Eflatun bu durumu şu şekilde özetlemiş; “Şaşarım şu insanların haline ki, çocukken hemen büyümek isterler. Büyüyünce de ah çocukluğum derler. Hiç ölmeyecekmiş gibi yaşarlar ve hiç yaşamamışlar gibi ölürler.”
İnsanlar küçükken hayaller kurar, fakat hayalleri gerçekleştirecek imkanı yoktur. Büyüdüğünde ise, imkanları vardır ama bu hayalleri gerçekleştirecek hayalleri yoktur.
Misal ki; bekarken sürekli iş değişen bir insan; evlendiğinde daha az belkide hiç iş değişmemeye başlar. Çünkü evindeki insanların geçimi sürekli korkutur kendini.
Durumu şöyle özetlemek gerekirse; İnsanlar yaşlandıkça daha mı korkak oluyor?