfect Continuous

Gelecekte belli bir zamanda olacak eylemleri ifade ettiğimizde cümleyi basit Future ile kurarız. Eğer gelecekte belli bir zamanın öncesine vurgu yapılırsa cümle, The Future Perfect Tense veya The Future Perfect Continuous Tense’lerden biri ile kurulur.

Örneğin;

Saat beşte ders başlayacak< Basit Future ile

Beşe kadar ders başlayacak< Future Perfect ile kurulur.

The Future Perfect Tense ve The Future Perfect Continuous Tense zamanlarının kullanımında dikkati çeken “By” edatı vardır. Bu edat, bir cümlede varsa mutlaka Future Perfect’i işaret eder.

By: ...e kadar

Exceed: aşmak

The population of Turkey will exceed 100 millions in 2010.

(Türkiye’nin nüfusu 2010 yılında 100 milyonu aşacak.)

Bu cümlede, gelecekte belli bir noktada gerçekleşecek olaydan söz edildiği için Basit Future kullanılmıştır.

The population of Turkey will have exceeded 100 millions by 2010.

(Türkiye’nin nüfusu 2010 yılına kadar 100 milyonu aşmış olacak.)

Görüldüğü gibi “By” edatının olması Futre Perfectli yapı ister. Yani bir cümlede “...e kadar” anlamına gelen “by” edatının varlığı Future Perfectli yapı gerektirir. Peki bu cümlede niçin Future Perfect Continuous değil de Future Perfect kullanılmıştır? Future Perfect kullanılmıştır. Çünkü 100 milyona aşma eylemi sürekli olmayıp; bir anda gerçekleşen bir eylemdir. Bu yüzden continuous kullanılmamıştır. Zamanların kullanımında bu şekilde spesifik özelliklerine de dikkat etmek gerekir.

Sınavlarda, The Future Perfect Tense ve The Future Perfect Continuous Tense’lerle ilgili sorularda bu iki zamanın ikisi de şıklarda verilmez. Çünkü ikisi de aynı yerde kullanılır ve aynı anlama gelir.

By ve Until / Till Arasındaki Kullanım Farkı

By: ...e kadar

Until / Till: ...e kadar

İkisi de “....e kadar” anlamına gelen bu iki edat arasında çok önemli bir kullanım farkı vardır. Eğer konuşma anı ile gelecekte belirtilen zaman arasında eylem sürekli oluyorsa Until / Till kullanılır. Eğer konuşma anından sonra “...e kadar” ifadesinin geçtiği bir noktada eylem oluyorsa “By” kullanılır ve bu da Future Perfectli yapı gerektirir. Bu açıklamayı zaman çizelgesinde gösterecek olursak;

Present Until / till Future Present by Future


Present Saat 10Present Saat 10

Olayın gerçekleştiği nokta

I will study untill 10 o’clock. (Saat ona kadar çalışacağım)

He will have called us by 10 o’clock. (Saat ona kadar bize telefon edecek.)

Birinci cümlede, zaman çizelgesinde de görüldüğü gibi konuşma anından gelecekte belirtilen zamana kadar çalışma eylemi sürekli yapılacaktır. Burada süreklilik olduğu için “by” artık kullanılamaz; “until” kullanılır.

İkinci cümlede ise, telefon açma eylemi konuşma anından gelecekte belirtilen zamana kadar sürekli değil de bir noktada gerçekleşecektir. Bu kullanım da “by” edatını gerektirir ve “by” kullanımı da Future Perfect’i işaret eder.

Not: Edatların kullanım özelliğinden dolayı “By” cümlenin başına da gelebilir. Normalde edatların asıl yerleri cümle sonlarıdır. Ama kullanım yerleri değişebilir.

By the end of next month, we will have completed our study.

(Bu ayın sonuna kadar çalışmamızı tamamlamış olacağız.)

Eğer gelecekte yapılacak bir eylemi, öncesi ile ilişki kurarak aktaracaksak tense olarak Future Perfect kullanırız.

By the end of year, I will have been working at D.U. for 15 years.
Bu mesajdan alıntı yap
Sponsor Links

Grafikerler.net Reklamları

Cevapla

Tags
to speak, tenses, simple past, simple, present perfect, present, perfect have, perfect continuous, past, particples, need, infinitives, mastar, modals, gerunds and infinitives, gerund, future, fiil, continuous, verb infinitive

Kapat
Şifremi Unuttum?