Türk Hat Sanatı

Hat Sanatı - Türk Hat Sanatı ...

Cevapla
Türk Hat Sanatı
blueden isimli Üye şimdilik offline konumundadır

blueden

Hiç Biri / Konya

Standart
Alt 01-01-2009 #1
Sponsorlu Bağlantılar

Türk Hat Sanatı

Hat Sanatı

Türk Süsleme Sanatları

Hat sanatı denilince Arap harfleri çevresinde oluşmuş güzel yazı sanatı akla gelir. Bu sanat Arap harflerinin 6.-10. yüzyıllar arasında geçirdiği uzunca bir gelişme döneminden sonra ortaya çıkmıştır.

Türkler, Müslüman olduktan ve Arap alfabesini benimsedikten sonra uzun bir süre hat sanatına herhangi bir katkıda bulunmamışlardır. Türkler hat sanatıyla Anadolu'ya geldikten sonra ilgilenmeye başladılar ve bu alanda en parlak dönemlerini de Osmanlılar zamanında yaşadılar. Yakut-ı Mustasımi'nin Anadolu'daki etkisi 13. yüzyıl ortalarından başlayıp 15. yüzyıl ortalarına kadar sürdü. Bu yüzyılda yetişen Şeyh Hamdullah (1429-1520) Yakut-ı Mustasımi'nin koyduğu kurallarda bazı değişiklikler yaparak Arap yazısına daha sıcak, daha yumuşak bir görünüm kazandırdı. Türk hat sanatının kurucusu sayılan Şeyh Hamdullah'ın üslup ve anlayışı 17. yüzyıla kadar sürdü. Hafız Osman (1642-9Türk Hat Sanatı Arap yazısına estetik bakımdan en olgun biçimini kazandırdı. Bu tarihten sonra yetişen hattatların hepsi Hafız Osman'ı izlemişlerdir.

Türkler altı tür yazı (aklâm-ı sitte) dışında, İranlılar'ın bulduğu tâlik yazıda da yeni bir üslup yarattılar. Önceleri İran etkisinde olan tâlik yazı 18. yüzyılda Mehmed Esad Yesari (ölümü 179Türk Hat Sanatı ile oğlu Yesarizade Mustafa İzzet'in (ölümü 1849) elinde yepyeni bir görünüm kazandı. Türk hat sanatı 19. yüzyılda ve 20. yüzyıl başlarında da parlaklığını sürdürdü, ama 1928'de Arap alfabesinden Latin alfabesine geçilince yaygın bir sanat olmaktan çıkıp yalnızca belirli eğitim kurumlarında öğretilen geleneksel bir sanat durumuna geldi.

Yazı Türleri

Hat sanatının doğduğu dönemde ortaya çıkan altı tür yazı ile İranlılar'ın bulduğu tâlik dışında başka birçok yazı türü daha vardır. Bunların bir bölümü fazla yaygınlaşamamış, bir bölümü de belli alanlarda kullanılmıştır. Örneğin Türkler'in geliştirdiği divani yazı yalnızca Divan-ı Hümayun'da yazılan önemli belgelerde, yazılması ve okunması özel eğitim gerektiren siyakat ise mali kayıtlarda kullanılmıştır. Kolay yazıldığı için günlük yaşamda yaygın olarak kullanılan bir yazı türü olan rik'a da 19. yüzyılda sanat yazısı durumuna gelmiştir. Rik'a ile altı yazı türünden biri olan rika birbirine karıştırılmamalıdır.

Hat sanatında yazılar büyüklüklerine göre de farklı adlarla anılırdı. Duvarlara asılan levhalarda, cami, türbe gibi dinsel yapılardaki kuşak ve kubbe yazılarında, her tür yazıtta kullanılan ve uzaktan okunabilen yazılara iri anlamında celi adı verilirdi. Daha çok sülüs ve tâlik yazının celisi kullanılmıştır. Alışılmış boyutlardan daha küçük harflerle yazılan yazılara hurde, gözle kolay seçilemeyecek boyuttaki yazılara da gubari (toz) denilirdi.

Yazı Araç Gereçleri

Hat sanatında da yazının temel aracı kalemdir. Hat sanatında kalem olarak daha çok kamış kullanılırdı. Kamışın ucu yazılacak yazının kalınlığına göre makta denilen sert maddelerden yapılmış altlığın üstünde eğik olarak tutulur ve kalemtıraş olarak adlandırılan özel bir bıçakla yontulurdu. Celi yazılar ise ağaçtan yapılmış kalın uçlu kalemlerle yazılırdı. Çok ince yazılar için madeni uçlar da kullanılmıştır. Hat sanatında kullanılan mürekkep de özel olarak hazırlanırdı. Yağlı isin çeşitli katkı maddeleriyle karıştırılmasıyla elde edilen bu mürekkep akıcı biçimde yazı yazmayı sağlar, yanlış yazma durumunda da kolayca silinirdi. Hat sanatında kullanılan kâğıtlar da özeldi. Mürekkebi emip dağıtmaması, kaleme akıcılık sağlaması için kâğıtlar âhar denilen bir maddeyle saydamlaştırılırdı.

Hat Eğitimi

Hat sanatıyla uğraşan kişiye “güzel yazı yazan sanatçı” anlamına gelen “hattat” adı verilir. Hattatlar yüzyıllar boyu usta-çırak ilişkisi içinde yetişmişlerdir. Hat sanatını öğrenmeye heveslenen kişi bir hattattan ders alırdı. Başlangıçta alıştırma niteliğinde çalışmalara dayanan ve “meşk” adı verilen bu dersler tek tek harflerin yazılışının öğrenilmesiyle başlar, harflerin birleşme biçimleriyle, sözcüklerin ve tümcelerin yazılış tarzlarının öğrenilmesiyle sürerdi. Ortalama üç beş yıl kadar süren bu eğitimin sonunda hattat adayı iki ya da üç hattatın önünde yazı yazarak bir çeşit sınav verirdi. Hattatlar bu yazıyı beğenirlerse altına imzalarını koyarlardı. Buna, başarı ya da izin belgesi anlamına gelen “icazetname” adı verilirdi. İcazetname almamış kişi hattat sayılmaz, dolayısıyla yazdığı bir yazının altına adını koyamazdı.

Kaynak: T.C KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI
Bu mesajdan alıntı yap
Sponsor Links

Grafikerler.net Reklamları

a.g.s.l isimli Üye şimdilik offline konumundadır

a.g.s.l

Öğrenci (Grafik) / Samsun

Standart
Alt 05-01-2009 #2
                             Sponsorlu Bağlantılar
Paylaştıgınız için çok teşekkür ederimTürk Hat Sanatı
Bu mesajdan alıntı yap
blueden isimli Üye şimdilik offline konumundadır

blueden

Hiç Biri / Konya

Standart
Alt 05-01-2009 #3
Paylaştıgınız için çok teşekkür ederimTürk Hat Sanatı
İlginiz için ben teşekkür ederim=)
Bu mesajdan alıntı yap
ALOR isimli Üye şimdilik offline konumundadır

ALOR(56)

Grafiker / İstanbul

Standart
Alt 19-01-2009 #4
Paylaşımınız için teşekkür ediyorum.
Bu mesajdan alıntı yap
blueden isimli Üye şimdilik offline konumundadır

blueden

Hiç Biri / Konya

Standart
Alt 20-01-2009 #5
Rica ediyorum...Türk Hat Sanatı
Bu mesajdan alıntı yap
djmatrak isimli Üye şimdilik offline konumundadır

djmatrak

Webmaster / İstanbul

Standart
Alt 20-01-2009 #6
Hat sanatının tasavvufi bir esrarı büyüleyici bir havası var, bilgilendirmen için teşekkürler blueden
Bu mesajdan alıntı yap
blueden isimli Üye şimdilik offline konumundadır

blueden

Hiç Biri / Konya

Standart
Alt 21-01-2009 #7
Hat sanatının tasavvufi bir esrarı büyüleyici bir havası var, bilgilendirmen için teşekkürler blueden
Gerçekten öyle insan eğer kapılmışsa bu büyüye, o eşsiz büyüde kendini buluyor biranda...bağlanıyor, emek veriyor.Ama hakettiği değeri almayı isteyen bir sanat; hat sanatı... öyle bir bağlar ki, aynı değeri vermeyince küser kalem, kağıt...yüreğiyle tutar kalemi insan, o an ne varsa odur çıkan ortaya...mutlulukları, hüzünleri, sevinçleri bazende kızgınlıkları görmek mümkün o kağıtta...hattat olmak yüreğiyle hissetmeyi ve yüreğini konuşturmayı istiyor...en önemlisi bu güzel sanata değer vermeyi....

Ben de teşekkür ederim güzel yorumunuz için.
Bu mesajdan alıntı yap
aurum63 isimli Üye şimdilik offline konumundadır

aurum63

Bilg. Teknikeri / Yurtdışı

Standart
Alt 23-01-2009 #8
Bu detaylı bilgileriniz için teşekkürler, bende haddim olmayarak, bilhassa grafikçilerin, köşeli çizgilerinden dolayı daha rahat kullandığı KÜFİ HAT ı eklemek istiyorum. Saygılar
Bu mesajdan alıntı yap
By_HeMŞinLi isimli Üye şimdilik offline konumundadır

By_HeMŞinLi(25)

Öğrenci (Grafik) / Rize

Standart
Alt 23-01-2009 #9
paylaşım için sağol...
Bu mesajdan alıntı yap
blueden isimli Üye şimdilik offline konumundadır

blueden

Hiç Biri / Konya

Standart
Alt 23-01-2009 #10
Bu detaylı bilgileriniz için teşekkürler, bende haddim olmayarak, bilhassa grafikçilerin, köşeli çizgilerinden dolayı daha rahat kullandığı KÜFİ HAT ı eklemek istiyorum. Saygılar
KÜFİ HAT güzel bir paylaşım olacaktır.
Estafurullah, tabi ki bu güzel bilgiyi uygun başlık altında bizimle paylaşırsanız çok sevinirinirizTürk Hat Sanatı

paylaşım için sağol...
Rica ederim.
Bu mesajdan alıntı yap
Sponsor Links

Grafikerler.net Reklamları

Cevapla

Tags
hat, sanati, turk

Benzer Konular
Konu Konu Bilgileri Forum Cevaplar Son Mesaj
Cam Sanatı Yeliz GÖKÇEN Heykel 19 03-08-2011 21:36:06
KOLAJ Sanatı (Resimden Resim Yapma Sanatı) VolkanTEKiN Resim 26 21-06-2011 13:03:55
hat sanatı maltepe Hat Sanatı 27 10-03-2011 21:57:44
Buz sanatı Morpheme Graficafe 4 17-03-2010 09:24:57
Geleneksel Türk Ebru Sanatı blueden Ebru 24 14-10-2009 11:50:14

Kapat
Şifremi Unuttum?