Bir afişin fark edilme süresinin en fazla 3 saniye olduğunu düşünürsek bu afişin bu süreyi ne kadar iyi kullandığını hesap edelim. Eğer tahminen 3'er metre sağı-solu-altı ve üstü bembeyaz bir pano yada duvar olursa sanırım bu süre afişin fark edilmesi için yeterli olacaktır. Peki ya okuma ? Okuma için sence de çok karmaşık değil mi ? En azından tipografide daha seçici font kullansak, sanatçı ve etkinliği ilk plana, tarih ve yeri ikinci plana atıp, kalan metinleri sadece yakın mesafede okunabilir şekilde bir köşeye kaldırsak,.. hem afişi rahatlatmış hem de fark edilme ve okumayı kolaylaştırıp hızlandırmış olmazmıydık acaba![]()
söyledikleriniz dogru. ama burda tipografik bir çalışma yok. tipografinin yada tipografik çalışmanın ne oldugu en basitinden sitemizde yazıyor ama ben burdan da söyleyebilirim. Tipografi: yazıyı bir forma sokma sanatı ve tekniğidir. font büyüklüğü, satır uzunluğu, satır arası boşluk ve benzeri unsurların kombinasyonları ile yapılır.
Eğer afişte tek bir kelime dahi kullanmamış olsaydık o zaman tipografiyi yok sayabilirdik fakat afişte görselden çok yazı var ve bu durum yazıları tipografik olarak düzenleme zorunluluğu getiriyor. Ansiklopedik tipografi tanımı için söylenecek bir söz yok tabi, sadece "grafik tasarımın en belirgin ifadesi tipografi de gizlidir" fikrimi seninle paylaşmak istedim. Afiş çalışman üzerinde çok emek harcanmış bir iş, beğenenler var ve daha da olacaktır. İyi çalışmalar dilerim.
Yeni başlayan birisi için oldukça güzel fakat İsmail Tunçbilek'in fotoğrafı fazla mı basık olmuş?